WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/383 Esas
KARAR NO:2024/232

DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:12/07/2019
KARAR TARİHİ:21/03/2024

Mahkememizde açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; davalı şirketin unvanının ... Ortak Girişimi olması sebebiyle davanın adi ortaklığa açılması gerektiği gibi görünse de davalının ticaret sicil kaydı ve vergi kayıtları incelendiğinde söz konusu şirketin yabancı ülkede kurulduğunu ve Türkiye'de şube açılışı olan Türk ortaklı yabancı menşeili bir yabancı şirket olduğu tespit edildiğinden husumetlerini ... ... (...) ortak girişimine yöneltildiğini, davalının yabancı ülkede kurulu bir tüzel kişilik olduğuna ve adi ortaklık hükümlerine göre ortaklara husumet yöneltilemeyeceğine dair kesinleşmiş mahkeme kararının da mevcut olduğunu, aynı alacak için ortaklığın tarafları olan ... İnşaat ve Tesisat A.Ş. ile ... İnşaat A.Ş.'ye .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile bir alacak davası açıldığını, söz konusu şirketin tüzel kişiliğe haiz bir yabancı şirket olduğuna karar verildiğini ve bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddedildiğini, söz konusu kararın Ocak 2019 tarihi itibariyle kesinleştiğini, taraflarla mutabakat yapıldığını, hak ediş ve icmallerle kesinleşmiş bedelle ilgili icra takibi yapıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz neticesinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile açtıkları itirazın iptali ile alacak davalarının halen derdest olduğunu, bu alacakları haricinde kalan fazlaya ilişkin talepleri için de huzurdaki davayı açtıklarını, müvekkili şirket ...San.Tic.Ltd.Şti. ile davalılar ... A.Ş. ve ... İnşaat A.Ş.'nin kurmuş oldukları ... Ortak Girişimi isimli adi ortaklı arasında 15/05/2007 imza tarihli "...-...- ... İsale Sistemi İçin İkram Servisi ve Kat Hizmetleri ve Çamaşırhane Hizmetleri Tedariki (Alt-Sözleşme)" sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca yapılan ikram servisi, kat hizmetleri, çamaşırhane hizmetleri, kamp ilaçlamaları ve sair hizmetlerinin müvekkili şirketçe karşılanması konusunda anlaştıklarını, bu sözleşmeye bağlı olarak aynı gün ve tarihte "EK-I 15/05/2007 tarihli Alt Sözleşmeye ait Hizmetlerin Kapsamı ve Alt Sözleşme Özel Koşulları" adlı sözleşme ile ana sözleşmenin detaylı özel koşullarının düzenlendiğini, bu iki temel sözleşmeye ek olarak "EK-II 15/05/2007 tarihli alt sözleşmeye ait birim fiyatlar çizelgesi" ve "EK-III 15/05/2007 tarihli alt sözleşmeye ait yüklenici tarafından sağlanacak olan mutfak ekipmanları listesi" adı altında iki ayrı ek sözleşme daha düzenlendiğini, hizmet verilecek kamp sayısı ... ve ... olmak üzere 2 adet olduğunu, bu sözleşmeye göre hizmet verilecek kişi sayısının 1503 Adam/gün olduğunu, müvekkili şirketin ilerleyen inşaat faaliyetleri ve artan iş hacmi neticesinde 01/11/2007 tarihinde 3. Kamp olan ... kampında da yemek hizmetlerine başladığını ve nihayetinde 15/05/2008 tarihinde hızla büyüyen iş hacmi ve artan kamp sayısı ile 7 ayrı kampta 26 yemekhanede hizmet vermeye başladığını, dava konusu sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatların, verilen hizmetin ve artan maliyetlerin çok gerisinde kalmasına yol açtığını, iş hacminin büyümesinden kaynaklı sözleşmede yer almayan birçok yeni işin haricen yapılması gerektiğini, ortaya çıkan bu yeni durumun çözümü için müvekkili şirket ve davalı şirketin birçok kez bir araya gelerek toplantılar yaptığını ve birtakım kararlar aldıklarını, örneğin 01/01/2008 tarihinde yapılan tutanak ile fiyat iyileştirmesi yapıldığını, müvekkili şirketçe sözleşme dışı verilen bu hizmetler için ek ödeme talepleri 04/06/2008 tarihli tutanakla yetersiz de olsa kabul gördüğünü ve neticesinde müvekkili şirkete 75.000 Libya dinarı ödeme kararı alındığını ve ödendiğini, 23/09/2008 tarihinde yapılan tutanak ile davalı şirketçe 31/12/2008 tarihine kadar tüm sözleşme dışı işler için 307.586 USD ödeme yapılması kararı alındığını, müvekkili şirketçe söz konusu bedelin yetersiz bulunduğunu ve onayı verilmemişse de davalı tarafından bu bedelde şirkete ödendiğini, davalı şirket yetkilileri bu tarihe kadar yapılan ek hizmetlerin varlığını kabul ettiklerini, davalı şirketin bu ödeme sonrasında devam eden harici hizmetlere ve fiyat farkına ilişkin başkaca hiçbir ödeme yapmaya yanaşmadıklarını, davalı şirketin ek olarak yapılan sözleşme dışı işlere ilişkin olarak 04/06/2008 tarihinde 75.000 LYD ve 31/12/2008 tarihine kadar olan kısım için yine ayrıca 307.586 USD ödeme yaptıklarını, sonraki süreçte müvekkili şirketin sözleşme dışı işleri artarak devam etmesine rağmen herhangi bir ilave ödeme yapılmadığını, bu kalemlere ilişkin tüm alacak taleplerinin 01/01/2009 - 19/02/2011 tarihleri arasında yapılan ek işlerin bedellerini kapsamakta olduğunu, 2011 yılı Şubat ayı itibariyle Libya'da başlayan iç savaş sebebiyle davalıların talebi doğrultusunda kampların tahliye edildiğini, müvekkili şirketin Şubat 2011 itibariyle davalının mutabakatıyla ve hakedişlerle sabit kesinleşmiş olan alacağı 2.912.788-USD iken 2011 sonrası yapılan ödemeler neticesinde mutabakatının yapıldığını nihai kesinleşmiş alacak bakiyelerinin 1.551.250 USD kaldığını, müteaddid defalar alacaklarının ödenmesi için davalı şirketten talepte bulunulduğunu en son 22/12/2015 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini ve fazlaya dair tüm hakları saklı tutularak kısmi faiz talebiyle 1.787.071,45 USD bedel üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz neticesinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile açtıkları itirazın iptali ile alacak davalarının halen derdest olduğunu, huzurdaki davanın bu kesinleşmiş alacaklarının dışında kalan ek maliyet ve hakedişlerinin tahsili talebine ilişkin davaları olduğunu, müvekkili şirketin yaptığı sözleşme dışı işler ve usulsüz fiyat tenzili dolayısıyla müvekkiline ödenmeyen diğer alacak kalemleri toplamı hesaplamalarına göre 3.393.333 USD olduğunu, araziye yemek taşıma hizmeti yapan araçların kiralama bedellerinin 113.400 USD olduğunu, yeni kurulan 5 ayrı kamp için ek personel giderinin 1.345.700 USD olduğunu, personel gazinoları işletme giderleri tutarının 163.200 USD olduğunu, fiyat indiriminden kaynaklanan fark tutarının 631.710 USD olduğunu, kamplarda yapılan ilaçlama giderleri tutarının 386.500 USD olduğunu, müvekkilinin Libya'daki depolarında kalan malzemeler ve gıda ürünlerinin bedelinin 752.823 USD olduğunu belirterek, şimdilik 10.000 USD'nin sözleşme koşullarınca kararlaştırılan tüm ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 18.10.2023 tarihli talep arttırım dilekçesiyle; 10.000 USD olarak talep edilen alacağın 290.591,26 USD arttırarak; hak ediş, icmal ve cari mutabakatla üzerine anlaşılmış olan ve halen davası derdest olan alacağın dışında kalan, taraflarca miktar ve bedelleri üzerinde anlaşılamamış, sözleşmeye dayalı yapılan fazla işlere ve hak edişlere ilişkin 300.591,26 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davanın müvekkilinin şubesine karşı açılmasının usule aykırı olduğunu, belirsiz alacak davasının açılamayacağını, bu davadaki alacak kalemlerinin toplam miktarının 3.393.333 USD olduğunun 22/12/2015 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile açıkça ifade ettiğini ve davalıdan talep ettiğini, davacının dava konusu ettiği alacaklarını neredeyse kuruşuna kadar bildiği ve talep ettiği böyle bir durumda, alacağını keyfen küçük parçalara bölerek kısmi dava açmasında kanunen korunmaya değer bir hukuki yararın bulunmadığını, davacının bu şekilde dava açmış olmasının MK.nın 2.maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması olduğunu "Yemek İkram, Temizlik ve Çamaşırhane Hizmetleri Tedarikine Dair Alt Yüklenici Sözleşmesi" hükümleri incelendiğinde, bu sözleşmenin bir eser sözleşmesi olduğunun açıkça anlaşılmakta olduğunu, davacının Şubat 2011 tarihinde Libya'da yaşanan olaylar nedeniyle Libya'yı terk ettiğinden, son işlem tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının hak ediş alacaklarına dair iddialarının başka bir davada derdest olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; 30.04.2019 tarihinde Mahkememiz davasının davacısı ...San. Tic. Ltd. Şti. tarafından Mahkememiz davasının davalısı ... ... aleyhine itirazın iptali davası açıldığı, Mahkemece HMK.nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği, İstanbul BAM 17.HD.nin 23.06.2020 tarih ve 2019/... E. 2020/... K. sayılı kararı ile kararın kaldırıldığı ve dosyanın Mahkemenin ... E. sırasına kaydının yapıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre; Mahkememizin 2019/383 Esas sayılı dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının taraflarının aynı olduğu, aynı ticari ilişkiden kaynaklanan ihtilaf olduğu, Mahkememiz dosyasında sözleşmeye dayalı yapıldığı iddia edilen fazla işlere ve hak edişlere ilişkin talep olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ise; sözleşme kapsamında yapıldığı iddia edilen işlere karşılık alacak talebi olduğu, bu nedenle davalar arasında bağlantı olup, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, hangi işlerin sözleşme kapsamında yapıldığı, hangilerinin fazladan yapılan işler ve hak edişler olduğu hususlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından her iki davanın birleştirilmesinin delillerin birlikte toplanıp değerlendirilmesi açısından ve usul ekonomisi açısından yararlı olacağı sonuç ve kanatine varılarak HMK'nın 166. maddesi gereğince davaların birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Bu dava dosyasının HMK.nın 166. maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Esas kaydının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
2-Yargılamanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına ve birleştirmenin bu Mahkemeye derhal bildirilmesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı Esas hükümle birlikte İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21/03/2024

Başkan ..
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır