T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/110 Esas
KARAR NO:2024/371
DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:17/02/2023
KARAR TARİHİ:22/04/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... şubesi nezdinde, “Genel Kredi Sözleşmesi” imzalayan borçlu müşteri ... İÇ MİMARLIK SAN. VE TİC.A.Ş. ve sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan ...söz konusu kredi sözleşmesi uyarınca vade tarihlerinde herhangi bir ödeme yapmadıklarını, bunun üzerine banka tarafından borçlulara birikmiş borçlarını ödemeleri, aksi halde yasal takip işlemlerinin başlatılacağı uyarılı ihtarnameler gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular hakkında ....Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Sayılı ilamı ile ihiyati haciz kararı verildiğini, ihtiyati haciz kararı ardından davalı borçlular hakkında icra işlemlerine başlandığını, davalı borçlulara tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı borçlular tarafından kötü niyetle itiraz edildiğini ve takip durduğunu belirterek, davalı yanın dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, icra takiplerinde yazılı asıl ve feri alacaklarımızın davalı yandan tahsiline, davalı yanın %20‘den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...yönünden dava konusu ilamsız icra takibi yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, müvekkili ...'un mukim olduğu ilçe icra takibinin açıldığı tarihte İzmit / ... olması nedeni ile yetkili icra müdürlükleri ... İcra Müdürlükleri iken takibin İstanbul İcra Müdürlüklerinde başlatılmış olması yasa ve usule aykırı olduğunu, müvekkili ... yönünden müteselsil kefalet ilişkisi hukuken geçersiz olduğunu, zira davacı banka tarafından dosyaya sunulan sözleşme incelendiğinde müvekkilin bir bütün olarak ''müteselsil kefilim'' şeklinde kanuni şekil şartı olarak el yazısı ile bir ibare bulunmamakta olduğunu, sunulan sözleşme form niteliğinde hazırlanmış olup ibarelerinde karşısına aynı ibareler yazdırıldığını, bu nedenle müteselsil kefalet ilişkisi hukuken geçerli olmadığından dolayı müvekkili ... yönünden davanın esastan reddi gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu kredi diğer davalı müvekkili şirket tarafından kullanılmış olup müvekkili ...'un herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, ayrıca dava konusu kredi alacağında ... Fonunun kefilliği de bulunmakta olduğunu, kesinlikle borcun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu ilamsız icra takibine konu alacak hakkı yasal dayanaktan yoksun olduğunu, yetki itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine, davacı bankanın haksız mesnetsiz davasının esastan reddine, davacı bankanın haksız faiz alacağı ile akdi ve temerrüt faiz oranı talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davacı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davacı şirket tarafından davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerden doğan alacağın tahsili amacıyla davacı tarafından davalılara karşı .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası ve dava ve takip konusu alacağın dayanağı genel kredi sözleşmesi ve ekleri celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davacı şirket tarafından davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerden doğan alacağın tahsili amacıyla davacı tarafından davalılara karşı 258.111,17 TL asıl alacak, 13.009,46 TL işlemiş faiz, 924,47 TL BSMV, 1.140,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere 273.185,10 TL toplam alacak üzerinden 15/08/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğe çıkartılmadığı, davalı borçlular 07/09/2022 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi ...'den alınan 17/10/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere ticari defterler ve kayıtların davacı banka lehine HMK 222 m. TTK 64 m. uyarınca delil niteliğine haiz olduğu kanaati edinildiğini, davacı banka ile davalı kredi borçlusu/kredi lehtarı ... İç Mim. San. Ve Tic. A.Ş. arasında 1 .500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin bir sureti dosyaya sunulduğunu, bahse konu işbu sözleşmeyi diğer davalı kefilinde 2.000.000,00 TL kefalet limiti tahtında müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığının açıkça görülmekte olduğunu; Kefalet akdinin bilindiği üzere, asıl borç akdinden ayrı ikinci derecede ve bağımsız bir sözleşme olduğunun sayın mahkemenin takdirlerinde olduğunu, davalı/kefilin Genel Kredi sözleşmesinde, müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunmakta olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme yasal değişiklik tarihi 28.03.2013 'den sonra 11.05.2020 tarihlerinde akdedilmiş olduğu için, davalı/kefilin şirket ortağı ve/veya yetkilisi oldukları anlaşıldığından, eş muvafakati belgesine davacı bankaca ihtiyaç duyulmamış olduğu anlaşılmakta olduğunu, dosya içeriğinde bulunan davalı asıl borçlu şirketin İTO sicil kaydına göre, davalı kefil ...'in anılan şirketin yönetim kurulu başkanı ve yetkilisi olduğunun açıkça görülmekte olduğunu, bu durumda takdiri Mahkemeye ait olmak üzere eş muvafakatine her ne kadar gerek bulunmadığı düşünülse de, konunun hukuki takdiri mahkemeye ait olduğunu, Yukarıda arz edildiği üzere, yeni TBK göre, sözleşmede geçerli bir kefalet limitinin açıkça gösterilmiş olduğu nazara alındığında TBK.'nun 582. Ve 583. öngörülen “ Muayyen bir limit “ şartı ile yasadan doğan *“ diğer şekli unsurlarında “ açıkça teşekkül etmiş olduğu her ne kadar anlaşılmakta ise de, geçerli bir kefalet akdinin tesis edilip edilmediğinin nihai mahkemeye ait olduğunu; Genel Kredi Sözleşmesinin 9. Maddesinde; “ İşbu sözleşmenin sonunda imzası bulunan kefil/kefiller; Bankaya; müşterinin bu kredi sözleşmesinden dolayı gerek yalnız olarak, gerekse diğer kefillerle birlikte borçlandığı/borçlanacağı tutarları aşağıda imza bölümünde belirtilen miktara kadar müteselsil kefil olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Kefil/kefillerin sorumluluğu ana para ve süreye bağlı olmaksızın akdi faizler ile TBK kefilin sorumluluğuna ilişkin hükmünde yer alan hususlara ilaveten bu sözleşmede esasları belirtilen temerrüt ve gecikme faizi, komisyon, kur artışı, arbitraj masrafı, KKDF, BSMV gibi vergi, resim harçlar ve diğer yasal yükümlülükler ile her türlü masraf ve yargılama giderleri ile ücretleri de kapsayacağını......kabul ve beyan ederler.”; denildiğini, sözleşme yeni TBK'nun yürürlüğe girdikten (01.07.2012) sonra 11.05.2020 tarihinde imzalandığını, TBK'nun 598 m. uyarınca gerçek kişi kefillerin 10 yıllık kefalet süreleri henüz daha dolmadığını; Taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca, davalı kredi lehtarı ... İç Mim. San. Ve Tic. A.Ş.'ne Taksitli kredi ve business kart hesabı kredileri kullandırılmış olduğu görülmekte olduğunu; Davacı banka tarafından hesabın kat edilerek davalı borçlulara .... Noterliğinin 20.07.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı kredi lehtarı ... İç Mim. San. Ve Tic. A.Ş'ye gönderilen tebligatın muhatabın gösterilen adresinden taşındığı ve yeni adresi de bilinemediği için tebligatın çıkış merciine 27.07.2022 tarihinde iade edildiğini, noter tebligat parçasından anlaşılmakta olduğunu, davalı asıl borçlu şirketin sözleşmede gösterilip bilinen adresine tebligat çıkarılmış olduğunu, adres değişikliğine ilişkin herhangi bir ihbar/ihtar dosya içeriğinde mevcut olmadığı nazara alındığında, emsal içtihat ve İİK'nun 68/b m. uyarında asıl borçlu şirkete yapılan tebligatın sonuç doğurabilecek nitelikte yapılmış sayıldığının söylenebileceğini, davalı kefil-...'e gönderilen tebligatın muhatabın gösterilen adresinden taşındığı ve yeni adresi de bilinemediği için tebligatın çıkış merciine 27.07.2022 tarihinde iade edildiğinin noter tebligat parçasından anlaşılmakta olduğunu, davalı asıl borçlu şirket yönünden temerrütün, hesap kat ihtarıyla ödeme için verilen (1) günlük mehil süresi bitimine müteakip ve süre sonunun hafta tatiline denk gelmesi nedeniyle, 02.08.2022 tarihinde oluşacağı kanaati edinildiğini, davalı kefil yönünden temerrütün takip tarihi itibarıyla oluşacağı kanaatine varıldığını; Sözleşmenin 26. mad. “ ... Müşteri, banka ile arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta banka defter ve belgelerindeki kayıtların HMK 193 maddesi hükmü uyarınca geçerli ve bağlayıcı delil olacağını kabul eder. “; denildiğini, o halde, gerek sözleşme ile gerekse de yerleşik Yargıtay Kararlarına göre, davacı bankanın defter ve kayıtları esas alınarak hesap ve değerlendirme yapılması gündeme alınabileceğini, ancak, buna mukabil davalı yanca herhangi bir ticari defter, kayıt ve ödeme belgesi sunulmadığını, sadece soyut beyanlarla borca ve fer'ilerine itiraz edildiğini, sözleşmedeki kefalet imzalarına itirazda edilmiş olmadığını, bu durumda yanlar arasında akdedilmiş olan delil anlaşması uyarınca davacı bankanın ticari defter ve kayıtları esas alınmak durumunda kalındığını, zira, HMK.md.193/1 hükmüne göre; davacı alacağının ispatı bakımından kendi ticari defterlerinin delil gücüne sahip olabileceği söylenebileceğini, ancak HMK.md.193#.2 hükmüne göre davalı, sunacağı kesin deliller ile davacının ticari defterlerinin ispat gücünü çürütme hakkına sahip olabileceği de bilinmekte olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta ise, davalı, davacının ticari defterlerinin ispat gücünü çürütebilecek nitelikte kesin deliler sunmamış olduğundan, davacının dava konusu ettiği alacağın, delil anlaşması uyarınca delil gücüne sahip olduğu düşünülen davacının ticari defter kayıtları ile ispat edilmiş olduğu kanaatine varılabilmekte olduğu söylenebilir ise de, bu yöndeki nihai takdir her safhada sayın mahkemeye ait olduğunu; Davacının takip talebinde %19,18 oranında temerrüt faizi talep ettiğini, talebin yerinde olduğunu, temerrüt tarihi itibari ile 258.541,43 TL tutarında asıl alacak hesaplandığını, davacı ise takip talebinde 258.111,17 TL asıl alacak talep ettiğini, bu durumda taleple bağlı kalınmasının yerinde olacağının mütalaa olunduğunu, TAKİP TARİHİ itibariyle asıl borçlu şirketin sorumluluğu yönünden toplam 271.012,81 TL tutarında alacak hesaplandığını, davacının ise takip talebinde 273.185,10 TL alacak talep ettiğini, bu durumda 2.172,29 TL fazla talebin yerinde olmadığı mütalaa edilmekte olduğunu, davalı kefil yönünde de 271.003,59 TL tutarında alacak hesaplandığını, davacının ise takip talebinde 273.185,10 TL alacak talep ettiğini, bu durumda 2.181,51 TL fazla talebin yerinde olmadığı mütalaa edilmekte olduğunu; SONUÇ ve KANAAT OLARAK; Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; tüm delillerin takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; 1-Davacı banka ile DAVALI asıl kredi borçlusu/kredi lehtarı ... İÇ MİM. SAN. VE TİC. A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğunu, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiğini, 2-Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limiti 2.000.000,00 TL olduğunu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 258.111,17 TL'nın kefalet limitinden daha DÜŞÜK SEVİYEDE olması nedeniyle, davalı kefilin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı hesaplanan borçtan müteselsilen sorumlu sayılabileceğinin söylenebileceğini, 3.a) Davalı asıl borçlu şirketin sorumluluğu yönünden Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 2.172,29 TL'nın reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 258.111,17 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık %19,18 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun % 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceğini, 3.b)Davalı kefilin sorumluluğu yönünden: Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 2.181,51 TL'nın reddi durumunda, takip tarihinden itbaren asıl alacak tutarı 257.103,23 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık %19,18 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun % 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceğini, 4- ... Mevzuatı Bakımından Takip Edilmesi Gereken Süreç Yönünden: ...'nun kefaletiyle davalı asıl borçlu firmaya taksitli krediler kullandırıldığını, ... A.Ş.'nin DAVA TARİHİ 17.02.2023'den önce olmak üzere 01.02.2023 tarihinde davacı bankaya 187.200,62 TL tutarında tazminat ödemesi yaptığını, davacı banka, ... A.Ş. ile yapılan ek kefalet protokolü kapsamında, tazmin edilen işbu bedelin DAVALI şirket ile davalı kefilden tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğunu, yani davacı banka tazmin edilen işbu bedel (187.200,62 TL) bakımından takiplere aynen devam etme yükümlülüğü bulunmakta olduğunu, bir başka deyişle davacı banka, ... A.Ş. İle imzalanan EK kefalet protokolü ve Bakanlar Kurulu Kararları kapsamında, DAVALI asıl borçlu firma ve/veya davalı kefillerden ... 'nun kefaleti kapsamında kullandırılan kredilerden doğan alacaklarını tahsil etmek için açılan icra takiplerine aynen devam edilebileceğinin düşünüldüğünü, çünkü, bahse konu ödemeler/tazminatlar DAVALI asıl borçlu firma ve/veya davalı kefil/ler tarafından yapılmadığını, işte bu bakımdan gerek davacı banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedilen Ek Kefalet protokolü ve gerekse de Bakanlar Kurulu Kararına atfen sanki hiç ödeme yapılmamış gibi takiplere aynen devam edilebilineceği nazara alındığında, ...'dan tazminat yoluyla tahsil edilen 187.200,62 TL'nın davalı firmanın kredi borcuna mahsup edilemeyeceği görüş ve kanaatine varıldığını, yapılan hesaplamalarda zaten tazminat bedelinin kredi borcuna mahsup edilememiş olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bankacı bilirkişi ...'den alınan 23/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; DAVALI kredi lehtarı ... İÇ MİM. SAN. VE TİC. A.Ş.'nin gösterilen adresinden taşındığı ve yeni adresi de bilinemediği için tebligatın çıkış merciine 27.07.2022 tarihinde İADE edildiğinin noter tebligat parçasından anlaşılmakta olduğunu, davalı asıl borçlu şirketin sözleşmede gösterilip bilinen adresine tebligat çıkarıldığını, adres değişikliğine ilişkin herhangi bir ihbar/ihtar dosya içeriğinde mevcut olmadığı nazara alındığında, yukarıda belirtilen emsal içtihat ve İİK'nun 68/b m. uyarında asıl borçlu şirkete yapılan tebligatın sonuç doğurabilecek nitelikte yapılmış sayıldığının söylenebileceğini, davalı kefil-...'in gösterilen adresinden taşındığı ve yeni adresi de bilinemediği için tebligatın çıkış merciine 27.07.2022 tarihinde iade edildiği, noter tebligat parçasından anlaşılmakta olduğunu, davalı kefil bakımından başta TTK'nun 7 m. ile bu yönde istikrar kazanıp kökleşmiş emsal içtihatlar uyarınca davalı kefile geçerli ve sonuç - doğurabilecek nitelikte bir tebligatın yapılamamış sayıldığı kanaati edinildiğini, Davalı kefilin davalı kefilin TAKİP TARİHİ itibariyle temerrüde düşürülmüş sayılabileceği kanaati edinildiğini, davalı vekilinin beyanları yönünden de mevcut delil durumuna göre bir revizyon yapılamadığını, TEMERRÜT TARİHİ itibariyle 258.541,43 TL tutarında asıl alacak hesaplandığını, davacı ise takip talebinde 258.111,1İ7 TL asıl alacak talep ettiğini, bu durumda taleple bağlı kalınmasının yerinde olacağı mütalaa edilmekte olduğunu, TAKİP TARİHİ itibariyle davalı asıl borçlu şirket yönünden toplam 271.012,81 TL tutarında alacak hesaplandığını, davacının ise takip talebinde 273.185,10 TL alacak talep ettiğini, bu durumda 2.172,29 TL fazla talebin yerinde olmadığı mütalaa edilmekte olduğunu, davacının hesap kat tarihinden takip tarihine kadar geçen süreye yıllık %19,18 oranında temerrüt faizi uyguladığını, yapılan hesaplamada ise kat tarihinden temerrüt tarihine kadar geçen süreye 14,75 oranında akdi faiz uygulandığını, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında geçen süreye ise %19,18 oranında temerrüt faizi uygulandığını, farkın temel sebebi davacının kat tarihi ile temerrüt tarihi arasındaki geçen süreye %19,18 oranında temerrüt faizi uygulamış olmasından kaynaklandığını, davalı kefil yönünden takip tarihi itibariyle 271.003,59 TL tutarında alacak hesaplandığını, davacı ise takip talebinde 273.185,10 TL alacak talep etmiş olduğunu, bu durumda 2.181,51 TL fazla talebin yerinde olmadığı mütalaa edilmekte olduğunu; İşlemiş faiz farklılığı bakımından görülebileceği üzere kefil bakımından işleyen faiz daha az miktarda olmakta olduğunu, neticeten öncelikle asıl borçlu ve kefilin temerrüt tarihlerinin farklılığı nedeniyle asıl borçlunun işlemiş faizinin 1.007,94 TL'lık kısmı asıl alacağa kapitalize edilmiş olması nedeniyle, kefilin işlemiş faizi daha yüksek seviyede gözükmekte olduğunu, zira, kural olarak kefilin sorumlu olduğu miktar esasen asıl borçlunun sorumlu olduğu miktardan daha yüksek seviyede olamayacağını, Sonuç ve kanaat: Taraf beyan ve itirazları ile ara karar irdelendiğinde kök rapordan ayrılmayı gerektirebilecek bir husus belirlenememiş olmakla birlikte, yukarıda b.2 bendi altında alternatifli/seçenekli olarak sunulan tablonun değerlendirilmesi sayın mahkemenin takdirleri dahilinde kaldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi rapor ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davacı şirket tarafından davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerden doğan alacağın tahsili amacıyla davacı tarafından davalılara karşı 258.111,17 TL asıl alacak, 13.009,46 TL işlemiş faiz, 924,47 TL BSMV, 1.140,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere 273.185,10 TL toplam alacak üzerinden 15/08/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğe çıkartılmadığı, davalı borçlular 07/09/2022 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı sayılı takip dosyasına davalı taraflarca yapılan itirazların haksız olduğu savunularak, dava konusu icra takibine davalıların vaki itirazların iptali ile takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı taraflarca, cevap dilekçesi ile, icra dairesinin ve mahkemenin yetkili olmadığı, kefaletin yasal şartları taşımadığı, davacı tarafa borçlarının olmadığı sunulmamış, icra takibine itirazlarında da, icra dairesinin yetkili olmadığı ileri sürülmüş ve sebep belirtilmeksizin borçlarının olmadığı savunularak icra takibindeki borca ve ferilerine itiraz edilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Dava ve takip konusunun para alacağı olduğu, dava ve takip konusu kredinin davacı bankanın ... şubesince kullandırıldığı, İİK'nın 50. Maddesi yollamasıyla, TBK'nın 89/1, HMK'nın 10-14. Maddeleri uyarınca İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleri de yetkili olduğundan davalılar vekilince mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine yönelik yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra dosyası içeriğinde itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine dair bir kayıt ve belge bulunmadığı, itiraz tarihi, arabuluculuk son tutanak tarihi, dava tarihi dikkate alındığında davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı değerlendirilmiştir.
Bilirkişi tarafından, rapor ve ek raporu ile, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin irdelendiği, temerrüt tarihi, akdi ve temerrüt faiz oranlarının, icra takip tarihi itibarı ile talep edilebilecek alacak miktarlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmakla, bilirkişi rapor ve ek raporunun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Alınan bilirkişi rapor ve ek raporu ve dosya kapsamında toplanan delillere göre; Davacı banka ile davalı kredi borçlusu/kredi lehtarı ... İç Mim. San. Ve Tic. A.Ş. arasında 1 .500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeyi diğer davalı kefili ...'inde 2.000.000,00 TL kefalet limiti tahtında müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, imzalara bir itirazın olmadığı; Davalı asıl borçlu şirketin İTO sicil kaydına göre, davalı kefil ...'in anılan şirketin yönetim kurulu başkanı ve yetkilisi olduğu, bu durumda eş muvafakatine gerek bulunmadığı, kefaletin TBK.'nun 583. ve devamı maddelerinde öngörülen yasal şartları taşıdığı ve geçerli olduğu; Takip tarihi itibarıyla, davacı bankanın davalı asıl borçlu ... ...' den 258.111,17 TL asıl alacak, 11.201,57 TL işlemiş faiz, 560,07 TL %5 BSMV, 1.140,00 TL İhtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 271.012,81 TL alacak talep edebileceği, 258.111,17 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,18 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizine %5 oranında BSMV, 1.140,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanması gerektiği, davacı bankanın davalı kefil borçlu ...'den 257.103,23 TL asıl alacak, 12.152,73 TL işlemiş faiz, 607,63 TL %5 BSMV, 1.140,00 TL İhtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 271.003,59 TL alacak talep edebileceği, 257.103,23 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,18 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizine %5 oranında BSMV, 1.140,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanması gerektiği; ...'nun kefaletiyle davalı asıl borçlu firmaya taksitli krediler kullandırıldığını, ... A.Ş.'nin dava tarihi 17.02.2023'den önce olmak üzere 01.02.2023 tarihinde davacı bankaya 187.200,62 TL tutarında tazminat ödemesi yaptığı, davacı bankanın, ... A.Ş. ile imzalanan EK kefalet protokolü ve Bakanlar Kurulu Kararları kapsamında, davalı asıl borçlu firma ve/veya davalı kefilden ... 'nun kefaleti kapsamında kullandırılan kredilerden doğan alacaklarını tahsil etmek için açılan icra takiplerine aynen devam edilebileceği, çünkü, bahse konu ödemenin asıl borçlu firma ve/veya davalı kefil tarafından yapılmadığı, bu kapsamda ...'dan tazminat yoluyla tahsil edilen 187.200,62 TL'nın davalı firmanın kredi borcuna mahsup edilemeyeceği; Davalı taraflarca, davacı bankaya borçlarını bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, sözleşmedeki imzalarına itiraz edilmediği, dosya kapsamında bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek rapor ile davalıların yukarıda belirtilen miktarlar kadar davacı bankaya borçlu oldukları, davalılar tarafından, bilirkişi raporuna göre yukarıda tespit edilen borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulamamış olduğu, tespit edilen miktarlar yönüyle itirazlarında haksız bulundukları anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından taraflar arasındaki kredi sözleşmelerine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalılara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) DAVACI TARAFÇA DAVALILARA KARŞI AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; DAVA KONUSU .... İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN ... ESAS SAYILI TAKİP DOSYASINA,
Davalı asıl borçlu ... ...'nin vaki itirazlarının, 258.111,17 TL asıl alacak, 11.201,57 TL işlemiş faiz, 560,07 TL %5 BSMV, 1.140,00 TL İhtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 271.012,81 TL alacak yönünden İPTALİNE, Takibin bu borçlu yönünden 271.012,81 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 258.111,17 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,18 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizine %5 oranında BSMV, 1.140,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Davalı Kefil borçlu ...'un vaki itirazlarının, 257.103,23 TL asıl alacak, 12.152,73 TL işlemiş faiz, 607,63 TL %5 BSMV, 1.140,00 TL İhtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 271.003,59 TL alacak yönünden İPTALİNE, Takibin bu borçlu yönünden 271.003,59 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 257.103,23 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,18 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizine %5 oranında BSMV, 1.140,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya dair istemlerin REDDİNE,
2)Hükmolunan 258.111,17 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 54.202,56 TL (Davalı asıl borçlu ... ... tamamından, Davalı kefil borçlu ... 54.200,72 TL'sinden sorumlu olmak üzere) icra inkar tazminatının davalı borçlulardan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 18.512,88-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.299,39-TL'nin mahsubu ile bakiye 15.213,49-TL karar ve ilam harcının davalılardan (davalı ... 15.212,97 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşinen karşılanan 3.299,39-TL'nin davalılardan (davalı ...3.299,28 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı parası, 156,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.335,90 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 2.317,32-TL'sinin davalılardan (davalı ...2.317,24 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya ödenmesine, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 42.651,92-TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak (davalı ... Güzel 42.650,47 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.172,29-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk giderinin, 3.174,55 TL'sinin davalılardan (davalı ...3.174,44 TL'sinden sorumlu olmak üzere), 25,44 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Dosyamızda davalı borçlu kefilin "..." olduğu, ancak maddi hata sonucu, kısa kararda ve dolayısı ile gerekçeli kararın 1. maddesinin son fıkrası ve 2. Maddesinde davalı borçlu kefilin "..." olarak yazıldığı anlaşılmakla;
6100 sayılı HMK'nun 304. Maddesi uyarınca, Gerekçeli Kararımızın 1. Ve 2. Maddelerinin, "1) DAVACI TARAFÇA DAVALILARA KARŞI AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; DAVA KONUSU .... İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN ... ESAS SAYILI TAKİP DOSYASINA,
Davalı asıl borçlu ... ...'nin vaki itirazlarının, 258.111,17 TL asıl alacak, 11.201,57 TL işlemiş faiz, 560,07 TL %5 BSMV, 1.140,00 TL İhtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 271.012,81 TL alacak yönünden İPTALİNE, Takibin bu borçlu yönünden 271.012,81 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 258.111,17 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,18 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizine %5 oranında BSMV, 1.140,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Davalı Kefil borçlu ...'in vaki itirazlarının, 257.103,23 TL asıl alacak, 12.152,73 TL işlemiş faiz, 607,63 TL %5 BSMV, 1.140,00 TL İhtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 271.003,59 TL alacak yönünden İPTALİNE, Takibin bu borçlu yönünden 271.003,59 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 257.103,23 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,18 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizine %5 oranında BSMV, 1.140,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya dair istemlerin REDDİNE,
2)Hükmolunan 258.111,17 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 54.202,56 TL (Davalı asıl borçlu ... ... tamamından, Davalı kefil borçlu ...54.200,72 TL'sinden sorumlu olmak üzere) icra inkar tazminatının davalı borçlulardan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE," şeklinde TASHİHİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!