WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

İSTANBUL 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/17 Esas
KARAR NO :2024/215 Karar

DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/11/2019
KARAR TARİHİ:04/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı tarafa ... 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ... ... (...) organizasyonu ve yönetimi ile ilgili olarak yaptığı anlaşma uyarınca festivalin organizasyonunu başarıyla gerçekleştirdiğini ve yönetimi ile ilgili olarak 10.09.2017 tarih ve A-... sayılı KDV dahil ... TL tutarlı fatura keserek davalı yana gönderildiğini, davacı yetkilisi ...’nun vefatı üzerime şirket muhasebe kayıtları incelendiğinde ... TL cari hesap borcu olduğu anlaşıldığını ve cari hesap borcunun ödenmesi için ihtar edildiğini ancak davalıların ihtarnameye cevap vermediğini, davalıların cari hesapta gönderilen faturayı tebliğ aldığını söz konusu faturaya itiraz etmediğini, bu nedenle dava konusu faturaların içeriğinin kesinleştiğini, keşide edilen ihtarnameye davalıların cevap vermediği ve herhangi bir ödeme yapılmadığından temerrüt sabit olduğundan TTK m.5 gereği huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulduğunu fakat her iki davalı da görüşmeye katılmadığını, proje bedelinin şimdilik 60.000,00 TL tutarındaki kısmının ihtarnamenin tebliğ edildiği ve 7 günlük ödeme süresinin geçtiği 22.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davanın gerektireceği tüm harç ve masraflarla avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında herhangi bir hukuki yararı olmadığı gözetilerek davanın usulen reddi gerektiğini, davalılardan ...’ın ... başkanı olsa da dava konusu ticari ilişkinin tarafı olmadığını, tarafların ... aralarında yapılacak olan ... ... Festivaline ilişkin sözlü olarak anlaştıklarını, buna istinaden davacı tasfiye halindeki şirket, gerekli olan tüm hizmeti sağlamak ve bu hizmetlere yardımcı olacak kişilerle
anlaşmak üzere yetkilendirildiğini, davacı şirketin ticari kayıtlarına göre ikame edilen işbu davada söz konusu ... TL tutarındaki faturaya ilişkin TTK nın 23.madde hükmünce 8 günlük sürede itiraz edilmemesi ve dolayısıyla fatura münderecatının aynen kesinleştiği sonucuna varılmayacağını, davacı şirket tarafından yapılan tüm hizmetlerin bedeli davalılar ve 3. Kişiler tarafından banka yoluyla şirkete, şirket yetkilisi müteveffa ... ve bu kapsamda anlaşılan kişi ve şirketler adına yapıldığını, her ne kadar davacı şirketin ticari kayıtlarında bir alacak mevcut olduğu görünse de davalı kayıtları ve sunduğu deliller dikkate alındığında davacı şirketin değil davalıların alacağı olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı ... adına husumet yönünden reddine, davacının davalılardan alacağı bulunmadığından davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, BA ve BS formları, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMADA:
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen, ... (...) organizasyonu ile ilgili ibraz edilen ve bildirilen deliller dosya arasına alınmış ve incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.
Dava, 16/08/2017 ile 26/08/2017 tarihleri arasında düzenlenen ... (...) yönetimi anlaşmasından kaynaklanan giderlere ve organizasyon bedeline ilişkin olarak tanzim olunan, 10/09/2017 tarihli, ... sıra nolu, ... TL bedelli fatura alacağının 60.000,00 TL'lik kısmının tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır.
Dava konusu alacağın dayanağı olan, 10/09/2017 tarihli, ... sıra nolu, ... TL bedelli fatura incelendiğinde de; düzenleyeninin (satıcının) dosyamız davacısı ... ... Ticaret Limited Şirketi (düzenleme tarihinde tasfiye halinde değil) karşı tarafın ise dosyamız davalılarından ... olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu somut olayda taraflar arasındaki hukuki ihtilaf ise; davalılardan ...'a husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, fatura bedelinin ödenip ödenmediği ile davacı yanın davalıdan alacak talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve mahkememizin 03/02/2021 tarihli ara kararının 1 nolu bendi ile; "İddia savunma ve toplanan tüm deliller kapsamına göre ve taraflar arasındaki sözleşmeye nazaran taraf ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak iddia ve savunma kapsamında var ise taraflarca cevaplandırılması istenilen hususları da kapsar şekilde davacı yanın alacak isteminin yerinde olup olmadığı ve miktarının tespiti noktasında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor tanziminin istenilmesine..." şeklinde ara karar kurularak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından da 05/04/2021 tarihli kök rapor tanzim edilerek mahkememize israz edilmiş olup, kök raporun incelenmesinde özetle; "Dava Konusunun; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Fatura Alacağı konusu olup davalı tarafın faturalara itiraz ettiği görülse de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 21/2; ”bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” maddesi gereğince somut olayda 8 günlük süre içerisinde davalı tarafın faturaya itiraz etmediği, davacı tarafın 2017 yılı hesap dönemine ilişkin tutulması zorunlu ticari defterlerinin, kanuna uygun, eksiksiz olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yetkili makamlarca zamanında yapıldığı, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliği bulunan 2017 yılı ticari defterlerine göre; davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten ... TL alacaklı olduğu ancak davalı tarafından 60.000,00 TL üzerinden dava açıldığı bu sebeple davacının talebine bağlı kalınarak 60.000,00 TL talep edebileceği, Davalı tarafın tutulan işletme defterinin 25. Sayfasında 86. Yevmiye maddesi ile Davacı tarafından Kesilen 10.09.2017 tarihli ... Yevmiye Numaralı KDV dahil ... TL faturanın kayıtlı olduğunun görüldüğü, davalı tarafından ... Bankasından ... Hesap Numarası ile Davacı tarafın hesabına yapılan 470.00,00 TL’lik ödeme yaptığı, Davalının, bu paranın alacağının ödenmesine ilişkin bir ödeme olduğunu savunduğu, dekontlarda başka amaçla havale yapıldığına ilişkin bir açıklama da bulunmadığına göre ispat külfetinin davacıda olduğu, mahkemenizce Davalı tarafından yapılan 470.00,00TL’lik yaptığı ödemeler kabul edilecek olursa davacı tarafın davalı tarafından 278.021,34 TL tutarında alacaklı olacağı, ancak davacı tarafın 60.000,00 TL üzerinden dava açıldığı bu sebeple davacının talebine bağlı kalınarak 60.000,00 TL talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde tespitler yapılmıştır.
Davalı yanın bilirkişi raporuna yönelik itirazları ile kök rapor sonrası dosyaya celp edilen bir kısım kayıtlar da incelenmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, dosya kök raporu düzenleyen bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından iş bu kerre 22/03/2022 UYAP gönderim tarihli ek rapor tanzim edilerek mahkememize ibraz edilmiş olup, ek raporun incelenmesinde özetle de; "Davalı tarafından yapılan 470.000,00 TL’lik yaptığı ödemeler kabul edilecek olursa davacı tarafın davalı taraftan 278.021,34 TL tutarında alacaklı olacağı, ancak davacı tarafın 60.000,00 TL üzerinden dava açıldığı bu sebeple davacının talebine bağlı kalınarak 60.000,00 TL alacak talep edebileceği, taraflar arasında akdedilen sözleşme maddeleri uyarınca davalı tarafın itirazının yerinde olması halinde davalı tarafın itirazları irdelenmiş olup, en önemli iddianın 3. Kişiler tarafından yapılan ödemelerin alacak bakiyesinden düşülüp düşülmeyeceği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının denetlenmesinde de, raporların hukuki yorum ve nitelendirmeleri mahkememize ait olmak üzere, yapılan mali tespit ve hesaplamalar bakımından ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından, 27/06/2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile toplam alacak miktarı 278.021,34-TL'ye çıkartılmış ve harcı da yatırılmıştır.
Mahkememizin 26/09/2022 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile; "Davacı vekiline bilirkişi kök ve ek raporları dosyaya celpolunan BS-BA kayıtları ve taraf iddia savunmaları hep birlikte değerlendirilmesi sonucu dava dışı ... Yapı İnş. ... Şirketi ile ... ... Şirketi tarafından yapılan ödemelerin bu şirketler ile olan hangi ticari ilişkiye istinaden ödendiğine yönelik varsa tüm kayıtları sunmak veya beyanda bulunmak üzere iki haftalık süre verilmesine" karar verildiği, davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile; "...dava dışı ... Yapı İnşaat firması tarafından 15.000,00 TL, yine dava dışı ... İnşaat firması tarafından 88.000,00 TL ve davalılardan ... tarafından 20.000,00 TL olmak üzere toplam 123.000,00 TL olarak davacı şirket yetkilisi müteveffa ...'na yapılmış olan ödemeler tıpkı davalılarca dosyaya sunulmuş olan diğer tüm ödemeler gibi DAVANIN TARAFI OLMAYAN GERÇEK VEYA TÜZEL KİŞİLER TARAFINDAN DAVANIN TARAFI OLMAYAN GERÇEK VEYA TÜZEL KİŞİLERE YAPILMIŞ OLDUĞUNDAN huzurdaki davada (aralarında hangi ticari ilişki varmış sorusuyla) varsayımlandırılarak mevut CARİ HESAP ile ilişkilendirilmesi hukuken mümkün değildir." şeklinde beyan sunulduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde de;
Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın 16/08/2017 ile 26/08/2017 tarihleri arasında düzenlenen ... (...) yönetimi anlaşmasından kaynaklanan giderlere ve organizasyon bedeline ilişkin olarak tanzim olunan, 10/09/2017 tarihli, ... sıra nolu, ... TL bedelli fatura alacağının 60.000,00 TL'lik kısmının tahsili amacıyla açılan alacak davası olduğu, somut olayda taraflar arasındaki ihtilafın ise; fatura bedelinin ödenip ödenmediği ile davacı yanın davalıdan alacak talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarının ne olduğu noktalarında toplandığı, bu kapsamda mahkememizce tüm delillerin toplandığı, tarafların ilişik dönemine ilişkin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak raporlar alındığı, alınan kök ve ek raporlar sonucu az yukarıda yazılı hususların tespit edildiği, bu haliyle de, davalılardan ... yönünden yapılan değerlendirmede; somut olayda dava konusu alacağın dayanağının 10/09/2017 tarihli, ... sıra nolu, ... TL bedelli fatura olduğu, iş bu faturanın taraflarının ise dosyamız davacısı ... ... Ticaret Limited Şirketi ile dosyamız davalılarından ... olduğu, davalı ...'ın ise faturanın tarafı olmadığı gibi diğer davalı tüzel kişiliğin yetkilisi olup, davacı şirket ile şahsi bir ticaretinin de bulunmadığı, ayrıca bu hususta bir iddianın da davacı tarafça ileri sürülmediği anlaşıldığından davalı ... yönünden açılan davanın, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede ise; somut olayda dava konusu alacağın dayanağı olan 10/09/2017 tarihli, ... sıra nolu, ... TL bedelli faturanın hem davacı hem de davalı tüzel kişiliğin defterlerinde kayıtlı olduğu, bu haliyle davacı yanın fatura konusu hizmeti verdiğini ispat ettiği, ancak davalı yanca fatura bedelinin ödendiğinin beyan edildiği, ayrıca ödemeye ilişkin bir kısım ödeme belgelerinin sunulduğu, ödeme belgelerinin incelenmesinde de; ... ... ... Şubesi'nden, ... ... Şubesi'ne ... adına 19.02.2018 tarihinde 250.000,00 TL, ... ... ... Şubesi'nden, ... ... Şubesi'ne ... adına 20.12.2017 tarihinde hesabına 220.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... adına 10.07.2017 tarihinde ... Bankası ... hesabına 70.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 28.07.2017 tarihinde ... Danışmanlık ... hesabına 30.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 28.07.2017 tarihinde ... Danışmanlık ... hesabına 3.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 25.08.2017 tarihinde ... ... Bankası hesabına 15.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... hesabından, ... için 24.08.2017 tarihinde ... ... Bankası hesabına 20.000,00 TL, ... ... ... Caddesi Şubesindeki...hesabından, ... için ... ... Bankası hesabına 15.000,00 TL, ... ... ... Caddesi Şubesindeki...hesabından ... için ... ... Bankası hesabına 30.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 11.07.2017 tarihinde ... ... Bankası hesabına 1.300,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 11.07.2017 tarihinde ... hesabına 1.100,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 11.07.2017 tarihinde ... adına 1.200,00 TL,... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 11.07.2017 tarihinde ... hesabına 1.300,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 11.07.2017 tarihinde ... hesabına 13.505,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 12.07.2017 tarihinde ...İnş. Taah.Trz. İşl. ... hesabına 75.216,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 17.07.2017 tarihinde ... ... Bankası hesabına 500,00 TL,... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 17.07.2017 tarihinde ... Turizm Eğitim ve uygulama Merkezi İktisadi İşletmesi'ne 4.600,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 18.07.2017 tarihinde ... ... Bankası hesabına 5.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 19.07.2017 tarihinde ... ... bankası hesabına 2.000,00 TL,... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 26.07.2017 tarihinde ... ... bankası hesabına 2.000,00 TL,... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 26.07.2017 tarihinde ... ... hesabına 5.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 2.10.2017 tarihinde ... Taşımacılık Turizm Yapı Kredi hesabına 40.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 2.10.2017 tarihinde ... ... Bankası hesabına 5.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 17.07.2017 tarihinde ...A.Ş ... hesabına 52.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 17.07.2017 tarihinde ... İletişim hizmetleri ... hesabına 10.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 28.07.2017 tarihinde ... hesabına 2.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 30.06.2017 tarihinde ... ... hesabına 1.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 22.08.2017 tarihinde ... Turizm Eğitim ve Uygulama Merkezi İktisadi İşletmesi hesabına 16.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 22.08.2017 tarihinde ... ... Bankası hesabına 2.450,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 25.07.2017 tarihinde ... hesabına 20.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 2.10.2017 tarihinde ... hesabına 1.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 26.07.2017 tarihinde ... ... Bankası hesabına 5.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... İnşaat hesabından, ... için 14.08.2017 tarihinde ... ... hesabına 2.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... hesabından, ... için 16.06.2017 tarihinde ... ... hesabına 800,00 TL, ... ... Şubesindeki ... hesabından, ... için 20.06.2017 tarihinde ... ... Bankası hesabına 1.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... hesabından, ... için 20.06.2017 tarihinde ... hesabına 2.000,00 TL, ... ... Şubesindeki ... hesabından, ... için 30.06.2017 tarihinde ... hesabına 3.750,00 TL, ... ... Şubesindeki ... hesabından, ... için 30.06.2017 tarihinde ... ... Bankası hesabına 2.500,00 TL ve ... ... Şubesindeki ... hesabından, ... için 04.07.2017 tarihinde ... hesabına 7.500,00 TL olmak üzere toplam 939,721,00 TL'lik ödeme dekontu sunulduğu, bu haliyle yapılan değerlendirmede de, az yukarıda da belirtildiği üzere ödeme savunmasını ispat külfeti kendisinde olan davalı şirketin yapmış olduğu ödemelerden; ... ... ... Şubesi'nden, ... ... Şubesi'ne ... adına 19.02.2018 tarihinde yapılan 250.000,00 TL ile ... ... ... Şubesi'nden, ... ... Şubesi'ne ... adına 20.12.2017 tarihinde yapılan 220.000,00 TL olmak üzere toplam; 470.000,00 TL'lik ödemenin doğrudan davalı şirket tarafından davacı şirketin ödeme tarihindeki yetkililerinden olan müteveffa ... hesabına yapıldığı, davalı şirket tarafından yapılan iş bu ödemelerin yapıldığı banka hesap numarasının şirket yetkilisi ...'na ait olduğunun açık olduğu ve borç alacak ilişkisinde bu hesaba iş bu paraların aktarıldığı, davacı şirket yetkilisi hesabına yapılan ödemelerin başka bir hukuki ilişki nedeni ile yapılmış olduğu kanıtlanmadığından, bu ödemelerin davacı şirkete yapılmış sayılması gerektiği, ayrıca iş bu ödemeler dışında, davacı şirketin ödeme tarihindeki yetkililerinden olan müteveffa ... hesabına dosyamızda mübrez ticaret sicil kayıtlarından da açıkça anlaşılacağı üzere, dava dışı şirket olan ve davalılardan ...'ın şirket müdürü olduğu ... İnşaat San. Tic. A.Ş.'nin, ... ... Şubesindeki hesabından, ... adına ... için 10.07.2017 tarihinde ... Bankası ... hesabına yapılan 70.000,00 TL ve yine ... İnşaat San. Tic. A.Ş.'nin ... ... Şubesindeki hesabından 28.07.2017 tarihinde ... Danışmanlık ... hesabına ... için yapılan 3.000,00 TL ile 28.07.2017 tarihinde yapılan 30.000,00 TL ve yine ... ... Şubesindeki ... hesabından, ... için 24.08.2017 tarihinde ... ... Bankası hesabına yapılan 20.000,00 TL olmak üzere toplam; 123.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin olarak, az yukarıda belirtildiği üzere; mahkememizin 26/09/2022 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile; "Davacı vekiline bilirkişi kök ve ek raporları dosyaya celpolunan BS-BA kayıtları ve taraf iddia savunmaları hep birlikte değerlendirilmesi sonucu dava dışı ... Yapı İnş. ... Şirketi ile ... ... Şirketi tarafından yapılan ödemelerin bu şirketler ile olan hangi ticari ilişkiye istinaden ödendiğine yönelik varsa tüm kayıtları sunmak veya beyanda bulunmak üzere iki haftalık süre verilmesine" karar verilmiş ve davacı vekili tarafından da sunulan beyan dilekçesi ile; "...dava dışı ... İnşaat firması tarafından 88.000,00 TL ve davalılardan ... tarafından 20.000,00 TL olmak üzere toplam 123.000,00 TL olarak davacı şirket yetkilisi müteveffa ...'na yapılmış olan ödemeler tıpkı davalılarca dosyaya sunulmuş olan diğer tüm ödemeler gibi davanın tarafı olmayan gerçek veya tüzel kişiler tarafından davanın tarafı olmayan gerçek veya tüzel kişilere yapılmış olduğundan, huzurdaki davada (aralarında hangi ticari ilişki varmış sorusuyla) varsayımlandırılarak mevut CARİ HESAP ile ilişkilendirilmesi hukuken mümkün değildir" şeklinde beyan sunulmuş ise de, yapılan ödemelerin dava dışı ... ve davalılardan ... tarafından davacı şirketin doğrudan kendi hesabına ve davacı şirketin ödeme tarihindeki yetkililerinden olan müteveffa ... hesabına yapılan ödemeler olduğu, iş bu ödemelerin de başka bir hukuki ilişki nedeni ile yapılmış olduğunun davacı yanca kanıtlanamadığı, bu haliyle bu ödemelerin de davacı şirkete yapılmış sayılması gerektiği, bu ödemeler dışında kalan ve davalı yanca dosyaya ibraz edilen ve yine az yukarıda ayrıntıları yazılan ödeme dekontlarında yer alan ve davacı ile ilişkilendirilemeyen dava dışı 3. Kişilere yapılan bir takım ödemeler bakımından ise, iş bu ödemelerin davalı yanca dava konusu fatura kapsamında davacı yana yapılan ödemeler olduğu hususunun ispat edilemediği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığından, iş bu ödemelere ilişkin davalı savunmasına itibar edilmemiş ve sonuç olarak da, davalı yanlarca ve dava dışı 3. Kişi ... şirketi tarafından, doğrudan davacı şirkete ve davacı şirketin ödeme tarihindeki yetkililerinden olan müteveffa ... hesabına yapılan toplam; 593.000,00 TL'nin davalı şirketin fatura borcuna istinaden ödendiği anlaşıldığından, davanın iş bu davalı yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna gidilmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI :
Mahkememizce verilen hükmü inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesi ...ve 27/12/2023 tarihli kararı ile; "....Somut dosyada ise; eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi davacı tacir ise de davalı ... dernek olup tacir sıfatı bulunmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinin de olmadığı anlaşılmakla, bu durumda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığından, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği sabittir.
Açıklanan nedenlerle; Mahkemenin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde işin esası hakkında karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı ... vekilinin sair istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin, istinaf isteminin HMK'nın 355.maddesi uyarınca kabulü ile kararın HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca kaldırılmasına ve Dairemizin kararı uyarınca işlem yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı 05/12/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA...." şeklinde kaldırma kararı verilmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMADA:
İstinaf kaldırma kararına müteakiben davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkememize geldiği, tensip zaptının düzenlendiği ve taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmüne yer verilmiş ve TTK'nın 5/1. maddesinde ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Nispi ticari davalar ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Yine Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, TTK'nın 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi, ticari davalarla sınırlı olup, davanın ticari dava olup olmadığının TTK'nın 4.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 4/1.bendinde nispi ticari dava, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak belirtilmiş ve nispi ticari dava ticari işletme kavramı ile tanımlanmış olup, TTK'nın 11.maddesi; "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir yani ticari işletmeden bahsedilebilmesi için; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, bu faaliyetin devamlı olması ve bu faaliyetin bağımsız yürütülmesi şeklinde üç unsurun bulunması gerekmektedir.
Somut dosyada ise; eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi davacı tacir ise de davalı ... dernek olup tacir sıfatı bulunmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinin de olmadığı, bu durumda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığı, bu haliyle de uyuşmazlığın İstinaf ilamında belirtildiği üzere genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile dava dilekçesinin görev yönünden usulden REDDİNE,
-Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine,
-HMK’nun 331 mad. uyarınca Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
Dair;davacı vekilinin yüzene karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/1 vd.maddeleri uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04.03.2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır