WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2021/693 Esas
KARAR NO :2024/87

DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:05/11/2021
KARAR TARİHİ:06/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ...'ın 01/02/2020 - 01/02/2021 tarihleri arasında Y-...-0-0 numaralı Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesiyle müvekkili sigorta şirketi tarafından Sigorta Poliçesi ile poliçe de belirlenen risklere karşı, poliçede yazılı teminat limitleri çerçevesinde sigortalanmış olduğunu, Sümbülefendi Mahallesi ... Sokak Bina No/Adı:30 B.R.NO:1114 .../İstanbul adresinde bulunan ve sigortalı ... SAN. VE TİC.A. Ş. Q110 mm ana hattında 01/05/2020 tarihinde hasar meydana gelmiş olduğunu, hazırlanan hasar tespit tutanağında... tarafından yapılan kanal çalışması sırasında ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ve ...Asfalt Taah. ve Tic. A.Ş. tarafından zarar verilmiş olduğu ve hasar meydana geldiğinin görülmüş olduğunu, söz konusu hasarın sigortalı ...’ın Q110 mm ana hattına zarar verilerek ortaya çıkmış olup vana kapatılmak sureti ile gaz akışı engellenmiş olduğunu, ... yetkilisi ...ve...ve... yetkilisi ... hasar tespit tutanağını imzalayarak hasarın... tarafından yapılan kanal çalışması sırasında meydana geldiğini de doğrulamış olduğunu, sigortalı ... San. Ve Tic. A.Ş., hasar meydana geldikten sonra oluşan zarar miktarını müvekkili sigorta şirketine ihbar etmiş olduğunu, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açılmış olduğunu, ... hasar dosyası kapsamında ... San. ve Tic. A.Ş.’nin 14.507-TL hasar meydana geldiğinin tespit edilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından ... nolu hasar dosyası kapsamında, 30/06/2020 tarihinde ... San. ve Tic. A.Ş.’ye 14.507-TL tazminat ödemesi yapılmış olduğunu, söz konusu hasar nedeni ile müvekkili şirket tarafından sigortalıya tazminat ödenmiş olup TTK m.1472 hükmü uyarınca sigortalının zararına sebebiyet verenlere karşı talep ve dava haklarına halef olduğunu, huzurdaki davadan önce İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası ile ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak yürütülen müzakereler sonucunda anlaşma sağlanamamış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamını, davalının alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazimatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; alacak “likit” ve icra takibine itirazları “haksız” olmadığından icra ve inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, müvekkili şirkete karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dolayısıyla davacının, alacak iddialarını müvekkili şirkete yöneltemeyeceğini, taleplerin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalıyı zarara uğratan bir eylemi ve işlemi bulunmamakta olduğunu, davacının davasını hem kusur hem de zarar yönünden ispatla mükellef olduğunu ancak dosyada yer alan belge ve bilgiler bu hususları ispatlayacak yeterlilikte olmadığını, davacının her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen delillere dayanarak alacak talebi ileri sürmüş olduğunu bu zamana kadar davacı ve sigortalı tarafından müvekkili şirketlere oluşan zararla ilgili sözlü ya da yazılı bir talepte bulunulmamış olduğunu, bu hasar ile ilgili olarak gerek müvekkili şirket yönetiminden gerekse de şantiye sahasından yapmış oldukları araştırmada, iddia konusu hasardan haberdar olan birine rastlanmamış olduğunu, talep edilen miktarın, fahiş tutarda bir bedel olduğunu, gerçekten öncelikle davacının hafefi olduğu sigortalının bir zarar gördüğünü ardından ise zararın giderimi için yapılan masrafı ispat etmesi gerektiğini, oysa davacının delilleri hasar onarım belgesi ve hasar tespit tutanağı gibi tamamı tek taraflı ve her zaman düzenlenebilen belgeler olması hasebiyle delil olma vasfında olmadığını, bu delilleri kabul etmediklerini, kusur durumuna ilişkin ise sigortalıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiğini, ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmek mümkün olacağını, söz konusu hususun yargılamada gözetilmesi adına keşif ve bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, teknik olarak söz konusu alacak talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının iddialarını somutlaştıramamış olduğunu, ayrıca davacının kullanılan borularla ilgili herhangi bir fatura ibraz etmemiş olduğunu, işbu sebeple davacının iddiasını ispat edememiş olduğunu, ispat edilemeyen davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca sayaç açma kapama talebinin de reddi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle husumet yokluğundan müvekkili şirket yönünden davanın reddini, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalı... Genel Müdürlüğü vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin... Belediyesinin görev alanı (belediye imar sınırı ile mücavir alan) içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere 2560 sayılı Kanun ile kurulmuş, tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu olduğunu, müvekkili idarenin su ve kanalizasyon hizmetleri noktasında ise tekel manada yetkili ve görevli olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle görev yönünden reddedilmesini talep ettiklerini, sorumlu ve davalının aktif hasım olan; müteahhit firma olduğunu, her türlü zarar ziyan kaza ve hasarların firmaya ait olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, zira söz konusu adreste idare personelinin herhangi bir çalışması olmadığını, davanın idareye yöneltilmesinin kanuna karşı hile niteliğinde olduğunu, davacının eğer adreste bir çalışma var ise bu çalışmanın idare tarafından yapılmadığını bilmekte olduğunu, müvekkili idarenin dava dosyasına sunulan cevabına göre, yüklenici firma tarafından çalışma yapılmış olsa bile davacıya ait tesislere zarar verilmiş olup olmadığı, kim tarafından zarar verildiği hususu bilinmemekte olduğunu, söz konusu yerde hasara neyin neden olduğu hususunun tetkik edilmesinin gerekli olduğunu, kabul etmemekle birlikte velev ki hasarın, müvekkili idarenin müteahhitliğini yapan firmaların eyleminden kaynaklanmış olsa bile, davanın müvekkili idare açısından husumet yokluğundan reddi gerektiğini, eser sözleşmesi uyarınca idarenin üçüncü kişilere verilen hasardan sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, davacının işbu davayı, davacının tesislerine zarar verildiği iddiasına dayandırmakta ve husumeti müvekkiline yöneltmekte olduğunu, oysa müvekkili idare personelleri tarafından söz konusu yerde herhangi bir çalışma yapılmadığının anlaşılmış olduğunu, bir başka deyişle eğer gerçekten bir hasar söz konusu ise öncelikle söz konusu hasarın kimin tarafından meydana getirildiğinin araştırılması gerekli olduğunu, dava konusu iddianın haksız fiil iddiası ve tarih itibariyle ihtilaf söz konusu olduğundan, hak kaybı oluşmaması açısından zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını bildirdiklerini, tahsiline hükmedilmesi istenilen tazminat bedeline hasar tarihinden itibaren faiz istenilmesi hukuka aykırı olduğunu, ortada ödenmesi gereken kesinleşmiş bir borç olmadığını, ayrıca muhtacı muhakemeyi gerektiren bir meblağın söz konusu olduğunu, ortada likit ve kesin bir alacak söz konusu olmadığından temerrütten bahsedilemeyeceğini, bu itibarla, tazminat bedeline hasar tarihinden itibaren faiz istenilmesini kabul etmediklerini, davacının zarar iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacının zarara uğradığını bildirdiği olayda müvekkili idarenin elemanlarının herhangi bir çalışması ve/veya olaya dahili olmadığını, müvekkili idarenin sorumlu olmadığını, hasar yüklenici firmanın eyleminden kaynaklanmış olsa bile yine husumetten reddini talep ettiklerini, gerek yükleniciler ile idare arasındaki müteahhitlik sözleşmesi, gerek idari teknik şartname, müvekkili idarenin söz konusu iş dolayısıyla üçüncü şahısların uğrayacağı zararlardan müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğu olmadığı hususunun açıkça düzenlemiş olduğunu, davacının zarar iddiasını dava dosyasına sunmuş olduğu deliller ile ispat edebilmiş olmadığını, işbu davada zararın meydana geldiği yerde zarara gerçekte neyin neden olduğu tam olarak anlaşılamamakta olduğunu, idarenin yüklenicisinin diğer davalının çalışmaları ile zararı meydana getiren olay arasında nasıl bir ilişiki bulunduğunun tespit edilmesi gerektiğini, bu itibarla; tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olması gerektiğini, davacı tarafın, kablosu döşeme işinin, mevzuata uygun olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek usulden reddini, usule ilişkin reddedilmediği takdirde, esasa ilişkin nedenlerle reddini, %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası, sigorta poliçesi,hasar ve tespit tutanağı, ekspertiz raporu, fotoğraf, taraf şirket kayıtları, dayanılan diğer tüm deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalılar aleyhine, 05/01/2020 tarihinde kazı çalışması nedeniyle meydana gelen ve sigortalısına ödenen hasar bedelinin tazminatının rücuen tahsilini teminen, 14.507-TL. asıl alacak, 956,37-TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam, 15.463,37-TL. üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %13,75 ticari faizi ile birlikte tahsili amacıyla genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından yasal yedi günlük süre içerisinde borca ve faize itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından takibin devamının sağlanması amacıyla İİK. 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde, itirazın iptali davasını açıldığı anlaşılmıştır.
İhtilaf, davalılarca, 05/01/2020 tarihinde yapılan kazı çalışması sırasında, sigortalısına ait boru ana hattının zarar görmesi nedeniyle, davacının sigortalısına ödediği hasar tazminatının rücuna dayalı takip sebebi ile, davalıların sorumluluğu ve bu sorumluluk noktasında oluşan maddi zarar miktarının tespiti ve meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı, davacının rücu hakkı bulunup bulunmadığı konularından kaynaklanmakta olup, alacak miktarının tespiti için takip dayanağı belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler İnşaat Mühendisi ... ve Sigorta Uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda;
"...dava konusu... "2018 Yılı... ...Daire Başkanlığı Atıksu ve İçme suyu Hatlarında Yapım Bakım ve Onarım İşi" kapsamında, İstanbul ili ... ilçesi ... Sk No:2 ile No:50 kapı sayılı binalar arasındaki yol kesiminde ana kanal yenileme çalışması yapılırken, yoldaki ... doğalgaz boru hattına verilen zarar nedeniyle;
İşi müteahhidi olarak; gerekli inceleme veya araştırmayı yapmadan gerekli özen ve dikkati göstermeden kazı yapması nedeniyle, yüklenici ... İnşaat Sanayi Ve Tic. A.Ş firmasının ASLİ KUSURLU olduğu,
İşin sahibi İdare olarak; yol kazısı sırasında yeterli takip ve denetimi yapmamakla, ... kurumunun TALİ KUSURLU olduğu,
Zarar gören doğalgaz borusunun sahibi İdare olarak; saha çalışmalarının yeterince takip etmediğinden dolayı, ... kurumunun TALİ KUSURLU olduğu,
Zarar gören tesisi sigortalayan firma olarak; hasar olayında hiçbir müdahalesi veya katkısı olmadığından ... firması hakkında kusur atfı mümkün olmadığı,
... İnşaat Sanayi Ve Tic. A.Ş ortağı olarak; azı yapılmasında, gerekli özen ve dikkatin gösterilmesini sağlamadığı için Güneşyol İnşaat firmasının kusur olduğu ve hakkında irdeleme yapılması gerektiği;
Olayda başkaca kişi veya kurumların kusurlu olmadığı
Davacı sigortacı'nın ödediği hasar bedelinin sigorta poliçesi teminat kapsamı içinde bulunduğu ve hasar bedelini ödedikten sonra TTK 1472 .mad.de gereğince ,davalılardan müştereken ve müteselsilen kusur durumuna göre 10.881,25 TL talep edebileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 23/11/2023 tarihli Bilirkişi ek raporunda;
" ...dava konusu... "2018 Yılı... ...Daire Başkanlığı Atıksu ve İçme suyu Hatlarında Yapım Bakım ve Onarım İşi" kapsamında, İstanbul ili ... ilçesi ... Sk No:2 ile No:50 kapı sayılı binalar arasındaki yol kesiminde ana kanal yenileme çalışması yapılırken, yoldaki ... doğalgaz boru hattına verilen zarar verilmesi olayında;
Yoldaki başka bir kuruma ait yol kazı ruhsatı verilmemiş ve başkaca yol kazı çalışması yapılmamıştır.
İşi müteahhidi olarak; gerekli inceleme veya araştırmayı yapmadan gerekli özen ve dikkati göstermeden kazı yapması nedeniyle, yüklenici ... İnşaat Sanayi Ve Tic. A.Ş firmasının ASLİ KUSURLUdur.
İşin sahibi İdare olarak; yol kazısı sırasında yeterli takip ve denetimi yapmamakla, ... kurumunun TALİ KUSURLUdur.
Zarar gören doğalgaz borusunun sahibi İdare olarak; saha çalışmalarının yeterince takip etmediğinden dolayı, ... kurumu TALİ KUSURLUdur.
Zarar gören tesisi sigortalayan firma olarak; hasar olayında hiçbir müdahalesi veya katkısı olmadığından ... firması hakkında kusur atfı mümkün değildir..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporları denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görülmüş olduğundan, mahkememizde de, 05/01/2020 tarihinde davalı yüklenici ... İnş.San. ve Tic. A.Ş. tarafından kazı çalışması yapıldığı alanda, davacının dava dışı sigortalısına ait servis boru hattına zarar verildiği, davacının sigortalısı tarafından hasara sebebiyet verenin, davalı ve dava dışı yüklenici firmalar olduğuna dair 05/01/2020 tarihli tutanakla tespit edildiği, kazı çalışmasının yapıldığı alanın davalı... ile davalı yüklenici firmalar arasında mevcut sözleşme kapsamında, davalı ... İnş.San. ve Tic. A.Ş. firması tarafından yapılan çalışmadan kaynakladığı, davalı... ile diğer davalı yüklenici arasında akdedilen sözleşmenin, sözleşmenin nispiliği uyarınca davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, davalı...'nin iş sahibi olarak davacıya karşı sorumlu olduğu, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli ise de zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler ve araç giderleri genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olduğu, özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderlerin zarar kapsamına dahil edilemeyeceği, dava dışı sigortalı tarafından yeraltı tesislerinin arızalarının giderilmesi işlerinin dava dışı 3.şahıs şirkete devredildiği ve davacı tarafından sırf bu iş için bir ödeme yapıldığına dair belge sunulmadığı, davacının kendi personellerini görevlendirmesinin de aynı şekilde bu işler için görevli olduğu ve sırf bu işler nedeniyle personele bir ödeme yapıldığının ispat edilemediği, hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının alacak kalemleri arasında yer alan araç ve personel gideri taleplerinin yerinde olmadığı, kabul edilen kalemlerin kadri maruf olduğu, ödeme dekontunun dosyaya sunulduğu zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı ve davalılara rücu edilebileceği, bilirkişilerce her ne kadar davacının sigortalısının tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, davalılarca dava dışı sigortalıya kazı yapılacak alana ilişkin bildirimde bulunulduğu konusunda bir belge sunulmadığı, bu nedenle tali kusuru bulunduğunun ispatlanamadığından dava dışı sigortalıya bir kusur yüklenemeceyecği anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabulü ile davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından, 13.624,97-TL. asıl alacak, 898,22-TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.523,19-TL. üzerinden yaptıkları itirazlarının iptaline, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %13,75 ticari faiz (değişen oranlarda) uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine , davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından, 13.624,97-TL. asıl alacak, 898,22-TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.523,19-TL. üzerinden yaptıkları itirazlarının iptaline, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %13,75 ticari faiz (değişen oranlarda) uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 992,07-TL. harçtan peşin alınan 186,76-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 805,31-TL. harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 14.523,19-TL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 940,18-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 59,30-TL. başvurma harcı + 186,76-TL. peşin harç toplamı olan 246,06-TL.'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 3.000-TL. bilirkişi ücreti + 856,20-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 3.856,20-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 3.621,35-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,
9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360-TL. arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.277,17-TL.'nin davalılardan, 82,83-TL.'nın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesin olduğundan davacı tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı... vekilinin ve davalı ... İnşaat vekilinin yokluğunda miktara göre KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır