T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/548
KARAR NO :2024/102
DAVA:Ticari Şirket Ortaklığından Çıkma
DAVA TARİHİ:04/09/2023
KARAR TARİHİ:01/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket ortaklığından çıkma davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, o zamanki arkadaşı ...'nın yönlendirmesi ile arkadaşının ortağı olduğu davalı şirkete 24.11.2006 tarihli ve 6690 sayılı ... ilanı ile şirkete ortak olarak dahil olduğunu, şirketin beklendiği gibi işlememesi üzerine müvekkili ile arkadaşlarının şirketi tasfiye etmeye karar verdiğini, müvekkilinin çalışmak üzere 03.09.2007 tarihinde temelli olarak Kazakistan'a gittiğini, yine 2007 yılında arkadaşı ...'ya şirketin tasfiyesi için noterden yetki verdiğini, müvekkilinin halen o tarihten bu yana Kazakistan'da yaşamakta ve ikamet etmekte olduğunu, müvekkilinin bunların ardından şirketin tasfiye edildiğini düşünmesine rağmen Türkiye'deki banka hesaplarına 2017-2018 yılında konan blokeler sonrasında şirketin tasfiye edilmediğini, naylon fatura düzenlenerek içinin boşaltıldığını ve devlete borçlandırıldığını, diğer ortakların paylarını devrederek ortaklıktan çıktığını öğrendiğini, esasen tüm karar ve işlemlerin müvekkilinden habersiz yapılmış olduğunu, bu nedenle müvekkilinin bu ceza davalarının da tarafı olmadığını, her türlü işlemin müvekkilinin yurt dışında olması sebebiyle verdiği vekalet ile veya imzası taklit edilerek yapıldığının açık olduğunu, bildikleri kadarı ile diğer ortakların ve müdürlerin yolsuzluklarına ilişkin davaların .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, müvekkilinin şu anki şirket ortağına ulaşamamakta olduğunu ve ayrıca şu anki ortağı olarak görünen ...'ı tanımamakta olduğunu, müvekkilinin, devlet tarafından tahakkuk ettirilen her türlü borcun kendi payına düşen kısmını ödediğini ve ortak olarak borçtan ari olduğunu, müvekkilinin şirket ortağı olarak kalmasının çekilmez hale geldiğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmiştir.
Davalı taraf, kendisine usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
Dava, limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicili kayıtları, vergi ödeme dekontları, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınarak hep birlikte incelenmiş, şirketin tasfiyesine 17/01/2014 tarihinde karar verildiği hususunun 30/01/2014 tarihinde tescil edildiği, ... Vergi Dairesi'nce verilen müzekkere cevabında, şirketin 30/06/2013 tarihi itibariyle resen terk olduğunun mahkememize bildirildiği, kolluk incelemesinde şirkete ilişkin bir bilgi veya veriye ulaşılamadığı görülmüş, şirket yetkilisi adına davaya ilişkin beyanda bulunması hususunda tebligat çıkarılmış ise de, tebligat iade dönmüş, mernis kaydında ise adres alanının boş olduğu anlaşılmıştır.
.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; Vergi Usul Kanunu'na muhalefet nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ... Danışmanlık Pazarlama ve Reklamcılık Dış Ticaret Ltd. Şti. müdürleri olan şüpheliler ... ve ... hakkında şikayette bulunulduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık Ve Narkotik Suçlar Bürosunun ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında iddianamenin düzenlenmesini müteakip yargılamanın .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile başlandığı, mahkemenin 22/09/2023 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile sanık ...'ın sahte belge düzenlemek suçu sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 638. maddesi, limited şirkette bir ortağın çıkması için iki temel olanak düzenlemektedir. Bunlar, şirket esas sözleşmesinde çıkma hakkı öngörülebilir ve bu hakkın kullanılması belirli şartlara bağlanabilir veya haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden çıkma talep edilebilir. Bunların yanında, TTK'nın 639. maddesi uyarınca söz konusu iki sebepten biri kendisi açısından gerçekleşmiş olan ortak, başka bir ortağın açmış olduğu çıkma davasına da katılabilir.
TTK'nın 638/1. maddesi uyarınca şirket esas sözleşmesinde ortakların çıkma hakkı düzenlenebilir. Bu hakkın kullanımı yine esas sözleşmede belirlenecek şartlara bağlanabileceği gibi serbest de bırakılabilir. Bu şartlar belirli bir duruma ya da zaman aralığına yönelik olabilir. Ancak bazı ortaklara çıkma hakkı tanınıp, diğerlerine tanınmamasına yönelik bir düzenlemenin, TTK'nın 357. maddesinde düzenlenen eşit işlem ilkesi gereğince geçersiz olacağını belirtmek gerekir. Esas sözleşmeye dayanan çıkma hakkının şartları oluştuğunda(ya da şartsız olarak düzenlendiyse istendiği zaman) ortak şirkete çıkma beyanında bulunur. Bu yenilik doğurucu bir irade beyanıdır ve kural olarak şekle bağlı değildir; ancak istenildiği taktirde çıkma beyanı ortaklık sözleşmesinde şekle bağlanabilir.
TTK'nın 638/2. maddesinde haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkma düzenlenmiştir. Bu hakkın kullanılması için şirket sözleşmesinde öngörülmüş olması gerekmez. Haklı sebep genel anlamda, ortaklık ilişkisinin devamını olanaksız kılan bir durumdur. Bu durum ortaklık işlerinden ya da ortakların kişisel ilişkilerinden kaynaklanmış olabilir. Durumun meydana gelmesinde çıkacak olan ortağın kusurunun bulunup bulunmadığı da çıkma hakkının kullanılması açısından önemli değildir. Haklı sebep TTK’da tam olarak tanımlanmamış olsa da bazı haller haklı sebep olarak sayılmıştır. Örneğin TTK'nın 245. maddesi; “bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması” veya “bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi” ve bunlara benzer haller haklı sebep olarak nitelendirilmiştir. Kanunda sayılan bu haller örnek niteliğindedir, her somut olayda haklı sebep bulunup bulunmadığı çıkma hakkını kullanan ortağın kişisel özellikleri ve şirketin yapısı da göz önünde bulundurulmak üzere ayrı ayrı incelenir. TTK'nın 638/2. maddesi, haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma hakkının dava yoluyla kullanılmasını öngörür. Ancak öğreti mahkemeye başvuru öncesinde, çıkacak ortağın şirkete çıkma bildiriminde bulunabileceğini kabul eder. Şayet şirket bu istemi reddederse, ortak, talebini mahkeme önünde yineler. TTK'nın 638/2. maddesinin ikinci cümlesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda bulunmayan ve TTK’ya İsviçre hukukundan alınan bir hükümdür. Bu cümleye göre, haklı sebeple çıkma davası açılması durumunda hâkim, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının bazılarını ya da tümünü dondurabilir veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması için diğer önlemleri alabilir. Haklı nedenle ortaklıktan çıkma talebi ile açılacak dava için herhangi bir süre bulunmamakla birlikte dürüstlük kuralı ve iyi niyet esası gereğince bu hakkın makul süre içinde kullanılması gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının davalı şirketin ortağı olduğu, şirketle olan bağını 2007 yılından itibaren kestiği, bu süreçte şirkete farklı ortakların geldiği, davacının bu ortakları tanımadığı, şirketin tasfiye sürecine girdiği ve bir faaliyetinin bulunmadığı, şirket ortaklarından ..., ... hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası(eski ... E.) kapsamında, Vergi Usul Kanununa Muhalefet(bilerek sahte belge kullanmak) suçundan cezalandırılmaları amacıyla dava açıldığı, dosya kapsamında temin edilen 01/06/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile ...'ın sahte belge kullanma suçunu işlemiş olduğunun tespit edildiği, her ne kadar Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş ise de, şirket ortaklarından biri veya bir kaçı hakkında bu şekilde bir dava açılmış olmasının davacının şirket ortaklığından çıkması için haklı sebep oluşturduğunun açık olduğu anlaşılmakla, davacının talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile, 6102 Sayılı TTK'nun 638/2. maddesi gereğince, davacı ...'in(T. C. Kimlik No: ...), İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ...-0 sicil nosu ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Danışmanlık Pazarlama ve Reklamcılık Dış Ticaret Ltd. Şti. ortaklığından ÇIKARILMASINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 38,40-TL vekalet harcı ve 366,75-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 675-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/02/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!