T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/299 Esas
KARAR NO:2024/405
DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/04/2022
KARAR TARİHİ:07/05/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nin, ... ...Anonim Şirketi'nde hisse sahibi olduğunu, müvekkilinin, davalı taraf ile hisseleri devretme konusunda anlaşma yaptığını, bu anlaşmaya göre müvekkili ... ...Anonim Şirketi'nde sahip olduğu %70 oranındaki hissesini 03.02.2016 ve 15.03.2016 tarihlerinde davalı tarafa devrettiğini, devredilen hisseler karşılık olarak 431.900 € ödeme yapılması hususunda davalı taraf ile anlaşma yapıldığını, ancak devir işlemine rağmen davalı taraf hisse bedelini müvekkiline ödemediğini, müvekkili, birçok kez davalı taraf ile ödeme konusunda iletişime geçtiğini, ancak karşı taraf, kendisine devredilmiş olan ... Yatırım Anonim Şirketi'nin hisselerine karşılık ödemesi gereken hisse bedelini anlaşmaya aykırı bir şekilde müvekkiline ödemediğini, hisse alım- satım işlemi her iki tarafa borç yükleyen bir hukuki işlem olduğunu, karşı taraf hisseleri devralmış olmasına rağmen karşılığında ödemesi gereken miktarı ödemeyerek edimi yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından ... Noterliğinin 09/12/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile muaccel hale gelen 431.900 €' nun ödenmesi hususunda ihtar keşide edildiğini, ancak ihtara rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını, hisse devri yapılırken nominal(göstermelik) değer üstünden gösterilmekte olduğunu, ancak şirket hisselerinin güncel değeri satışta gösterilen değerin çok üstünde olduğunu, payların karşılığı sözleşmede belirtildiğinden devir nominal değer üzerinden gösterilmek zorunda olduğunu, ancak şirketin gerçek değeri ana sözleşme ve sermaye artırımı kararları ile belirlenen değerin çok üstünde olup davalılar yararına aşırı yaralanma söz konusu olduğunu, zira müvekkiline kararlaştırılan bedel ödenmediğini, sayın Mahkemece takdir edileceği üzere taraflar arasındaki sözleşmeye göre, müvekkilinin asli ediminin hisse devrini yapmak, davalıların asli ediminin ise, hisse devri karşılığı olan bedeli ödemek olduğunu, müvekkilinin ana edimini yerine getirerek hisse devrini yaptığı ancak davalıların hisse devri karşılığı olarak belirlenen bedeli ödemedikleri, bu durumda kendi edimlerini tam olarak yerine getirmeyen davalıların sorumlu olduğu ortada olduğunu, TBK'nın 125. maddesine göre, her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan birinin asli edimini yerine getirmemesi durumunda karşı tarafın sözleşmeyi feshetme, sözleşmenin iptalini talep etme hakkının bulunmakta ve sözleşmeden dönme halinde tarafların karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtularak daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilmekte olduklarını, devredilen hisselerin gerçek bedellerinin tespiti ile devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan tahsiline, bunun mümkün olmaması halinde sebepsiz zenginleşen davalılardan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan iş bu davanın dava konusu işlemin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra açılmış olduğunu, bu kapsamda alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ..., ... ...Anonim Şirketindeki hisselerini müvekkillerine satmak konusunda müvekkilleri ile anlaşmaya vardıklarını, tarafların yaptığı anlaşma çerçevesinde davacıya ait hisselerin bedelleri anlaşma koşullarına uygun olarak ödenerek davacının hisseleri müvekkilleri tarafından satın alındığını, dava konusu işlemin tarihi 03/02/2016-15/03/2016 tarihleri olduğunu, dava konusu işlemlerden ilki Şubat ayının başında yapılmış ilk işlem yapıldıktan 41 gün sonra diğer işlem yapıldığını, davacı, hiç kuşkusuz ki ilk yaptığı işlemden sonra gerçekten parasını almamış olsa idi ikinci işlem tarihine kadar arada kısa sayılmayacak bir zaman bulunduğundan ikinci işlemi yapması söz konusu olmayacağını, davacının yaptığı ilk işlemin bedelini almamasına rağmen kırk gün sonra tekrar işlem yapması hayatın olağan akışına, akla ve mantığa aykırı olduğunu, Mahkeme huzurundaki davanın kabul edilmesi anlamına gelmemek üzere davacı, 03/02/22016-15/03/2016 tarihlerinde yaptığı işlem bedelini almamasına rağmen 2021 yılı sonuna kadar beklemiş işlem tarihinden beş buçuk yıl sonra müvekkilleri aleyhine ihtarname keşide ederek 2016 yılında devrettiği hisse bedellerinin ödenmesini talep ettiklerini, davacının hisseleri gerçek değerinin çok altında sattı ise kendi muvazaasına katlanmak zorunda olduğunu savunarak, huzurdaki davanın esas girilmeksizin zamanaşımı nedeni ile reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargı giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Davacının ... ...A.Ş'de bulunan 490.000 TL nominal değere sahip hisselerinin davalılara devrinden doğan hisse devir bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Taraf delillier toplanmış, dava dışı ... ...A. Ş.'nin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 04.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dilekçesinde davacı vekilinin, davacı ...’nin ... ...Anonim Şirketi'nde hisse sahibi iken sahip olduğu %70 oranındaki hissesini 03.02.2016 ve 15.03.2016 tarihlerinde davalı tarafa 431.900 EURO karşılığında devrine ilişkin davalı taraflarla devir anlaşması yapıldığı, ancak hisse bedelinin ödenmemiş olduğunu, hisse devrinin nominal değer üzerinden yapıldığını ve pay defterine işlendiği ancak gerçekte şirket hisselerinin güncel değerinin satışta gösterilen değerin çok üstünde olduğunu, davalılar yararına aşırı yararlanmanın söz konusu olduğu hususlarına değindiğini; Dava dosyası muhteviyatında yer alan pay defterinin incelenmesi neticesinde, 03.02.2016 ile 15.03.2016 tarihlerinde davacının elindeki payları davalı ... ve ...’a devretmiş olduğunu, 03.02.2016 tarihi ile toplam 490.000 TL sermaye tutarına tekabül eden ... Tarım hissesinin ...’a devredilmiş olduğunu, yine aynı tarihte 1.000,00 TL’lik hissenin davalı ... tarafından davacıya iade edilmiş olduğu ancak 15.03.2016 tarihinde 1.000,00 TL sermayeye tekabül eden bu payların davacı tarafından bu sefer ...’a devredilmiş olduğu belirlendiğini, böylece davacı tarafından toplam 490.000 TL nominal değerli paylar davalılara devredildiğini, dava konusu payların devir tarihlerindeki TCMB verilerinden, EURO birim fiyatının 3,20-3,22 TL olarak oluştuğunun belirlendiğini, dava konusu pay devirlerinin 431.900 EURO bedelle yapıldığı dikkate alındığında pay devir bedelinin ortalama toplam 1.386.400 TL’ye tekabül ettiğinin tespit edildiğini, bununla birlikte ilgili payların bedeli olarak sunulan ... Bankasına ait 24.03.2016 tarihli ... işlem nolu dekont ile davalı ... tarafından davacı ...’nin ... Bankası nezdindeki ... IBAN no’lu hesabına yapılan ödemenin 52.542,00 TL olduğu tespit edildiğini, ödemeye ilişkin başkaca bir belge dava dosyası muhteviyatında yer almamakta olduğunu; Devredilen hisselerin gerçek bedellerinin tespitine yönelik yerinde inceleme yetkisinin kullanılması ile hisse devirleri yapılan ... ...A.ş.’nin gerçek değerinin tespitine ilişkin bilanço ve gelir tabloları ve ayrıca Kurumlar Vergisi Beyannameleri istendiğini, şirket değeri tespitlerinde mümkün olduğunca karar tarihine en yakın dönemler dikkate alınmakta olduğunu, şirketin 2016 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde; Kurum ortaklarına ve yönetim kurulu üyelerine ilişkin listede davalı ...’ın %99 ile, diğer davalı ...’ın ise %1 ile şirkette ortaklık payları olduğu belirlendiğini, bu bağlamda; davacı 490.000 TL sermayeli paylarının 2016 yılı ile davalılar sahipliğinde olduğu tespit edildiğini, tabloya göre şirketin kârı 2016 yılında 48.558,25 TL iken, 2017 yılında 2016 yılına göre azalış gösterdiği ve sonraki yıllarda ise -2019 yılı hariç- hesap dönemlerinin zararla kapatıldığı belirlendiğini, şirketin bilanço verilerinde Duran Varlık türü unsurlar tespit edilmemiş olup buna ilişkin ayrıca değerleme yapılmadığını, şirketin 2020-2021-2022 yıllarına ilişkin satışlarının bulunmadığı, diğer bir deyişle şirketin mal ve hizmet üretmediği, faaliyet göstermediği tespit edildiğini, verilere göre, şirketin, hisse devirlerinin yapıldığı 2016 yılındaki defter değeri 505.395,95 TL olup, davacının 490.000 TL nominal sermaye paylarının defter değeri 353.777,17 TL’ye tekabül etmekte olduğunu, ikinci değerleme olarak sektörde yer alan diğer şirket verileri ile değerlemesi yapıldığını, borsa çarpanlarına göre değerlemede, bir şirketin değeri, kendisi ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve yurtiçi ve/veya yurtdışı borsalarda işlem gören benzer şirketler baz alınarak hesaplanmakta olduğunu, bilindiği üzere Yurtiçi veya Yurtdışı borsalarda işlem gören şirketlerin “Piyasa Değerleri” hesaplanabilmekte olduğunu, bu sebeple ... A.Ş.’de işlem gören halka açık şirketler değerlemeye katıldığını, yer alan şirketlerden ,,, ... A.Ş.’nin borsadaki fiyatının çok yükselmiş olması nedeni ile PD/DD değerlerinin yanıltıcı olacağı kanaati ile ... A.Ş. verileri dikkate alındığını, buna göre ortalama PD/DD değeri 2.85 TL bulunduğunu, yapılan hesaplamalar sonucunda, hisse devrine konu şirketin değerinin 1.260.712,39 TL olarak, %70 davacı payına düşen tutarın ise 882.498,67 TL olarak tespit edildiğini; Huzurdaki davanın, davacı tarafından devredilen hisselerin gerçek bedellerinin tespiti ile devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan tahsili, bunun mümkün olmaması halinde sebepsiz zenginleşen davalılardan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili talepli olduğunu, davacı vekilinin, ... ...A.Ş.’nde (“... A.Ş.” veya “Şirket”) %70 oranında pay sahibi olan müvekkili ...’nin, ... A.Ş.’deki paylarını 431.900 € karşılığında devretme konusunda davalılar ile anlaşma yaptığını, bu anlaşmaya göre müvekkilinin %70 oranındaki paylarını 03.02.2016 ve 15.03.2016 tarihlerinde davalı taraflara devrettiğini, ancak devir işlemine rağmen davalılar tarafından pay bedelinin müvekkiline ödemediğinin iddia edilmekte olduğunu; Mahkemece bilindiği üzere, anonim şirketlerde payların, hamiline veya nama yazılı olacağını (TTK m. 484/1.), payların hamiline yazılı olması halinde yönetim kurulunun, pay bedelinin tamamının ödenmesi tarihinden itibaren üç ay içinde pay senetlerini bastırıp pay sahiplerine dağıtmakla yükümlü olduğunu (TTK m. 486/2), Buna karşın payların nama yazılı olması halinde ise, azlık talepte bulunmadıkça (TTK m. 486/3) pay senedi bastırma zorunluluğu bulunmamakta olduğunu, Senede bağlanmamış nama yazılı payın, alacağın temliki usulüne göre devredileceğini, nama yazılı pay senetlerinin ise ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle devredileceğini (TTK m. 490/2), Payların senede bağlanmamış olması (ya da nama yazılı pay senetlerinin söz konusu olması) halinde, şirketle ilişkilerde, sadece pay defterinde kayıtlı bulunan kimsenin pay sahibi olarak kabul edileceğini (TTK m. 499/4), bu bağlamda pay defterine kayıt işleminin kurucu nitelikte değil, açıklayıcı nitelikte olduğunu, “Pay (senetlerinin) nama veya hamiline yazılı olacakları” (tescil ve ilan edilen) esas sözleşmenin asgari içeriğinde yer alan unsurlardan olduğunu (TTK m. 339/2), Somut uyuşmazlıkta, sicil kayıtlarından, dava dışı ... A.Ş. esas sözleşmesinde ... A.Ş.’nin paylarının nama olduğunun belirlendiğini (TTSG 09.09.2009, S. 7394), Öte yandan dosya münderecatında, ... A.Ş.’nin nama yazılı paylarının senede bağlandığına dair bir karara rastlanılmamış olduğunu, Yukarıda ifade edildiği üzere, paylar senede bağlanmamış ise “çıplak pay”ın, genel hüküm niteliğinde olan alacağın temliki hükümlerine göre devredileceğini (TBK m. 183), Şekil olarak, bedeli tam olarak ödenmiş çıplak payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olacağını, burada aranan yazılı şekil şartı, adi yazılı şekil olduğunu, Somut uyuşmazlıkta, dosya içeriğinde yazılı bir pay devri sözleşmesine rastlanılmamış olmakla birlikte, pay devrinin geçersiz olduğuna dair bir iddianın bulunmadığı görülmekte olduğunu, ancak dosya içeriğinde yazılı bir pay devri sözleşmesine rastlanılmadığından, Davacı’nın “devredilen hisselerin karşılığı olarak 431.900 € ödeme yapılması hususunda davalı taraf ile anlaşma yapıldığı” yönündeki iddiasının ispat edilemediğini, şu halde payların nominal değer üzerinden devredildiği sonucuna ulaşıldığını; Son olarak belirtmek gerekir ki her ne kadar Davalı vekili, huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmekteyse de somut uyuşmazlıkta uygulanacak zamanaşımı süresi TBK m. 147/b.4’deki 5 yıllık zamanaşımı süresi değil, TBK m. 146 hükmündeki 10 yıllık zamanaşımı süresi olduğunu, zira devredenin pay devri sözleşmesinden doğan bedele, devralanın da payların devrine ilişkin alacak hakkı ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortaklar veya ortak ile ortaklık arasında bir alacak olmadığını; SONUÇ OLARAK: Dava dosyası muhteviyatından, Heyetlerine verilen görev sınırları dahilinde aşağıdaki tespitlere ulaşıldığını, taraflar arasında pay devrinin mevcut olduğu, pay devirlerinin ortaklık pay defterinden ve ayrıca şirket genel kurul hazirun cetvellerinden tespitinin yanı sıra 2016 yıllık Kurumlar Vergisi beyannamesinden de tespit edildiğini, hisse devir sözleşmesinin dava dosyası muhteviyatında bulunmadığını, 24.02.2023 tarihli davacı delil dilekçesi ekinde yer aldığı belirtilmiş olsa da ilgili devir sözleşmesine ulaşılamadığını, böyle olmakla birlikte taraflarca verilen dilekçelerde hisse devrinde ve hisse devrine ilişkin 431.900 EURO tutarda bir itiraz bulunmadığının anlaşıldığını, dosya içeriğinde yazılı bir pay devri sözleşmesine rastlanılmamış olmakla birlikte, pay devrinin geçersiz olduğuna dair bir iddianın bulunmadığını, ancak dosya içeriğinde yazılı bir pay devri sözleşmesine rastlanılmadığından, davacı’nın “devredilen hisselerin karşılığı olarak 431.900 € ödeme yapılması hususunda davalı taraf ile anlaşma yapıldığı” yönündeki iddiasının ispat edilemediğini, şu halde payların nominal değer üzerinden devredildiği sonucuna ulaşıldığını, itirazın, pay devir bedelinin ödenmemesine ilişkin olmasına yönelik incelemede; 03.02.2016 ile 15.03.2016 tarihlerinde toplam 490.000 TL (toplam sermaye olan 700.000 TL’nin %70’i) nominal sermaye payının davacı tarafından davalılara devredildiği ancak davalılar tarafından dava dosyasına sunulan 24.03.2016 tarihli ... Bankası dekontunda sadece 52.542 TL’nin davacıya ödendiğini, ödemeyi gösterir başkaca belge tespit edilemediğini, 2016 yılında hisse devrine yönelik anlaşıldığı kanaatine ulaşılan ancak ispat edilemeyen 431.900 EURO’nun hisse devirleri tarihinde ortalama 1.386.400 TL’ye tekabül ettiğini, şirketin karar tarihine en yakın değerinin 1.260.712,39 TL olduğunu, davacı payına tekabül eden (%70) şirket değeri tutarının 882.498,67 TL olduğunu, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken zamanaşımı süresinin TBK m. 146 hükmündeki 10 yıllık zamanaşımı süresi olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacı vekilince dava dilekçesi ile, davacı ...’nin ... ...Anonim Şirketi'nde hisse sahibi iken sahip olduğu %70 oranındaki hissesini 03.02.2016 ve 15.03.2016 tarihlerinde davalı taraflara 431.900 EURO karşılığında devrine ilişkin davalı taraflarla devir anlaşması yapıldığı, ancak hisse bedelinin ödenmemiş olduğu, hisse devrinin nominal değer üzerinden yapıldığı ve pay defterine işlendiği ancak gerçekte şirket hisselerinin güncel değerinin satışta gösterilen değerin çok üstünde olduğu, davalılar yararına aşırı yararlanmanın söz konusu olduğu ileri sürülerek, davacı tarafından devredilen hisselerin gerçek bedellerinin tespiti ile devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan tahsili, bunun mümkün olmaması halinde sebepsiz zenginleşen davalılardan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak harca esas dava değeri 50.000,00 TL olarak gösterilmiştir.
Davacı vekilince, 09.01.2024 tarihli talep açıklama ve ıslaha ilişkin sunulan dilekçe ile, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak dava dilekçesinde talep edilen 50.000,00 TL'nin 49.000,00 TL'sinin davalılardan ...'dan, 1.000,00 TL'sinin diğer davalı ...'dan talep edildiğini, ...'dan talep ettikleri 49.000,00 TL alacağı 437.458,00 TL'ye, ...'dan talep ettikleri 1.000,00 TL alacağı 9.000,00 TL'ye artırmak suretiyle toplam dava değerini 446.458,00 TL'ye artırarak ıslah ettikleri bildirilmiş, harcı tamamlanmıştır.
Davalılar vekilince cevap dilekçesi ile, davacı tarafından açılan iş bu davanın, dava konusu işlemin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra açılmış olduğu, bu kapsamda alacağın zamanaşımına uğradığı, davacıya ait hisse bedellerinin anlaşma koşullarına uygun olarak ödenerek müvekkilleri tarafından satın alındığı, davacının hisseleri gerçek değerinin çok altında sattı ise kendi muvazaasına katlanmak zorunda olduğu savunularak, davanın esasa girilmeksizin zamanaşımı nedeni ile reddine, olmadığı takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
Davalılar vekilince, zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de, somut uyuşmazlığın pay devrinden kaynaklandığı ve iş bu davada pay devrinden doğan alacağın tahsilinin talep edildiği, payların devrine ilişkin alacak hakkının, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortaklar veya ortak ile ortaklık arasında bir alacak olmadığı, bu nedenle somut uyuşmazlıkta uygulanacak zamanaşımı süresinin TBK m. 147/b.4’deki 5 yıllık zamanaşımı süresi değil, TBK m. 146 hükmündeki 10 yıllık zamanaşımı süresi olduğu, hisse devirlerinin 03.02.2016 ve 15.03.2016 tarihlerinde yapıldığı ve bu tarihlerden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık süre dolmadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, başkaca incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Yasal mevzuat çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde;
Davacı ...’nin ... ...Anonim Şirketi'nde hisse sahibi iken sahip olduğu %70 oranındaki hissesini 03.02.2016 ve 15.03.2016 tarihlerinde davalı ... ve ...’a devretmiş olduğu, bu hisselerin 490.000 TL sermaye tutarına tekabül ettiği, 03.02.2016 tarihi ile toplam 490.000 TL sermaye tutarına tekabül eden ... Tarım hissesinin ...’a devredilmiş olduğu, yine aynı tarihte 1.000,00 TL’lik hissenin davalı ... tarafından davacıya iade edilmiş olduğu ancak 15.03.2016 tarihinde 1.000,00 TL sermayeye tekabül eden bu payların davacı tarafından bu sefer ...’a devredilmiş olduğu, böylece davacı tarafından davalı ...'a 489.000 TL sermaye tutarına tekabül eden pay, ...'a 1.000 TL sermaye tutarına tekabül eden pay olmak üzere toplam 490.000 TL nominal değerli payların davalılara devredildiği, ilgili payların bedeli olarak sunulan ... Bankasına ait 24.03.2016 tarihli ... işlem nolu dekont ile davalı ... tarafından davacı ...’nin ... Bankası nezdindeki ... IBAN no’lu hesabına yapılan ödemenin 52.542,00 TL olduğu, ödemeye ilişkin başkaca bir belgenin dava dosyası içerisinde bulunmadığı; Huzurdaki davanın, davacı tarafından devredilen hisselerin gerçek bedellerinin tespiti ile devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan tahsili, bunun mümkün olmaması halinde sebepsiz zenginleşen davalılardan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili talepli olduğu, davacı vekilince, ... ...A.Ş.’nde %70 oranında pay sahibi olan müvekkili ...’nin, ... A.Ş.’deki paylarını 431.900 € karşılığında devretme konusunda davalılar ile anlaşma yaptığı, bu anlaşmaya göre müvekkilinin %70 oranındaki paylarını 03.02.2016 ve 15.03.2016 tarihlerinde davalı taraflara devrettiği, ancak devir işlemine rağmen davalılar tarafından pay bedelinin müvekkiline ödemediğinin iddia edilmekte olduğu; Anonim şirketlerde payların, hamiline veya nama yazılı olacağı (TTK m. 484/1.), payların hamiline yazılı olması halinde yönetim kurulunun, pay bedelinin tamamının ödenmesi tarihinden itibaren üç ay içinde pay senetlerini bastırıp pay sahiplerine dağıtmakla yükümlü olduğu (TTK m. 486/2), buna karşın payların nama yazılı olması halinde ise, azlık talepte bulunmadıkça (TTK m. 486/3) pay senedi bastırma zorunluluğu bulunmamakta olduğu, senede bağlanmamış nama yazılı payın, alacağın temliki usulüne göre devredileceği, nama yazılı pay senetlerinin ise ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle devredileceği (TTK m. 490/2), Payların senede bağlanmamış olması (ya da nama yazılı pay senetlerinin söz konusu olması) halinde, şirketle ilişkilerde, sadece pay defterinde kayıtlı bulunan kimsenin pay sahibi olarak kabul edileceği (TTK m. 499/4), bu bağlamda pay defterine kayıt işleminin kurucu nitelikte değil, açıklayıcı nitelikte olduğu, Pay senetlerinin nama veya hamiline yazılı olacakları (tescil ve ilan edilen) esas sözleşmenin asgari içeriğinde yer alan unsurlardan olduğu (TTK m. 339/2), somut uyuşmazlıkta, sicil kayıtlarından, dava dışı ... A.Ş. esas sözleşmesinde ... A.Ş.’nin paylarının nama olduğunun belirlendiği (TTSG 09.09.2009, S. 7394), öte yandan dosya münderecatında, ... A.Ş.’nin nama yazılı paylarının senede bağlandığına dair bir karara rastlanılmamış olduğu; Yukarıda ifade edildiği üzere, paylar senede bağlanmamış ise “çıplak pay”ın, genel hüküm niteliğinde olan alacağın temliki hükümlerine göre devredileceği (TBK m. 183), Şekil olarak, bedeli tam olarak ödenmiş çıplak payın devrinin, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olacağı, burada aranan yazılı şekil şartının, adi yazılı şekil olduğu, somut uyuşmazlıkta, dosya içeriğinde yazılı bir pay devri sözleşmesine rastlanılmamış olmakla birlikte, pay devrinin geçersiz olduğuna dair bir iddianın bulunmadığı gibi, pay devrinin de gerçekleşmiş olduğu, ancak dosya içeriğinde yazılı bir pay devri sözleşmesine rastlanılmadığından, davacı tarafça bu kapsamda bir delil sunulmadığından davacı’nın “devredilen hisselerin karşılığı olarak 431.900 € ödeme yapılması hususunda davalı taraflar ile anlaşma yapıldığı” yönündeki iddiasının ispat edilemediği gibi ayrıca davacının kendi muvazaasına da dayanamayacağı, bu nedenlerle payların nominal değer üzerinden devredildiğinin kabulünün gerektiği anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; 03.02.2016 ile 15.03.2016 tarihlerinde davacı tarafından davalı ...'a 489.000 TL sermaye tutarına tekabül eden pay, ...'a 1.000 TL sermaye tutarına tekabül eden pay olmak üzere toplam 490.000 TL (toplam sermaye olan 700.000 TL’nin %70’i) nominal sermaye payının davacı tarafından davalılara devredildiği, bu devir nedeniyle davalılar tarafından davacı tarafa devir aldıkları nominal sermaye payı kadar olmak üzere dava toplam 490.000 TL ödeme yapılması gerektiği, ancak davalılar tarafından dava dosyasına sunulan 24.03.2016 tarihli ... Bankası dekontuna göre sadece 52.542,00 TL’nin davacıya ödendiği, dosya kapsamında ödemeyi gösterir başkaca belge tespit edilemediği, ödenmesi gereken 490.000 TL 'den davacıya yapılan 52.542,00 TL ödemenin düşülmesi ile ödenmeyen toplam hisse devir bedelinin 437.458,00 TL olacağı ve davacı tarafından iş bu bedelin talep edilebileceği, devir aldıkları paylara göre oranlama yapıldığında davalılardan ... bu bedelin 436.565,23 TL'sinden, ... 892,77 TL'sinden sorumlu olduğu, temerrütün ödeme tarihi olan 24.03.2016 tarihinde oluştuğu, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği, davacı tarafın fazlaya dair isteminin, davalı tarafların tespit edilen miktarlar yönüyle savunmalarının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Bu nedenler ile davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalılar ... 436.565,23 TL'sinden, ... 892,77 TL'sinden sorumlu olmak üzere toplam 437.458,00 TL alacağın, 24.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Fazlaya dair istemin REDDİNE,
2-Alınması gereken 29.882,76-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin ve ıslah yoluyla yatırılan 7.624,39-TL'nin mahsubu ile bakiye 29.028,88-TL karar ve ilam harcının davalılardan (davalı ...'ın 59,24 TL'sinden, davalı ... 28.969,64 TL sorumlu olmak üzere) alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşinen ve ıslah karşılanan 7.624,39-TL'nin davalılardan (davalı ...'ın 15,56 TL'sinden, davalı ... 7.608,83 TL sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı parası, 321,25 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.401,95 TL yargılama masrafının kabul red oranına göre hesaplanan 8.232,58 TL' sinin davalılardan (davalı ...'ın 16,80 TL'sinden, davalı ... 8.215,78 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 67.244,12-TL ücreti vekaletin davalılardan (davalı ...'ın 892,77 TL'sinden, davalı ... 66.351,35 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 9.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak 8.107,23 TL'sinin davalı ...'a, 892,77 TL'sinin davalı ... 'a VERİLMESİNE,
6- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.528,55 TL'sinin (davalı ...'ın 3,12 TL'sinden, davalı ... 1.525,43 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan, 31,45 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!