T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2023/636 Esas
KARAR NO:2024/170
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:11/10/2023
KARAR TARİHİ:21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... no.lu ...Kasko Poliçesi ile ... Hizmetleri Limited Şirketine ait ... plakalı otomobilin sigortalı olduğunu, 08.04.2022 tarihli kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere, vale hizmeti vermekte olan davalı şirket sürücüsü ... Ant sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ... katlı otopark içerisinde P3 katından P4 katına çıktığı esnada aracın ön kısımlarıyla, o esnada kurallara uygun şekilde P4 katı H01 park yerinde olan sigortalı ... plakalı aracın sağ ön kısımlarına çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sağ ön taraftan alınan darbe ile araç sola doğru döndüğünü ve arka kısmın kolona vurduğunu, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından tutulan kaza tespit tutanağında da ifade edildiği üzere, kazanın oluşumunda ... adına kayıtlı ... plakalı aracın sürücüsü vale hizmeti veren ... Ant, Karayolları Trafik Kanununun 84/L (park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma) maddesini ihlal ettiğini ve kusurlu olduğu tespitine yer verildiğini, kaza sonucu yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda, ... plakalı sigortalı araçtaki hasar tutarı olan 236.129,02 TL, 15.09.2022 tarihinde sigortalıya ödendiğini ve ekli ibraname ile hasar bedeline ilişkin her türlü talep ve dava haklarının müvekkili sigorta şirketine devir ve temlik edildiğini, ... katlı otoparkında vale hizmeti veren davalı şirket sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun açık olması karşısında 236.129,02 TL tutarın tahsili amacıyla kusurlu aracın araç sahibine, vale hizmeti veren davalı şirkete ve dava dışı sürücüye rücu edildiğini, ancak davalı borçlular tarafından borcun ödenmemesi üzerine, müvekkili sigorta şirketinin dava konusu hasardan kaynaklı 236.129,02 TL hasar bedeli, 15.09.2022 tarihinden itibaren faizi ve fer'ilerinin ödenmesi amacıyla davalılara karşı ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlu davalılar tarafından takibe itiraz edildiğini, 08.04.2022 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağı, hasar dosyası kapsamında yapılan ekspertiz incelenmesi, kazanın davalı vale hizmeti veren şirketin hizmet kusuru ile meydana geldiğini, araç sahibi borçlu ... 'in de KTK' nın ilgili hükümleri gereği sorumlu olduğu açık olduğundan davalıların ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazların iptali ile haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden davalıların %20 kötüniyet tazminatı ile mahkum edilmesi ve takibin kaldığı yerden avans faiziyle devamına karar verilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davaya konu kazanın gerçekleştiği yerin ise ... Adliyesi yetki sınırlarında kaldığını, bu nedenle davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kusuru olmadığını, diğer davalının kendi rızası ile aracı valeye verdiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu aracın ... Sigorta tarafından sigortalı olduğunu, davanın sigorta şirketine ihbarının gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddi ile görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaate olur ise esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... otoparkında vale hizmeti veren davalı şirket çalışanı ... Ant 'ın mülkiyeti kendine ait olan aracı kullanırken park halindeki davaya konu diğer araca çarptığını, buna ilişkin tutanakların tutulduğunu, kendisinin hiç bir sorumluluğu olmadığını, davaya konu ... plakalı aracın ... Sigorta tarafından sigortalı olduğunu ve zararın sigorta şirketi tarafından karşılandığını, davanın öncelikle husumet nedeniyle reddine, davacının %20den az olmamak züere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 08/04/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda dava dışı sigortalıya ödenen bedelin rücuen tazmini talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyaya mübrez ekspertiz raporu ve 08/02/2022-08/02/2023 dönemlerini kapsar şekilde düzenlenen ... poliçe nolu ... Sigorta Poliçesi ile mülkiyeti ... Ltd. Şti'ye ait olan ... plakalı aracın davacı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı anlaşılmaktadır.
Dava konusuna ilişkin olarak ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası getirtilerek incelendiğinde; davacının, davalılar ve dava dışı ... Ant aleyhine poliçeye istinaden ödenen zararın rücusu amacıyla takip tarihine kadar işlemiş faizler de dahil olarak toplam 266.453,80 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlattığı, davalıların yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın da yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." denilmekle, aynı yasanın 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Yasal düzenlemeler kapsamında öncelikle görev yönüyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmiş, davalı yanca yetki itirazında bulunulmuşsa da yetki ilk itirazının ancak görevli mahkeme tarafından değerlendirilebilecek olması nedeniyle bu aşamada herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
TTK'nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK 'nın 4/1-(a) maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca da, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da görevli mahkeme, dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir.
Somut uyuşmazlıkta davacı sigorta şirketi kusuru bulunduğunu iddia ettiği davalılar aleyhine ödediği hasar bedelinin rücuen tahsili için icra takibi başlatmış olup, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğu, davacı ve davalılar arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı, halefiyet kuralı gereğince hasar gören ... plakalı araç ile davalı arasındaki hukuki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda davalılardan ...'e ait ... plakalı aracın davalılardan ... çalışanı ... isimli valeye park edilmesi için teslim edildiği, aracın park edilmesi sırasında davacı sigorta şirketine sigortalı park halindeki ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğu, hasarına neden olunan ... plakalı araç ile davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı, hasarın haksız fiilden kaynaklandığı, uyuşmazlığın 08/04/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı sigorta şirketine sigortalı aracın hasar görmesinden dolayı davacı tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini taleplerinin yerinde olup olmadığı ve miktarına ilişkin olduğu, bu itibarla eldeki davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK’nın 331 md.'si uyarınca, harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-Davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar OLUŞTURULMASINA,
5-HMK 20. maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.21/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!