WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/198 Esas
KARAR NO :2024/34

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/03/2021
KARAR TARİHİ:23/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ("Kurum") tanzim ettiği "Dağıtıcı lisansı" kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet göstermekte olup, bu faaliyeti çerçevesinde bizzat belirlediği noktalarda, kendi marka ve logosu altında, ... standartlarında kurulacak / kurulu akaryakıt istasyonlarında akaryakıt, LPG ve madeni yağ satış faaliyetini gerçekleştirmekte olduğunu, taraflar arasında "... Mah. ... Cad. No:84/A ... ... / ..." adresinde faaliyette bulunan akaryakıt istasyonunda "..." markası altında bayilik yürütülebilmesi için 09/09/2015 tarihinde 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Bayilik Protokolü akdedilmiş ve müvekkili ile davalı bayi arasında bayilik dikey ilişkisi kurulmuş olduğunu, bayilik ilişkisinin taraflarınca bayilik sözleşmesinin olağan bitiş süresinden (09/09/2020) önce davalının otomasyonla ilgili sorunları sebebiyle sözleşme yükümlülüklerine uymaması ve davalının faaliyetlerine devam edemeyecek hale gelerek anlaşmaların olağan şartlarını yerine getirmemesi sebebiyle tek taraflı olarak, ... Noterliği'nden gönderilen ... yevmiye numaralı, 13/06/2020 tarihli ihtarnamesi ile müvekkili tarafından feshedilmiş olduğunu, bayilik ilişkisinin müvekkili tarafından haklı ve tek taraflı feshinin, haklı ve sözleşmeye uyulmaması sebebiyle yapılmış olduğunu, erken fesihten doğan alacak kalemleri ve cezai şartlarının bulunduğunu, sayılan sebeplerle işbu davanın açılarak, davalının müvekkiline ödemesi gereken cezai şart, satış taahhüt bedeli ve kar mahrumiyeti ile ilgili hak ve alacaklarının talep edilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; sözleşmeden ve yasalardan kaynaklanan her türlü zarar ziyanın tazmini hakları ile her bir alacak kalemiyle ilgili fazlaya ilişkin tüm talep ve hataya ilişkin düzeltme hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; 07/02/2016 tarihli Bayilik Protokolü’nün 4. maddesinde öngörülen blok cezai şart tutarı olan 50.000-USD karşılığı 188.880-TL'nin sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, 09/09/2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nin 46. ve Bayilik Protokolü'nün 4. ile 5.3. maddeleri uyarınca, sözleşmenin feshedildiği tarihten, (sözleşmenin 43.maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre bitimi olan) 09/09/2020 tarihine kadar olan dönem bakımından oluşan kar mahrumiyeti alacağının -ileride artırılmak üzere şimdilik- 5.545+KDV'sinin fesih tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, satış taahhüdü ihlalinden kaynaklı cezai şart alacağının -ileride artırılmak üzere- şimdilik 1.000-USD karşılığı 3.777,60-TL'sinin fesih tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın açmış olduğu davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafın sözleşmeleri haklı feshettikleri yönündeki iddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve davacı tarafın sırf Haksız ve Hukuka Aykırı Bir Şekilde cezai şart alabilmek için sözleşmenin bitmesine sadece 3 ay kalmışken sözleşmeyi kötü niyetli bir şekilde feshetmiş olduğunu, davacı tarafın, taraflar arasında akdedilen 5 yıllık sözleşmenin bitmesine 4 aydan az bir süre kalmışken, hiçbir bilgi ve belge talebinde bulunmadan, müvekkiline hiçbir şey sormadan, tespit ettiği bir aykırılık olduğunu beyan etmeden ve müvekkilini aykırılığı gidermesi konusunda ihtar etmeden, bildikleri kadarıyla EPDK'ya da hiçbir aykırılık beyanında bulunmadan tek taraflı olarak bayilik sözleşmelerini feshetmiş olduğunu, hatta davacı tarafın son ana kadar müvekkil şirkete mal ikmal etmeye devam etmiş olduğunu, müvekkili şirket sözleşmesinin feshedildiğini, mal almaya gittiğinde rafineriden mal alamayınca öğrenmiş olduğunu, ortada gerçekten otomasyon sistemine dayalı bir sıkıntı olsa idi, davacı tarafın öncelikle müvekkili şirketten bu konuda bilgi ve belge talep etmesi gerekeceğini, otomasyona ilişkin aykırılıkları gidermesi konusunda ihtar göndermesi gerektiğini, hatta derhal mal ikmalini durdurması gerektiğini, ancak davacı tarafın bunların hiçbirini yapmadığını, bunun altında yatan sebebin sözleşmenin bitmesine 4 aydan az bir süre kalmışken, sözleşmeyi feshetmek ve cezai şart talep ederek sebepsiz bir şekilde zenginleşmek olduğunu, davacı tarafın alım taahhüdüne dayalı cezai şart talebinin ve kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının davasının dava şartı yokluğundan ve/veya esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 09/09/2015 tarihli Bayilik Sözleşmesi, Bayilik Protokolü, Satış Taahhütnamesi, İhtarname, bildirim ihbarnameleri, EPDK kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, vergi dairesi beyannameleri ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yapılan inceleme sonucu bilirkişi raporu alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, sözleşme kapsamında, davacının, davalıdan, cezai şart ve kâr mahrumiyeti alacağı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup, alacak miktarının tespiti için dava dayanağı belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür.
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından keşif ve inceleme sonucu alınan, bilirkişiler Akaryakıt Uzmanı ..., İnşaat Mühendisi ..., Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan, 29/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda;
"...Dava konusu ... İli ... İlçesi...Mahallesi ... Caddesi No: 84/A adresinde bulunan akaryakıt istasyonu ile ilgili Sayın Mahkeme’nin talepleri doğrultusunda yapmış olduğumuz inceleme, araştırma ve değerlendirme neticesinde;
-Dava konusu akaryakıt istasyonuna çok yakın mesafede davacının herhangi bir bayisinin olmadığı tespit edilmiştir.
-Dava dosyası içerisinde ve akaryakıt istasyonunda yapılan incelemede otomasyon cihazları üzerinde dışarıdan gözle görülecek şekilde bir müdahale aracının görülmediği, Enerji Piyasası Düzenleme ve denetleme Kurumunca dosya içerisine gönderilen belge de de bu hususta kuruma yapılmış bir ihbar olmadığı belirtilmiştir.
-Davalı kayıtlarına göre sözleşmede taahhüt edilen miktarlarda akaryakıt alındığı ancak sözleşme gereği pompa satışlarının yeterli olamayabileceği, toptan satış için alınan yakıt miktarının davalı kayıtlarında ayrılamadığı, Ancak alışlara bakıldığında sözleşme sonuna kadar beklenseydi taahhüt miktarını doldurabileceği anlaşılmaktadır.
-Sözleşmenin tek taraflı feshi haklı bulunduğu takdirde nedeniyle 50.000,00 USD cezai şartın davalı şirketi zor duruma düşüreceği, Davalı Şirketin öz kaynaklarının 640.261,00-TL. olduğu ve yeterli olamayacağı anlaşılmıştır.
-Davalı Şirket 2018 yılı yevmiye defteri usulüne uygun tutulmakla birlikte kapanış onayı yaptırılmamış..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Talimat bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte mahkememiz dosyasından bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler Mali Müşavir bilirkişi ..., Sektör Uzmanı ... ve Sözleşme Uzmanı Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 03/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda;
"...Davacının, taraflar arasındaki sözleşmeyi, yukarıda açıklanan gerekçeyle feshetmesinin ve dava konusu Cezai Şartların ve Kar Mahrumiyeti Tazminatının ödenmesini talep etmesinin TMK.md.2 uyarınca “Hakkın Kötüye Kullanılması” teşkil ettiği, bu sebeple de davacının bu davadaki taleplerinin yerinde olmadığı, dolayısıyla da bu taleplerde bulanamayacağı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 01/12/2023 tarihli Bilirkişi ek raporunda;
"...Kök raporumuzda yapılmış olan Tespit, Hesaplama ve Değerlendirmelerde bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Davacı ile davalı arasında 09/09/2015 tarihli ve 5 yıllık süreli Bayilik Sözleşmesi akdedilmiş olup, sözleşmenin 43. Maddesi ile belirlenen, 5 yıl süreli (yani 09/09/2020 tarihine kadar süreli), ilgili bölgede, davacı (bayilik veren) (Akaryakıt Dağıtıcısı Şirketin) ile davalı (bayi) arasında, Akaryakıt Bayilik ilişkisi kurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı (bayilik veren) tarafından 13/05/2020 tarihinde davalıya (bayi) keşide edilen ve 21/05/2020 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile sözleşmenin 45. Maddesi gereğince, tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiği, davacı yanca fesih gerekçesi olarak, Bayilik Sözleşmesinin akdedildiği 09/09/2015 tarihinden, ihtarnamenin keşide edildiği 13/05/2020 tarihine kadarki süreçte davalının (bayi) otomasyona dair, mevzuattan kaynaklanan ilgili yasal ve sözleşmesel yükümlülüklerini ve taahhütlerini ihlal ettiği ve davalının (bayinin) defalarca uyarılmasına rağmen bu yükümlülük ihlallerine son vermediğinin gösterildiği anlaşılmıştır.
Enerji Piyasası düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı tarafından mahkememiz müzekkeresine verilen 20/10/2021 tarihli cevap ile, 07/03/2017 tarihinde Manisa İl Jandarma Komutanlığı tarafından, davalının (bayi) kurulu otomasyon sistemine hukuka aykırı müdahale yaptığının tespit edildiği, bu nedenle, mahkememiz davalısının (bayi), kurulu otomasyon sistemine müdahale etmesi fiili nedeniyle, mahkememiz davacısının (bayilik veren), bayisinin otomasyon sistemine müdahalesine ilişkin aykırılıkları kuruma bildirmemesi fiili nedeniyle soruşturma açıldığı, soruşturmaya istinaden, 15/01/2020 tarih ve 54 sayılı Soruşturma Raporu hazırlanarak, davalı (bayi) hakkında, 14/05/2020 tarih-9354-21 sayılı kurul kararı ile 87.814-TL. idari para cezasının uygulanmasına karar verildiği; davacı (bayilik veren) hakkında, 14/05/2020 tarih, ...-... nolu kurul kararı ile 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “Dağıtım “ başlıklı 7.maddesinin altıncı fıkrası , “Dağıtıcı lisansı sahipleri, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlüdür. … Söz konusu sistemi kurmadığı ya da Kurumca belirlenen usul ve esaslara uygun denetimi sağlayamadığı tespit edilen dağıtıcılara ve yetkilendirilen tüzel kişilere 19 uncu maddede öngörülen miktarda idari para cezası uygulanır. Dağıtıcı lisansı sahipleri, bayi denetim sisteminin kurulmadığı veya kurulan sistemin Kurumca yapılan düzenlemelere uygun bulunmadığı tespit edilen bayilere akaryakıt ikmali yapamaz.” hükmü gereği ve 1240 sayılı kurul kararının 4.maddesinin birinci fıkrasının (a) (b) (c) bentleri ve 6. Maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü gereği, 1.066.327 TL tutarında İdari Para Cezasının verildiğinin bildirildiği ve soruşturma dosyasının gönderildiği görülmüştür.
Hakkın kötüye kullanılması; hukuken var olan bir hakkın sınırlarını aşarak ya da o hakkı gerekçe göstererek hukuka aykırı eylemler yapma durumu olarak veya bir hakkın, yasaların tanıdığı yetkilerin sınırları içinde olmakla birlikle, amacından saptırarak kullanılması olarak açıklanmaktadır. TMKnun 2. maddesinde herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağı emredici bir şekilde düzenlenmiştir. (Yargıtay 11. HD. 10.06.2021 tarih 2020/... E. 2021/... K.)
Bunun dışında fesih hakkının kötüye kullanılıp kullanılmadığının tespitinde fesih hakkını kullanan tarafın çelişkiye düşüp düşmediği (çelişkili davranış yasağı), karşı tarafa zarar verme amacıyla hareket edip etmediği (karşı tarafa zarar verme kastı), fesih hakkının amacına aykırı olarak kullanılıp kullanılmadığı (hakkın amacından saptırılması) hususlarının da değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan kök ve ek bilirkişi raporları denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görülmüş olduğundan, mahkememizde de, EPDK tarafından hazırlanan soruşturma raporu ile, davacının (bayilik verenin), davalının (bayi), otomasyon sistemine müdahalesine ilişkin aykırılıkları bilmesine rağmen iş bu aykırılıkları kuruma bildirmediğinin tespit edildiği, davacının, davalının (bayi) otomasyon ile ilgili yasal ve sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiğini bildiği, davalıyı (bayi) söz konusu yükümlülük ihlallerini gidermesi hususunda uyarmadığı/bilgilendirmediği, bu ihlali ilgili İdari Kuruma bildirmediği, davacının (bayilik veren), taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin sona ermesine 4 aydan daha kısa bir zaman varken, davalının (bayi) otomasyon ile ilgili yasal ve sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle aralarındaki sözleşmeyi feshetmesinin ve dava konusu Cezai Şartların ve Kar Mahrumiyeti Tazminatının ödenmesini talep etmesinin, TMK.md.2 uyarınca “hakkın kötüye kullanılması” teşkil ettiği, dava dilekçesinde diğer fesih sebebi olarak ileri sürülen hususlara ilişkin de delil sunulmadığı, anlaşıldığından, davacının taleplerinin yerinde olmadığı, cezai şart ve kar mahrumiyeti talebinde bulunamayacağı kanaati oluştuğundan, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 3.384,81-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 2.957,21-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 31.712,42-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır