WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/473 Esas
KARAR NO :2024/364

DAVA:(Finans İhtisas) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:29/06/2022
KARAR TARİHİ:22/04/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan (Finans İhtisas) (İtirazın İptali) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş.nin ... nezdinde kurulan Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) faaliyet gösteren, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatın tüm gereklerini yerine getirerek lisans belgesini almış bir yatırım kuruluşu olduğunu, T.C. Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı’nca ... A.Ş.’nin 16.04.2012 tarihinden itibaren İşlem Aracılığı Faaliyeti, Portföy Aracılığı Faaliyeti, Yatırım Danışmanlığı Faaliyeti ve Sınırlı Saklama Hizmetinde bulunmak üzere “Geniş Yetkili Aracı Kurum” olarak yetkilendirilmesinin uygun görüldüğünü, müvekkili şirket ile davalı arasında 25/06/2018 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, İşbu sözleşmede Müvekkili Aracı Kurumun “Yatırım Kuruluşu”, davalının ise “Müşteri” sıfatıyla yer aldığını, Davalının Müvekkili Şirket ile imzalamış olduğu 25/06/2018 tarihli sözleşme uyarınca ... A.Ş. (“...”) nezdinde bulunan Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasasında (“VİOP”) alım satım işlemleri gerçekleştirdiğini, Müvekkili Şirketin, bu işlemlerden sadece davalı’nın alım satım emirlerini ... nezdindeki ilgili piyasaya iletmekte ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde ettiğini, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde taraflar ...’a sözleşme bedelinin tamamını değil, belirli bir kısmını Teminat adı altında ödeyip, sözleşmeye konu varlığın fiyatındaki değişimlere göre Teminat’larının değeri arttığında çekme hakkı veya Teminat eksildiğinde eksik teminatı tamamlama yükümlülüğü altında olduklarını, Müvekkili Şirketin ve diğer aracı kurumların, yatırımcıların ...’un ilgili piyasasına teminatların yatırılmasına veya çekilmesine sadece aracılık ettiklerini, Davalıya, Sermaye Piyasası mevzuatının bir gereği olarak hesap açılışında kendisine gerekli bütün risk bildirimlerinin yapıldığını, Risk Bildirim Formunun kendisine sunulduğunu, okuması ve her bir sayfayı imzalamasının sağlandığını, davalının VİOP nezdinde almış olduğu alım ve satım pozisyonları ve pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle teminatın tamamı kaybettiği, kayıpları yatırdığı teminatı aşarak eksi bakiye miktarının 4.079,55 -TL. olduğu, davalıya müteaddit defalar teminat eksiğini tamamlaması çağrısı yapıldığı ancak Davalının bu çağrıların hiçbirine icabet etmediği ve nihayetinde borcunu ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine ....İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, fazlaya, faize, faiz oranlarına, kura, kur farklarına, munzam zarara, hesap hatalarına, TBK. Md.100’de yer alan haklara ve diğer feri haklara ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı borca itirazın iptali ile davalının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; 2018 yılında telefon görüşmesi ile VİOP hesabı açtırdığını, açık olan pozisyonu kapatmak istediğini, ama kapatamadığını, en sonunda yatırım hesabının sıfırlandığını, sadece yatırım yaptığı miktarın kaybolduğunu düşünürken aradan 3 yıl geçtikten sonra davacı tarafın avukatının aradığını, hesabının eksi 4.079 TL'ye düştüğünü, şirketlerine 4.079 TL borcunun bulunmakta olduğunu, icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz ettiğini, davacı taraf 4 numaralı açıklamada Risk bildirim formunu imzalandığını demekte olduğunu, fakat tarafına gönderilen risk bildirim formunda hiçbir sayfasında da imzanın olmadığını, davacı taraf 5 numaralı açıklamasında defalarca eksiğini tamamlama çağrısı yapıldığını, hiç birine icabet etmediği denilmesinin tamamen asılsız olduğunu, 3 yıl boyunca çağrı yapmadığını, 3 yılın ardından borcunuz var denilerek arandığını, görüşme olumsuz olunca tarafına .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasını açtıklarını, davacı tarafın .... İcra kanalı ile kendisine imzaladığını söyledikleri hiçbir sözleşme ve form da ıslak imzasının bulunmamakta olduğunu, imzalamadığı bir sözleşme ve formlardan dolayı tarafına borç çıkarıldığını, davacı şirkete hiçbir borcunun olmadığını, davacının haksız talebinin reddine, yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava, Sermaye Piyasası İşlemleri Genel Çerceve Sözleşmesi, Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerceve Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satım Aracılık Çerceve Sözleşmesi, Yurt Dışı Piyasalarda Alım Satım İşlemlerine Aracılık Sözleşmesi kapsamında ödenmeyen eksi bakiye alacağının tahsili için davacı tarafından davalıya karşı .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2022 tarihli ...sayılı gönderme kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, davalının adına ...'a yapmış olduğu ödemelere ilişkin tüm kayıtlar celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyamıza davacı taraça delil olarak sunulan cd çözümlemesi bilirkişi ...'ya yaptırılmıştır.
Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya karşı, Sermaye Piyasası İşlemleri Genel Çerceve Sözleşmesi, Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerceve Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satım Aracılık Çerceve Sözleşmesi, Yurt Dışı Piyasalarda Alım Satım İşlemlerine Aracılık Sözleşmesi kapsamında ödenmeyen eksi bakiye alacağının tahsili amacıyla 4.079,55 TL asıl alacak, 2.229,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.308,85 TL alacak üzerinden 26.10 2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 05.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 11.01.2022 tarihinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce SPK uzmanı bilirkişi ...'tan alınan 02/06/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; İncelenen form ve sözleşmelerin hepsinin davalı müşteri tarafından elektronik ortamda onaylanmış olduğunu, Bu form ve sözleşmelerin, davacı aracı kurum tarafından Davalı müşteri adına hesap açılmasına ve bu hesaptan müşteri adına ve hesabına, emir ve işlem yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, işlem yapılmasına hukuken engel bulunmadığını göstermekte olduğunu, ancak dosyaya giren belgeler arasında, SPK hükümlerine göre müşterisi ile sözleşme imzalamadan ve müşterisine işlem yaptırmadan önce yapılması gereken uygunluk testi için düzenlenmiş bir belgeye rastlanmadığını, eğer davalıya uygunluk testi yapılmamış olup da davacı tarafından davalıdan emir kabul edildiğini ve davalının hesabında işlem yapılmış ise bu durum Sermaye Piyasası Kurulu'nun çıkardığı NI-39.1 sayılı yatırım kuruluşlarının kuruluş ve faaliyet esasları hakkında tebliğ md. 331 kapsamında bu Tebliğ hükmüne aykırılık teşkil edeceğini, SPK'nın çıkardığı Tebliğlere ve diğer ikincil düzenlemelere aykırılık Sermaye Piyasası Kanunu md. 103 ve md. 105 hükümlerine dayanarak İdarf Para Cezası yaptırımına tabi tutulabileceğini, bu idari yaptırım uygulanabilme ihtimalinin huzurdaki somut olayda Davalının iradesi ve hesabındaki işlemlerinden doğan sorumluluk bakımından takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, dosyadaki LOG kayıtlarından Davalının Davacı aracı kurumdaki hesabından VIOP işlemlerine 26.06.2018 tarihinde başladığı anlaşılmakta olduğunu, davacının dosyaya sunduğu hesap ekstresinin başlangıcı 25.06.2018 tarihli olduğunu, bu tarihte 398 TL alacak devir bakiyesi ile hesap dökümü başlamakta olduğunu, listelenen form ve sözleşmeler bakımından, SPK'nın uzaktan müşteri edinme ilkelerine göre bir aykırılığa rastlanmadığını, davacının nakit hareketlerini gösterir hesap ekstresine göre 26/06/2018 tarihinde ... VİOP Piyasasında ilk işlemini yaptığı hesapta yapılan tüm işlemler sonucunda 28.08.2018 tarihinde Davacının hesabında 4.090,05 TL EKSİ (NEGATİF) hesap bakiyesi oluştuğu tespit edilmekte olduğunu, hesaba 04.09.2018 tarihinde “Ağustos 2018 VİOP Veri Yayın Ücreti İadesi” açıklaması ile alacak kaydedilen 10,50 TL düşüldükten sonra 04.09.2018 tarihi itibariyle Davacı hesabındaki EKSİ bakiyenin 4.079,55 TL olarak gerçekleştiği tespit edildiğini, hesaba 26.12.2018 tarihinde “VIOP Eksi Bakiye Sıfırlama” açıklaması ile yapılan 4.079,55 TL borç kaydı ile hesabın bakiyesi sıfırlandığını, dosyadaki CD içerisinde bulunan LOG KAYITLARI'nda, Davalının elektronik (bilgisayar, cep telefonu gibi) kanallardan Davacı aracı kurum sistemine bağlanarak kendi hesabında yaptığı işlemler görülmekte olduğunu, davalının platformda yaptığı ilk işleme ilişkin LOG kaydı silsilesi aşağıda yer almakta olup bu işlemde Davalının kendisinin Davacı aracı kurumun sistemine bağlanarak F_EURTRY1218 kod'lu, 31/12/2018 vadeli, 1 adet EUR/TRY vadeli işlem (future) sözleşmesi alım emri verdiği, emrin Davacı aracı kurum tarafından ...'a iletildiğini, ...'da emrin 6,0163 TL fiyattan işleme dönüştüğü tespit edildiğini, CD içindeki LOG kayıtları incelendiğinde, Davalı müşterinin yukarıda verilen ilk işlem olan EUR/TRY işleminden sonra çok defa ALTIN/TRY, USD/TRY, EUR/TRY future sözleşmeleri yaptığı, 17.12.2021'den başlayarak 22/12/2021 tarihinde hesabında oluşan 4.079,55 TL eksi bakiyenin tamamının USDTRY1218 vadeli sözleşme işlemlerinden kaynaklandığı tespit edildiğini, dosyadaki CD içindeki log kayıtlarının incelenmesinden hesaptaki işlemlerin büyük bölümünün Davalı müşterinin kendisi tarafından elektronik araçlarla işlem platformuna bağlanarak gerçekleştirildiği anlaşılmakta olduğunu, ancak hesap ekstresindeki bir kısım işlemlerin LOG kayıtları ile ilişkisi Bilirkişiliğimizce kurulamadığını, bu durum, Davalı hesabındaki bir kısım işlemlerin Davalının Davalı müşterinin kendisi tarafından elektronik araçlarla işlem platformuna bağlanarak gerçekleştirildiğinin kesin olarak söylememize engel olmakta olduğunu, dosyaya, varsa, telefon görüşme kayıtlarına bir CD veya ses kaydı dökümü de sunulmamış olduğu için bir kısım Davalı işlemlerinin Davalının sözlü talimatı ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği tespit edilememekte olduğunu, mahkemece, ...A.Ş. (...)'tan celp edilen 10/08/2022 tarih ve 2022/TAT/... sayılı yazı ekindeki dökümden Davalı müşterinin Davacı aracı kurum nezdindeki müşteri hesabının 2704 olan numarası ile ilişkilendirilerek 13/08/2018 tarihinde 4.065,00 TL'nin Davacı aracı kurum tarafından ...'a Davalı müşteri adına “Nakit Teminat Yatırma” açıklaması ile yatırıldığı anlaşılmakta olduğunu, öte yandan, Davacı / Alacaklının icra takip talebindeki Yıllık 4 18,25 Ticari Temerrüt Faizi (TTK m.1530/7) ve değişen oranlardaki faizi ile tahsil talebi bakımından taraflar arasındaki Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi md. 29 f. 4 hükmünde “Müşteri, hesabında bulunan ve herhangi bir pozisyon için kullanılmayan serbest teminat tutarının eksi (negatif) bakiye vermesi durumunda, bu tutar üzerinden hesaplanan faizi Aracı Kurum'a ödemekle yükümlüdür. Bu faiz tutarının hesaplanmasında uygulanacak faiz oranı Aracı Kurum'un internet sitesinde ilan edilir” denilmekte olduğunu, 22.12.2021 tarihinde oluşan eksi bakiye için uygulanacak faiz oranı Davacı aracı kurumun internet sitesinden Bilirkişiliğimizce tespit edilemediğini, bu haliyle temerrüt faiz oranının belirlenmesinin tek taraflı olarak davacıya bırakılması, söz konusu TBK md. 24 gereğince genel işlem koşulu olarak kabul edilip edilmeyeceği ve yazılmamış sayılıp sayılmayacağı Mahkemenin takdirinde olduğunu, takip talebinde, uygulanacak faiz oranı TTK md. 1530, f£. 7'de öngörülen faiz oranı olarak talep edilmiş olduğunu, TTK md. 1530 düzenlemesinin mal ve hizmet tedarik sözleşmelerini kapsadığını, ancak bununla sınırlı olup olmadığı, bu kapsamda sadece mal ve hizmet tedarik eden ve alıcısına göre mali güçsüzlüğü sebebiyle korunması gereken tedarikçileri konu alıp almadığı ve huzurdaki somut olaya uygulanıp uygulanmayacağı Mahkemenin takdirinde olduğunu, nihai olarak, genel hükümlere göre, 3095 Sayılı Kanun md. 2, f. 2 gereğince avans faiz oranı dikkate alınmak suretiyle takip sonrası faizin hesaplanması gerekip gerekmediğinin takdiri Mahkemeye ait olduğunu, davacı aracı kurum Davalı müşterisi adına ve hesabına ...'a yatırdığı 4.065,00 TL ve 4.079,55 TL eksi hesap bakiyesi için takip talebinde 4.079,55 TL olarak talep ettiği anapara alacağı bakımından SPK ve Borsa düzenlemelerine göre mevzuat özeti ve uygulamanın; öncelikle Davalının Cevap dilekçesinde beyan ettiği teminatından ya da hesabına kendisinin yatırdığı paradan daha fazla zarar ettirilemeyeceği düşüncesinin huzurdaki uyuşmazlığa konu işlemleri Kaldıraçlı Alım Satım (KAS) işlemleri olmayıp, ... A.Ş. Vadeli İşlem Piyasası (VİOP)nda gerçekleşen vadeli işlem (future) sözleşmeleri olması sebebiyle piyasa tekniği açısından ve sermaye piyasası düzenlemeleri açısında bir geçerliği olmadığını, takdirin Mahkemeye ait olduğunu, dolayısıyla oluşan teminat eksiğine ya da teminat eksiğini aşan hesap açığına Davalı müşterinin herhangi bir şekilde müdahale etmesi, değiştirmesi, kabul etmeyerek ödemeden imtina etmesi teknik olarak mümkün olmadığını, öte yandan, davalı gibi yatırımcıların oluşan temlinat eksiğini veya teminat eksiğini aşan hesap açığını kapatmaları ve bunun için teminat tamamlama çağrısı üzerine ödemek zorunda oldukları tutarı aracı kuruma (Davacıya) ödemeleri gerekmekte olduğunu, ancak aracı kurumun teminat eksiğini veya hesap açığını kapatma yükümlülüğü ...'a karşı devam etmekte olduğunu, aracı kurum, aracılık fonksiyonuna binaen müşterisinden alacağı parayı ...'taki müşteri hesabına aktaracağını, eğer müşterisi (Davalı) aracı kuruma (Davacı) ödemesi gereken teminat eksiği veya hesap açığı tutarını ödemez ise aracı kurum bu tutarı kendi hesabından ...'a yatırmak zorunda olduğunu, nitekim dava dilekçesinde Davacı tarafın beyanı Davalı tarafından ödenmeyen teminat açığı tutarının Davacı tarafından ...'a ödendiği ve bu sebeple Davalının Davacıya borçlu olduğu yönünde olduğunu, Türev işlemler vadeli işlemler olduklarından işlem sonucu vade gününde ortaya çıkan ve ancak vadeye kadar da kâr veya zararı hesaplanabilen sözleşmeler olduğunu, spot işlemler olmadıklarından bir alış ve satış işlemi ile o anda sonuç doğurma imkânı olmadığını, açıklanan çerçevede Davalının ... A.Ş. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP)'ta kendi yaptığı işlemler sonucunda ortaya çıkan teminat eksiğini veya hesap açığını tamamlamamış olması sebebiyle Davacı kurumun ...'a Davalı adına ödediği tutarı Davalı Davacıya ödemekle yükümlü olduğunu, arz ve izah edilen tespitler çerçevesinde, Davacının kendi karar ve iradesiyle elektronik yollarla gerçekleştirdiği işlemler sonucunda Davacı aracı kurumun Davalı müşterisi adına ve hesabına ...'a yatırdığı 4.065,00 TL ve 4.079,55 TL eksi hesap bakiyesi için takip talebinde 4.079,55 TL olarak talep ettiği anapara alacağı için Davalı müşteri tarafından Davacı aracı kuruma ödenmesine ve Davalının itirazının iptaline karar verilmesinin takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi ...'tan alınan 02/001/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; İcra takibinde TTK md. 1530'a göre yıllık yüzde 18,25 olarak talep edilen faizin TTK md. 1530 düzenlemesinin mal ve hizmet tedarik sözleşmelerini kapsadığı, bu kapsamda sadece mal ve hizmet tedarik eden ve alıcısına göre mali güçsüzlüğü sebebiyle korunması gereken tedarikçileri konu aldığı ve huzurdaki somut olaya uygulanamayacağı kanaatimi Mahkemenin takdirlerine arz ettiklerini, dava tarafları arasındaki sözleşmede esas alınabilecek, hakkaniyete uygun ya da tespit edilebilir bir faiz oranı Bilirkişiliğimizce rastlanmadığını, bu çerçevede, her türlü takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Reeskont İşlemlerinde Uygulanan Faiz Oranı, değişen oranlarda, dikkate alınarak, hesaptaki eksi bakiyenin oluştuğu 04.09.2018 tarihinden icra takip tarihi olan 26.10.2021 tarihine kadar geçen 1148 günde, 4.079,55 TL anapara üzerinden hesaplanan 2.112,33 TL işlemiş faiz ile birlikte Davacı/Alacaklının Davalı/Borçludan toplam alacağı 6.191,88 TL olarak tespit edilmekte olduğunu, SONUÇ: arz ve izah edilen tespitler çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan Reeskont İşlemlerinde Uygulanan Faiz Oranı, değişen oranlarda, dikkate alınarak, Davalının Davacı nezdindeki hesabında eksi bakiyenin oluştuğu 04.09.2018 tarihinden icra takip tarihi olan 26.10.2021 tarihine kadar geçen 1148 günde, 4.079,55 TL anapara üzerinden hesaplanan 2.112,33 TL işlemiş faiz ile birlikte Davacı/Alacaklının Davalı/Borçludan toplam alacağının 6.191,88 TL olarak tespit edildiği kanaatinin takdiri Mahkemeye ait olmak üzere bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve SPK Uzmanından alınan bilirkişi rapor ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya karşı, Sermaye Piyasası İşlemleri Genel Çerceve Sözleşmesi, Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerceve Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satım Aracılık Çerceve Sözleşmesi, Yurt Dışı Piyasalarda Alım Satım İşlemlerine Aracılık Sözleşmesi kapsamında ödenmeyen eksi bakiye alacağının tahsili amacıyla 4.079,55 TL asıl alacak, 2.229,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.308,85 TL alacak üzerinden 26.10 2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 05.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 11.01.2022 tarihinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın haksız olduğu savunularak, dava konusu icra takibine davalının vaki itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesi, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi ile, sözleşme ilişkisini kabul ettiği, ancak bir kısım sözleşme ve belgelerde ıslak imzasının bulunmadığı, teminat açığını tamamlama çağrısının yapılmadığı, kendisinin davacı tarafça zarara uğratıldığı, davacının SPK mevzuatı gereği yapması gereken risk bildirimlerini yapmadığı, yapılan işlemlerin mevzuata aykırı olduğu, davacı eylemleri ile zararın doğduğu savunularak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş, icra takibine itirazlarında da, davacı tarafa borcunun olmadığı ileri sürülerek icra takibindeki borca ve ferilerine itiraz edilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra dosyası içeriğinde itiraz dilekçesinin tarihi, arabuluculuk süreci ve dava tarihi dikkate alındığında davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen Sermaye piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi ve diğer sözleşmelerin içeriği ve hükümleri, 6502 sayılı kanunun 3. maddesindeki tüketici tanımı, somut olayda taraflar arasındaki Sermaye piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi uyarınca yapılan işlemlerin SPK mevzuatına tabi işlemlerden olup, davalının da, söz konusu işlemleri yapmak üzere davacı şirket bünyesinde yatırım hesabı açarak, amacının aracı kurum üzerinden döviz ve borsada işlem gören hisse senetlerine yatırım yaparak kâr elde etmek olması, bir işlemin tüketici işlemi olarak nitelendirilebilmesi için işlemi yapan taraflardan birinin ticari veya mesleki olmayan amaçla (kâr elde etme amacı olmaksızın) hareket etmiş olmasının gerekmesi, buna göre tarafların amacı ve aralarındaki sözleşmenin niteliği gözetildiğinde 6102 Sayılı TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince açılan davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması karşısında Mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır(benzer yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/05/2018 tarih ve 2017/11-22 E,, 2018/1102 K. Sayılı kararı).
Eldeki davada dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden SPK Uzmanı bilirkişiden dosya kapsamına uygun rapor ve ek rapor alınmıştır. Bilirkişi rapor ve ek raporunun, bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, raporlarda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin, bu sözleşme kapsamında yapılan işlemlerin, ödemelerin, temerrüt tarihi ve uygulanacak faiz ve oranının tespit edildiği, bilirkişi rapor ve ek raporunun hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bir bütün olarak dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; Taraflar arasında düzenlenen Sermaye Piyasası İşlemleri Genel Çerceve Sözleşmesi, Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerceve Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satım Aracılık Çerceve Sözleşmesi, Yurt Dışı Piyasalarda Alım Satım İşlemlerine Aracılık Sözleşmesi içerik ve ve hükümleri uyarınca yapılan işlemlerin SPK mevzuatına tabi işlemlerden olduğu; Davalının, söz konusu işlemleri yapmak üzere davacı şirket bünyesinde VİOP hesabı açarak, Sermaye piyasasında faaliyet gösteren aracı kurum olan davacı şirket ile davalı müşterisi arasında akdedilen sözleşmelere dayalı olarak davalı tarafın, vadeli işlem opsiyon borsasında işlem yaptığı, bu kapsamda davalının yaptığı işlemler ve aldığı yatırım pozisyonları nedeniyle zarar oluştuğu, davacı kurumun, davalı müşterisine hesabındaki pozisyonların o andaki fiyatlarına göre zarar miktarını, bu meblağın şirketlerine ödenmesi gerektiğini ve ödenmediği takdirde pozisyonların satılacağını ve buna göre oluşacak bakiyenin davalı tarafından şirketlerine ödenmesi gerekeceğinin bildirdiği; Davalı gibi yatırımcıların oluşan teminat eksiğini veya teminat eksiğini aşan hesap açığını kapatmaları ve bunun için teminat tamamlama çağrısı üzerine ödemek zorunda oldukları tutarı aracı kuruma ödemeleri gerekmekte olduğu; Aracı kurumun teminat eksiğini veya hesap açığını kapatma yükümlülüğünün... Anonim Şirketi'ne karşı devam etmekte olduğu; Bu kapsamda eldeki dosyada teminatın tamamlanmaması üzerine davacı aracı kurumun, davalı müşterisinin hesabında, davalının yaptığı işlemler ve aldığı yatırım pozisyonlarından kaynaklanan zarar sebebiyle 4.090,05 TL açık oluştuğu, 13.08.2018 tarihinde... Anonim Şirketi hesabına davacı tarafından davalı müşteri adına 4.065,00 TL ödeme yapıldığı, 10,50 TL tutarındaki hesaptaki iade işlemlerinden sonra davalının eksi hesap bakiyesinin 04.09.2018 tarihinde 4.079,55 TL olduğu; Davacının icra takip tarihi itibarı ile talep edebileceği miktarın 4.079,55 TL asıl alacak, 2.112,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.191,88 TL olduğu, davacının bu bedeli davalıdan talep etme hakkının bulunduğu, davacının diğer faiz açıklaması ile faiz talebinin ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa TTK'nın 1530/7 maddesi uyarınca faiz talebinin yerinde olmadığı, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faizi talep edilebileceği; Davalının taraflar arasındaki sözleşmeler ve diğer belgeleri elektronik olarak imzaladığı, yüksek kazanç elde etmek için yüksek riski de üstlendiği, hesaptaki işlemlerin tamamının davalı tarafından elektronik araçlarla işlem platformuna bağlanılarak gerçekleştirildiği, davalının yüksek kar elde ettiği zaman sözleşmenin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu yönündeki ve diğer savunmaların davalı tarafça ileri sürülmediği, sözleşme kapsamında işlemlere devam edildiği, zarar olduğunda ise bu savunmaların ileri sürülmesinin TMK 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, kaldı ki davacı aracı kurumun mevzuata aykırı, davalıyı zarara uğratacak haksız veya hukuka aykırı bir eyleminin bulunmadığı, davacı işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğu, bu kapsamda davalının tüm savunmalarının yerinde olmadığı, 4.079,55 TL asıl alacak, 2.112,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.191,88 TL alacak bedelinin ödendiğine, istenebilir olmadığına ilişkin bir iddia ve ispatının bulunmadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı şirket tarafından taraflar arasındaki yatırım sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalıya farklı zaman dilimlerinde bildirimlerde de bulunmuştur. Bu durumda davalı/borçlu alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 4.079,55 TL asıl alacak, 2.112,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.191,88 TL alacak yönünden İPTALİNE, Takibin toplam 6.191,88 TL alacak üzerinden ve 4.079,55 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya dair istemin REDDİNE,
2)Hükmolunan 6.191,88 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 1.238,37 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşinen karşılanan 80,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı parası, 418,50 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.999,2‬0 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 3.925,05-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 6.191,88-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin, 1.531,07 TL'sinin davalıdan, 28,92 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar yönünden KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2024

Katip ...
 e-imzalıdır

Hakim ...
 e-imzalıdır