T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/582 Esas
KARAR NO :2024/112
DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:07/09/2023
KARAR TARİHİ:13/02/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş. ile borçlu ... Şirketi arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca borçluya kredi kullandırıldığını, davalı ... ise krediden kefil sıfatıyla sorumlu bulunmakta olduğunu, davalının ödemelerini zamanında yapmaması üzerine kredi hesabının kat edilmiş olduğunu, bu hususun, 03/05/2023 tarihli ve ... takip numaralı ihtarname ile borçluya bildirilerek kredilerden doğan borcun ödenmesini, aksi takdirde aleyhlerine yasal takibe geçileceği ihtar edilmiş olunduğunu, borçlu tarafça ihtara rağmen ödeme yapılmayınca ...İcra Dairesi ... E Sayılı dosyası ile ilamsız icra takip işlemi yapılmış olunduğunu, davalıların, takibe, borca ve tüm ferilere itiraz etmiş olup, borçlunun iş bu haksız itirazı neticesinde takibin durdurulmasına karar verilmiş olunduğu, davalı hiçbir delile dayanmadan icra takibini semeresiz bırakmak gayesiyle haksız ve dayanaksız olarak icra takibine itirazda bulunarak takibin durdurulmasına sebep olmuş olduğunu, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazının iptaline, ...İcra Dairesi ... E Sayılı takibin devamına, kötü niyetli davalı-borçlu aleyhine %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın, ... yönünden haksız ve kötüniyetli olarak takibe girişmiş olduğunu, ...'ın borçlu sıfatı bulunmamakta olduğunu, müvekkillerinden ...’ın dosyada borçlu olmadığını, kendisinden alınan kefaletnamenin usulüne uygun alınmamış olduğunu, Eş rızası olmadan, usulüne uygun el yazısı ile kefaletin tam şartlarını sağlamadan alınan kefalet TBK ve TTK yönünden geçersiz olacağını fakat buna rağmen müvekkili ...’ın icra takibinde borçlu gösterilmiş ve kendisine takip yapılmış olduğunu, kefile başvurmak için öncelikle asıl borçluya başvurulması gerekeceğini; asıl borçludan aciz vesikası alınması hâlinde kefile başvurulmuş olması gerekmekte olduğu, bu usul izlenmeksizin usulsüz kefaleti alınan müvekkilinin doğrudan borçlu olarak gösterilmiş olduğunu, işbu özellikle müvekkili ... yönünden açılan icra takibine itiraz etme zorunluluğu doğmuş olduğu, öncelikle yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılan davanın usulden reddini, aksi kanaat hâlinde ise davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı banka üzerinde bırakılmasını talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK 67 maddesi kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Uyap üzerinden entegre edilen ... Dairesi ... Esas sayılı sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 95.026,69 TL alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından yasal 7 günlük süre içinde , borca ve ferilerine ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davalılar icra müdürlüğünün ve mahkememizin yetkisine itirazı; HMK 10. Maddesi ve TBK 89. Maddesi ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 61. Maddesine göre da İstanbul Mahkeme ve İcra Müdürlükleri yetkili kılındığından yerinde görülmemiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı ... A.Ş ile davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında 07.12.2021 tarihli 300.000,00 TL limit dahilinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmede davalı ...’ın müteselsil kefil sıfatıyla 300.000,00 TL ‘ye kadar imzası bulunduğu, akdedilen sözleşme doğrultusunda davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. adına e ticari kredi kartı verilmiş olduğu, aynı limit dahilinde de diğer davalı ...’a ek kart verildiği, detaylı açıklamaları yer verildiği üzere davalı borçluların temrütte düşürülemediği, davacı bankanın, davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. adına kullandırdığı ve diğer davalı adına verdiği ek kart alacağından kaynaklanan alacak tutarının 11.05.2023 icra takip tarihi itibariyle; 92.989,4 TL asıl alacak, 2.046,87 TL işlemiş faiz, 67,45 TL BSMV olmak üzere toplam 95.103,76 TL olarak hesaplandığı, talebe bağlılık gereği davacı bankanın, davalı borçlulardan dava konusu kredi kartından kaynaklanan alacak tutarının 11.05.2023 icra takip tarihi itibariyle; 92.802,07 TL asıl alacak, 2.046,87TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 94.481,81 TL olacağı, dava konusu kredi kartı alacağının asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil edeceği tarihe kadar %19,92 ve değişen oranlardan temerrüt faizi ve faizin BSMV sinin talep edilebileceği mütalaa edildiği anlaşıldı.
''Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de; davacı banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal etmiştir. Bir başka anlatımla davacı banka tarafından muacceliyet atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiştir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/04/2019 tarih ve ... sayılı ilamı). Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet süresi bitmeden icra takibine geçilmesi TMK'nun 2. maddesine aykırıdır.
Hal böyle olunca mahkemece takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.'' ( ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi ... sayılı ilamı)
Yukarıda verilen istinaf karraının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...sayılı ilamı ile '' İstinaf mahkemesince, davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile, borcun muaccel hale geleceği ancak davacı bankanın gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal ettiği, takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmeyerek, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.'' şeklinde karar verilmiştir.
Yine aynı yönde yerleşmiş şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... sayılı ilamları bulunmka olup somut davada davacı banka tarafından davalılara 03.05.2023 tarihli kredi, kartı hesabının kat edildiği ve 7 gün içerisinde ödenmesinin aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarın 05.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, icra takibinin ise 11.05.2023 tarihinde verilen 7 günlük süre dolmadan açıldığı, verilen 7 günlük sürenin borcun ödenmesinin ertelenmesi niteliğinde bulunduğu, icra takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş istenebilir bir borç bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.584,83 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan bakiye 1.157,23 TL' nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.200,00 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!