WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/518 Esas
KARAR NO :2024/244

DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/10/2020
KARAR TARİHİ:26/03/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı ... Yapı Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ile olan alacak-borçlu ilişkileri nedeniyle .... İcra Müdürlüğü nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinde dava dışı ... isimli firmanın adresi ... Yolu Cad. ... Sitesi D Blok Apt. No:5 D:2 .../İSTANBUL olarak gösterilmiş ve tebligatta bu adrese yapıldığını, dava dışı ... isimli firmanın eski adresi ... Mah. ... Sk. No:5 .../İSTANBUL olmasından bahisle bu adrese hacze gelindiğini, ancak söz konusu adresin boş oludğunu, haciz tarihinde ... Mah. ... Sk. No: 7/A .../İSTANBUL adresinde bulunan müvekkili iş yeri adresine gelindiğini ve istihkaklı olarak haciz tatbik edildiğini, müvekkili şirket dava dışı Serabagnonun eski çalışanları ... ve ... tarafından kurulduğunu, şirketin kurucuları uzun yıllardır çalıştıkları ve uzmanı oldukları banyo ürünlerinin satışı konusunda dava dışı asıl borçludan bağımsız bir şirket kurduklarını, bu durumda hayatın olağan akışına uygun olduğunu, buna yasal bir engel de bulunmadığını, yine banyo ürünlerinin satışı hususunda Mecidiyeköy uygun bir Pazar alanı olduğunu, müvekkili şirket yetkisi dava dışı borçlu ... arasında evvelde işçi-işveren ilişkisi olmasından mütevellit ne yazık ki .... İcra Mahkemesinin 28.01.2019 tarih ve ... sayılı kararı ile usul ve yasaya aykırı bir şekilde takibin devamına karar verildiğini, bunun üzerine müvekkili algı banyo ise 31.01.2019 tarihinde icra dosyasında alacaklı ... Factoring A.Ş. vekili Av. ... hesabına dosya borcu olan 40.876,00-TL bedeli "... İcra Müd ... Haciz Tehditi" açıklaması ile ödediğini ve 07.02.2019 tarihinde de ... Aleyhine istihkak davası açtığını, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; 28.01.2019 tarihinde infaz edilmiş geçerli bir haczin mevcut olduğunu, haciz sonrasında mahcuzların muhafaza altına alınmadığını, davacı şirket yetkilisine yediemin olarak bırakıldığını, 01.02.2019 tarihinde davalı alacaklı tarafından icra dosyasına verilen dilekçe ile dosyanın haricen tahsil edildiğinin bildirildiği ve tüm hacizlerin fek edildiği, bu tarihten itibaren geçerli bir haczin kalmadığını belirterek, davanın hukuki yarar yönünden reddine karar verilmiş olduğunu, müvekkile şirket ise .... Noterliğinin 04.01.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ana sözleşmesi ile 11.01.2018 tarihinde tescil edildiğini, ... adresinde faaliyet göstermeye başladığını, bu husus 17.01.2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 513. sayfasında ilan edildiğini, sonrasında ise müvekkili şirketin merkezi huzurdaki davaya konu haksız haciz işleminin gerçekleştirildiği ... Mah. ... Sk. No:7/A .../İSTANBUL adresine taşındığını, bu adres değişikliği de 21.03.2018 tarihli ticaret Sicil gazetesinin 513. sayfasında ilan edildiğini, tüm bu hususlar incelendiğinde, müvekkili şirket ile dava dışı borçlu arasında hiçbir ilgi bulunmadığı ve müvekkili şirketin haciz baskısı altında kendisine ait olmayan ve kendisinden bağımsız bir borcu ödemek zorunda kaldığı anlaşılacağını, müvekkili şirket sektörün önde gelen firmalarından ... ve ... isimli firmalar ile de ticari ilişki içerisinde olduğunu, ... ile 2018 yılında 4.930.138,28-TLlik 2019 yılında 2.655.725,44-TLlik ticaret yaptığını, yine ... ile 2018 yılında 9.855.560,67-TLlik, 2019 yılında ise 11.029.858,74-TLlik ticaret yaptığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini, işbu nedenle ... Bürosunun ... esas sayılı dosyasıyla arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ancak anlaşma sağlandığını, bu nedenle de müvekkil şirket tarafından haciz tehdidiyle ödenen 40.876,00-TLnin, ödeme tarihinden başlayarak ticari işlemlerde uygulanan avans reeskont faizi ile davalıdan alınarak huzurdaki davayı açma zaruretimiz hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete husumete yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davacının ödediği tutarı, yerine ödeme yaptığı borçludan talep etmesi gerektiğini, davanın, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, İcra dosyası incelendiğinde, istihkak iddiasına konu menkullerin 23.01.2019 tarihinde haczedildiği ancak muhafaza altına alınmadığını, davacı şirket yetkilisine yediemin olarak bırakıldığı görüldüğünü, 31.01.2019 tarihinde menkuller muhafaza altına dahi alınmamışken, davacı tarafından, Av. ... hesabına dosya borcuna istinaden, 40.876,00-TL ödeme yapıldığını, davacının haciz baskısı altında ödeme yaptığından söz etmek mümkün olmadığını, davacı, ödemiş olduğu tutarı, yerine ödeme yaptığı dosya borçlusundan talep edebileceğini, dosya alacaklısı olan müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi hatalı olduğunu, davacının istihkak davası reddedilmiş olduğundan, huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı yoktur. 6100 sayılı hmk`nın 114/1-h maddesine göre "hukuki yarar" dava şartı olup davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili alacaklı şirketçe, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının borçlusu dava dışı ... isimli firma aleyhine hacze gidilmiş ise de, gidilen adreste davacı ... Tic. Ltd. Şti. faaliyet gösteriyormuş gibi görünse de iş yerinde ve sonrasında haricen yapılan araştırma neticesinde dosya borçlusu ... Yapı Ürünleri Tic. Ltd. Şti. İle davacı ... Tic. Ltd. Şti.nin alacaklılardan mal kaçırmak kastıyla birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından mahalde bulunan mallara haciz uygulandığını, ancak davacı tarafından bu malların ... Tic. Ltd. Şti.'ye ait olduğundan bahisle istihkak iddia edildiğini, istihkak iddiası üzerine ....İcra Hukuk Mahkemesinin .... Sayılı kararı ile istihkak iddiasının reddine ve takibin devamına karar verildiğini, bunun ardından davacı tarafça ikame edilen istihkak davasında da .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı kararı ile istihkak davasının reddine karar verildiğini, davacının istihkak iddiasının kötüniyetli olduğunu, davacı ile borçlu şirketin alacaklılardan mal kaçırma kastıyla birlikte hareket ettiği ortaya konduğunu, ödenen tutarın iadesi için gerekli koşullar oluşmadığını, davacı ve borçlu şirket, alacaklılardan mal kaçırmak kastıyla birlikte hareket ettiğini, davacı şirket, borçlu şirket ile aynı sektörde, aynı adreste, aynı işçilerle faaliyet gösterdiğini, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...sayılı kararı ile istihkak iddiasının reddine ve takibin devamına karar verildiğini; 31.01.2019 tarihinde aynı adrese yeniden hacze gidildiğini, davacı şirket yetkilisi ..., haciz işlemlerine başlanmadan önce ödeme yapacağını beyan ettiğini, ihtirazı kayıtsız olarak dosya borcunu, haricen ödediğini, Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, borçlu ve istihkak iddia eden şirketin kurucu ortaklarının aynı olduğu, istihkak iddia eden şirketin 2018 senesinde kurulduğu, kurucu ortakların şirketteki hisselerini, borçlu şirket eski çalışanları olan iki kişiye devrederek ortaklıktan -görünürde- ayrıldıkları, şirketin halihazırdaki ortak ve yetkilerinin, borçlu şirket eski çalışanları olan ... ve Ferdi Kasçı olduğunu, her zaman düzenlenmesi mümkün olan kira sözleşmesi, fatura ve sair belgelere, davacının istihkak iddiasının araştırılmasında değer atfedilemeyeceği açık olduğunu, davacı şirket ile borçlunun, alacaklılardan mal kaçırmak gayesi ile birlikte hareket ettiği ve her iki şirketin aynı adreste ve aynı çalışanlarla, aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği; bu itibarla her iki şirketin, öngörülü ve sistematik bir biçimde hareket ederek, öteden beri bugün karşı karşıya kaldıkları haciz ve muhafaza tehditlerine karşı önlemler geliştirdikleri açık olduğunu, alacaklıları zarara uğratmak kastı ile borçlu ile aynı adreste faaliyet gösteren, bu yolla alacaklılarını ve neticede adaleti yanıltmaya çalışan davacı ve borçlunun, bu çerçevede hazırlık yapacağı da aşıkar olduğunu, dava dışı şirketler ile mevcut cari hesap ilişkisinin de bu dava ile bağlantısı bulunmadığından davacının bu hususun incelenmesi yönündeki talebinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
.... İcra Dairesinin 2020/13 Esas sayılı dosaysı, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ...sayılı ilamı, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı, ödeme belgesi, dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş ve tüm deliller toplanmıştır.
.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlular ... ... ŞİRKETİ, ... İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,... YAPI MALZEMELERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, hakkında toplam 32.788,20 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus yolla ilamsız icra takibi yapıldığı, borçlu ... YAPI ÜRÜNLERİ TİC. LTD.ŞTİ' nin Mecidiyeköy mah. ... sok. No:5 adresinde haciz yapılması için .... İcra Müdürlüğünün 2019/2 talimat sayılı dosyasına talimat yazıldığı, adreste borçlu şirket ortağı ...'ın hazır bulunduğu ve beyanında "borçlu şirket yetkilisi ...'ın tedbir amaçlı hisselerini...'ya devretteğini işçi kadrosu ile birlikte ... TİC.LTD.ŞTİ. Ünvanlı bir şirkette yan tarafta ... sok. No:7 adresinde faaliyetine devam ettiğini " söylemesi üzerine adrese geçilerek haciz yapıldığı adreste üçüncü şahıs ... TİC.LTD.ŞTİ. yetkililerinden ...'in hazır olduğu ve istihkak iddiasında bulunduğu ve alacaklı vekilinin istihkak iddiasını kabul etmediği, alacaklı vekilinin 01.02.2019 tarihli haricen tahsil beyanı ile dosyanın haricen tahsil ile kapatıldığı, anlaşılmıştır.
Dava, davacı 3.şahıs tarafından icra takibine yapılan ödemenin istirdatı davasıdır.
.... İcra Hukuk Mahkemesinin ...sayılı ilamı incelendiğinde;, İstihkak iddiasının reddine, istihkak iddia edilen menkuller yönünden takibin devamına, İstihkak iddia edenin, kararın icra müdürlüğünce kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içerinde istihkak davası açmakta muhtariyetine karar verildiği görülmüştür.
.... İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı incelendiğinde; ''davacı üçüncü kişi şirketin ortaklarının davalı borçlu şirketin eski çalışanı ve hatta eski yetkilileri olduğu, şirketlerin aynı ticari faaliyette bulunduğu, aynı sektörde çalıştıkları, davacı üçüncü kişinin borçlu şirketten sonra kurulduğu, ortak çalışanları olduğu bu haliyle davacı üçüncü kişi ile davalı borçlu şirket arasında organik bağ olduğu'' gerekçesiyle davacının istihkak iddiasının reddine karar verildiği, mahkememiz karar tarihi itibariyle hükmün istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından sunulan dekont incelendiğinde; davacı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu borca karşılık alacaklı vekili hesabına 31.01.2019 tarihinde 40.876,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, ödeme miktarı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlıkta olmadığı görülmüştür.
İİK 72/7 madde, “….Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir…” hükmü gereği, istirdat/geri alma davasında, davacı, borçlu olmadığı parayı cebri icra tehdidi altında ödemiş olan borçlu, davalı ise alacaklıdır.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf her ne kadar, icra takibindeki haciz baskısıyla üçüncü kişi olarak ödediği 40.876,00-TL’nin geri verilmesi/istirdatı için iş bu davayı açmış ise de, davacının, takip borçlusu olmadığı icra takip dosyasında, üçüncü kişi olarak ödediği parayı geri istediği, İİK 72/7 maddeye göre, icra dosyasında takibe itiraz etmeyen veya itirazı kaldırılan ve bu yüzden borçlu olmadığı bir parayı ödeyen borçlunun, paranın geri alınması için istirdat davası açabileceği, davacı tarafından, icra takiplerine konu olan 400.000-TL borcun, üçüncü kişi sıfatı ile davalı alacaklıya ödenmiş olması sebebiyle, davalı alacaklıya geri alma/istirdat davası açamayacağı bu nedenle de davacının .... İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas ve ...Karar sayılı ilamının kesinleşmesinin beklenilmesinin de gerekmediği anlaşılmakla davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının aktif husumet yokluğundan reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 698,06 harçtan mahsubu ile fazla alınan 270,46 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.320 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır