T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/741 Esas
KARAR NO : 2024/385
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 27/11/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın ... Tüzel Bankacılık Şubesi müşterilerinden olan davalılardan asıl kredi borçlusu ... Ltd. Şti.'ne Genel Kredi Sözleşmesine istinaden nakdi krediler kullandırıldığını, diğer davalı/borçlular ..., ... ve ... ise kredi borçlusu firma ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlular tarafından kredi şartları ihlal edildiğinden kredi hesapları kat edilerek, borçlulara ... 7. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı/borçlulara; 50.074,09 EURO nakit borçlarının ödenmesi ihtar edildiğini,
buna rağmen borç ödenmediğini, borçlular tarafından kredi borcu ödenmediğinden, davalı borçlular hakkında...Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı icra dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, söz konusu icra takibi; borçlular tarafından yapılan haksız itiraz ile durduğunu, davalı-borçluların dava konusu icra dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takip talebindeki şartlarla takibin devamına, davalı-borçluların nakit alacak üzerinden % 20’ den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı-borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkillerinin alacaklı görünen bankaya hiçbir borcu bulunmamakta olduğunu, davacı banka alacağın varlığını kesin ve inandırıcı deliller ise ispat etmesi gerektiğini, alacağın varlığı kabul anlamına gelmemek üzere ; icra takibinden önce müvekkillerinin temerrüde düşürülmemiş olup takip tarihinden önceki döneme faiz işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacı banka tarafından başlatılan icra takibine müvekkilin borcu olmaması nedeniyle itiraz edildiğini, müvekkillerinin itirazının haklı olup davacı - alacaklının icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerekmekte olduğunu savunarak huzurdaki haksız ve mesnedsiz davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise esastan reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargı giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Davalıların dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı icra dosyasına vaki itirazlarının iptali talebine ilişkindir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, dava konusu icra dosyası ve dayanağı kredi sözleşmesi ve kullandırılan kredilere ilişkin kayıt ve belgeler celp edilmiştir.
Davalı taraflarca icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 24/1 maddesinde yetki şartının düzenlendiği ve ... Mahkeme Ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, HMK'nın 18. Maddesi uyarınca yetki şartının geçerli olduğu, TTK'nın 7/2 maddesi teselsül karinesi gereği yetki şartının davalı kefilleri de bağlayacağı anlaşılmakla, davalı tarafların icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, dava konusu uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Davalılar vekili dosyaya sunmuş olduğu 17/04/2024 tarihli beyan dilekçesi ile, tarafların sulh olduğunu, davalı müvekkillerince icra takibine itirazdan vazgeçildiğini ve takibe konu borcun ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, davacı taraftan vekâlet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.
Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 19/04/2024 ve 24.04.2024 tarihli beyan dilekçeleri ile, takibe konu borcun ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, davalı taraftan icra inkar tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.
Bilindiği ve 6100 sayılı HMK'nın 313/1 maddesinde düzenlendiği üzere sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. HMK’nın 314. maddesinde sulhün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. HMK’nın 315/1 maddesi ise “Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” hükmünü amirdir.
Somut olayda, davalı borçlular vekilince iş bu dava açıldıktan sonra icra dosyasına vaki itirazlarından vazgeçilerek dosya borcu ödenmiş olduğu ve icra dosyasının infazen kapatıldığı anlaşılmakla, eldeki davamızın konusuz kaldığı değerlendirilmiş ve davacı tarafça açılan davanın, konusuz kalmasından dolayı, esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Davacı tarafça icra inkar tazminat talepleri bulunmadığı bildirildiğinden, bu hususta da hüküm tesisine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Davalılar tarafından arabuluculukta uzlaşılmadığı, iş bu davanın açılmasına sebebiyet verildiği anlaşılmakla ve değerlendirilmekle yargılama giderlerinden, vekalet ücretinden ve arabuluculuk giderinden davalılar sorumlu tutulmuştur.
Bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
2-Talep olmadığından icra inkar tazminatı hususunda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 3.492,38-TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 3.064,78-TL'nin karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin talebi doğrultusunda kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
6-Taraflarca talep olmadığından vekalet ücreti hususunda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk giderinin, davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/04/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!