WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/230
KARAR NO:2024/435

DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:05/04/2023
KARAR TARİHİ:16/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ... abone numaralı ve ... hesap numaralı elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye bağlı olarak davalının, işletmesinde elektrik enerjisi tüketiminde bulunduğunu, davalı tarafın, elektrik enerjisi satış sözleşmesi gereğince üzerine düşen yükümlükleri gereği gibi ifa etmediğini ve taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde kullanmış olduğu enerji tüketim bedellerini ödemediğini, enerji tüketimine ilişkin ödenmeyen fatura bedelinin, gecikme faizi ile birlikte toplam olarak 5.205.772,04-TL olduğunu, bu borcun tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası üzerinden borçlu aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafından tüketim bedeli borcuna ilişkin tebliğ edilen ödeme emrine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı her ne kadar borcu olmadığını iddia etse de, müvekkili şirket nezdinde yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde belirtilen borç miktarının tahakkuk ettirildiğini ve herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığını, davalı adına olan söz konusu faturalarda eski borç da belirtilmekle tüketim bedellerinin ödenmediğinin sabit olduğunu, elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden abonenin, sözleşme iptal edilmediği sürece elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı sorumluluğunun devam edeceğinin muhakkak olduğunu, davalının, herhangi bir bedel ödemeden elektrik enerjisi tükettiği için sebepsiz zenginleştiğini, dolayısıyla abonenin hiçbir ücret ödemeden kullandığı enerji bedelinin tahsil edilmesinin esas olduğunu, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak yapılan toplantı neticesinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafından ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan enerji tüketimine ilişkin düzenlenen 2022 yılı ağustos-eylül dönemlerine ait ..., ... ve ... numaralı e-faturalarda belirtilen tutarda herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, bu kapsamda icra takip dosyasında sunulan bu faturaların içeriklerine, ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa uygulanacak gecikme faizi tutarına ve bu tutarın KDV'sine de dahil olmak üzere borcun tamamına ve tüm ferilerine taraflarınca itiraz edildiğini, uyuşmazlık konusu borcun, müvekkili şirketin tükettiği iddia edilen elektrik enerjisine dayanmakta olduğunu, söz konusu enerji tüketiminin ne miktarda gerçekleştiği, nasıl hesaplandığı, faturada hangi tutar kalemlerinin bulunmasının zorunlu olduğunun, taraflar arasındaki elektrik enerjisi satış sözleşmesinden anlaşılamamakla birlikte müvekkilinin tek başına ticari defter kayıtlarından da bu tutarı anlaması veya hesaplamasının mümkün olmadığını, diğer yandan, asıl alacağı kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla, 30.09.2022 tarihli ve ... numaralı fatura, 31.08.2022 tarihli ve ... numaralı fatura ve ayrıca 09.11.2022 tarihli ve ... numaralı fatura tutarlarına vade farkı adı altında bir ücretin yansıtılmış olmasının sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu, vade farkı, herhangi temerrüt faizinden farklı bir niteliğe sahip olmakla beraber, vadesinde ödenmeyen borca, ödenmeyen borcun oransal oranında eklenen ek bir külfet olduğunu, vade farkının talep edilebilmesi için yazılı bir sözleşmede kayıtlı olması veya taraflar arasındaki bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün bulunmasının gerektiğini, bu iki durum dışında ise vade farkının talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmede veya taraflar arasındaki teamülde vade farkına ilişkin anlaşma yoksa dahi, uygulamada tebliğ edilen bazı faturalarda "gecikme halinde vade farkı alınır” şerhi bulunmakta veya içeriğinin sadece vade farkı olduğu faturalar düzenlenmekte olduğunu, vade farkının istenemeyeceği bir durumda, vade farkı faturası veya ödenmediği takdirde vade farkı ödenmesi gerektiğine ilişkin bir şerh bulunan faturayı tebliğ alan kişinin bu faturaya sekiz gün içerisinde itiraz etmemesi durumunda, vade farkını ödemekle yükümlü olup olmayacağına dair çeşitli görüşler bulunmakta olduğunu, ancak bu durumun sadece fatura kapsamının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkının diğer tarafça kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceğini, dolayısıyla vade farkı, hukuki niteliği itibariyle temerrüt faizinden farklı olduğu için, vade farkı eklenmiş ticari bir alacak açısından temerrüt tarihi itibariyle işleyen faiz, vade farkı için de işleyeceğini, söz konusu faturaların içeriklerinden, vade farkına asıl alacakla birlikte gecikme faizi işletildiğinin sabit olduğunu, ancak ne tarafların akdettikleri sözleşmede vade farkı uygulanacağına ilişkin bir madde; ne de aralarında vade farkına alınacağına ilişkin yerleşmiş bir teamül olmadığını, bu hususlardaki belirsizliğin giderilmesi için enerji tüketimine ilişkin gerçek bedelin bilirkişiler marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin ve sair ilgili mevzuatın yorumlanarak faturadaki tutar kalemlerinin doğruluğunun ve belirtilen tutarların teyit edilebilmesi, neyden kaynaklandığının anlaşılabilmesinin tüketici sıfatındaki müvekkili şirketten beklenemeyeceğini, zira fatura içeriğini ispat yükünün, faturayı düzenleyen davacı şirkete ait olduğunu, bu durumda yargılama ve bilirkişi incelemesi gerektiren likit olmayan fatura alacağına karşı yapılan itirazları nedeniyle davacı tarafından icra inkar tazminatı talep edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mevcut durumda müvekkili şirketin, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmamakta olduğunu ve davacı tarafın da hak kazandığı herhangi bir alacağının söz konusu olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini ve davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen elektrik enerjisi satış sözleşmesine dayalı olarak davalı tarafça tüketilen enerji bedellerinin ödenmediğinden bahisle, davacı tarafından ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi ile ekleri, elektrik faturaları, serbest tüketicilere satışlar için enerji alım-satım bildirim formu, tedarikçi değişikliği nedeniyle perakende satış sözleşmesi son erdirme talep formu, elektrik enerjisi satış sözleşmesine ek protokoller, ... 10. Noterliğinin 17/11/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 17. Noterliğinin 22/11/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi, tarafların BA-BS formları, arabuluculuk son tutanağı, ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış, davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde ...'de; davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde ...'de mali müşavir bilirkişiler marifetiyle yerinde incelemeler de yapılmak suretiyle raporlar temin edilmiştir.
... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı/alacaklı şirket tarafından 08/12/2022 tarihinde davalı/borçlu aleyhine ... numaralı sözleşmeden kaynaklanan faturalara dayalı 1.528.258000-TL 31/08/2022 tarihli fatura asıl alacağı, 2.549.689,00-TL 30/09/2022 tarihli fatura asıl alacağı, 79.943,06-TL 09/11/2022 tarihli fatura asıl alacağı, 463.436,14-TL 31/08/2022 tarihli fatura asıl alacağı, 458.944,03-TL 30/09/2022 tarihli fatura asıl alacağı, ve 14.389,75-TL 09/11/2022 tarihli fatura asıl alacağı olmak üzere toplam 5.205.770,98-TL alacağın; icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek 4.189.059,06-TL aylık %2,50 gecikme zammı faizi, faizin %18 oranında KDV'si ile, fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakları saklı kalmak ve kısmi ödemelerde öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edileceği kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 03/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekili tarafından 09/01/2023 tarihinde herhangi bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle takibe ve borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ... tarafından, davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme de yapılmak suretiyle düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 22/01/2024 tarihli rapor ile; davacı defterlerinden 2022–2023 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter kapsamında olduğundan beratlarının usulüne uygun olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 2022 yılında 1.688.801,34-TL tutarında devir borç ile 30 adet tahakkuk borcu + faiz alacağı faturasının toplamının 18.475.929,74-TL olduğu, davalı tarafından 2022 yılında toplam 13.014.007,45-TL ödeme yapıldığının da davacı defterlerinde görülmekte olduğunu, bu kapsamda davacının devir + fatura alacağından, davalının 2022 yılı ödeme toplamı düşüldüğünde 18.475.929,74-TL - 13.014.007,45-TL = 5.461.922,29-TL davacının alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Muhasebe-finans öğretim üyesi bilirkişi ... tarafından, davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme de yapılmak suretiyle düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 26/03/2024 tarihli rapor ile; davalının kayıtlarına göre davacının kestiği fatura toplamının 18.475.929,68-TL; yapılan ödeme tutarının 13.014.007,45-TL olduğu, bu cari hesap incelemesine göre davalının davacıya borcunun 5.461.922,23-TL olduğu, davalının itiraz ettiği vade farkı açıklaması ile faturalara yansıtılan tutarların davalı tarafından vadesi geçtikten sonra peyderpey yapılan ödemelerden kaynaklandığı ve en son kesilen faturalar sonrasında ödeme yapmadığı, 5.461.922,23-TL'lik borcu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; taraflar arasında ... abone numaralı ve ... hesap numaralı elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden davalının, işyerinde elektrik enerjisi tüketiminde bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafça ... 10. Noterliğinin 17/11/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 31/08/2022, 30/09/2022 ve 09/11/2022 tarihli faturalara ilişkin toplam 5.955.772,04-TL tutarlı fatura borcunun ve ihtarname tarihi itibariyle hesaplanan 170.708,26-TL gecikme zammının 3 iş günü içerisinde ödenmesinin; aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, davalı şirket tarafından gönderilen ... 17. Noterliğinin 22/11/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesiyle, taraflar arasında yapılan mail yazışmalarında bakiye borçlarının 26/10/2022, 28/11/2022 ve 26/12/2022 olmak üzere 3 taksitte ödenmesi hususunda mutabık kalındığı, bu nedenle ödeme ihtaratını kabul etmediklerini, taraflarına mutabık kalındığı şekilde mevcut bakiye borçlarının 28/11/2022 ve 26/12/2022 tarihlerinde iki eşit taksitte ödeneceğinin ihtar edildiği, akabinde davacı/alacaklı tarafça, davalı tarafın kullanmış olduğu enerji tüketim bedellerini ödemediğinden bahisle ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile 08/12/2022 tarihinde davalı/borçlu aleyhine ... numaralı sözleşmeden kaynaklanan faturalara dayalı 1.528.258000-TL 31/08/2022 tarihli fatura asıl alacağı, 2.549.689,00-TL 30/09/2022 tarihli fatura asıl alacağı, 79.943,06-TL 09/11/2022 tarihli fatura asıl alacağı, 463.436,14-TL 31/08/2022 tarihli fatura asıl alacağı, 458.944,03-TL 30/09/2022 tarihli fatura asıl alacağı, ve 14.389,75-TL 09/11/2022 tarihli fatura asıl alacağı olmak üzere toplam 5.205.770,98-TL alacağın; icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek 4.189.059,06-TL aylık %2,50 gecikme zammı faizi, faizin %18 oranında KDV'si ile, fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakları saklı kalmak ve kısmi ödemelerde öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edileceği kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 03/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekili tarafından 09/01/2023 tarihinde herhangi bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle takibe ve borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça her ne kadar borçları bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmiş ise de, mahkememiz dosyası kapsamında davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde ...'de; davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde ...'de mali müşavir bilirkişiler marifetiyle yerinde incelemeler de yapılmak suretiyle düzenlenen raporlar ile, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 2022 yılında 1.688.801,34-TL tutarında devir borç ile 30 adet tahakkuk
borcu + faiz alacağı faturasının toplamının 18.475.929,74-TL olduğu, davalı tarafından 2022 yılında toplam 13.014.007,45-TL ödeme yapıldığı, bu kapsamda davacının devir + fatura alacağından, davalının 2022 yılı ödeme toplamı düşüldüğünde 18.475.929,74-TL - 13.014.007,45-TL = 5.461.922,29-TL davacının alacaklı olduğu, her iki tarafın defter kayıtlarına göre her iki raporda da rakamsal açıdan tutarlı ve örtüşür mahiyette tespit edilmiş, mahkememize denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarına itibar edilmiştir. Ayrıca dava konusu olaya ilişkin taraflar arasında yapılansözleşmede faturalara ilişkin ödemelerin gecikmesi halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının TahsiliUsulü Hakkındaki Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammının uygulanacağınınbelirtildiği ve yansıtılan bu vade farklarının hesabının bu kanun maddesine göre yapıldığı, bunun dışında faturalardaki birim fiyatların Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu(EPDK) tarafından düzenlendiği, şayetbirim fiyatlar konusunda yapmış oldukları sözleşmenin aksine fiyatlar var ise, bu itiraza ilişkin ilk etapta Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna başvurması gerektiği, elektrik faturalarının zamanındaödenmemesinden kaynaklanan gecikme faizlerinin sözleşmeye dayalı olan bir nevi vade farkı olduğu,vergi matrahının belirlenmesinde gider olarak dikkate alınmasının önünde bir engel bulunmadığı, aynı durumun doğalgaz, telefon ve su faturalarının ödenmesinin gecikmesinde de geçerli bulunduğu dikkate alındığında, faturalarda yer alan vade farklarının faturaların geç ve kısmi ödemelerinin yapılmasındankaynakladığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda davacı şirket tarafından, davalı hakkında başlatılan icra takibinin haklı olduğu, icra takibine karşı yapılan itirazın haksız olduğu sonucuna varılarak ve taleple bağlılık ilkesi de göz önünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada davacı alacaklı şirket tarafından davalıdan elektrik enerjisi satış sözleşmesine istinaden davalının, işletmesinde elektrik enerjisi tüketimine dayalı dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalıya fatura ve ihtarname de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlu alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun...(... İcra Müdürlüğü'nün) ...Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2-2004 Sayılı İİK'nun 67/2. maddesi gereğince kabul edilen alacak miktarı üzerinden % 20 oranında belirlenen 1.041.154,41-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 355.606,28-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 88.901,58-TL harcın mahsubu ile bakiye 266.704,7‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin olarak yatırılan 88.901,58-TL harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(10259)'a 3.120,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği ve ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 350.115,44-TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 140,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.319,9‬0-TL yargılama giderinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16/05/2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır