T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/43
KARAR NO :2024/389
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:19/01/2023
KARAR TARİHİ:25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında 11/05/2015 tarihli ve 10.000.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye teminat olarak müvekkili şirkete ait İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mh., 421 ada, 80 parselde kayıtlı 37 numaralı bağımsız bölümün 1. derecede azami 10.000.000,00-TL ve İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mh., 710 ada, 5 parselde kayıtlı 18 numaralı bağımsız bölümlerin 1. derece azami 4.700.000,00-TL bedelle ipotek gösterildiğini, dava dışı banka tarafından yine aynı kredi sözleşmesine istinaden müvekkili şirketin borçlu olduğu, dava dışı ...... kefil olduğu düzenleme ve vade tarihleri ile bedel kısmı boş olarak bırakılan bononun teminat olarak alındığını, takibe konu bono incelendiğinde A4 kağıda yazılmış bir bononun metninden ibaret olup, özel olarak basılmamış ilk görünüşte dahi senet olduğu apaçık anlaşılmayan ve herkesçe bilinen bono formatına sahip olmadığının görüleceğini, muhtemelen davacı borçlu ve dava dışı kefiller tarafından davaya konu genel kredi sözleşmesini imza aşmasında bu bononun verilmiş olduğunu, dava dışı banka tarafından boş olarak bırakılan kısımların doldurularak bononun takibe koyulduğunu, uygulamada bankaların kredi alan müşterilerinden kefil, ipotek yanında alacağını garantiye almak için ayrıca senet de aldığının somut bir gerçek olduğunu, önemli olanın kredi alacaklısı olan bankanın kredi borcunu teminat altına almak için almış olduğu bu garantiler yoluyla yapmış olduğu takip sonucu elde ettiği tahsilatın kredi borçlusunun olması gereken borcunu aşıp aşmaması; yani tahsilde tekerrür olup olmaması olduğunu, ayrıca dava dışı bankanın, Bankacılık Kanunu'na tabi olduğunu ve bankaların ticari faaliyetlerinin kanunda açıkça belirtilmiş olması ve taraflar arasındaki tek hukuki ilişkinin genel kredi sözleşmesi olduğunun çekişmesiz olması sebebiyle, müvekkili davacının senetteki imzayı inkar etmediğinden ve dava dışı bankanın senette lehtar olarak yer aldığı dikkate alındığında mahkemece bononun teminat senedi olduğunun kabulünün gerektiğini, müvekkil şirketin, kullanmış olduğu krediyi vadesinde ödeyemeyince dava dışı banka tarafından kullandırılan kredi hesabının 24/04/2018 tarihi itibariyle kat edildiğini, dava dışı banka tarafından müvekkili şirkete .... Noterliğinin 25/04/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi gönderilerek 27/04/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, mevcut borcun 3.346.068,13-TL olduğunun ihtar edildiğini, kat ihtarnamesinde bahse konu kullanılan kredi borcunun 3.055.745,22-TL'sinin ana para, 235.278,97-TL'sinin faiz, 11.763,94-TL'sinin ise BSMV olmak üzere toplamda 3.302.788,13-TL olduğunun ihtar edildiğini, ayrıca 3.346.068,13-TL'lik toplam borcun içerisine müvekkili şirkete teslim edilen 25 adet çek yaprağının iade edilmemesi sebebiyle çek yasasından kaynaklı banka sorumluluk tutarı olan 38.860,00-TL'nin de eklendiğini, çek yasasından kaynaklı banka sorumluluk tutarı olan 38.860,00-TL yönünde itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin, dava dışı bankaya olan borçlarını yaşamış olduğu mali kriz nedeniyle ödeyememiş olması sebebiyle, dava dışı banka tarafından müvekkili şirkete karşı yasal takip işlemlerinin başlatıldığını, bu kapsamında müvekkili şirketin krediye teminat olarak gösterilen ipoteklerin dava dışı banka tarafınca paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, ayrıca dava dışı bankanın bu takiple yetinmeyip krediye teminat olarak müvekkili şirketten almış olduğu 29/01/2018 düzenleme tarihli, 18/04/2018 vade tarihli ve 3.400.000,00-TL bedelli bonoyu tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibe koyduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan dosyanın, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası; kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine ilişkin dosyanın ise .... İcra Müdürlüğünün ...(Eski ...) esas sayılı dosyası olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla başlatılan takip dosyası kapsamında ipotekli taşınmazlar hakkında kıymet takdirinin yapıldığını ve 18 numaralı bağımsız bölümün kıymetinin 1.800.000,00-TL, 37 numaralı bağımsız bölümün ise kıymetinin 1.750.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini, nitekim esas dosya olan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden ipotekli taşınmazların 30/10/2018 tarihinde satışına karar verildiğini ve bu amaçla taşınmazların bulunduğu yer icra müdürlüğü olan .... İcra Müdürlüğüne talimat yazıldığını, dosyanın ... talimat sırasına kaydedildiğini, talimat dosyası üzerinden yürütülen cebri satış işlemleri neticesinde her iki ipotekli taşınmazın da 21/01/2019 tarihinde yapılan ihale ile satıldığını, satışa konu olan 37 numaralı bağımsız bölümün 1.250.000,00-TL ihale bedeli ile alacağa mahsuben dava dışı bankaya ihale edildiğini, diğer satışa konu olan 18 nolu bağımsız bölümün ise 1.621.000,00-TL ihale bedeli ile yine alacağa mahsuben dava dışı bankaya ihale edildiğini, akabinde müvekkili şirket tarafından yapılan ihalenin usulsüz olduğundan bahisle 25/01/2019 tarihinde ihalenin feshi davası açıldığını ve bu davanın .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... eesas sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü, görülen davada mahkemece 05/02/2020 tarihinde davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın müvekkili şirket tarafından 09/06/2020 tarihinde istinaf edildiğini, dosyanın istinaf aşamasında iken müvekkili davacı şirket ile dava dışı banka arasında 08/06/2020 tarihli protokol imzalandığını, protokolde, bahse konu ihalenin feshi davasından feragat edilmesi ile alacağa mahsuben banka lehine ihale olunan satış işlemlerinin kesinleştirilmesi ile banka adına tapuda tescil işlemi gerçekleştirilecek olup, akabinde ise banka adına tescil olunan taşınmazların müvekkili davacı şirket tarafından gösterilecek 3. şahıslara beheri 1.575.000,00-TL'den az olmamak kaydıyla devri konusunda anlaşıldığını, böylelikle her iki taşınmazın toplamda 3.150.000,00-TL bedeli ile 3. şahıslara satılması ile müvekkili davacı şirketin bankaya olan kredi borcunun ödenmiş olacağını, aynı protokolde taşınmazların banka tarafından icradan alım bedeli ile gösterilen 3. kişilere satış bedeli arasındaki farkın müvekkili davacı şirketin kredi borcuna mahsup edilmesinin kararlaştırıldığını, nitekim protokol kapsamında 18 numaralı bağımsız bölümün müvekkili davacı şirketin göstermiş olduğu dava dışı ... adlı şahsa 28/07/2020 tarihinde 1.621.000,00-TL bedeli ile dava dışı banka tarafından tapuda devredildiğini, 37 numaralı bağımsız bölüm için müvekkili davacı şirket yetkilisi ... tarafından alıcı bulunmasına rağmen, dava dışı bankanın kötüniyetli hileli hareketleri neticesinde müvekkili davacı şirket yetkilisinin göstermiş olduğu kişiye satılmadığını, daha öncesinde dava dışı bankada çalışan ancak şuan itibariyle emekli olan bir çalışanının kardeşi olan dava dışı ... isimli şahsa tapuda 05/03/2021 tarihinde aslında daha yüksek bir bedel ile satılmasına rağmen tapuda çıkacak harç ve masrafların yüksek olması sebebiyle ihale bedeli ile aynı olacak şekilde 1.250.000,00-TL bedel ile satıldığını, ayrıca dava dışı banka ile bu protokol düzenlenmiş olmasına rağmen dava dışı banka tarafından protokol hükümlerine uymaması sebebiyle müvekkilinin hem mağdur olduğunu; hem de maddi anlamda zarara uğradığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibi neticesinde dava dışı banka tarafından satış işlemlerinin yapılmış olması ve ipoteklerin paraya çevrilmesi ile tahsilat yapılmış olmasına rağmen, ayrıca yürütülen ve dava konusu krediye teminat olarak alınan bonoya ilişkin kambiyo takibine bildirilmemiş olması sebebiyle müvekkili davacı şirketin icra tehdidi altında mükerrer ödemeye zorlanmakta olduğunu, bahse konu takip dosyasının 14/04/2022 tarihinde düzenlenen kapak hesabına göre 5.074.948,98-TL bakiye borcunun bulunmakta olduğunu, dava dışı banka tarafından krediye teminat olarak gösterilen 29/01/2018 düzenleme tarihli, 18/04/2018 vade tarihli 3.346.000,00-TL bedelli bonoya istinaden .... İcra Müdürlüğünün ...(Eski ...) esas dosyası üzerinden başlatılan takip dosyasına konu alacağın, dava dışı banka ile davalı ... Anonim Şirketi arasında imzalanan .... Noterliğinde düzenlenen 28/12/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı beyanname ile davalı şirkete temlik edildiğini, davalı varlık şirketinin, dava dışı banka tarafından teminat olarak verilen bonoya istinaden başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün ...(Eski ...) esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili davacı şirkete karşı cebri icra işlemlerine devam etmekte olduğunu, davalı şirket tarafından dosya borcunun tahsili amacıyla son olarak takip konusu senette kefil olarak yer alan Yılmaz ... dava dışı kişilere devretmiş olduğu taşınmazlara yönelik tasarrufun iptali davası açıldığını, bahse konu tasarrufun iptali davasının .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülmekte olup, davalı şirketin dava dilekçesindeki "Borçlu şirket tarafından, bankaya olan kredi borçları nedeni ile, bedeli kredi borcundan mahsup edilmek üzere, 29.01.2018 düzenleme tarihli, 18.04.2018 vade tarihli 3.346.000,00 TL. Bedelli bono temlik eden bankaya ibraz edilmiştir." şeklindeki beyanından da anlaşılacağı üzere, takibe konu bononun davaya konu genel kredi sözleşmesine teminat olarak verildiğini ikrar ettiğini, uyuşmazlık özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, genel kredi sözleşmesindeki faiz oranının fahiş olduğunu, buna bağlı olarak takibe konu faiz oranına ve buna bağlı olarak hesaplanan işlemiş faiz miktarına da itiraz etiklerini, ayrıca yapılacak bilirkişi incelemesinde gerek davaya konu kambiyo takibinde yapılmış tahsilatların; gerekse müvekkili davacı şirket tarafından dava dışı bankaya yapmış olduğu haricen tahsilatların borçtan mahsup edilmesinin gerektiğini, genel kredi sözleşmesine istinaden düzenlenen hesap kat ihtarnamesinde borç miktarına dava dışı banka tarafından eklenen çek yasal sorumluluk miktarının takibe konulmasına itirazlarının mevcut olduğunu, davalı banka tarafından bir ödemenin bulunmaması halinde asıl borç tutarından 38.860,00-TL'nin de mahsup edilmesi gerektiğini, banka tarafından ödenmeyen çek bedellerinin müvekkiline yüklenemeyeceğini, bu davada zorunlu arabuluculuk dava şartının bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile, müvekkili şirketin .... İcra Müdürlüğünün ...(Eski ...) esas sayılı dosyasına konu edilen 29/01/2018 düzenleme tarihli, 18/04/2018 vade tarihli ve 3.346.000,00-TL bedelli bonodan kaynaklı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine alacağın %20'sidnen aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; borçlu şirket tarafından, temlik eden bankadan kullanılan cari kredi borçları nedeni ile bedeli kredi borcundan mahsup edilmek üzere 29/01/2018 düzenleme tarihli, 18/04/2018 vade tarihli ve 3.400.000,00-TL bedelli bononun temlik eden bankaya ibraz edildiğini, süresi içinde ödemesi yapılmayan bono hakkında da .... İcra Müdürlüğünün ...(Eski ...) esas sayılı dosyası ile 27/04/2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmemesi üzerine icra takibinin tüm borçlular yönünden 02/05/2018 tarihinde kesinleştiğini, 09/05/2018 tarihinde temlik eden banka tarafından davacı şirkete ait 10 adet taşınmaza haciz işlendiğini, 07/05/2018 tarihinde mülkiyete konu haklarının ihtiyaten haczi ve muhafazası için müzekkere yazılmasını, kamu kuruluşlarından almış olduğu istihkak alacağı ve hakedişi bulunan ihalelerinin dosyaya celbi için 01/06/2018 tarihinde davacı şirketin ve kefillerin şirket hisselerine haciz konulmasının talep edildiğini, 02/08/2018 tarihinde de taşınmaz kayıtlarına borç miktarı kadar ihtiyaten haciz şerhinin işlenmesine karar verildiğini ve 19/09/2019 tarihinde davacı şirkete ait taşınmazlar üzerinde haciz işlemlerinin yenilendiğini, devam eden yıllarda temlik eden bankanın borçlulardan olan hak ve alacaklarının tamamının, .... Noterliği’nin 28/12/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile müvekkili şirkete temlik edildiğini, müvekkili şirket tarafından da dosyanın temlik alınmasını müteakiben 12/04/2022 tarihinde takibin yenilendiğini, borçluların mallarının haczi ve muhafazasına yönelik olarak haciz talimat yazısı yazdırıldığını ve davacı şirket ve kefillerin taşınmazlarına ve banka hesaplarına haciz işlendiğini, devamında 25/04/2022 tarihinde de davacı şirket kurucusu ve yetkilisi dava dışı kefil ...tarafından yapılan muvazaalı devirlerin iptali talebiyle müvekkili şirket tarafından dava dışı kefil aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası ikame edildiğini, alacaklılardan mal kaçırmaya uğraşan davacı tarafından da 5 yıl sonra, yine alacakları ızrar kastı ile hareketle bu kere huzurdaki davanın ikame edildiğini, icra dosya işlemleri kapsamında davacının yıllardır süren takipten de uzun süredir haberdar olduğu, temlik eden bankaya olan borcunun tamamını kabul ve ikrar ettiği ancak gelinen noktada takip kesinleştikten ve şirket ortağı aleyhine tasarrufun iptali davası ikame edildikten sonra bu menfi tespit davasını açtığı, kötüniyetle ikame edilen davanın zamanaşımına da uğradığının sabit olduğunu, bu kapsamda davacı tarafından alacağın tahsiline yönelik işlemlerin sonuçsuz bırakılması amacıyla kötü niyetli dava ikame edildiğini, eldeki davanın arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın ikame edildiğini, dava konusunda süreler sebebiyle 1 yıllık ve/veya 2 yıllık zamanaşımının vuku bulduğunu, davaya konu alacağın kısmi ödemelerle temlik eden alacaklı bankaya ödenmiş olmasının, istirdat davasındaki 1 yıllık hak düşürücü süre gereği dava açma süresinin aşılmış olduğunu, şayet dava bedelsiz senedin kullanılması olarak nitelendirilirse de, bedelsiz senedin kullanımının TCK'nın 156. maddesi hükmüne bağlanması nedeniyle 6 aylık ve 2 yıllık zamanaşımının söz konusu olduğunu, huzurdaki davada, davacının temlik eden bankaya olan borcunun tamamını, ipoteklerin paraya çevrildiği tarih itibariyle kabul ve ikrar ettiğinin izahtan vareste olduğunu, bu kapsamda maddi hukukta sınırlandırılmış süreler dikkate alınarak, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğinin kabulünün gerektiğini, davaya konu icra dosya borcunun muaccel olduğunu ve borçlunun, borcunun tamamını dava dilekçesi ile kabul ve ikrar ettiğini, davacının, borçlu olmadığını ve senedin teminat senedi olduğunu herhangi bir belge ile de ispat edemediğini, icra takibine konu bononun TTK kapsamında kambiyo senedi olduğunu ve kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, davacı tarafın borcunu ödemek yerine çeşitli gerçek dışı iddialar ile müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmakta olduğunu, davacı tarafından temlik eden banka ile bir protokol imzalandığı ve mahkememize sunulduğu bildirilmiş ise de, dosyaya herhangi bir protokol sunulmadığını, çünkü böyle bir protokolün bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan alacağının muaccel olduğunu ve halihazırda temerrüt faizli alacak bakiyesinin 10.000.000,00-TL'nin üzerinde olduğunu, davacının mükerrer takip iddiasının tamamen yasal dayanaktan yoksun olduğunu, icra takibinde talep edilen faiz oranı ve/veya genel kredi sözleşmesindeki faiz oranlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının genel kredi sözleşmesi kapsamında temlik eden banka tarafından yasal sorumluluk bedeli ödenen çeklerin depo edilmesinden sorumlu olduğunu, genel kredi sözleşmesinde bu yönde hükmün de bulunmakta olduğunu, ancak müvekkilinin sadece nakdi alacakları temlik almış olduğunu, bu hususta gayrinakit alacakların varlığı halinde temlik eden bankanın alacağının devam ettiğinin de kabulünün gerektiğini, netice itibariyle davacının, kat ihtarnamesine konu alacakların tamamından sorumlu olduğunu ve borcun muaccel olduğunu, icra takibine konu bononun TTK kapsamında kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, temlik eden banka ile davacı arasında imzalanmış söz konusu takip dosyasına ilişkin veya sair borcun infazına ilişkin herhangi bir protokolün bulunmadığını, halihazırda temerrüt faizli alacak bakiyesinin 10.000.000,00-TL'nin üzerinde olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddini, davanın esastan reddini ve davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, dava dışı ... Anonim Şirketi ile davacı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında yapılan tahsilatlar ile haricen tahsilatların kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ...(Eski ...) esas sayılı dosyasına bildirilmediği, dosyaya dayanak senedin teminat senedi olduğu, çek bedellerinin de taraflarına yüklenemeyeceği gerekçesiyle ve bu dosyadaki alacakları temlik alan davalı şirket tarafından mükerrer ödemeye zorlandığından bahisle, bu takibe dayanak bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce davacı şirket ile ... Anonim Şirketi arasında akdedilen 11/05/2015 tarihli ve 10.000.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi ile ekleri, .... Noterliğinin 25/04/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile tebliğ mazbataları, nakde dönen çeklere ilişkin çek fotokopileri ve ödeme dekontları, çek teslim tutanakları, yapılandırma kredi talep talimatları, hesap özetleri, 29.01.2018 düzenleme tarihli, 18.04.2018 vade tarihli ve 3.400.000,00-TL bedelli bono sureti, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mh., 421 ada, 80 parselde kayıtlı 37 numaralı ve İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mh., 710 ada, 5 parselde kayıtlı 18 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtları, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğünün ...(Eski ...) esas sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor ve ek rapor; ve yine bankacılık işlemleri uzmanı başka bir bilirkişiden rapor temin edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ...(Eski ...) esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından 27/04/2018 tarihinde borçlular ... ve ... Ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 29.01.2018 düzenleme tarihli, 18.04.2018 vade tarihli ve 3.400.000,00-TL bedelli bonoya dayalı 3.346.000,00-TL tutarındaki toplam alacağın; takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %9,75 avans faizi, avukatlık ücreti ve icra masrafları ile birlikte, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak, yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faize mahsup etme hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, dosya kapsamında birtakım tapu kayıtlarına ve araç üzerine icrai haciz tesis edildiği, dosyanın takipsiz bırakıldığı, alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından alacakların ... Anonim Şirketine temlik edilmesi ve talep üzerine 24/03/2022 tarihinde yenileme emri düzenlenerek dosyanın ... sayılı esas sırasına kaydedildiği, takibin kesinleşmesini müteakip dosya kapsamında haciz talimatları yazıldığı, bu esnada alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından 25/04/2022 tarihinde davalılar ...aleyhine ihtiyati haciz talepli tasarrufun iptali talepli dava ikame edildiği, dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sırasına kaydedildiği, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı tasarrufun iptali dosyasından verilen ihtiyati haciz kararı gereği davalılar adına kayıtlı olması halinde davaya konu ...ili, ... ilçesi, ... Mah., 432 ada, 171 Parsel, B blok, 1 nolu; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah., 404 ada, 20 parsel nolu; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah., 404 ada, 24 parsel, 4. kat, 9 nolu; ... ili, ... ilçesi, ...Mah., 1076 Ada, 72 Parsel, Zemin Kat, 2 nolu; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah., 3175 ada, 71 parsel, A blok, 7. kat, 32 nolu ve ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, 206 parsel sayılı taşınmazın kayıtlarına 5.074.948,98 TL ile sınırlı olmak kaydıyla dava sonuna kadar ihtiyati haciz işlemiş tesis edildiği tespit edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından 20/06/2018 tarihinde borçlu ... Ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine genel kredi sözleşmesi, hesap özeti, ipotek takip evrakları ve .... Noterliğinin 25/04/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesine dayalı 3.307.208,13-TL asıl alacak ve 282.698,34-TL 29/04/2018-20/06/2018 tarihleri arasında işlemiş %60 temerrüt faizi olmak üzere toplam 3.589.906,47-TL alacağın; takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %60 oranında faizi, faizin %5'i gider vergisi, vekalet ücreti ve icra masrafları ile birlikte, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak, ipotek limiti dışında kalan bakiye alacaklarını kredi borçlusundan ve alacaklarının tamamının müteselsil kefillerden tahsil ve talep hakları saklı kalmak, yapılan takipte ipotekli taşınmaz satılıp paraya çevrildikten sonra bakiye alacak için rehin açığı belgesine dayanarak takip ve tahsil hakları saklı kalmak, kısmi ödemelerin öncelikle faize ve masraflara mahsup edileceği ve 25 adet çek yaprağına ilişkin 38.860,00-TL gayrinakit alacağın nakdi teminat olarak alacaklı nezdindeki faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi suretiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, ipotekli taşınmazlar olan İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mh., 421 ada, 80 parselde kayıtlı 37 numaralı ve İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mh., 710 ada, 5 parselde kayıtlı 18 numaralı bağımsız bölümlerin 30/10/2018 tarihinde satışına karar verildiği ve bu amaçla taşınmazların bulunduğu yer icra müdürlüğü olan .... İcra Müdürlüğüne talimat yazıldığı, dosyanın ... talimat sırasına kaydedildiği, taşınmazlara ilişkin kıymet takdiri raporu tanzim edildiği, talimat dosyası üzerinden yürütülen cebri satış işlemleri neticesinde her iki ipotekli taşınmazın da 21/01/2019 tarihinde yapılan ihale edildiği, satışa konu olan 37 numaralı bağımsız bölümün 1.250.000,00-TL ihale bedeli ile alacağa mahsuben dava dışı bankaya ihale edildiği, diğer satışa konu olan 18 nolu bağımsız bölümün ise 1.621.000,00-TL ihale bedeli ile yine alacağa mahsuben dava dışı bankaya ihale edildiği tespit edilmiştir.
Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 03/03/2024 tarihli rapor ile; davacı tarafından ikame edilen huzurdaki menfi tespit davasına dayanak olan 29/01/2018
düzenleme, 18/04/2018 ödeme tarihli ve 3.400.000,00-TL bedelli bonadan dolayı davacının davalı bankaya karşı ödeme yükümlülüğü bulunduğu, huzurdaki davada sözleşme tarihinin 11/05/2015; senedin tanzim tarihinin ise 29/01/2018 olması karşısında, senedin bedelinin nakden ahzolunduğu şeklindeki senet metninde belirtilmiş olmakla senedin düzenlendiği 18/04/2018 tarihinde “…iş bu emre muharrer senet mukabilinde yukarıda belirtilen ödeme gününde ... A.Ş veyahut emrü havalesine yukarıda yazılı yalnız 3.400.000.00 TLnı ödeyeceğiz" ibaresinin yer aldığını, senet borçlusu kullandırılan kredinin takip tarihi itibarı ile kapatılmamış olması ve takip tarihi itibariyle davacının 3.290.163,85-TL borçlu olması karşısında, işbu senetin düzenlenerek kredi alacaklısı bankaya kredinin geri ödenmesinde teminat olarak ayrıca verilmiş olabileceği kabul edilecek olsa dahi teminata konu borcun ödenmediğinin anlaşıldığı, davacının dava tarihi itibarı ile 1.699.308,89-TL-8438.13-TL BSMV=1.690.870,76-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, ancak dava dışı bankanın takip talebinde %9,75 avans faizi talebinde bulunduğu, yani değişen oranlarda avans faizi talep edilmediğininden, takdiri mahkememizde olmak üzere bir önceki bilirkişi tarafından hesaplanan %9,75 avans faiz oranından yapılan hesaplamaya göre, davacının 1.197.641,01-TL-9252,64-TL=1.188.388.37-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davalının varlık yönetim şirketi olması nedeniyle bir önceki bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere çek depo talebinin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.Davalı tarafça her ne kadar arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddi isteminde itirazda bulunulmuş ise de, açılan davanın menfi tespit davası oluşu, menfi tespit davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurmanın dava tarihi itibariyle gerekmemesi dikkate alınarak, davalı tarafın arabuluculuk dava şartı nedeniyle davanın reddi yönündeki itirazına itibar edilmemiştir.Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; alacağı temlik eden dava dışı ... A. Ş. ile davacı kredi ... Turizm Yt. San. Ve Tic. A. Ş. arasında 10.000.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, davacı bankaya taksitli kredi ve çek karnesi verilmek suretiyle bu kanaldan gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ....Noterliği'nin 25/04/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kredi cari hesabının 24/04/2018 tarihinde kesildiği ve kat edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren (1) gün içinde 3.307.208,13-TL nakdi alacağın ödenmesi, ayrıca gayrinakdi çek taahhüt bedeli 38.860,00-TL'nın depo edilmesi, aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin ihbar ve ihtar edildiği, borcun ödenmemesi üzerine dava dışı banka tarafından önce .... İcra Müdürlüğünün ...(Eski ...) esas sayılı dosyası ile 27/04/2018 tarihinde borçlular ... ve ... Ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 29/01/2018 düzenleme tarihli, 18/04/2018 vade tarihli ve 3.400.000,00-TL bedelli bonoya dayalı 3.346.000,00-TL tutarındaki toplam alacağın tahsili talebiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, sonrasında dava dışı alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 20/06/2018 tarihinde borçlu ... Ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine genel kredi sözleşmesi, hesap özeti, ipotek takip evrakları ve .... Noterliğinin 25/04/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesine dayalı 3.307.208,13-TL asıl alacak ve 282.698,34-TL 29/04/2018-20/06/2018 tarihleri arasında işlemiş %60 temerrüt faizi olmak üzere toplam 3.589.906,47-TL alacağın tahsili talebiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, ipotekli taşınmazlar olan İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mh., 421 ada, 80 parselde kayıtlı 37 numaralı ve İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mh., 710 ada, 5 parselde kayıtlı 18 numaralı bağımsız bölümlerin 30/10/2018 tarihinde satışına karar verildiği ve bu amaçla taşınmazların bulunduğu yer icra müdürlüğü olan .... İcra Müdürlüğüne talimat yazıldığı, dosyanın ... talimat sırasına kaydedildiği, taşınmazlara ilişkin kıymet takdiri raporu tanzim edildiği, talimat dosyası üzerinden yürütülen cebri satış işlemleri neticesinde her iki ipotekli taşınmazın da 21/01/2019 tarihinde yapılan ihale edildiği, satışa konu olan 37 numaralı bağımsız bölümün 1.250.000,00-TL ihale bedeli ile alacağa mahsuben dava dışı bankaya ihale edildiği, diğer satışa konu olan 18 nolu bağımsız bölümün ise 1.621.000,00-TL ihale bedeli ile yine alacağa mahsuben dava dışı bankaya ihale edildiği tespit edilmiştir. Davacı tarafça, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas(eski ...) sayılı takip dosyasına konu 29/01/2018 düzenleme tarihli, 18/04/2018 vadeli 3.346.000,00-TL bedelli, keşidecisi ... ve Tic. A. Ş., lehdarı ... A. Ş. olan bono nedeniyle menfi tespit talebinde bulunulmaktadır. Takibe konu bononun incelenmesinden, keşidecisinin ... ve Tic. A. Ş., lehdarının ... A. Ş., düzenleme tarihinin 29/01/2018, vade tarihinin 18/04/2018, bono bedelinin 3.400.000,00-TL olduğu, bono üzerinde bedelinin nakden ahzolunduğu ibaresinin bulunduğu görülmektedir. Davacı tarafça bononun teminat amacıyla verildiği ileri sürülmektedir. Bono üzerinde, bononun teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi, tersine bedelinin nakden ahzolunduğu ibaresi bulunmaktadır. Yine, bononun teminat amacıyla verildiğine ilişkin herhangi bir yazılı delil de bulunmamaktadır. Bononu, kredi borcunun geri ödenmesinde kullanılmak üzere alındığının belirtilmesi de bononun teminat amaçlı verildiğini kabule yeterli bulunmamaktadır. Alacağı temlik eden dava dışı banka ile davacı şirket arasında 11/05/2015 tarihinde düzenlenen genel kredi sözleşmesine istinaden davacı tarafa kredi kullandırıldığı, takibe konu bononun ise 18/04/2018 tarihinde dava dışı banka verilmiş olduğu, davacının, genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı bankaya borcunun bulunduğu dikkate alındığında, takibe konu bononun, kredi borcunun tahsili uğruna verilen bono olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar bono, bir kambiyo senedi olup, illetten mücerret ise de, dava dışı banka ile davacı arasında genel kredi sözleşmesinden kaynaklı bir kredi ilişkisi bulunduğu da dikkate alındığında, bono ile kredi sözleşmesini birlikte değerlendirmek gerekmektedir. Dosya kapsamında temin edilen 03/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, yapılan ödemeler ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında ipoteklerin paraya çevrilmesi de dikkate alınarak davacı tarafın davalı tarafa 1.197.641,01-TL daha borcunun bulunduğu tespit edilmiştir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak, davacı tarafın davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması ve icra takibinin haksız ve kötü niyetle başlatıldığına ilişkin dosyada bir delil bulunmaması nedenleriyle davacı ve davalı tarafların kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas(eski ...) sayılı takip dosyasına konu 29/01/2018 düzenleme tarihli, 18/04/2018 vadeli 3.346.000,00-TL bedelli, keşidecisi ... ve Tic. A. Ş., lehdarı ... A. Ş. olan bono nedeniyle, davalı tarafa 1.197.641,01-TL asıl alacak miktarı dışında borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacı ve davalı tarafların, kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 81.810,85-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 57.141,32-TL'nin mahsubu ile bakiye 24.669,53-TL harcın davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin olarak yatırılan 57.141,32-TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 282,25-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.462,15-TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre hesap edilen 2.222,93-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine; kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 5.000,00-TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre hesap edilen 1.789,66-TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine; kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 243.868,72-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 161.740,51-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!