T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/703 Esas
KARAR NO :2024/474 Karar
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:03/10/2017
KARAR TARİHİ:29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın davacı özel hastane ile davalı Tıbbi malzeme tedarikçisi firma arasında olduğunu, 03.02.2014 tarihinde bir hastaya yapılan ameliyat sırasında davalı firma tarafından tıbbi malzeme tedarik edildiğini ve hastaya kullanıldığını, firma malzemenin bedelini hastaneden tahsil ettiğini, hastane de malzeme bedelini ...' ya fatura etmiş ve tahsil ettiğini, ..., ödemeyi önceden yaptıktan bir süre sonra faturaları incelemiş ve kullanılan tıbbi malzemenin son kullanma tarihinin geçmiş olduğunu görmüş ve 3.388,00-TL malzeme bedeli ve 30.000,00-TL de cezai olmak üzere hastaneden 33.388,00-TL' yi 21.10.2016' da mahsuplaşma yoluyla tahsil ettiğini, davacı hastane, ödediği 33.388,00-TL bedelden tedarikçi firmanın sorumlu olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açtığını, bu nedenle davanın kabulü ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı şirket ile müvekklii arasında akdedilen 24/02/2014 tarihli tıbbi malzeme alım sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından davacıya bir kısım protez satıldığını, davalı yanın işbu protezlerden dava dışı ...'lı ...'nın ameliyatında kullanılan ürünün son kullanma tarihinin geçtiğini iddia etmiş ise de müvekkili tarafından satılan protezlerin ameliyat sonrasında bir insan vücudunda ortalama 15-20 sene kadar aktif olarak kullanılabildiğini ancak ürünün ameliyat öncesinde içinde bulunduğu steril paket üzerinde yazan son kullanma tarihi ise anılan ürünün steril halde kalmasını sağlayan paketleme koşullarını ifade ettiğini, dava dışı ...'nın ameliyatında kullanılan protezin de bu şekilde paketi açılarak yeniden sterilize edildiğini ve yeniden paketlendiğini, bunun üzerine yürürlükte bulunan mevzuat hükmü uyarınca sterilizasyon sonrası yeni bir barkod ve etiket basılması, aynı zamanda ürünün takip edilebilmesi için eski barkodun da saklanması gerektiğini, bu kapsamda dava konusu ürün davacıya teslim edilirken ürünün yeniden sterilize edildiğinin belirtildiği ve yeni basılan etiket ve barkodun da davacıya teslim edildiğini, bu etiket ile ürünün kullanılması gerektiğinin belirtildiğini, kaldı ki davacı yanın kontrol etme yükümlülüğünün bulunduğunu, davacı şirkete satılan ürünlerin ATS'de kaydının bulunduğunu, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı tarafça tedarik edildiği iddia olunan tıbbi malzemenin dava dışı hastada kullanılması akabinde söz konusu malzemenin son kullanma tarihinin geçmiş olduğu gerekçesiyle davacı tarafa ... gereğince uygulanan cezai şarttan davalı tedarikçi şirketin sözleşmesel edim kapsamında sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.
İstinaf Bozma kararı öncesinde mahkememizce "Dava açılmadan önce davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarname cevabında davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi inkar olunmayıp, kullanılan malzemenin koro ilaç tarafında tekrar uygun şartlarda steril paket haline getirildiği ve barkod ile ameliyat sonrası hastane yönetimine teslim edildiği, kusurun hastane yönetimi tarafından eski barkod kullanılmak suretiyle davacıya ait olduğu cevabı, mahkememizce bilirkişi tarafından yapılan teknik incelemede ise tedarikçi davalı şirketin tarihi geçmiş ayıplı ürün sattığı tespiti yapılmış olmakla, tıbbi malzemenin ayıplı olduğunun mahkememizce kabulü yönünde kanaat oluşması, her ne kadar bilirkişi tarafından hukuki değerlendirme yapılmak suretiyle görüş bildirilmiş ise de ayıp ihbarı bakımından davalı tarafça yargılama aşamasında herhangi bir savunma veya def'ide bulunulmaması nedenleriyle davalının sözleşmedeki edimini ayıplı olarak ifa ettiği ve bunun sonucunda davalı tarafa kesilen cezai şartla arasında illiyet bağı bulunması nedeniyle sorumlu olduğu" kanaatiyle davanın kabulüne dair verilen karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi incelemesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi tarafından 13/10/2022 günlü ve 2020/624 Esas, 2022/1435 Karar sayılı ilamıyla "....Tebligat Kanununun 35/4 maddesi uyarınca tüzel kişiler için resmi kayıtlardaki adresler esas alınması gerekmektedir.Ayrıca taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı HMK nun 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır. Açıklanan nedenlerle; taraf teşkili sağlanmaksızın davanın karara bağlanması hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne hükmün kaldırılmasına davanın taraf teşkili sağlanarak yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine......" şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
Davalı savunmaları doğrultusunda, davalı ...tarafından da satışı gerçekleştirilen protezlerin son kullanma tarihleri dolduktan sonra yeniden sterilize edilerek paketleme yapılıp yapılamayacağı, yapılmasının mümkün olması halinde eski barkodun saklanması zorunluluğunun bulunup bulunmadığı, yeni bir barkod ve etiket basılmasının gerekip gerekmediği ile fatura ve borkodları gönderilen ve dava dışı ...’nın 03/02/2014 tarihli ameliyatında/ tedavisinde kullanılan TIGE ..., REVİZYON STEM (gövde) isimli ürünün yeniden sterilize edilerek paketlenip paketlenmediği, sterilize işlemi yapılmışsa yeniden son kullanma tarihi verlip verlmediği ve bu bağlamda ürünün gerçek son kullanma tarihinin ne olduğu hususları ile ilgili olarak Mahkememize bilgi verilmesine yönelik Sağlık Bakanlığı Tıbbi İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna yazılan yazıya verilen cevabi yazısında özetle; faturada tanımlı ürünlerin ... barkod nolu
“DC FIT Çift Kaplı Ölçek 48mm Tepe Deliksiz”, ... barkod nolu “...
2”, ... barkod nolu “Süngerimsi Kemik Vidası 20 mm.”, ... barkod nolu “Süngerimsi
Kemik Vidası 25 mm.”, ... barkod nolu “... Modular Head (Baş) 28 Mm +12 mm (COCR)”,
... barkod nolu “AF Cement 1 -Ortopedik Kemik Çimentosu, Normal Akışkanlı 40 g” ve
... barkod nolu “..., Revizyon stem” adlı ürünler olduğu, ürünlerle ilgili olarak üretici/ ithalatçı firmaları ile ...'den temin edilen ürün kullanım kılavuzlarının yapılan incelemesi neticesinde söz konusu ürünlerin son kullanma tarihleri dolduktan sonra yeniden sterilize edilebilmeleri ve paketlenmelerinin üretici firmalar tarafından yapılabileceğinin görüldüğünü, ithalatçı firmaların ve kullanıcıların bu konularda yetkilendirilmediğinin tespit edildiği, ürün barkodlarının ürün izlenebilirliği kapsamında üreticiler tarafından ürünlere iliştirildiğini, üretici firmalar tarafından yetkilendirilmeleri halinde yetkili firmaların da yapabileceğini, yine ithal ürünlere ithalatçısı tarafından Türkçe etiket eklenmesinin tıbbi cihaz mevzuatı kapsamında yasal bir zorunluluk bulunduğunu, ... barkod no.lu "..." Revision adlı ürünle ilgili olarak ise orijinal ürünün duyusal incelemesi yapılmadan değerlendirme yapılamayacağı şeklinde bilgi verilmiştir.
Bozma sonrası dava dosyasında temin edilen yeni bir bilirkişi heyeti tarafından sunulan 30/05/2023 tarihli raporda özetle; "..Ortopedik uygulamada vücutta kalıcı olarak uygulanan protezlere ait komponentler üretici firmalar tarafından steril edilmiş kutular halinde hizmete sunulduğunu, kişiye özel kullanım esnasında açılıp o an kullanılması gerektiği, tekrar kullanılması ve/veya paketlenmesinin söz konusu olmadığını, davacının ... tarafından uygulanan 30.000 TL cezai şart ile ilgili kendisinin sorumlu olduğu, davalı firmanın son kullanma tarihi geçmiş ürünü yeniden steril ederek satmasının mümkün olmamasından dolayı 3.388 TL malzeme ücretini davacıya iade etmesi gerektiği " şeklinde rapor bildirmişlerdir.
Bilirkişi ek raporunun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı şirket arasında 24/02/2014 tarihli tıbbi malzeme alım sözleşmesi akdedildiği, sözleşme uyarınca davalı şirket tarafından davalı şirkete bir kısım protez satıldığını, davalı yanın işbu protezlerden dava dışı ...'lı ...'nın ameliyatında kullanılan ürünün son kullanma tarihinin geçtiğini iddia ettiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve kurum cevabi yazıları ile ile ortopedik uygulamada vücutta kalıcı olarak uygulanan protezlere ait komponentler üretici firmalar tarafından steril edilmiş kutular halinde hizmete sunulduğu, kişiye özel kullanım esnasında açılıp o an kullanılması gerektiği, tekrar kullanılması ve/veya paketlenmesinin söz konusu olmadığı tespit edilmiş olmakla ... tarafından davacıya uygulanan 30.000,00 TL cezai şart ile ilgili kendisinin sorumlu olduğu, davalı firmaya alınan bilirkişi raporu doğrultusunda rücunun mümkün olmadığı, 3.388,00TL malzeme ücretini davacıya iade etmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısman kabulüne dair mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafça davanın KISMEN KABULÜ ile; 3.388,00 TL alacağın 07/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 570,19-TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 142,59-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacının yaptığı 31,40-TL ilk masraf, 6.200,00 TL bilirkişi ücreti, 510-TL posta gideri olmak üzere toplam 6.741,40-TL'nin red ve kabul oranına göre hesaplanan 684,25-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalının yaptığı 270,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 242,59-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.388,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.29/05/2024
Katip ...
Hakim ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!