WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/20 Esas
KARAR NO:2024/287

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:12/01/2021
KARAR TARİHİ:24/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; 16/10/2019 günü saat saat 14:33 sıralarında, ... Sigorta A.Ş.’den sigortalı davalılardan ... adına kayıtlı olan ve davalılardan ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç, ... yolu ... kavşağında, davacılardan ... sevk ve idaresindeki ve diğer davacıların yolcu olarak içinde bulundukları ... Sigorta A.Ş.’den sigortalı ... plakalı araçla kazaya karışmış olduğunu, tutulan kaza tespit tutanağına göre; ... plakalı araç sürücüsü davalı ...’nin, KTK. 84/H bendi “kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak” maddesini ihlal ettiği tespit edilmiş olduğunu, yaşanan kazaya davalılardan ...'nin aniden ve kontrolsüz olarak tali yoldan ana yola çıkarak davacı ... kontrolündeki araca çarpmasıyla davalının asli kusuru sebebiyle gerçekleşmiş ve davacıların ağır şekilde yaralanmalarına sebebiyet vermiş olduğunu, Kazayla ilgili soruşturmanın ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma nolu dosyasından devam etmekte olduğunu, dosyadan alınan bilirkişi raporuyla da bu hususun sabit olduğunu, kaza sonrasında müvekkillerinin ambulans ile ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma hastanesine kaldırılmış olduklarını, Davacı ...'ın; başından, kol ve bacaklarından ve özellikle de yüzünden ağır derecede yaralandığını, tedavisinin kazadan sonra sevkedildiği ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapıldığını, işbu müvekkilinin kazada kol ve bacaklarının yanı sıra ağırlıklı olarak yüz ve kafa bölgesinden yaralanmış olup, uzun süre konuşma yetisini kaybetmiş, ifadesi dahi kazadan bir hafta sonra alınabilmiş olduğunu, müvekkilinin tedavisi sürmekte olup bir dizi operasyon geçirmesi gerekeceği bildirilmiş ve henüz planlanan ameliyatlarından yalnızca ikisi gerçekleştirilebilmiş olduğunu, savcılık dosyasında da bulunan 14/02/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda da tespit edildiği üzere; vücudunun çeşitli yerlerinde kesi ve ekimozlar ve bunlara bağlı kalıcı hassasiyet ve yara izleri oluşmuş, 5 (beş) ön dişini kazada kaybetmiş, alveol (damak kemiği) kemiği parçalı şekilde kırılmış ve dudağının ikiye ayrılmış olduğunu, ağız içindeki kemik kırıklarının tedavisinin ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılamadığından; ... Ortodonti Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği'ne sevkedilmiş ve burada 08/09/2020 tarihinde ameliyat olduğunu, planlanan bir dizi ameliyatı daha bulunduğunu, genç bir kadın olan ...'nın, yüzünde ciddi kemik kırıklarına neden olacak ve kalıcı izlerle doku ve organ kaybına neden olacak şekilde yaralanmış ve halen yüzünün tanınmaz halde olduğunu, dişlerinin dökülmüş, damak kemiğinin kırılmış ve kazadan beri yeme içme konuşma tat alma yetilerini neredeyse kaybetmiş olduğunu, ayrıca dudağı tamamen parçalandığından, yüzünde ciddi bir şekil bozukluğu oluşmuş, bu nedenle yaşadığı fiziksel ızdıraplara bir de yüzünün artık eskisi gibi olmayacağı gerçeğiyle aynaya her baktığında yüzleşmesine sebep olan psikolojik travmalar eklendiğini, veteriner teknikeri olarak çalışan ...'nın, hiç evlenmemiş genç bir kadın olmasının yanında, işini yaparken devamlı olarak insanlarla yüz yüze gelmek ve konuşmak zorunda olduğunu ancak bu kaza nedeniyle uzun süre işini dahi yapamamış, kazanç kaybına uğramış ve manevi olarak derin üzüntüler duyduğunu, halen daha ağız içerisindeki kemik kırıkları düzelmediğinden ameliyat olmayı beklediğini ve dişlerinin de yapılamamış olduğunu, maddi gücü yetersiz olan ...'nın, bir de ağır tedavi gideri yükü altına girmiş olup, tedavisi bitene kadar çıkabilecek tadavi masraflarını karşılayamayacağını, müvekkilinin sağlıklı bir bireyken söz konusu trafik kazası sonucu uzun süreler hastaneye gidip gelmiş, operasyonlar geçirmiş ve geçirmeye de devam edecek olup, uzun süre de raporlu sayılmak zorunda kalmış olduğunu, müvekkilinin maruz kaldığı kazanın etkilerinin ömür boyu üzerinde taşımak zorunda olacak olup, bu durumun müvekkilinin ve ailesinin ruh sağlığını da derinden etkilemiş olduğunu, ...'ın maluliyete bağlı tazminat taleplerine ilişkin ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı sulh olunmuş olup, maddi tazminat taleplerinin bu nedenle yalnızca ... Sigorta A.Ş.'ye yöneltmekte olduklarını, ancak tedavi giderlerinden tüm davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini, müvekkili ...'ın söz konusu trafik kazası öncesi çalıştığı işinde çalışmaya devam etmekte olup 4.000-TL net maaş aldığını, söz konusu trafik kazası sebebiyle müvekkilinin sağlığına kavuşabilmek için geçirmesi gereken operasyonlar ve tedavi süreci devam ettiğinden, davacının yapmış olduğu tedavi giderlerini tam olarak belirlemenin şu aşamada mümkün olmadığını, bu nedenle davacının tedavi gideri olarak fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL belirsiz alacağın tüm davalılardan müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, müvekkilinin maluliyeti nedeniyle tedavi istirahat süresince çalışma gücünün azalmış olması, ekonomik geleceğinin sarsılmış olması, kazanç kaybına uğramış olması sebebiyle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın ... Sigorta A.Ş. dışındaki tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen; ayrıca müvekkilinin yaşamış olduğu duygusal ızrarları bir nebze de olsa giderebilmek gayesiyle 50.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili talebiyle mahkememize başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili ...'in de aynı kazada yolcu konumunda araçta bulunmakta olup, aynı zamanda araçta bulunan ...'ın kendisinin uzun süredir kız arkadaşı olduğunu, güzel bir birliktelikleri varken ve ortak bir hayat planları kurarlarken yaşanan elim kaza nedeniyle, tarafların aileleriyle aralarında gelişen istenmeyen olaylar sebebiyle ayrılık yaşamışlar ve bu durumun her iki davacıyı da derin bir üzüntüye boğmuş olduğunu, bu yaşanan olaylar sebebiyle hissettikleri manevi üzüntüyle davalılardan Selin'in sebep olduğu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunduğunun açık olduğunu, ayrıca müvekkili ...'in itfaiye görevlisi olup, yaşanan kaza nedeniyle vücudunun çeşitli yerlerinde oluşan kesi ekimoz ve yaralanmalar sebebiyle işe gidememiş ve kazanç kaybı da yaşamış olduğunu, müvekkili ...'in de maruz kaldığı kazanın etkilerini ömür boyu üzerinde taşımak zorunda olacak olup, bu durumun müvekkilinin ve ailesinin ruh sağlığını da derinden etkilemiş olduğunu, müvekkili ...'in söz konusu trafik kazası öncesi çalıştığı işinde çalışmaya devam etmekte olup aylık 4.000-TL net maaş aldığını, müvekkilinin maluliyeti nedeniyle tedavi istirahat süresince çalışma gücünün azalmış olması, ekonomik geleceğinin sarsılmış olması, kazanç kaybına uğramış olması sebebiyle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL maddi tazminatın tüm davalılardan davalılardan müteselsilen; ayrıca müvekkilinin yaşamış olduğu duygusal ızrarları bir nebze de olsa giderebilmek gayesiyle 10.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili talebiyle Mahkememize başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili ...'in ise iş arkadaşı olan diğer müvekkili ... gibi itfaiye görevlisi olduğunu ve aylık net kazancının 4.000-TL olduğunu, kazada Selin adlı davalının dönülmez tabelasına rağmen aracının önüne bir anda çıkması nedeniyle gerçekleşen çarpışma neticesinde açılan airbag müvekkilinin sol kolunu tamamen yakmış, kolunun tamamında ve karşıdan bakıldığında görülecek şekilde ön kısımlarda bu yanma nedeniyle kalıcı izler oluşmuş ayrıca vücudunda başka çeşitli kesi, kırık, ekimoz ve yaralanmalar da meydana geldiğini, sigorta şirketince tedavi evrakları üzerinden yaptırılan medikal değerlendirmeye göre %5 malul hale geldiği tespit edilmiş, kaza sonrası tedavi sürecinde işe gidemeyerek kazanç kaybına uğradığı gibi, iş gücü kaybı yaşadığı da açık olduğunu, ayrıca hem kaza sebebiyle yaşadığı travma hem de araçta bulunan yolcu konumundaki arkadaşlarının da yaralanmış hatta bir kısmının yoğun bakımda hayat mücadelesi verecek kadar ağır yaralanmış olması sebebiyle derin üzüntü ve ruhsal çöküntü yaşamış, manevi olarak da büyük zarar görmüş olduğunu, kaza sonrası aldıkları rapora binaen, davalılardan ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı sulh olunmuş olup, bu müvekkil bakımından Mahkememizce ikame edilen işbu davada yalnızca manevi tazminat talepleri bulunduğunu ve bu talebin davalılar ... ve ... Kadir'e yöneltilmekte olduğunu, kazazedelerden müvekkili ...'in yaşamış olduğu duygusal ızrarları bir nebze de olsa giderebilmek gayesiyle 20.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili talebiyle Mahkememize başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı sigorta şirketlerine yazılı olarak başvuruda bulunulduğunu, müvekkili ... hakkında davalı ... Sigorta A.Ş. ile, müvekkili ... hakkında ise davalı ... Sigorta A.Ş.ile maddi tazminat bakımından dava dışı anlaşma sağlanmış olup, müvekkili ... hakkında her iki davalı sigorta şirketinden de olumsuz dönüş alındığını, tüm davalılara karşı maddi ve manevi tazminat talepleri için başlatılan arabuluculuk sürecinin de 09/11/2020 tarihinde anlaşmama ile sonuçlanmış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; öncelikle zararların tazmini ve yargılama sonunda verilecek muhtemel tazminatlara ilişkin kararın uygulanmasının semeresiz kalmaması için davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araca ve davalılar ... ve ... adına kayıtlı tespit edilecek başkaca araçlara, taşınmaz malları üzerine, 3.şahıslardaki hak ve alacakları ile bankalardaki hak, alacak ve mevduat hesapları üzerine 3.şahıslara devir ve temlik ile 3.şahıs alacaklılarının icra haciz ve icra satışlarının önlenmesi bakımından bila bedel ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinin kabulüne karar verilmesini, yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı yasanın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre geçici ve daimi iş göremezlik, malullük, efor ve iş gücü kaybı, iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesi ve kazanç kaybı, bakıcı gideri ve (protez bedelleri, tedavi bakım ve rehabilitasyon giderleri, elektrikli karyola, tekerlekli iskemle, havalı yatak, havalı minder, alt bezi, sonda bedeli, belgeli tedavi giderleri ve benzeri gibi) maddi zararlarının uzman bilirkişi marifetiyle hesaplandığında artırılmak kaydı ile şimdilik; müvekkili ... için şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın müşterek ve müteselsilen davalılardan ... Sigorta A.Ş., ... ve ... kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini ve şimdilik 1.000-TL tedavi giderinin işleyecek olan avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, 50.000-TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, müvekkili ... için şimdilik 100-TL maddi tazminatın tüm davalılardan işleyecek olan avans faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, 10.000-TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, müvekkili ... bakımından ise 20.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 16/10/2019 tarihinde müvekkil ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç kaza yapmış olduğunu, ancak, kazanın davacının gerçekleştiğini iddia ettiği şekilde meydana gelmediğini, kazada davacının kusurlu olduğunun ortada olduğunu, davacının, ... yolu üzerinde Üvezli kavşağından yola çıkmak üzere hareket eden müvekkilinin aracına arka yan kapıdan çarpmış olduğunu, kuralların ihlal edildiği ... CBS'nın ...Soruşturma numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporunda sabit olduğunu, kazanın davacı ...'in, sevk ve idaresindeki ... numaralı aracı kullanırken ... kavşağına yaklaşmasına rağmen hızını kesmemesi sebebiyle müvekkilinin aracına çarpması sonucu gerçekleştiğini, ... CBS tarafından alınan bilirkişi raporunda her ne kadar taraflarına asli kusur, davacıya tali kusur yükletilmiş ise de kazadaki kusurlu tarafın davacı olduğunun açık olduğunu, Mahkememizce olay mahalinde keşif yapılarak kusur hususunda tekrardan ayrıntılı bir bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davacı ... açısından; davacı vekili tarafından davacının kaza sonrası yaralandığı ve tedavi gördüğü maddi manevi olarak bu süreçten zarar gördüğü iddia edilerek şimdilik 1.000-TL maddi ve 50.000-TL manevi tazminat talep edildiğini, bu talebin kabul görmesinin mümkün olmadığını, ... CBS'nin ...Soruşturma numaralı dosyasının içerisinde de bulunan kaza sonrası yapılan adli muayenede görüleceği üzere davacıda kaza sebebiyle herhangi bir kemer izi bulunmadığını, şayet kemer takmış olsaydı kazanın asli kusurlusu ...'in hız sınırının üzerinde kullandığı aracın içinde bulunması sebebi ile hem muayenede kemer izi çıkmış bulunacağını, hem de kazayı daha hafif atlatacağını, ayrıca kazadaki kusurlarını kabul etmemekle beraber müvekkilinin, kendisinden daha ağır derecede yararlandığı için davacı ...'ı kazadan 1 hafta geçmeden evinde ziyaret etmiş, geçmiş olsun dileklerini kendisine ve ailesine iletmiş olduğunu, söz konusu ziyaret sırasında davacının ailesi maddi manevi herhangi bir talepleri olmayacağının müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin bu ziyaretten sonra da yine iyi niyetini göstermek ve davacıya destek olmak adına davacının ... numaralı telefonu vasıtası ile defalarca ulaşmaya çalışmış, samimi bir şekilde yardımcı olmaya çalışmış olduğunu, davacı ... açısından; davacı vekilinin tarafından kaza sonrası davacı ... ve ... arasındaki ilişkinin sonlandığını buna da kazanın sebebiyet verdiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davacı vekilinin bu taleplerini kabul etmenin mümkün olmadığını, nitekim davacı ...'in adli muayene raporlarında görüldüğü üzere basit tıbbi muayene ile giderilebilecek çizikler dışında herhangi bir tedavi ihtiyacı olmadığını, davacı vekilinin davacı ... ile ...'nın ilişkilerinin bu kaza sebebiyle bittiği iddiası ile manevi tazminata gerekçe yaratmak adına soyut, hukuki dayanaktan yoksun iddialar olduğunu, nitekim kazalar, zor anlar, birbirlerini seven insanların birbirlerine destek olması ile kişiler arasındaki bağları kuvvetlendirdiğini, kaldı ki bu hususun Mahkememizce tespitinin yapılmasının mümkün olan bir konu olmadığını, bu sebeple kaza ile doğruluğu bile ispata muhtaç olan sözde ayrılık arasında illiyet bağı kurulmasının imkansız olduğunu, davacının maddi, manevi taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, davacı ... açısından; davacı vekili tarafından kaza sonrası davacı ...'un kolunun yandığı ve arkadaşlarının durumuna üzülmesi sebebi ile maddi manevi tazminat talebinde bulunmuş olduğunu, davacı vekilinin bu taleplerini de kabul etmediklerini, bahse konu zararların tamamının oluşmasında asli kusurlu olan tarafın davacı ... olduğunu, davacının kaza sonrası yapılan adli muayenesinde kendisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralanmış olduğunun açık olduğunu, buna rağmen müvekkilinin iyi niyetini göstermek amacı ile kaza sonrasında davacı ...'in (...) numaralı telefonu vasıtasıyla yardımcı olabilmek konusunda defalarca mesaj atmış olduğunu, ayrıca manevi tazminat talebi açısından yine soyut ve hukuki dayanaktan yoksun bir sebep gösterilerek manevi tazminat gerekçesi yaratılmaya çalışıldığını, kendi kusuruyla arkadaşlarının yaralanmasına sebep olan kişinin bu kaza ile ilgili 10.000-TL manevi tazminat talebinin fahiş olduğunun ortada olduğunu, toplu olarak manevi tazminat talepleri açısından; Yargıtay yerleşik içtihatlarında açıkça manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğinin belirtildiğini, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediğini, bu durumda manevi tazminat takdir edilirken zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; müvekkili yönünden davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, her durumda davacı tarafın öncelikle HMK md.119 gereği talep sonucunu açık bir şekilde yapması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ... için maddi tazminat olarak toplam 1.000-TL talep ettiğin ancak talebinin alacak kalemleri olarak ayrı ayrı açıklamamış olduğunu, bu nedenle davacı taleplerin HMK Md.119 gereği açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, davacı ...'in KTK 97. maddesi gereği özel dava şartı yerine getirilmeden dava ikame edildiğinden huzurdaki davanın HMK 115. Maddesi gereği usulden reddi gerektiğini, her halükarda davacının talebine konu “maluliyet tazminatına” ilişkin tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, her halükarda davacıların geçici iş görmezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi gideri taleplerinin teminat dışında olduğunu, somut olayda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün atfı kabil herhangi bir kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, bilindiği üzere KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışının bu tür sigorta ile teminat altına alınmakta olduğunu, maddi giderler için geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, müterafik kusura ilişkin itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulmasının kabul edilebilir nitelikte olmadığını, uyuşmazlığa konu kaza sonrası araçta bulunan yolcuların koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespit edilemediğinin belirtilmiş olduğunu, ancak davacı tarafın dava dilekçesinde ifade ettiği üzere, davacı ...’ın yüzünde ve dişlerinde kırıklar olduğu tespit edilmiş olup; davacının beyan ettiği gibi kafa bölgesinden ciddi anlamda yaralanmış olduğunu, bu çerçevede kazanın meydana geldiği esnada davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı sübuta erdiğinden her durumda olası tazminat tutarından makul oranda indirim uygulanması gerektiğini, somut olayda hatır taşımacılığının bulunmadığı izah edilerek tazminat tutarında indirim uygulanmamasının hatalı olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı faiz taleplerinin reddi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; yetkisiz açılan işbu davanın usulden reddini, davacının HMK 119. maddesi gereği talep sonucunu açıklamasını, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan dava yoluna başvurmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, her halükarda maluliyet oranı bakımından uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu’na tevdiini, her halükarda maluliyet tazminatına ilişkin tazminat hesabının ZMM sigortası Genel Şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, her halükarda davacının teminat dışı taleplerinin reddini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde atfı kabil herhangi bir kusurunun bulunmaması sebebiyle haksız davanın reddini, her durumda kusura ilişkin uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmasını, her durumda olası tazminat tutarından müterafik kusur ile hatır taşıması indirimi uygulanmasını, fazlaya ilişkin taleplerin reddini, her durumda müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava açılmadan hatta davaya konu kaza meydana gelmeden önce 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinin değiştirilmiş, trafik kazasından doğan tazminat talepleri için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı olarak başvuru bir dava şartı haline getirilmiş olduğunu, davacı yanca müvekkili şirkete yapılan başvuruya istinaden şirket nezdinde .../... numaralı hasar dosyaları açılmışsa da ibrazı zorunlu evrakların eksik olması nedeniyle yeterli değerlendirme yapılamamış olduğunu, gerekli belgelerin davacı tarafından müvekkili şirketi ibraz edilmemiş, bu sebeple de ödeme yapılamamış olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirkete yapılan başvurunun KTK madde 97 kapsamında geçerli bir başvuru sayılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerekmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 10/05/2019-2020 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, Zorunlu Trafik Sigortası'nın sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, sigortacının ise KTK ve Genel Şartlar Mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralamasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işleten düşen hukuki sorumluluğunun, zorunlu sigorta limitine kadar temin edeceğini, davacı vekilinin müvekkillerinin daimi sakatlığının bulunduğu iddiası ile müvekkili şirketten sakatlık tazminatı talep etmekte olduğunu, müvekkili şirket nezdindeki trafik sigorta poliçesinin 09/06/2016 tarihinde tanzim edilmiş olduğundan bu poliçenin 01/06/2015 tarihli trafik sigorta poliçesi genel şartlarına tabi olduğunu, bu durumda kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 01/06/2015 tarihli trafik sigorta poliçesi genel şartları ve ilgili mevzuat gereği, maluliyet tazminatına ilişkin hesaplama, güncel TRH-2010 (kadın-erkek hayat) tabloları esas alınarak yapılması gerektiğini, Mahkememizce bilirkişi incelemesine başvurulması halinde, hazırlanacak raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacının talep ettiği geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluğun ...'na ait olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale gelmiş olduğunu, bu sebeple Mahkememizce faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; aleyhlerine açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
... Cumhuriyet Savcılığı ...nolu soruşturma dosyası, SGK kayıtları, trafik kayıtları, hastane kayıtları, kaza raporları, sağlık raporları, sigorta kayıtları, sigorta poliçeleri, hasar dosyaları ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 54.maddesinde düzenlenen bedensel zararların tahsili davası ile TBK'nın 56. maddesinden kaynaklanan manevi tazminatının tahsili davasıdır.
Davacılar, davacı ...’in sevk ve idaresindeki, diğer davacıların yolcu olarak bulunduğu, dava dışı ... adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı ... adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 16/10/2019 tarihinde çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandıklarını ve bedensel zarara uğradıklarını, her iki aracın aracın işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun, davalı sigorta şirketleri tarafından da ZMMS (Trafik Sigorta Poliçesi) ile sigorta güvencesine alınmış olması nedeniyle bedensel zarar miktarının tespiti ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.
Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, işleten ile sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalılarda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
Buna göre bedensel zararlara ilişkin tazminat TBK 55. Maddesindeki; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.
İhtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı, davacıların tazminata esas maluliyet oranı ve iyileşme süresi ve yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan, 18/11/2021 tarihli kusur raporunda; "...
A)Sürücü ...'nin, %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu,
B)Sürücü ...'in, %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu, olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan, 15/11/2021 tarihli maluliyet raporunda; "...
... kızı 1991 doğumlu, ...’in 16/10/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan, 24/06/2022 tarihli maluliyet raporunda; "...
... kızı, 1991 doğumlu ...’ın 16/10/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan, 24/06/2022 tarihli maluliyet raporunda; "...
... ve ... oğlu, 06/07/1997 doğumlu ...’in 16/10/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan, 24/06/2022 tarihli maluliyet raporunda; "...
Ali Hikmet ve Şükriye oğlu, 04/03/1993 doğumlu ...’in 16/10/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla;;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1(bir) aya kadar uzayabileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra, hesap bilirkişisinden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi Hesap Uzmanı Op. Dr. ... tarafından hazırlanan 04/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "...
16.10.2019 tarihinde trafik kazasında yaralanan ... ve ...’ın;
1-...’ın tedavi gideri yönünden;
Kazada yüz ve diş yaralanması olduğundan belgeli ve yapması olası tedavi giderlerinin ortopedi ve travmatoloji uzmanı olmamdan dolayı tarafımdan değerlendirilemeyeceği, plastik cerrahi ve diş hekimi tarafından değerlendirilmesinin uygun olduğu,
1-İş göremezlik tazminat tazminatları yönünden;
a)Sürekli iş göremezlik tazminatı talep edemeyecekleri,
b)...’in 2.601,45 TL, ...’ın 4.245,81 TL olmak üzere davacıların toplam 6.847,26 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebilecekleri,
c)Davalıların davacıların geçici iş göremezlik tazminatlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları,
d)Davacıların geçici iş göremezlik tazminatları sigorta şirketlerinin tedavi gideri teminatları dahilinde olduğu,
e)Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;
Tarafların kusur oranlarına göre sorumlulukları değerlendirilirse;
1)... Sigorta A.Ş. sigortalısı araç işleteni ve sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olarak değerlendirildiğinden;
-...’in 2.601,45 TL tazminatının %20’si olan 520,29 TL kısmından sorumlu olduğu,
-...’ın 4.245,81 TL tazminatının %20’si olan 849,16 TL kısmından sorumlu olduğu,
-Davacıların toplam 6.847,26 TL tazminatlarının %20’si olan 1.369,45 TL kısmından sorumlu olduğu,
2) ... Sigorta A.Ş. sigortalısı araç işleteni ve sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olarak değerlendirildiğinden müştereken ve müteselsilen;
-...’in 2.601,45 TL tazminatının %80’si olan 2.081,16 TL kısmından sorumlu oldukları,
-...’ın 4.245,81 TL tazminatının %80’si olan 3.396,64 TL kısmından sorumlu oldukları,
-Davacıların toplam 6.847,26 TL tazminatlarının %80’si olan 5.478,24 TL kısmından sorumlu oldukları,
2)Temerrüt tarihinin;
a) ... Sigorta A.Ş. için 19.11.2019 olduğu,
b) ... Sigorta şirketi için 14.11.2019 olduğu,
c) Araç işleteni ve sürücüsü için 16.10.2019 kaza tarihi olduğu,
3) Uygulanacak faizin yasal faiz olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Tarafların itirazları tüm dosya kapsamı ile yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler Aktüerya Uzmanı ... ve Diş Hekimi ... tarafından hazırlanan 30/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...
a) ... ve ... ‘ın Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranının olmadığı görüldüğünden kazazedeler yönünden sadece Geçici İş Göremezlik hesabı yapıldığı, Geçici İş Göremezlik Hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, gerek yapılan ödeme tarihine göre, gerekse rapor/hesap tarihine göre yapılacak hesaplamalarda hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı,
b) Davacı ... hakkında düzenlenen tedavi planlamasının tutarlı ve kazayla illiyet bağının olduğu,
Diğer tedavilerin SGK kapsamında olduğu durumda, ... Ortodonti Ağız ve Diş Sağlığı Kliniğinde gördüğü tedavi ile ilgili epikriz ve fatura sunması halinde karşılanmasının değerlendirildiği,
c) Davalılar tarafından davacılar ... ve ... ‘ye Geçici İş Göremezlik Zararı yönünden ödeme yapılmadığı tespit edilememiş olup, davacıların Geçici İş Göremezlik Zararlarından yapılan ödeme kaynaklı herhangi bir tenzil yapılmadığı,
d) Dava dışı SGK tarafından davacı ... ‘e 478,63 TL Geçici İş Göremezlik ödemesi yapıldığı, yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin müşterek ve müteselsil sorumluluk dâhilinde davalıların toplam kusuru (%100) oranına denk gelen rücuya tabi kısmının hesaplanan geçici iş göremezlik zararından tenzil edildiği,
e) Dava dışı SGK tarafından davacı ... ‘a toplamda 2.218,62 TL Geçici İş Göremezlik ödemesi yapıldığı, yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin müşterek ve müteselsil sorumluluk dâhilinde davalıların toplam kusuru (%100) oranına denk gelen rücuya tabi kısmının hesaplanan geçici iş göremezlik zararından tenzil edildiği,
f) Davacı ... ‘in hesaplanan;
Hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 3.080,07 TL olduğu, dava dışı SGK tarafından yapılan ödemenin müşterek ve müteselsil sorumluluk dâhilinde davalıların toplam kusuru (%100) oranına denk gelen rücuya tabi kısmının tenzili sonrası bakiye Geçici İş Göremezlik zararının 2.601,44 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı ZMMS Şahıs Başına Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 390.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığı,
g) Davacı ... ‘ın hesaplanan;
Hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 6.292,10 TL olduğu, dava dışı SGK tarafından yapılan ödemenin müşterek ve müteselsil sorumluluk dâhilinde davalıların toplam kusuru (%100) oranına denk gelen rücuya tabi kısmının tenzili sonrası bakiye Geçici İş Göremezlik zararının 4.073,48 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı ZMMS Şahıs Başına Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 390.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 2/12/2023 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...
a) İş bu raporun 1. ve 2. Sayfalarında açıklandığı üzere kök raporda Geçici İş Göremezlik Zararları yönünden yapılan hesaplamaların geçerliliğini koruduğu,
b) Tedavi giderleri yönünden kök rapordaki diğer değerlendirmeler geçerliliğini korumakla birlikte; itirazların değerlendirilip, kök rapor sonrası dosyaya kazandırılan belgeler doğrultusunda açıklamaların iş bu raporun 3. Sayfasında Sayın Mahkeme ‘nin takdirine sunulduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır.
Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K.sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır.
Davacılar olay nedeniyle, davalılar ... ve ...’den manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Manevi tazminat çekilen elem ve üzüntü karşılığı olup tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak bozulmuş ruhsal ve bedensel huzurun düzeltilmesi için M.K.nun 4. maddesinde yer alan hak ve nesafet kurallarına uygun olarak ve bu arada sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde takdir ve tayin edilmesi gerekir.
Bu ilkeler çerçevesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çevre koşulları davacıların olaydan etkilenme durumu, paranın satın alma gücü, davalıların ödeme gücü ile hak ve nesafet kuralları ve göre olay nedeniyle davacı ... ’ın çektiği elem ve üzüntüye karşılık, iş bu davacı için takdiren 10.000-TL. manevi tazminatı, davalılar (araç maliki) ... ve (sürücü) ...’den, TBK m.56/2 kapsamında talep etme hakkına sahip olduğu takdir olunmuş, diğer davacıların, maluliyeti, kazanın, iş bu davacılarda yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alındığında TBK m. 56/2 maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı bu nedenle manevi tazminat takdirine yer olmadığı anlaşıldığından, manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih, 6111 sayılı Yasa'nın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı”; Yasa'nın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ... tarafından karşılanacağı….” şeklinde düzenleme getirilmiş olup, ancak, ..., tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri yönünden ise işleten, sürücü ve sigortacının sorumluluğu devam etmektedir.
Davacılar vekili, 23/03/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, davacı ...’ın tedavi giderini 40.480-TL., geçici iş göremezlik tazminatının 4.073,48-TL., davacı ...’in geçici iş göremezlik tazminatı 2.601,44-TL. olarak, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ile eksik harcı ikmal etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, sigorta poliçeleri, düzenlenen kusur ve maluliyet bilirkişi raporları denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğünden, davalı ... Sigorta şirketinin sigorta poliçesi teminat limiti ölüm/sakatlık için kişi başı teminat limitinin 390.000-TL., tedavi giderinin 390.000-TL.; davalı ... Sigorta şirketinin sigorta poliçesi teminat limiti ölüm/sakatlık için kişi başı teminat limitinin 360.000-TL.; olduğu, kazaya karışan davalı ...’nin maliki olduğu aracın sürücüsü davalı ...’nin meydana gelen kazada %80 oranında, davacı (sürücü) ...’in %20 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketlerinin, meydana gelen zarardan, sürücünün kusuru oranında teminat limiti kapsamında sorumluluğu bulunduğu;
Davacıların manevi tazminat talebine ilişkin davasının; manevi tazminat talebine sebep, haksız fiilin taksirle işlenmiş bir suç, bir fiil olması vaki kazada davalı sürücünün kusurlu olması, davacı ...’ın maluliyeti, iyileşme süresi ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, mesleği, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kazanın, iş bu davacıda yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alındığında, davacı ... için takdiren 10.000-TL. manevi tazminatı, davalı ... ile davalı ...’den talep etme hakkına sahip olduğu ve 16/10/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalılardan alınarak, iş bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine; diğer davacıların manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alındığında manevi tazminat takdirine yer olmadığından manevi tazminat taleplerinin reddine;
Davacıların maddi tazminat talebine ilişkin davasının, davacı ...’in meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan yaralanmasının, kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri kapsamında, maluliyete neden olacak şekilde araz bırakmamış olması, bilirkişi tarafından geçici iş göremezlik dönemine ilişkin ödeme yapılmış olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle, iş bu davacının talep edebileceği maddi tazminatı bulunmadığı anlaşıldığından bu davacı yönünden maddi tazminat davasının reddine;
Dava tarihi olan 12/01/2021 tarihi itibariyle belgeli tedavi giderlerinden SGK’nın sorumlu bulunduğu göz önünde tutularak, ( Yargıtay 17. HD. 19/03/2019 T., 2016/6026 E. - 2019/3213 K., Yargıtay 17. HD., 04/10/2018 T., 2015/15835 E.-2018/8627 K., İstanbul BAM 8.HD., 25/06/2020 T., 2018/1571 E.-2020/656 K.) davacı ...’ın zorunlu diş tedavisi için gerekli faturalı giderlerden 950-TL.’sının husumet nedeniyle, bedel artırımına konu fazlaya ilişkin tedavi giderlerinin de dava tarihinden sonra gerçekleştiği, dava dilekçesinde harç yatırılarak dava konusu edilmeyen diş tedavisi giderini talep edemeyeceği, (İstanbul BAM 9.HD, 06/10/2021 T.,2021/880 E.- 2021/1601 K.) kaldı ki bu giderler belgeli tedavi gideri olduğundan yine SGK'nın sorumluluğunda olduğu anlaşıldığından bu kısım tedavi gideri yönünden de davanın reddine, davacı ...’ın, meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan yaralanmasının, kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri kapsamında, maluliyete neden olacak şekilde araz bırakmamış olması nedeniyle sürekli iş göremezlik talebinin reddine, iş bu davacının, kaza tarihinden itibaren tespit edilen, üç aylık iyileşme süresine istinaden aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan geçici iş göremezlik zararı tazminatının, nitelik ve miktar olarak davalı ... Sigorta’nın teminat limiti kapsamında kaldığı ve iş bu zararı davalılardan talep edebileceği kanaati oluştuğundan, davacı ...’ın, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...’ye açtığı geçici iş göremezlik tazminat davasının kabulü ile, 4.073,48-TL.’nın, davalı ... Sigorta A.Ş.’nden 15/11/2019 temerrüt tarihinden (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sigorta limiti ile sorumlu olmak kaydıyla), davalılar ... ve ...’den 16/10/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalılardan alınarak davacı ...’a verilmesine, karar vermek gerekmiş, ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ...’in davalılara açtığı maddi tazminat davasının reddine,
2-Davacı ...’ın, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...’ye açtığı tedavi gideri davasının 950-TL. kısmı yönünden husumet nedeniyle,fazlaya ilişkin tedavi giderinin esastan reddine,
3-Davacı ...’ın, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...’ye açtığı geçici iş göremezlik tazminat davasının kabulü ile, 4.073,48-TL.’nın, davalı ... Sigorta A.Ş.’nden 15/11/2019 temerrüt tarihinden (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sigorta limiti ile sorumlu olmak kaydıyla), davalılar ... ve ...’den 16/10/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalılardan alınarak davacı ...’a verilmesine,
4-Davacı ...’ın, davalılar ... ve ...’ye açtıkları manevi tazminat davasının reddine,
5-Davacı ...’in, davalılar ... ve ...’ye açtıkları manevi tazminat davasının reddine,
6-Davacı ...’ın, davalılar ... ve ...’ye açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000-TL. manevi tazminatın, 16/10/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalılardan alınarak davacı ...’a verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 961,35-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 280,42-TL. harç + 154-TL. ıslah harcının toplamı olan 434,42-TL.'ndan mahsubu ile bakiye 526,93-TL. harcın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den alınarak (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) hazineye gelir kaydına,
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.073,48-TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...’den (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak davacı ...'a verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.601,44-TL. vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine,
10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.073,48-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'ye verilmesine,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000-TL. vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
12-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalılar ... ve ...'ye verilmesine,
13-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000-TL. vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'ye verilmesine,
14-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılar ... ve ...'ye verilmesine,
15-Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 59,30-TL. başvurma harcı + 280,42-TL. peşin + 154-TL. ıslah harcın toplamı olan 493,72-TL.'nin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den alınarak (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak davacılara verilmesine,
16-Davacılar tarafından yapılan 4.250-TL. bilirkişi ücreti + 879-TL. tebligat-müzekkere masrafları + 5.160,30-TL. ATK fatura ücreti olmak üzere (davalı ... Sigorta A.Ş. için yapılan 123-TL.yargılama giderinin mahsubundan sonra kalan) toplam 10.289,30-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 1.137,99-TL'nin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...’den alınarak (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) davacılara verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,
17-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400-TL. arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 154,84-TL.'nin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...’den, (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde), 1.245,16.-TL.'nın davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
18-Davacılar tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair, davacılar vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2024

Katip ....
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır