T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/123 Esas
KARAR NO :2024/391
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/09/2020
KARAR TARİHİ:04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket lojistik çözümleri üreten ve hizmeti sağlayan başlıca lider firmalardan biri olduğunu, davalının 10/12/2012-27/12/2019 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde "Havayolu İhracat Operasyon Görevlisi" olarak çalıştığını, iş akdini feshetmesinin ardından halihazırda imzalamış bulunduğu 21/03/2014 imza tarihi Rekabet Yasağı Taahhüdü'ne aykırı davrandığını, iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde, buna dayalı olarak açılacak dava, niteliği itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 444. Ve devamı maddeleri kapsamına girdiğini ve bu kapsamdaki davalar Türk Ticaret Kanununun 4/1-3 maddesinin açık hükmü karşısında tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olduğunu, açıklanan nedenlerle, her türlü dava ve talep haklarının saklı tutulması kaydıyla, davalarının kabulünü, ihlale son verilmesini, son brüt ücretinin 6 katı tutarındaki 64.500-TL ceza-i şart bedelinin fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000-TL kısmının ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesini, her türlü yargılama giderleri, vekalet ücretleri ve harçlarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenizde ikame eden davada her ne kadar iş ilişkisi sonlanmış olsa da , işçi/işveren ilişkisinden kaynaklanan ve iş ilişkisi devam ederken imzalanmış olan bir taahhütnameye dayalı olduğundan görevli mahkemenin iş mahkemelerinin olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle görev yönünden reddini, esastan incelemeye girildiği takdirde davanın yukarıda açıklanan nedenlerle veya resen göz önüne alınarak nedenlerle reddini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Ticaret sicil kayıtları, SGK kayıtları, 10/12/2012 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesi ve ekleri, tanık beyanları, dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
Mahkememizin 08/06/2021tarih, 2020/... Esas ve 2021/... Karar sayılı görevsizlik kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 03/02/2022 tarih, 2022/224 Esas ve 2022/194 Karar sayılı ilamıyla mahkememizin görevli olduğuna dair, İstinaf kaldırma kararı sonrası, mahkememize gelen dosyanın 2022/123 Esas sayıya kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı.
Dava, taraflar arasında mevcut iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle, sözleşmede yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğinden bahisle cezai şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkindir.
Mahkememizin 06/12/2022 tarihli duruşmasında davacı tanığı ...; "... Ben, davalı ... davacı şirketten ayrıldıktan sonra hava yolu operasyon müdürü olarak 01/01/2020 tarihinde davacı şirkette çalışmaya başladım ve halen çalışmaktayım. Ben müdür pozisyonunda şirkette çalışıyorum. Davalı şirketten ayrılmadan önce hava yolu operasyon uzmanı olarak çalışmakta idi. Davacı şirketten anlaşmazlık olduğu ve bu nedenle ayrıldığını biliyorum. Ayrıldıktan sonra kendi firmasını kurduğunu biliyorum. Davacı firma uluslararası lojistik firmasıdır. Davalı, davacı şirketten ayrıldıktan sonra ... adında bir firma kurduğunu biliyorum. Bildiğim kadarıyla bu şirketin ortağı idi. Davalının kurduğu şirkette uluslararası lojistik firmasıdır. Davalı yanın davacı şirket tarafından çalışılan firmalar ile iletişim kurup onlarla davacı firmanın rakamları ile çalışmak istediğini bildirdiğini biliyorum ve bizim müşterilerimiz ile yurt dışı acentelerimiz ile çalıştığını biliyorum. Halen çalıştığını da biliyorum, dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu; davacının çalıştığı firmalardan yurt dışında çalışan davacının acenteleri ile kendisinin iletişimine geçtiğini biliyorum. Türkiye'de ki müşterilerden de davalıyı arayıp davalının iş yaptığını biliyorum, yurt dışındaki şirketler ile ingilizce aracılığı ile iletişim kurmaktadır..." beyanında bulunduğu görüldü.
Mahkememizin 06/12/2022 tarihli duruşmasında davacı tanığı ...; "...ben davacı ... Taşımacılıkta 20 yıldan beri çalışmaktayım ve halen çalışmaktayım. Ben hava deniz departmanları genel müdürü olarak çalışmaktayım. Davalı benim personelim olarak çalışmakta idi. Görevi, hava yolu operasyon yöneticisi idi. Davalı hatırladığım kadarıyla 2019 yılında şirketten ayrıldı. Şirketten kendisi ayrılmak isteyerek ayrılmıştır. Daha sonra kendi firmasını kurduğunu biliyorum. Tam tarihini hatırlamamakla birlikte kısa bir süre sonra şirket kurduğunu biliyorum. Şirketin ...'dur. Davalının kurduğu şirkette davacının yaptığı işin aynısını yapmaktadır. Yani uluslararası taşımacılık yapmaktadır. Davalı şirket kurduktan sonra davacı şirketin çalıştığı firmalar ile iletişim kurup onlarla çalışmaya başladı. Şirketler ile ilişkiyi davalı tarafından sağlandığını biliyorum, dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu; davalı bulunduğu pozisyon gereği şirketin özel bilgilerine ulaşabilmekte idi. Fiyatlarımıza, müşteri bilgilerine, tedarikçilerimize, özel anlaşma rakamlarımıza görevi itibari ile hakim pozisyonda idi, dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu; firmamızın verdiği fiyatlar yapılan işe göre değişmektedir. Bu değişiklik niteliğe, konjektüre ve piyasaya göre değişiklik gösterebilmektedir. Biz çalıştığımız firmaların bir kısmına davalının şirketten ayrıldığını bildirdik ancak şirketimizin yaklaşık 4.000 kadar çalıştığı firma vardır. Hepsine ayrı ayrı bildiremedik..." beyanında bulunduğu görüldü.
Mahkememizin 06/12/2022 tarihli duruşmasında davalı vekili ...; "... ben davacının çalıştığı ... San. Tic. A.Ş. Firmasında ithalat ve ihraç sorumlusu olarak çalışmaktayım. Halen de çalışıyorum. Davalı ... davacı şirkette çalışmakta iken biz de davacı şirketle çalışmakta idik. 2019 yılında davalı bizim müşteri temsilcimiz idi. Biz iş için kendisini aradığımız da artık kendisinin davacı şirkette çalışmadığını beyan etmiştir. Hatırladığım kadarıyla 2020 yılı idi. Ben kendisi ile görüştüğümde davacı şirkette çalışmadığını söyledi. Başka da bir bilgi vermedi. Davalı, davacı firmadan ayrılınca bize yeni bir müşteri temsilcisi atandı ve biz de davacı firma ile çalışmaya devam ettik. Ancak bir süre sonra memnuniyetsizlik ortaya çıktığı için davacı firma ile hava yolu taşımacılığı konusunda ki çalışmamızı sonlandırdık. Kara yolu ile ilgili çalışmamız devam etmektedir. Hava yolu taşımacılığında tek bir firma ile değil, en uygun fiyatı veren firmalar ile davacı firma ile çalışmamızı sonlandırdıktan sonra çalışmaya başladık. 2020 yılından itibaren hava yolu taşımacılığı konusunda davacı firma ile çalışmıyoruz, dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu; biz herhangi bir hava yolu veya kara yolu taşımacılığı çıktığı zaman ilgili firmalara mail atıyoruz ve taşımacılık konusunda fiyat teklifi alıyoruz, ancak zaman kazanmak adına bazı durumlarda direk müşteri temsilcisini arıyoruz, ancak onların fiyat teklifini telefon ile değil mail yolu ile bildiriyorlar idi..." beyanında bulunduğu görüldü.
Mahkememizin 06/12/2022 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...; "...ben davacı şirkette 2017-2019 yıllarında hava yolu ihracat operasyon uzmanı olarak çalıştım. Davalı bizim takım liderimiz idi. Birlikte çalıştık. Ben davacı şirketten hatırladığım kadarıyla 2019'un Ekim ayında ayrıldım, davalı da benim ayrılışımdan bir kaç ay sonra davacı şirketten ayrıldığını biliyorum. Bildiğim kadarıyla iş yükünün fazlalılığı nedeniyle kendi isteği ile davacı şirketten ayrıldı. Daha sonra 2020 yılının Ocak ayında davalı ile birlikte ... şirketini kurduk. İkimiz bu şirkette ortaktık. Şirketin faaliyet konusu Uluslararası taşımacılıktır. Davacı şirkette çalışırken şirketin çalıştığı firmalar ile birebir iletişim halinde idim. Davacı şirketin çalıştığı firmalarla da çalıştığımız oldu. Müşterilerle davacı şirkette çalışırken birebir iletişim halinde olduğumuz için biz şirket kurduktan sonra onlar bizi aradılar. Örneğin bir müşteri beni aradı, çalışmak istediğini söyledi. Ben davacı şirketten ayrıldığımı beyan ederek oranın mail adresini verdim ve ora ile iletişime geçmesini söyledim, davacı pozisyonu gereği davacı şirketin gizliliğe ve sırlarına ilişkin konuda bilgi sahibi olmadığını düşünüyorum, dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu; ben de davacı şirkette çalışırken rekabet etmeme konusunda sözleşme imzalamış idim. Pozisyonu gereği çalıştığı firmaların isimlerini ve fiyat bilgilerini biliyor idi, dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu; çalıştığımız firmalar ile sürekli aynı firmalar ile çalışan biri yoktu. Farklı firmalarla farklı kişiler çalışabiliyordu. Yurt dışı acenteler ile yine aynı şekilde çalışmakta idik. Yurt dışı acenteler ile çalışırken kullanılan dil İngilizce idi. Şuan ki firmamız da hava yolu taşımacılığı yanında deniz ve kara yolu taşımacılığı da yapıyoruz, çalıştığımız firmalar farklı şirketlerle de çalışmaktadır..." beyanında bulunduğu görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler Sözleşme Uzmanı Doç Dr. ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...
(1) TBK m.445 hükmünün rekabet yasağı sözleşmelerini zaman, coğrafi alan ve konu genişliği sebebiyle doğrudan geçersiz saymak yerine hâkime sözleşmenin kapsamını daraltarak bu sınırlandırılmış haliyle somut olaya tatbik etme imkânı tanıdığı; davaya konu rekabet yasağı sözleşmesinin coğrafi alanının genişliği sebebiyle geçersiz olduğu ve uygulanamayacağı, davalının çalışma özgürlüğünü aşırı kısıtladığı yönündeki davalılar vekili iddiasının ise davaya konu somut olayın "davacı şirket ile davalının kurucu ortağı olduğu şirketin zaten aynı ilde bulunması" ve "her iki şirketin de lojistik alanında çalışan birbirine rakip şirketler olmaları" gibi özellikleri ile uyuşmadığı; hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu;
(2) TBK m. 444/II hükmünün bir rekabet yasağı sözleşmesinin tatbiki için haklılık koşulları olarak aradığı aradığı işçinin hizmet ilişkisi nedeniyle işverenin "müşteri çevresine nüfuz etme" veya "ticari sırlarına vakıf olma" imkanına sahip bulunması ve "bu bilgilerin dışarıda kullanılmasının işverene önemli zarar verebilecek olması" şartlarının dava konusu olayda gerçekleştiğini somut olarak ispatlayan bir delilin dosyada mevcut bulunmadığı;
(3) bu durum karşısında, söz konusu şartların dava konusu olayda davalının davacı şirkette çalıştığı "HAVAYOLU İHRACAT OPERASYON GÖREVLİSİ" pozisyonu ve taşıdığı "İHRACAT TAKIM LİDERİ" sıfatı açısından mevcut olup olmadığının lojistik sektöründe uzmanlık ve tecrübe sahibi bir kişi tarafından objektif olarak değerlendirilmesi gerektiği; bilirkişi heyetimizde lojistik sektöründe uzman bir bilirkişi bulunmadığı için söz konusu değerlendirmenin işbu bilirkişi raporunda yapılamadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 20/01/2024 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...Lojistik sektöründe Hava Kargo Operasyon Bölümünde çalışan bir personel veya departman yöneticisi müşterileri ve iş yaptıkları tedarikçileri (acenteleri) ile ilgili detay bilgilere sahip olmaktadırlar. Buna rağmen; taşımacılık sektöründe çalıştığı bir firmadan ayrılan personel veya yöneticinin farklı taşıma firması arayışında olmayan firmaların taşıma işini almakta çok başarılı olamadıkları..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraflar arasında, 10/12/2012 tarihinde Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi imzalanmış ve davalı 10/12/2012-27/12/2019 tarihleri arasında davacı şirkette çalışmış ve 27/12/2019 tarihinde ayrılmıştır. Davalının, kuruluş tarihi 09/01/2020 tarihi olan ve davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren ... Ulus. Taş.Tur. Ve Tic.Ltd.Şti.nin ortağı ve yetkilisi olduğu gelen kayıtlardan görülmüştür. Davacı, davalının, şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösteren dava dışı şirketin ortağı olmasının, taraflar arasında 21/03/2014 tarihinde imzalanan Rekabet Yasağı Taahhüdü ve 10/12/2012 tarihinde imzalanan Ticari Sırlara İlişkin Taahhütname hükümlerine aykırı olması nedeniyle, davalıdan tazminat talep etmektedir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tanık beyanları, tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, dinlenen, davacı tanığının, davacı şirketin müşterilerine yaptığı fiyat tekliflerinin, yapılan işin niteliğine, konjonktüre ve piyasaya göre değişiklik gösterebildiği beyanında bulunduğu, bu durumun, davalının, davacı şirketin sabit bir fiyat politikasına ilişkin sırlara vakıf olacağını ve daimi fiyat politikasına ilişkin bu sırları işten ayrıldıktan sonra davacı şirkete karşı kullanarak, zarar verebileceğinin söylenemeyeceği, başka bir davacı tanığının , dört bin kadar firma ile çalıştığı beyan edilen davacı şirketin, çalıştığı, dört firma ve beş acenteye davalı yanca fatura kesildiğinin tespit edildiği iddiasının da, davalının, davacı şirkete zarar verecek kadar nüfuz ettiği, ve bu bilgileri davacı şirkete karşı kullanmış olduğu anlamına gelmeyeceği, davacının TBK m. 444/II hükmünün bir rekabet yasağı sözleşmesinin tatbiki için haklılık koşulları olarak aradığı, işçinin hizmet ilişkisi nedeniyle işverenin "müşteri çevresine nüfuz etme" veya "ticari sırlarına vakıf olma" imkanına sahip bulunması ve "bu bilgilerin dışarıda kullanılmasının işverene önemli zarar verebilecek olması" şartlarının dava konusu olayda gerçekleştiğini somut olarak ispatlayan bir delilin dosyada mevcut bulunmadığı; davacı tarafça, davalının davacı şirkette ticari sır niteliğindeki hangi bilgileri edindiği, ne şekilde kullandığı veya kullanabileceği, davacı şirketin bu yolla ne tür bir zarara uğradığı veya uğratabileceğinin somut iddialarla ortaya konulması gerekmekte olup, kanun maddesindeki zarara uğratma ihtimali bulunması yönündeki düzenleme genişletilerek, soyut iddialara dayalı olarak zarara uğratma ihtimali bulunduğunun iddia edilemeyeceği, davacı tarafça davalının, hangi ticari sırlara vakıf olmak suretiyle, davalının, faaliyet gösteren ortağı olduğu, dava dışı firmanın menfaatine yarar sağladığı, davacının firmasının ise iş hacimlerini ve faaliyet kârlarının olumsuz etkilendiği iddialarının ispat edilemediği anlaşıldığından, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 170,78-TL. Harç + 930,75-TL. Islah harcının toplamı olan 1.101,53-TL.'ndan mahsubu ile fazla alınan 673,93-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 146-TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!