T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/726 Esas
KARAR NO :2024/428
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:20/11/2023
KARAR TARİHİ:15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, 25/10/2021 tarihinde kimliği belli olmayan firari sürücü sevk ve idaresindeki davalı şirketin işleteni olduğu ... plakalı araç ile kazaya karıştıklarını, maddi hasar meydana geldiğini, sigortalının işbu kazayı ihbar ettiğini, ve eksper neticesinde sigortalı araçta 41.268,96TL maddi hasar tespit edildiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere tam ve asli kusurlu olduğunu, bedelin tahsili amacıyla .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın ... tarafından kiralandığını, davanın ...'ya ihbar edilmesini istediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesini, öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava ...'ya ihbar edilmiş, dava dilekçesinin ve tensip tutanağının usulüne uygun tebliğe edilmiş olmasına rağmen, davaya karşı herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yanca, davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve fotoğraflar, faturalar ile arabuluculuk tutanağı, davalı yanca araç kiralama sözleşmesi, ...'ya ait kimlik ve ehliyet bilgileri ibraz olunmuş; kazaya karışan araçlara ait trafik ve tramer kayıtları, hasar dosyası ve dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 41.268,96TL asıl alacak, 6.563,46TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.832,42TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 19/10/2023 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Davalı kiralama şirketi tarafından cevap dilekçesinde üstü kapalı olarak, 27/03/2024 tarihli beyan dilekçesinde de açıkça husumet itirazında bulunarak, davalı şirketin, kazaya sebebiyet veren aracın işleteni olmadığını, ihbar olunan kiracı ...'nun meydana gelebilecek tüm sorumlukları kabul ederek aracı kiralayarak işleten sıfatını aldığını ifade etmiştir.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartları’dır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (mesela, görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (mesela, kesin hüküm gibi).
Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür.
6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Taraf sıfatının özelliği, tıpkı dava şartı gibi davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır.
Son yıllarda gelişen mobil uygulama teknolojileri sayesinde dünyada ve ülkemizde araç kiralama yöntemlerinde eski usulden çıkılıp mobilitenin arttığı bir döneme girilmiş olduğu, bu doğrultuda gerekli teknoloji ile donatılan araçların üçüncü bir kişi ile muhatap olmaksızın online olarak mobil uygulama üzerinden gerekli bilgiler girilmek ve sözleşmenin elektronik ortamda onaylanması suretiyle kiralanabildiği, ardından kendilerine en yakın aracın bulunduğu yeri mobil telefon üzerinden gps ile tespit ederek park halinde bulunan aracın yanına gidilerek cep telefonu ve araç üzerindeki bilişim sistemlerinin eşleştirilerek aracın kapıları açıldığı ardından aracın yine dijital kodlarla çalıştırabildiği, kişinin kiraladığı aracı sözleşme ile belirlediği bir zaman diliminde uygun bir yere park ederek aracı mobil uygulama üzerinden kilitleyerek online olarak teslim edebildiği, ardından başka kullanıcıların aynı yöntemleri kullanarak aracı kiralayıp bulunduğu yerden alarak kullanmaya başladığı, dava konusu kazayı yapan aracın ise mobil uygulama üzerinden sözleşme onaylanarak online olarak ihbar olunan ... tarafından 04/10/2021 tarihinde dijital ortamda kiralandığı, 24/10/2021 tarihinde davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı ... marka aracı aracı bulunduğu yerden teslim alarak kullanmaya başladığı, ertesi gün 25/10/2021 tarihinde araç ile kaza yapması üzerine aracı yine mobil uygulama üzerinden online olarak davalı şirkete teslim ettiği, aracın kazalı halinin fotoğraflarını davalı şirketin bilişim sistemine yüklediği görülmüştür.
Bu tür sözleşmelerde aracın kullanım süresi ile ilgili olarak herhangi bir kısıtlama olmayıp aracın teslimi ile ilgili sözleşmeyle belirlenin dışında herhangi bir süre belirlenmiş değildir. Kiracının sözleşmeye uygun olarak aracı uygun gördüğü müddetçe uhdesinde tutarak araçtan faydalanabildiği, Davaya konu aracın kiralama sözleşmesi incelendiğinde sözleşmesinin 6. Maddesinde araç kullanım süresi başlığı altında herhangi bir süre kısıtlamasının belirtilmediği, ayrıca 6.6 maddesinde kiralamanın günlük kiralama olmadığının açıkça belirtildiği, araç teslim formunda kiralama ücretinin nasıl olacağının açıklandığı, kişinin aracı süre ve dakika ücreti ile kiraladığının anlaşıldığı, bu durumda kiracının istediği bir zaman diliminde aracı davalı şirkete teslim edilebileceğinin anlaşıldığı, kiralama tipi ve sözleşme birlikte değerlendirildiğinde kiralamanın günlük kiralama olarak değerlendirilmeyeceği, bu halde kiracının işleten olarak sorumlu olması gerektiği, aracın kiralayan şirkete teslimden 1 gün sonra uğramış olduğu kaza nedeniyle tesliminin sözleşme ve kiralama tipi dikkate alındığından kiralamanın uzun dönem kiralama olarak nitelenmesine halel getirmeyeceği, KTK 3. maddesinde yapılan tanım kapsamında davalı şirketin işleten sıfatının bulunmadığı kabul edilerek adı geçen davalı yönüyle açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 577,70TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 150,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından sarf edilen 120,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!