WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2021/377 Esas
KARAR NO :2024/341

DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:10/06/2021
KARAR TARİHİ:16/05/2024

Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili firmanın 2010 yılında kurulduğunu, donuk pasta teknolojisini Türkiye'ye tanıtan ilk firmalardan olduğunu, piyasada prestijli bir yere sahip olan müvekkili firmanın, ürettiği donuk pasta vb. ürünlerini dünya genelinde restoran, kafe ve çeşitli işletmelere vermekte olduğunu, müvekkili firmanın yurt içinde ve yurt dışında ürünlerinin dağıtımı için taşıma firmaları ile anlaşma yaptığını, müvekkili firmanın, 29.05.2018 tarihli sözleşme ile dondurulmuş ürünlerinin Türkiye'den Almanya'ya uluslararası nakliyesi konusunda davalı firma ile anlaşma sağladığını, davalı firmanın ... plakalı özel soğutucu ekipmanına sahip araç ile ürünleri taşımayı üstlendiğini, davalı firmanın ürünleri zayi olmadan, zamanında gönderilene teslim etmeyi taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki anlaşma kapsamında davalı tarafından müvekkiline 31.05.2018 tarihli ... seri numaralı 3.970,00 Euro bedelli fatura kesildiğini, fatura bedelinin de müvekkili firma tarafından 11.06.2018 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin bahse konu sözleşme kapsamında yükümlülüğünü yerine getirdiğini, taraflar arasında imzalanan anlaşma doğrultusunda davalı firmanın 30.05.2018 tarihinde müvekkili firmanın ürünlerini teslim aldığını ve varış adresine 11.06.2018 tarihinde teslim ettiğini, taşımaya konu ürünlerin, donuk pasta ve baklava benzeri dondurulmuş gıda olması nedeni ile ürünlerin -18 °C soğuk hava zincirinde taşınması gerektiğini, bu hususun birden fazla kez davalı firmaya bildirildiğini, davalı firmanın, müvekkili ile anlaştığı taşıma koşullarına aykırı hareket ettiğini, ürünlerin soğuk hava zincirini bozduğunu, insan sağlığını tehlikeye düşürdüğünü ve ürünlerin zayi olmasına neden olduğunu, müvekkili firmanın müşterisi tarafından taşımaya konu ürünlerin taşıma sırasında soğuk hava zincirinin bozulduğunun belirtilmesi akabinde müvekkili firmanın durumu derhal davalı firmaya bildirdiğini, 22.06.2018 tarihinde de e-posta ile yazılı olarak bildirim yapılarak aracın önünde ve arkasında bulunan müvekkili firmaya ait ısı ölçüm cihazının raporlarının davalı firmaya gönderildiğini, müvekkili firmanın, davalıdan da aracın orijinal ısı ölçüm cihazlarının raporlarının kendisine gönderilmesini istediğini ancak davalı tarafından excell şeklinde gönderilen taşıma işinde kullanılan araçta yer alan ısı ölçüm cihazının raporunda oynamalar yapıldığını tespit edildiğini ve teknik servisten rapor alınmasını talep ettiğini, buna karşın davalı firma tarafından teknik servis raporunun sunulmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından .... Noterliğinin 09.07.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı firmaya bir kez daha bildirim yapıldığını, davalı firmanın, .... Noterliğinin 09.08.2018 tarihli ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile müvekkili firmadan bir kısım evraklar istendiğini, 06.09.2018 tarihli ihtarname ile istenen evraklar davalı firmaya iadeli taahhütlü posta ile gönderildiğini, davalı firmanın, müvekkilin zararını gidermekten kaçındığını, davalı tarafından geri dönüş olmaması ve müvekkili firmanın zararlarının da giderilmemesi nedeni ile işbu davayı açtıklarını, davalı firmanın yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, müvekkili ile davalı firmanın, ürünlerin "-18°C" soğuk hava zincirinde taşınacağı hususunda anlaştıklarını, müvekkili firma tarafından 28.05.2018 tarihli e-posta ile yükleme ve teslim adresleri ile yük cinsinin donuk pasta ve baklava benzeri dondurulmuş gıda olduğu ve -18°C soğuk hava zincirinde taşınması gerektiğinin belirtildiğini, davalı firmanın "..." resmi internet sitesinde belirtilen hizmetlerde de "frigorifik araçlar ile taşıma" belirtildiğini, davalı firma tarafından donuk gıdaların nasıl taşınması gerektiğinin zaten bilinmekte olduğunu, davalı firma tarafından ürünlerin özelliklerine uygun taşıma işi yapması gerek uluslararası gerekse ulusal mevzuatlar gereğince basiretli tacir olarak görevi olduğunu, ilgili tebliğ gereğince davalı firmanın sadece frigorifik araçla ürünleri taşıması yeterli olmayıp taşıma esnasında ürünlerin soğuk hava zincirinin kırılmaması için araç sıcaklığını sık sık ve düzenli olarak kontrol etmesinin gerektiğini, davalı firma tarafından sıcaklığı izlemek amacıyla kullanılan cihazların tebliğdeki standartlara uygun olup olmadığının belli olmadığını, davalı firma tarafından taşıma sırasında aracın sıcaklığının kontrol edilmediğini, sıcaklığın +17,8°C ve üzerine kadar çıktığını, ürünlerin donuk halinin çözüldüğünü, davalı firmanın ürünlerin soğuk hava zincirinin bozulmasına neden olduğunu, taşımaya konu ürünlerin uluslararası taşıma için gerekli belgelerinde de ürünlerin dondurulmuş olduğunu ve depolama ve nakil sıcaklığının -18°C olması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, müvekkili firmanın, ürünlerle birlikte aracın ön ve arka olmak üzere farklı iki noktasına sertifikalı özel ısı ölçüm cihazı yerleştirdiğini, bahse konu cihazların raporları incelediğinde sevkiyat esnasında bahse konu ürünlerin -18°C de muhafaza edilmediğinin tespit edildiğini, TTK.nın 878/4. maddesinde taşıyıcının, eşyayı sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, neme, sarsıntılara ya da benzer etkilere karşı özel koruma yükümlülüğü olduğunu, gerekli donanımın seçimi, bakımı ve kullanımına ilişkin taşıyıcının kendisine düşen tüm önlemleri alması gerektiğini, ilgili yasal düzenleme uyarınca; taşımaya konu ürünlerin -18 C derecede muhafaza edilmesi gerektiği birden fazla kez davalı firmaya bildirilmesine karşın davalı firmanın, malların özelliklerine uygun verilen talimatlara uymadığını, yasal mevzuatlar gereğince ürünlerin sıcaklıklarını kontrol etmediğini, gerekli önlemleri almadığını, bu sebeple davalı firmanın, müvekkili firmanın talimatlarına aykırı ve kusurlu davrandığının açık olduğunu, TTK.nın 886. maddesinde; "Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz." hükmüne yer verildiğini belirterek, müvekkili firmanın uğramış olduğu zararlar kapsamında 61.903,99 Euro zayi olan eşyaların bedeli, 3.970 Euro navlun ve bekleme bedeli, 688 Euro import veteriner kontrol ücreti ve 4.585,07 Euro gümrük ve diğer vergi ücretleri olmak üzere şimdilik 71.147,06 Euro maddi tazminatın fiili ödeme gününki kur üzerinden TL değerinin zayi tarihinden itibaren uygulanacak avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davanın reddini talep ettiklerini, davaya konu edilen taşıma işleminin; 30.5.2018 tarihinde ... plakalı araç ile Türkiye’den Almanya'ya şeklinde gerçekleştirildiğini, söz konusu emtianın 11.6.2018 tarihinde davacı tarafın müşterisinin kaşe ve imzası ile eksiksiz ve sağlam olarak teslim edildiğini, davaya konu taşımanın CMR Konvansiyonu kapsamında yapıldığını, davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaları kabul etmemekle birlikte, CMR Konvansiyonu’nun ilgili maddesi gereğince dava konusu taşımalardan doğacak davalarda dava süresinin 1 yıl olduğunu, bu sürenin başlama tarihinin, hasarlarda teslim tarihi olduğunu, teslim tarihinin 11.6.2018 dava tarihinin ise 10.6.2021 olduğundan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının süresinden sonra açılan davaya ilişkin ileri sürmüş olduğu sebeplerin gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, taşıma işleminde kötüniyet, kötü hareket bulunmadığını, olayda dava konusu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğundan TTK hükümlerinin uygulama olanağın olmadığını, davacı tarafça CMR konvansiyonu genişletir ve değiştirir mahiyetteki iddialarının hukuka aykırı olduğunu, davacının gerek müvekkilinin ihmali olduğu ve pervasızca hareket ettiği gerekse resmi servis raporlarında oynama yaptığı iddialarının asılsız olup, süresinde açılmayan davanın hukuki dayanağı hem değiştirilerek hem de genişletilerek TTK m.885 kapsamına alınmasının mümkün olmadığını, taşıma konusu emtianın doğru soğuklukta taşınmış olmakla birlikte sıcaklık değerlerinde farklılık olsaydı bile davacı yanın iddiasının hukuki bir dayanağının bulunmadığını, dava dışı... Şirketi ile müvekkili şirket arasında davacıya ait ürünlerin özel soğutucu teçhizatı bulunan araç ile nakli için alt taşıma sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile taşımadan kaynaklı bir zarar meydana gelmiş olması durumunda taşıma sözleşmesine aykırı ifadan sorumlu firma olması sebebi ile davanın... Şirketine ihbar edilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin taşıma tarihindeki sigorta şirketinin ...Sigorta Şirketi olduğundan adı geçen şirkete davanın ihbarına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin yükümlülüklerini gereği gibi ifa ettiğini, taşımaya konu eşyanın tam ve zayi olmaksızın teslim edildiğini, 30.5.2018 tarihinde ... plakalı araç ile Türkiye'den Almanya'ya taşıması gerçekleştirilen taşımaya konu ürünlerin CMR belgesine göre 11.6.2018 tarihinde kaşe ve imza ile eksiksiz ve sağlam olarak teslim edildiğini, taşıma esnasında soğuk hava zincirinin bozulması söz konusu olmadığını, davacı tarafça talepte bulunulması üzerine... Şirketi'nden ... plakalı araçta yer alan soğutucuların resmi servis raporları talep edilerek davacı tarafa iletildiğini, resmi servis raporlarında da taşıma süresince ürünlerin -18°C ve altında taşındığının görüleceğini, davacı tarafça sıcaklığın +17,8° ve üzerine kadar çıktığı belirtilmişse de, böyle bir değer olmadığını, taşımanın yapıldığı frigo araçlarda, araç motoru ön tarafta olduğundan ön ve arka tarafın sensör sonuçları birbirini tutmayacağı gibi, araç içerisindeki sıcaklığın -18°C'de devamlılığı sağlanır iken araç içerisinde ve aksamda oluşan buzlanmayı önlemek/eritmek için saniyelik ısı artışları olduğunu, servis raporlarında "..." şeklinde yer alan ısı artışlarının nedeni bu olmakla saniyelik artışlar olduğunu, servis raporlarında "Running" şeklinde yer alan ısılar incelendiğinde ürünlerin -18°C'de taşındığının görüleceğini, söz konusu zararın taşıma esnasında meydana geldiği düşünülse dahi zarar açıkça görülebilir bir zarar niteliğinde olduğunu, bildirimin derhal yapılmasının gerekmekte olduğunu, teslim tarihinin 11.6.2018 olduğunu, davacı tarafça yazılı bildirimde bulunulduğu belirtilen tarihin 22.6.2018 olduğunu, müvekkili şirketin sadece taşıyıcı olup yükleme, boşaltma ve istifleme müvekkili şirkete ait olmadığını, emtinanın nasıl depolandığı ve korunduğunun belli olmadığını, taşımaya konu emtia niteliği gereği özel paketleme gerektirdiğini, meydana geldiği iddia edilen zararın paketleme nedeni ile meydana gelmiş olabileceği gibi bu hususta müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmayacağının aşikar olduğunu, CMR m.17 gereği eşya taşımalarında taşıyıcının asli edim borcu, sözleşmede kararlaştırılan eşyayı varma yerinde gönderilene teslim etmek olduğunu, dava konusu olayda müvekkili şirketin taşıyıcı olduğunu, müvekkili şirketin yükü, yükleyen/boşaltan veya istifleyen olmadığını, taşıma esnasında değil, boşaltma esnasında veya sonradan oluşan hasardan dolayı da müvekkili şirketin sorumlu olmayacağını davacı tarafça gönderilen ürün fotoğraflarında donuk yiyecek olduğu belirtilen ürünlerin boşaltma sonrasında ivedilikle soğuk hava deposunda muhafaza edilmesi gerekir iken normal -18°C istikrarını sağlamayacak bir depoda istiflendiği de görülmekte olduğunu, ürünlerde meydana geldiği iddia edilen bozulmanın taşıma sonrasında yapılan depolama/ istiflemeden kaynaklanabileceği kanaatinde olduklarını, davacı tarafça ürünlerin 13.8.2019 tarihinde imha edildiğinin belirtildiğini, imha tarihi teslim tarihinden 1 yıl 2 ay 2 gün sonra olduğunu, imhanın resmi bir eksper raporuna dayanmamakta olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşıma sözleşmesinden doğan hasar nedeni ile tazminat davasıdır.
Taraf delilleri toplanmış, taraf tanıkları dinlenmiş ve bilirkişi rapor ve ek raporları alınmıştır.
Bilirkişiler Dr. Öğr. Üyesi ..., Prof. Dr. ... ve ... Mahkememize sundukları 14/06/2022 tarihli raporlarında; Türkiye- Almanya taşıması CMR konvansiyon hükümlerine tabi bir taşıma olduğunu, davalı taşıyıcının taşıma süreci ve sorumluluğu bakımından CMR hükümlerine göre değerlendirmek gerektiğini, davalının taşımayı 11.06.2018 tarihinde teslim ile tamamladığını, bu aşamada derhal tutulmuş bir hasar tespit tutanağı, CMR m.30 gereği yedi 7 işgünü içinde bir hasar ihbarı, yine bu süreler içinde bir imha tutanağı olmadığını, karine olarak davalının taşımayı tam ve eksiksiz tamamladığını, yükü gönderilene teslim ettiğini, fatura içeriğine bakıldığında; sütlü kekler, çeşitli yaş pastalar, çeşitli tiramisu, şöbiyet çeşitleri, fıstıklı kadayıf, fıstıklı baklava, cevizli baklava, burma baklava, şöbiyet gibi emtialar bakımından tamamının zayi-imhası gerekecek şekilde hasar gördüğü iddialarının sabit olmadığını, tüm ürün donuk pasta değil, özellikle unlu mamullerden teşkil olduğundan tamamı zayi olmaksızın belli hasar oranları ile kullanılmış olabileceğini, teslimi takiben derhal tüketilmesi halinde sorun olmayabileceğini, dava konusu emtianın taşıma sürecinde tam zayi olduğunun sabit olmadığını, soğuk zincir kırılması sebebi ile bir takım hasar olduğu değerlendirilebileceğini, somut olayda bu şekilde davalının bilerek kötü hareket veya bilerek kötü harekete eş değer TTK m.886 hükmünde belirtildiği gibi pervasızlık ve zarar meydana gelme bilinci içinde hareket etmesinden söz edilemeyeceğini, böyle bir ağır kusur iddiası detaylı bir şekilde davacı yanca ileri sürülmüş ise de davalı yanın bu derece ağır kusur içinde olduğu teyit edilemediğini, yükün teslimi sırasında açık tutanak, hasar bildirimi, 7 iş günü içinde bildirim ve yine bilerek bozuk cihazla çalıştırma, cihazın arızalı olduğunu bilerek yola devam etme gibi bir olgu olmadığını, güveni kötüye kullanma, güvensiz parklanma, bilerek arızalı araç veya soğuk zincir ekipmanını bilerek bozuk bir şekilde kullanma gibi ağır kusur-pervasızlık olguları dosyada teyit edilemediğini, zamanaşımı itirazı bakımından, davalının veya adam ve yardımcıları ile taşımada yararlandığı kişilerin CMR m.29 kapsamında ağır kusur, bilerek kötü hareket veya mahkemenin kuralları kapsamında TTK m.886 hükmünde düzenlenen pervasızlık mertebesinde kusurunun sabit olmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ... Mahkememize sundukları rapor ve ek raporlarında; davacı tarafından Türkiye'den Almanya'ya gönderilen gıda emtiasının nakliye sırasında ısı farklılığı oluşması neticesinde hasara uğradıklarını, dosyada yer alan ısı kayıtları incelemesinden hasarın taşıma süresinde olduğu ve CMR m.17/1 uyarınca davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, CMR 32.maddesinde dava zamanaşımı süresinin tesliminden itibaren 1 yıl olduğunu, zamanaşımını kesen veya durduran sebeplerin CMR'de özel olarak düzenlenmediğini, ulusal hukuklardaki esasların geçerli olduğunu, yani TBK'nın 153 ve 154 madde hükümlerinin uygulama alanını bulacağını belirterek zamanaşımı konusunda takdirin mahkemede olduğunu belirtmişlerdir.
Davacı tarafın dondurulmuş gıda ürünlerinin Türkiye'den Almanya'ya nakliyesi konusunda davalı şirketle anlaştığını, yapılan taşımanın -18°C de soğuk hava zincirinde taşınması gerekirken, taşıma sırasında sıcaklığın kontrol edilmediğini ve +17,8 °C ve üzerine çıktığını ve bu nedenle ürünlerin donuk halinin çözüldüğünü ve ürünlerin bozulmasına neden olduğunu belirterek tazminat talebinde bulunduğu, davalı tarafın ise öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduğu, yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiğini, taşımaya konu eşyanın tam ve zayi olmaksızın teslim edildiğini belirterek davanın reddini talep anlaşılmıştır.
Dava konusu ürünlerin Tükriye'den Almanya'ya taşınması nedeni ile taraflar arasındaki uyuşmazlık uluslararası kara taşımacılığından kaynaklandığından, uyuşmazlığın çözümünde CMR (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi) nin 1. maddesine göre CMR hükümlerinin uygulanması gerekmektedir
Davalı zamanaşımı itirazında bulunduğundan Mahkememizce zamanaşımı itirazı ile ilgili yapılan incelemede; dava konusu olayda uygulanması gereken CMR'nin zamanaşımını düzenleyen 32.maddesinde;
"1. Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar:
a)Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren,
b)Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde,
c)Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir.
2. Yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. Istemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Aynı gayeyle yapılan başka istemler için zaman süresi ertelenemez.
3. Yukarıdaki 2 nci paragraf hükümlerine bağlı olarak, zaman limitinin uzatılması, davaya bakan mahkemenin kararlarına göre düzenlenir. Bu karar aynı zamanda yeniden dava açma haklarını da düzenler.
4. Zaman aşımı ile düşen dava açma hakkı, karşıt istek veya vereceğini alacağına sayışma yoluyla kullanılmaz." hükmü mevcuttur.
Dava konusu ürünlerin 30/05/2018 tarihinde teslim alındığı ve varış adresinde 11/06/2018 tarihinde teslim edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Ürünlerin imha edildiğinde dair tutanak ise 13/08/2019 tarihlidir.
CMR 32/1-a maddesine göre, bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıllık süre içerisinde açılması gerekmektedir. Ancak bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, malın olması gereken sıcaklıktan daha düşük sıcaklıkta taşınmasının, bilerek kötüniyetli davranma olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, somut olayda uygulanacak zamanaşımı süresi davacının iddia ettiği gibi 3 yıl olmayıp CMR'nin 32. maddesi uyarınca bir yıldır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03/12/2014 tarih ve 2014/10288 Esas - 2014/18927 Karar sayılı ilamı ve 24/01/2013 tarih ve 2011/12916 Esas - 2013/1079 Karar sayılı ilamı)
1 yıllık zamanaşımı süresinin başlama tarihi CMR'nin 32/1-a maddesine göre Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren başlayacaktır.
Dava konusu ürünlerin Almanya'daki alıcısına teslim edildiği 11/06/2018 tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçtikten sonra 10/06/2021 tarihinde bu dava açılmıştır. Bu nedenle davalının zamanaşımı itirazı yerindedir.
Davacı her ne kadar CMR'nin 32/2 maddesinde yazılı bir istem taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip ona ilişkin belgeleri de iade edilinceye kadar zaman limitini erteler hükmünün olduğunu, 32/1-b maddesinde tam kayıplarda kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yok ise yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. günden sonra zamanaşımı işlemeye başlayacağının belirtildiğini, müvekkilinin 09/07/2018 tarihli ihtarname ile davalıya yazılı bildirimde bulunduğunu, buna göre zamanaşımı süresi başlamadan önce ürünlerin bozulduğunun davalıya bildirildiğini, zamanaşımının durdurulduğunu, davalının taleplerinin geri çevrilmediğinin, bu nedenle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığını belirtmiş ise de; CMR 32/1-b ve 2. maddelerinin uygulanabilmesi için ürünlerin tam kayba uğraması gerektiği, oysa ürünlerin tam kayba uğrayıp uğramadığı hususu davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Ürünler alıcısına 11/06/2018 tarihinde teslim edilmiş olup teslim tarihinde ürünlerin tam hasara uğradığına ilişkin herhangi bir tutanağın bulunmaması, ürünlerin imha edildiğine dair tutanağın ise teslim tarihinden yaklaşık 1 yıl 2 ay sonrasına ait olması, 14/06/2022 tarihli bilirkişi raporundaki fatura içeriklerine göre ürünlerin tamamı zayi olmaksızın belli hasar oranları ile kurtarılmış olabileceği, emtiaların taşıma süresince tam zayi olduğunun sabit olmadığına ilişkin bilirkişi görüşü ve özellikle ürünlerin tesliminden çok sonra imha edildiği hususu göz önüne alındığında tam kayıp olarak kabul edilemeyeceği ve CMR 32/1-b ve 2. maddelerinin uygulama yeri olmadığı, olayda CMR 32/1-a maddesinin uygulanması gerektiği ve zamanaşımı başlama tarihinin teslim tarihi olduğu ve teslim tarihine göre dava tarihinde 1 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmuş olduğu, ayrıca CMR’nin 32/3. maddesi gereğince zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanması gerektiğinden TBK’nın 153 ve 154. maddelerinde düzenlenen zamanaşımını kesen veya durduran bir sebebin bulunmadığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 12.603,95 TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 12.176,35‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi göre 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 265 TL tebligat-müzekkere masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.320 TL ücretin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/05/2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır