T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/38 Esas
KARAR NO :2024/181 Karar
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:14/01/2022
KARAR TARİHİ:26/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin sigortalısı, aynı zamanda kazaya karışan aracın sahibi ve sürücüsü olan müteveffa ... adına kayıtlı ... plakalı motorsiklet, 07/05/2021 tarihinde seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza sonucu davacılar murisinin ağır şekilde yaralandığını ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini, bunun üzerine müvekkillerince her davacı için ayrı ayrı en yüksek sınır olan 410.000-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi istemiyle davalı şirkete başvuru yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından bu başvurunun reddedildiğini, alacaklarının tahsili amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile, belirsiz alacak davası olarak talep arttırım dilekçesi sunmak üzere; destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ise şimdilik belirsiz alacak davası olarak ... için 10.000,00-TL ... için 5.000,00-TL, ... için 5.000,00-TL, ... için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 25.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 07/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, cenaze giderleri için şimdilik kısmi dava olarak 1.000,00-TL'nin 07/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usül yönünden davacının müvekkili şirkete yaptığı başvuru neticesinde hasar başvurusu reddedildiğinden davanın usulden reddi gerektiği itirazında bulunmuş , esasa ilişkin olarak da; kazaya karışan aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, sorumluluklarının sigortalının kusuru ve kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın asli ve tam kusuru bulunduğundan destek tazminatı talepleri poliçe teminatı dışında kaldığından talebin reddine karar verildiğini, ATK 'dan kusur raporu alınması gerektiğini, müteveffanın kaza sırasında kask kullanmadığının tespit edildiğini, dolaysıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, talep edilen cenaze gideri taleplerinin poliçe teminatı dışında kaldığını, kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumundan tazminat alıp almadığının araştırılmasını, tespiti halinde bu ödemelerin tazminat hesabından mahsup edilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava; ölümlü trafik kazası sonucunda müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminatı, cenaze ve defin giderleri istemlerine ilişkindir.
Somut olayda hukuki ihtilaf ise; davacıların kaza nedeni ile davalı yandan talep ettikleri şekilde tazminat ve alacak talep edip edemeyecekleri, edebilecekse miktarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Karayolu Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği; KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılmasının zorunlu olduğu, yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girdiği, Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yürürlükten kaldırıldığı, Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartların, yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacağı, bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanının bulunmadığı, Karayolları Trafik Kanununun 93. maddesi gereği zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatlarının Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edildiği ve Resmi Gazetede yayımlandığı, böylece Hazine Müsteşarlığı'nın kanundan aldığı yetki ile zorunlu sigorta genel şartlarını belirlediği, Sigortacılık Kanunu'nun Sigorta Sözleşmeleri başlıklı 11. Maddesi birinci cümlesinde yer alan; "Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir." İfadesi ile yapılacak sözleşmelerin (poliçeler) genel şartlara uygun olmak zorunda olduğu, bu nedenle zorunlu sigorta genel şartlarını Türk Borçlar Kanunu’nun 20 maddesinde düzenlenen genel işlem koşulu kapsamında değerlendirmenin mümkün olmadığı, TBK 20. maddede belirtildiği üzere önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri genel işlem koşulu kapsamında olduğu, oysa Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartlarının, sözleşmede taraf olmayan Hazine Müsteşarlığı tarafından kanundan aldığı yetkiye dayalı olarak belirlendiği, ayrıca Genel şartları, Türk Borçlar Kanunu 20. maddesinin son fıkrasında yer alan; "Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır" düzenlemesi kapsamında da düşünmenin mümkün olmadığı, çünkü kanunda açıkça belirtildiği üzere kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelerin yürütmekte oldukları bir hizmet ile ilgili olması gerektiği, oysa Hazine Müsteşarlığı, zorunlu mali sorumluluk sigortası hizmeti veren bir kuruluş olmadığı gibi hizmeti alan taraf ile bir sözleşme ilişkisi içerisinde de bulunmadığı, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nın uygulanmasının, Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinde belirtilen; tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği ilkesine aykırı olduğunu da söylemenin mümkün olmadığı, bu ilkenin uygulanabilmesi için her iki tarafın özgür iradesi ile poliçe düzenlendikten sonra zarar görenin aleyhine tazminatın kaldırılması yada azaltılmasını gerektirecek değişikliklerin yapılması durumunda geçerli olacağı, oysa 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları, yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibarı ile Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası’nın kapsamının tüm taraflarca bilinmekte olduğu, sigortacı, işletenin sorumluluğunu poliçe ve genel şartlar kapsamında üstlendiğine göre, sonradan bir değişiklikten bahsetmenin de mümkün olmayacağı, kaldı ki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423 maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemiş ise; sözleşmenin poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olacağı, Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamının, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlara göre belirleneceği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde; “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir” şeklinde belirlendiği, sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. Maddesinde; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır” Şeklinde düzenlenmiş olduğu, kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise, Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı; “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır” Şeklinde ifade edildiği, Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde; “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde; “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatının dışında kalan hallerden sayıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. Maddesinin (a) ve (c) bentleri, Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi, yine A.6. maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde bir motorlu aracın işletilmesi sırasında destekten yoksun kalınan zararın, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında olması için; "a)Talep edilen destek tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk ve sorumluluk riski çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin olmalıdır. Sigortalının hukuki sorumluluğu olmayan veya sigortalının sorumluluk riski içinde bulunmayan tazminat taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmayacaktır.
b)Motorlu aracın işletilmesinden dolayı ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. İşleten ve işletenin sorumlu olduğu şahısların dışında bir üçüncü kişinin ölümü neticesi, destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, poliçede taraf olan işleten (sigortalı) yada işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin ölmesi durumunda ölen kişi, üçüncü kişi sayılmayacağı için desteğinden yoksun kalanların zararından sigortacı sorumlu olmayacaktır.
c)Sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla desteğin kendi kusurundan kaynaklanan destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır." şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Tüm bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve mahkememizin 15/05/2023 tarihli ara kararı ile; "davacıların murusi müteveffa ...'in tek taraflı kaza sonucu öldüğü mahalde kusur bilirkişisi eşliğinde keşfen inceleme yapılmak suretiyle kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının oranlı olarak tespit ile rapor düzenlenmesinin istenmesine" şeklinde karar verilmiş, bu kapsamda ... ASHM'ye talimat yazılmış olup, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyası üzerinden mahallinde keşfen inceleme yaptırılarak bilirkişi tarafından tanzim edilen 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 56/a-1, 52/b bentlerinde açıklanan trafik kuralını ihlal ettiğinden bu kazanın meydana gelişinde %100 kusurlu olduğu" şeklinde tespitler yapılmıştır.
Mahkememizce davacıların taleplerinin değerlendirilmesi yönünden konuda uzman bilirkişi eliyle dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi Vedat Aykırı tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "01.06.2015 yürürlük tarihli KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI 'nın ilgili maddelerinin 17.07.2020 tarihli Anaya Mahkemesi Kararı ile iptal edildiği, Karayolları Trafik Kanunu “nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM “de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” ın 14.02.2023 'de Resmi Gazete “de yayınlanan Anayasa Mahkemesi 2022/167K. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “nin 2021/... E. 2021/... K. Sayılı ve benzer kararları doğrultusunda yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama vapıldığı,b) — Davacıve dava dışı paydaşların destekten yoksun kalma paydaşlığı olup olmadığı yönünden takdirin Sayın Mahkeme 'ye ait olduğu, Davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacılara ödeme yapılmadığı, davacı ve dava dışı paydaşların hesaplanan zararlarından bu yönde bir tenzil yapılmadığı, Müteveffanın payının hesaplanarak devre dışı bırakılıp, dava dışı paydaşlar anne ve babanın payının hesaplanarak ayrıldığı, Davacı paydaş eş ... 'in hesaplanan zararının 1.242.702,08 TL olduğu, davacı ve dava dışı tüm paydaşların toplam zararının ZMMS teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, paydaş eş ... “ün ZMMS teminat limiti kapsamında kalan zararının 228.380,87 TL olduğu, Davacı paydaş erkek çocuk ... “in hesaplanan zararının 16.755,19 TL olduğu, davacı ve dava dışı tüm paydaşların toplam zararının ZMMS teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, paydaş erkek çocuk ... 'in ZMMS teminat limiti kapsamında kalan zararının 3.079,23 TL olduğu, Davacı paydaş erkek çocuk ... “in hesaplanan zararının 87.850,77 TL olduğu, davacı ve dava dışı tüm paydaşların toplam zararının ZMMS teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, paydaş erkek çocuk ... “in ZMMS teminat limiti kapsamında kalan zararının 16.145,01 TL olduğu, Davacı paydaş erkek çocuk ... “in hesaplanan zararının 277.990,79 TL olduğu, davacı ve dava dışı tüm paydaşların toplam zararının ZMMS teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, paydaş erkek çocuk ... 'in ZMMS teminat limiti kapsamında kalan zararının 51.088,50 TL olduğu" şeklinde tespitler yapılmıştır.
Davacılar vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik itiraz edilmiş ise de; mahkememizin 12/02/2024 tarihli celsesinde verilen ara kararla; "Davacılar vekilinin rapora ilişkin itirazlarının reddine " karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde de;
Dava; 07/05/2021 tarihinde davacılar murisinin kullandığı motosikletin direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole yuvarlanması sonucu oluşan tek taraflı ölümlü trafik kazası nedeniyle davacıların destekten yoksun kalmaları nedeniyle tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ile dosyadaki beyanlara göre alınan 07/07/2023 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporuna göre müteveffanın oluşan kazada tam kusurlu olduğu tespit olunmuş, davacıların destekten yoksun kalma tazminatlarına ilişkin olarak ise 30/10/2023 tarihli aktüeryal hesap raporu dosyamız arasına alınmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar başlıklı 09/06/2021 tarihli 7327 sayılı Kanunun 19 maddesi ile değişik 92/1-j maddesi uyarınca; "destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri" zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında tutulmuş olup, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girip kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
nın teminat dışında kalan haller başlıklı A.6/d maddesinin 04/12/2021 tarih ve 31679 sayılı Resmi Gazetedee Yayımlanan değişiklikten önce ve kaza tarihini kapsar hali ile "Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" hükmü uyarınca davacıların taleplerinin sigorta teminatı dışında kaldığı anlaşılmakla açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2018/... Esas, 2020/... Karar ve 08/017/2020 Tarih Sayılı ilamı)
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL ret karar ve ilam harcının peşin alınan 85,39 TL harçtan mahbubu ile eksik kalan 342,21 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye GELİR YAZILMASINA,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk giderinin, DAVACILARDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa İADESİNE,
7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.26.02.2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!