T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARA
ESAS NO:2023/697 Esas
KARAR NO :2024/171 Karar
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:26/05/2023
KARAR TARİHİ:21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan üçüncü şahsın açmış olduğu menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davalı tarafça borçlu ... aleyhine başlatılan icra takibi dosyasında müvekkil bankanın ... haciz ihbarnamesinin 06/10/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili bankanın yasal süre içerisinde dosya borçlusunun ... adına müvekkili bankanın ... şubesine ait hesap bakiyeleri üzerinde yasal takyidat kayıtlarının olduğunu, ... adına müvekkili banka nezdinde bulunan TL hesapları üzerinde .... İcra Müdürlüğünün 2020/... sayılı dosyasından gelen yazıya istinaden icra kaydının mevcut olduğunu, alacaklı, davalı ve davalı vekili tarafından gönderilen 06/10/2022 tarihli birinci haciz ihbarnamesine karşı müvekkili tarafından 07/10/2022 tarihli yazıyla süresinde yanıt verildiğini, buna rağmen 27/03/2023 tarihli ikinci haciz ihbarnamesinin müvekkiline gönderildiğini, bunun üzerine müvekkilinin yine yasal süre içerisinde usulüne uygun olarak alacağın tamamına itiraz dilekçesini muhabere yoluyla icra dosyasına sunduğunu, müvekkili tarafından icra dosyasına sunulan birinci, ikinci itiraz dilekçelerinde icra dosyası borçlusunun müvekkili bankadaki ilgili hesap bakiyesi üzerinde takyidat kayıtlarının mevcut olduğu hususlarını bildirmiş olmasına rağmen üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiği, bu sebeple müvekkilinin genel hükümlere göre on beş gün olan hak düşürücü sürede menfi tespit davası açması gerektiğini, bu nedenle müvekkili bankanın borçlu olmadığı hususunun tespitine, ....İcra Müdürlüğü 2022 ...Esas Sayılı dosyasından müvekkiline gönderilen 89/3 ve tüm haciz ihbarnamelerinin iptaline, .... İcra Müdürlüğü ...Esas Sayılı dosyasında müvekkili bakımından takibin tedbiren durdurulması için davanın açıldığına dair derkenar verilmesine, icra dosyasına sunulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin halı satışı ile iştigal eden bir esnaf olduğunu, dosya borçlusunun borcunu ödememesi nedeniyle bonoya dayalı olarak icra takibini yaptığını, icra takibinin kesinleşmesiyle davacıya 06/10/2022 tarihinde birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davanın birinci haciz ihbarnamesine 07/10/2022 tarihinde verdiği cevapta Mimaroba şubesinde nezdindeki ... nolu banka hesabında 4.950,21 TL bulunduğu bu paraya haciz şerhi işlediğini ancak başkaca yasal takyidatlar bulunduğu hususlarını bildirdiğini, davacının 4.950,21 TL'nin uhdesinde bulunduğunu açıkça kabul ettiğini ve miktara itirazda bulunmadığını, davacının cevabi yazısı ile mevcut olduğunu bildirdiği 4.950,21 TL'nin müdürlüğün dosyasına gönderilmesi için 21/10/2022 tarihli para celbi yazısının yazıldığını, davacının verdiği müzekkere cevabında ....İcra Müdürlüğünün 2020/... dosyasından haciz şerhi olduğunu bu nedenle para gönderilmediğini bildirdiğini, bu kez icra müdürlüğüne yapılan başvuru ile ... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasından 100 madde bilgilerinin istendiğini, müdürlükten gelen cevabi yazılar neticesinde haczin var olmadığını, var olsa bile düşmüş olacağını, üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderilmesinin İİK 89.madde hükmüne uygun olduğunu, 8 ay sürede yapılan yazışmalar doğrultusunda davacı bankanın fiilleri neticesinde paranın tahsilinin mümkün olmadığını, müvekkilinin parasını tahsil edene kadar geçen süreçte zarara uğratıldığını, davacının dava dilekçesindeki istem ve iddiaları kabul etmediklerini, davanın reddine ve avukatlık ücreti dahil yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/09/2023 gün ve ... sayılı Görevsizlik kararı verilerek mahkememize tevzi olunmuş ve işbu esas üzerinden işin incelemesine geçilmiştir.
Dava, ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından İİK'nın 89/3. maddesi gereğince düzenlenerek davacıya tebliğ edilen haciz ihbarnamesi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin bulunmaktadır
Mahkememizce öncelikle HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzeninden ve HMK 114/c ve 115/1.maddeleri Uyarınca dava şartı olan görev hususu açısından yapılan incelemede;
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Takip hukukunda, borçlunun kendi elindeki alacakları yanında üçüncü kişilerde bulunan mal ve alacakları da haczedilebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan maaş ve ücretler dışındaki alacakları 2004 sayılı kanunun 106. maddesinin ikinci fıkrasına göre menkul hükmünde olduğundan menkul haczine ilişkin usule göre de haczedilebilir. Alacaklının, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczi talebi üzerine icra müdürü alacağı haczedip, icra tutanağına geçirip üçüncü kişiye bildirir. Böylece borçlunun üçüncü kişideki alacağı haczedilmiş olur. 2004 sayılı kanunun 89. maddesinde öngörülen usule göre üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi üçüncü kişideki borçlunun alacağının borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir.
Takibin kesinleşmesi üzerine ve alacaklının talebi ile icra müdürü borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczine karar vererek haciz tutanağı düzenler. İcra müdürü 2004 sayılı kanunun 89. maddesinde öngörülen süreci işleterek birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerini düzenler.
Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde bu ihbarnameye itiraz edebilir. Tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmez ise borcun üçüncü kişi zimmetinde sayılması kesinleşir. Üçüncü kişi yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle zimmetinde sayılması kesinleşen borcu, icra dairesine ödemez ise icra dairesi alacaklının talebi ile üçüncü kişiye üçüncü haciz ihbarnamesi gönderir. Üçüncü haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesine de yedi gün içinde itiraz etmediği için zimmetinde sayılması kesinleşen, borcu(parayı) üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren onbeş gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödemesi veya aynı onbeş gün içinde takip alacaklısı aleyhine menfî tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye zorlanacağı bildirilir.
Bu kapsamda üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davası, takip alacaklısına karşı açılır. Uygulamada söz konusu menfi tespit davasında, takip borçlusunun da davalı olarak gösterdiği de olmaktadır. Menfi tespit davası yalnızca takip alacaklısına karşı açılmışsa takip alacaklısı bu davayı takip borçlusuna ihbar edebilir. Takip borçlusunun menfi tespit davasına feri müdahalede bulunması da mümkündür.
Üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının konusu, takip borçlusunun kendisinde hiç ya da haczedilen miktarda alacağının bulunmadığı, yani takip borçlusuna borcunun olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesi tebliğinden önce ödendiği veya borcun sona erdiğine ilişkin iddiadır. Takip alacaklısı, takip borçlusu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğu gibi üçüncü kişi de takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır.
2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı kanunun göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı kanunda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı kanunun 2. maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı kanun 4. maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı kanunn 89. maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda kanunda özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/11/2023 tarih ve 2023/... E., 2023/... K. Sayılı kararı), mahkememizin görevsiz, görevli mahkemenin.... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden usulden REDDİNE,
2-Davada.... Asliye Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-Aynı konuda.... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş ve kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunması nedeniyle olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan, görevsizlik kararımızın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın yargı yeri belirlemesi bakımından İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair; HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.21/02/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!