WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/297 Esas
KARAR NO :2024/471

DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ:02/05/2023
KARAR TARİHİ:28/05/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili, takip dosyasında borçlu olarak gösterilen ...San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin yine takipte borçlu olarak gösterilen diğer şahıslar ile birlikte ortağı iken hisselerini .... Noterliği'nin 16.01.2015 tarih, ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi ile ...'a payını bütün aktif ve pasifiyle, hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte devrettiği, bu devir işlemi 16.02.2015 tarihinde tescil, 20.02.2015 tarihli ... Sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 374.sayfasında ilan edilerek yürürlüğe girdiği, takip dosyası ve takip talebi incelendiğinde; alacaklı .... tarafından takip dayanağı olarak gösterilen ....Noterliği'nden keşide edilmiş 14.11.2017 tarihli ihtarname ile 14.11.2017 tarihi itibarıyla kredi ilişkisinin kesildiği, alacağı temlik eden banka ile anılan kart ve kredileri kullanan takip borçlusu şirket arasındaki anlaşma ve genel uygulamaya göre kullanılan kredi kartı ve ticari artı para kredisine ilişkin tüm borç faizi ile birlikte her ay kapatılıp tekrar yeniden açılmakta olduğundan ve icra takibi 10.01.2018 tarihinde açılmış olup icra takibi ile talep edilen alacak ta bankanın borcun 14.11.2017 tarihli ihtarname ile ödenmesini istediği, kredinin kesildiği takip ile 30.09.2017-10.01.2018 tarihleri için faiz talep edilmiş olmakla borcun 30.09.2017 tarihi itibariyle ödenmediği ve yeni döneme ait olduğu, davalı tarafça icra takibi ile talep edilen alacağın davacının borçlu şirketteki hisselerini aktif ve pasifiyle, hukuki ve mali sorumluluklarıyla birlikte devredip tescil ve ilan tarihi üzerinden 2 yıl geçtikten sonraki bir döneme ait olması, davacının bu borçtan hukuken sorumlu olmaması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davanın kabulü ile, doğabilecek telafisi güç zararları önlemek açısından öncelikle teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilerek paranın ödenmesi halinde icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, takibin durdurulmasına, davacının .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından 84.959,05-TL Türk Lirası borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, halef olan temlik alacaklısı davalının tacir olması nedeniyle basiretli bir iş adamı gibi davranması gerekirken böyle davranmayıp kötüniyetli hareket ettiğinden %20 kötüniyet tazminatı ödemesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının eski ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı borçlu şirket tarafından dava dışı temlik veren ... A.Ş. İle 25.12.2012 tarihli 2.000.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi ve 11.09.2012 tarihli 1.650.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi yapıldığını, davacı ... ve dava dışı ... işbu genel kredi sözleşmelerine istinaden kefalet sözleşmeleri imzaladığını, davacının kefil sıfatıyla imzasını taşıyan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden borçluya kullandırılan kredilerden ... nolu Ticari Artı Para kredisindeki 39.906,87-TL borç ile ... numaralı ... kredisinden doğan 39.874,07-TL anapara kredi borcunun vadesinde ödenmemesi üzerine davacıya ve diğer kredi borçlularına .... Noterliğinin 14.11.2017 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilmiş ve davacıya tebliğ edildiğini, hesap kat ihtarnamesine yasal süresi içerinde itiraz edilmediği gibi kredi borçları da ödenmediğini, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla davacı ve diğer borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı taraf yasal süresi içerinde takibe itiraz hakkı bulunmasına rağmen itiraz etmediğini ve takibin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen halen kötü niyetli olarak borçlu olmadığını iddia etmekte olduğunu, davacının kefil sıfatıyla sorumluluğu yalnızca şirket ortağı sıfatından kaynaklanmadığından ayrıca bir kefalet sözleşmesi bulunduğundan davacının şirketteki payını devretmiş olması kefil sıfatıyla sorumluluğunu iki yıl süreyle sınırlamamakta olduğunu, kefalet sözleşmesinde de davacının 10 yıl boyunca kefil sıfatıyla sorumlu olacağı kendi el yazısıyla belirtildiğini, tüm bu gerekçelerle davacının haksız ve kötü niyetli menfi tespit davasının reddi gerekmekte olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine alacağın %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Dava dışı .... ile dava dışı asıl borçlu ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan ve davacı ... ile dava dışı ...'nin kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan KMH kredisi ve kredi kartı kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla alacaklı .... Tarafından dosyamız davacısınında aralarında bulunduğu borçlular ...San. Ve Tic. Ltd. Şti., ..., ...'ye karşı başlatılan ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2023 tarihli ... sayılı gönderme kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası, temlik sözleşmesi ve eki temlik listesi, dava dışı ...San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil dosyası, dava konusu konusu alacağın dayanağı sözleşmeler, kredi ve kredi kartı kayıtları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Dava dışı .... ile dava dışı asıl borçlu ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan ve davacı ... ile dava dışı ...'nin kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan KMH kredisi ve kredi kartı kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla alacaklı .... Tarafından dosyamız davacısınında aralarında bulunduğu borçlular ...San. Ve Tic. Ltd. Şti., ..., ...'ye karşı 79.952,89 TL asıl alacak, 4.767,77 TL işlemiş faiz, 238,39 TL BSMV olmak üzere toplam 84.959,05 TL alacak üzerinden 10.01.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Dava dışı asıl borçlu ...San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; Davacı ...'nin kefalet imzasının bulunduğu 11.09.2012 ve 25.12.2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinin imza tarihlerinde dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, .... Noterliğinin 16.01.2015 tarih ve 2046 yevmiye nolu devir sözleşmesi ile hisselerini ...'a devrettiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça sunulan Alacak Devir Ve Temlik Sözleşmesi ve temlik listesi kayıtlarına göre, dava ve takip konusu alacağın , dava dışı alacaklı ... tarafından 05.04.2022 tarihinde dosyamız davalısı ... ... A.Ş'ye devir ve temlik edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'den alınan 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dışı .... ile dava dışı asıl borçlu ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında 11.09.2012 ve 25.12.2012 tarihlerinde genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, bahse konu işbu sözleşmeleri davacı kefil ...'nin de toplam 3.650.000,00 TL kefalet limiti tahtında müteselsil kefil sıfatı ile açıkça imzaladığını, genel kredi sözleşmeleri kapsamında asıl borçlu şirkete KMH kredisi ve kredi kartı kullandırıldığını; Davacı vekilinde kabullerinde olduğu üzere davacının sözleşmelerin akdedildikleri dönemde dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olduğunu, bu bakımdan davacı kefilin dönemde şirket ortağı olması nedeniyle eş rızasına gerek bulunmadığı her ne kadar düşünülmekte ise de, konunun nihai hukuki takdiri mahkemeye ait olduğunu; Davacı ve diğer kredi borçlularına alacaklı ... tarafından .... Noterliğinin 14.11.2017 tarihli kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, muhataplara keşide edilen hesap kat ihtarnamesi her ne kadar dosya içeriğinde mevcut ise de, noter tebliğ şerhi yazılı olmadığı gibi, tebligat mazbataları da dosya içeriğinde mevcut olmadığını, tebliğ şerhi olmadığı dikkate alındığında emsal nitelikte yerleşik yargısal içtihatlar dikkate alındığında davacının takip tarihi itibarı ile temerrrüde düşmüş sayılalabileceğini; Kredili Mevduat Hesabı ve şirket kredi kartları için TCMB yayınladığı akdi ve gecikme faiz oranlarının aynen KMH kredilerine de uygulanacağını, TCMB Tebliğlerine göre 01.10.2017 tarihinde (kat ve temerrüt tarihini kapsayan dönem) kredi kartlarına uygulanan akdi faizin %22,08 oranında ve temerrüt faizini ise %28,08 oranında olduğu tespit edildiğini, bu durumda takip talebinde %28,08 oranında talep edilen temerrüt faizinin yerinde olduğu mütalaa edilmekte olduğunu, tespit edilen %28,08 (KMH) ve %28,08 (Şirket kredi kartı) oranındaki temerrüt faizinin talep edilebileceği düşünülmekte olduğunu, bu tespit edilen temerrüt faiz oranları kaynak Maliyeti ve piyasa koşullarına göre sözleşme serbestliği nazara alındığında yerinde olduğu düşünülebileceğini, takip tarihi itibariyle 79.952,89 TL asıl alacak, 2.795,15 TL işlemiş akdi faiz, 139,85 TL BSMV olmak üzere toplam 82.887,89 TL alacak hesaplandığını; Davacı kefil ...'nin dava dışı asıl borçlu şirketteki hisselerini di,ğer ortak ...'a devretmiş olduğunun anlaşıldığını, bilindiği üzere hisse devri ile şirketteki ortaklığın hukuken sona ereceğini, davacı kefilin sorumluluğunun şirket ortağı olduğu ya da olmadığı için değil, şahsi kefaletinden doğmakta olduğunu, o halde, davacı/kefilin şirketteki hissesinin devredilmiş olması demek kefaletin son bulduğu anlamına hiçbir şekilde gelmeyeceğini, kefaletten çekilmenin ve/veya son bulmasının şekli ve sonuçları başta TBK ve sözleşmede açıkça belirtildiğini, öyleyse salt hisse devrinin kefaletin sonuçlarına doğrudan bir etkisi olamayacağı nazara alınarak, davacının sözleşmedeki kefaletinin halen geçerli ve ayakta olduğu söylenebileceğini, dolayısıyla bu meyanda davacının kefaleten borçtan sorumlu sayılabileceği söylenebileceğini, ancak her halükarda nihai hukuki takdir mahkemeye ait olduğunu; Sonuç ve kanaat :Alacağını TEMLİK eden banka ile dava dışı kredi lehtarı .... San ve Tic.Ltd.Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeyi davacı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, bahse konu sözleşmeye istinaden, ... ve kredili mevduat hesabı kredileri kullandırılmış” olduğunu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davalı şirketin davacı kefil aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiğini, Davacı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 3.650.000,00 TL olduğunu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 79.952,89 TL'sının kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davacı kefilin kendi temerrüdü ile dava dışı kredi lehtarı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarının düşünülebileceğini, Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, takip tarihi itibarıyla davalı alacaklı şirketin davacı borçludan 79.952,89 TL asıl alacak, 2.795,15 TL işlemiş akdi faiz, 139,85 TL BSMV olmak üzere toplam 82.887,89 TL alacak talep edebileceği, fazlaya ilişkin 2.071,16 TL'nın reddi durumunda, takip tarihinden başlamak üzere 79.952,89 TL asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte davacı kefilden istenilebileceğini, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile, dava dışı .... ile dava dışı asıl borçlu ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan ve davacı ... ile dava dışı ...'nin kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan KMH kredisi ve kredi kartı kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla alacaklı .... Tarafından dosyamız davacısınında aralarında bulunduğu borçlular ...San. Ve Tic. Ltd. Şti., ..., ...'ye karşı 79.952,89 TL asıl alacak, 4.767,77 TL işlemiş faiz, 238,39 TL BSMV olmak üzere toplam 84.959,05 TL alacak üzerinden 10.01.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, dava dışı asıl borçlu şirketteki ortaklığının son bulduğu, takip konusu kredi borçlarının kendisinin ortaklıktan ayrıldıktan sonraki döneme ilişkin olduğu, davalı tarafa borcunun olmadığı belirtilerek dava konusu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve davacı lehine tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça, davacının sorumluluğunun kefaletinden kaynaklı olduğu, bu nedenle tüm borçlardan sorumlu olduğu savunularak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin irdelendiği, temerrüt tarihi, akdi ve temerrüt faiz oranlarının, icra takip tarihi itibarı ile talep edilebilecek alacak miktarlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bilirkişi raporunun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamında toplanan delillere göre; Dava dışı .... ile dava dışı asıl borçlu ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında 11.09.2012 ve 25.12.2012 tarihlerinde genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, bahse konu işbu sözleşmeleri davacı kefil ...'nin de toplam 3.650.000,00 TL kefalet limiti tahtında müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, bu genel kredi sözleşmeleri kapsamında asıl borçlu şirkete KMH kredisi ve şirket kredi kartı kullandırıldığı; Dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları ve davacı vekilinin beyanlarına göre, davacının genel kredi sözleşmelerinin akdedildikleri dönemde dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, bu bakımdan davacı kefilin o dönemde şirket ortağı olması nedeniyle eş rızasına gerek bulunmadığı kefaletinin geçerli olduğu;Davacı tarafça sunulan Alacak Devir Ve Temlik Sözleşmesi ve temlik listesi kayıtlarına göre, dava ve takip konusu alacağın, dava dışı alacaklı ... tarafından 05.04.2022 tarihinde dosyamız davalısı ... ... A.Ş'ye devir ve temlik edildiği, davalı ... ... A.Ş'nin alacaklı sıfatını kazandığı; Davacı ve diğer kredi borçlularına alacaklı ... tarafından .... Noterliğinin 14.11.2017 tarihli kat ihtarnamesinin keşide edildiği, muhataplara keşide edilen hesap kat ihtarnamesinin tebliğine dair bir belge tespit edilemediğinden davacının takip tarihi itibarı ile temerrrüde düşeceği; Kredili Mevduat Hesabı ve şirket kredi kartları için TCMB yayınladığı akdi ve gecikme faiz oranlarının uygulanması gerektiği, TCMB Tebliğlerine göre 01.10.2017 tarihinde (kat ve temerrüt tarihini kapsayan dönem) kredi kartlarına uygulanan akdi faizin %22,08 oranında ve temerrüt faizini ise %28,08 oranında olduğu, somut olayda da bu oranların uygulanması gerektiği; Takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacağın 79.952,89 TL asıl alacak, 2.795,15 TL işlemiş akdi faiz, 139,85 TL BSMV olmak üzere toplam 82.887,89 TL olduğunun hesaplandığı; Davacı kefil ... tarafından dava dışı asıl borçlu şirketteki hisselerini diğer ortak ...'a devretmiş olduğu, dava ve takip konusu alacakların kendisinin ortaklıktan ayrıldığı dönem sonrasına ait olduğu ve bu kapsamda borçtan sorumluluğunun olmadığı savunulmuş ise de, bilindiği üzere hisse devri ile şirketteki ortaklığın hukuken sona ereceği, ancak davacı kefilin sorumluluğunun şirket ortağı olduğu ya da olmadığı için değil, şahsi kefaletinden doğmakta olduğu, o halde, davacı/kefilin şirketteki hissesinin devredilmiş olması demek kefaletin son bulduğu anlamına hiçbir şekilde gelmeyeceği, davacının sözleşmedeki kefaletinin 10 yıllık süre ile geçerli ve ayakta olduğu, dolayısıyla bu meyanda davacının kefaleten borçtan sorumlu olduğu; Takip tarihi itibarıyla davalının davacıdan 79.952,89 TL asıl alacak, 2.795,15 TL işlemiş akdi faiz, 139,85 TL BSMV olmak üzere toplam 82.887,89 TL alacak talep edebileceği, fazlaya ilişkin 2.071,16 TL'lik istemin yerinde olmadığı, takip tarihinden itibaren 79.952,89 TL asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte davacı kefilden istenilebileceği, anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Davacının, davalıya, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığı miktarın 2.071,16 TL olduğu, bu miktar yönünden davasında haklı olduğu, Takibin 79.952,89 TL asıl alacak, 2.795,15 TL işlemiş akdi faiz, 139,85 TL BSMV olmak üzere toplam 82.887,89 TL alacak miktarı üzerinden ve 79.952,89 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28.08 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizine %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle devam etmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılarak davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça, İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca tazminat talep edilmiş ise de, davalı alacaklı büyük oranda alacak talebinde haklı bulunduğundan ve takibin kötü niyetli yapıldığı yönünde mahkememizde bir kanaat oluşmadığından, davalı tarafça, İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca tazminat talep edilmiş ise de, mahkememizce verilen tedbir kararının uygulanmadığı anlaşıldığından, tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davacının, davalıya, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle 2.071,16 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, Takibin 79.952,89 TL asıl alacak, 2.795,15 TL işlemiş akdi faiz, 139,85 TL BSMV olmak üzere toplam 82.887,89 TL alacak miktarı üzerinden ve 79.952,89 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28.08 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizine %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya dair istemin REDDİNE,
2-Tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.450,89-TL'den mahsubu ile fazla alınan 1.023,29 TL karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesi sonrasında talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
Davacı tarafından peşinen karşılanan 427,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı parası, 64,25 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.244,15‬ TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 3.165,06-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 2.071,16 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024

Katip ...
 e-imzalıdır

Hakim ...
 e-imzalıdır