T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/293 Esas
KARAR NO : 2024/24
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2022
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında 22.05.2019 tarihinde Uygulama Talep Formu'nda belirtilen şekilde 200 rulo duvar kağıdının teslimi ve 200 rulo duvar kağıdı için işçilik bedeli konusunda anlaşmaya varıldığını, formda da görüleceği üzere 200 Rulo duvar kağıdı bedeli olarak 12.665,50 USD kararlaştırıldığını ve davalı şirkete 38.570,00 TL bedelli 1 adet çek ve 38.000,00 TL bedelli 1 adet olmak üzere müvekkili tarafından toplamda 2 adet çek verildiğini, 200 rulo duvar kağıdının işçilik bedeli ise Uygulama Talep Formunda da görüleceği üzere 18.350,00 TL nakden ödendiğini, daha sonrasında işbu forma istinaden taraflarına 14 kutu duvar kağıdı teslim edilmediğini, teslim edilmeyen duvar kağıtlarının bedeli tarafımıza ödenmediği gibi, taraflarınca nakden ödenen işçilik bedeli de, teslim edilmeyen 14 kutuya denk gelecek şekilde tarafımıza iadesi yapılmadığını, işbu sebeple davalı şirkete 01.12 2021 tarihinde Bakırköy ...Noterliği'nden... Yevmiye Numaralı ihtar taraflarınca gönderildiğini, ihtarnameye karşılık bir cevap alamadığı gibi ödenen bedelin iadesi de taraflarına yapılmadığını, işbu sebeple İstanbul ...İcra Dairesi... E. Numaralı dosyası kapsamında icra takibine geçildiğini, davalı şirket tarafından takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olmasına rağmen ''Müvekkilin alacaklı görünene böyle bir borcu yoktur; bu nedenle BORCA İTİRAZ ediyoruz.'' şeklinde ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, bu nedenle işbu haklı davamızı ikame etmek gereği hasıl olduğunu belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı yönünden davanın reddinin gerktiğini, davalı müvekkili ile 203 rulo kağıdın teslimi ve 200 rulo kağıdın işçilik bedeli konusunda anlaştıklarını; 200 rulo kağıt bedelinin ve 200 rulo kağıdın işçilik bedelinin ödendiğini ancak 56 rulonun teslim edilmediğini ve 56 rulo kağıt bedelinin işçilik ücretinin ödenmediğini iddia etmekte olduğunu, davalı müvekkili toplamda 203 adet rulo duvar kağıdının 189 tanesini davacının oteline gönderdiğini, 14 tanesini ise davacının evine gönderdiğini, davalıya gönderilen 189 rulonun 144 tanesi döşendiğini, 45 adeti ise döşenmediğini, davacı 45 ruloya denk gelen işçilik bedelini ödemediği gibi, seneler geçtikten sonra davalı müvekkili arayarak 45 rulo elimde mevcut bunları geri alır mısın dediğini, müvekkili yıllar sonra geri alamayacağını beyan ettikten sonra korkutma ve yanıltma amacı güderek davacı icra takibi yaptığını, basiretli bir tacir olması gereken davacının 22.05.2019 tarihli olan uygulama talep formundan ve rulo duvar kağıtları teslim edildikten sonra tam 2 yıl 6 ay sonra ihtar çekip ve yine 2 yıl 11 ay sonra iş bu davayı açmasındaki kötü niyeti her türlü izahtan vares olduğunu, basiretli bir tacir olan davacının 56 rulonun eksik olduğunun tam 2.5 sene sonra fark etmesini şaşkınlıkla nedenini bulmaya çalışırken, elinde olan 45 ruloyu davalı müvekkiline geri iade talebinin müvekkilince ret edilmesinden kaynaklı ve yine davacının dava dilekçesinde her nedense bahsetmediği müvekkili tarafından evine yapılan dekorasyon bedelinin müvekkiline bu zamana kadar ödemediğini ve ödemek istememesinden kaynaklı olduğu her türlü izahtan vares olduğunu, davacı yanın dava dilekçesi gerçek dışı, soyut, tamamı kurguya dayalı beyan ve iddialarla bezeli olup işbu iddialara itibar edilmemesi usul ve yasa gereği olduğunu, davacının 45 rulo iade talebi davalı müvekkili tarafından kabul edilmeyince, her nedense 2 yıl 6 ay sonra ihtarname gönderildiğini, davalı müvekkili, davacının ne yapmaya çalıştığını bildiği için, pek tabi ihtarnameye cevap verilmediğini belirterek, davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında eksik ifadan dolayı doğduğu iddia olunan alacağın tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalı şirkete karşı İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, tarafların BA-BS formları celp edilmiş, dava konusu icra dosyası celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu İstanbul ...İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 47.683,80 TL teslim edilmeyen 14 kutu duvar kağıdından doğan alacak, 4.739,00 TL işçilik ücretinden iadesi gereken alacak olmak üzere toplam 52.422,80 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 07/02/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 11/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 15/02/2022 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
SMMM bilirkişi ...'dan alınan 17/02/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle;
Taraflar 2 adet çeke konu olan tutarları (77.146,05 TL) karşılıklı olarak Ba-Bs formlarında beyan ettiğini, bu tutar her iki tarafın da kabulünde olduğunu, karşılıklı olarak imzalanan Uygulama Talep Formunun muteber kabul edilmesi halinde davalının 97.705,00 TL alacağı tahakkuk ettiğini, bu tutarın 2.785,00 TL kısmı davalıya ödenmediğini, ödendiği kabul edilen tutar ise 94.920,00 TL’dir. Bu husus mezkûr formda karşılıklı olarak imza altına alındığını, taraflar davalının düzenlediği 03.12.2021 tarihli faturayı karşılıklı olarak kabul ettiğini, B formlarında da açıkça beyan ettiklerinden (KDV dahil) 91.032,34 TL tutar için herhangi bir ihtilaf söz konusu olmadığını, ancak, uygulama talep formunun yerine fatura ve B formunun esas alınması halinde davalının alacağı 6.672,66 TL olarak tespit edildiğini, (97.705 TL - 91.032,34 TL) teslimin kısmen davacıya kısmen de şahsın evine yapıldığı yönündeki karşılıklı beyanlardan, dava dışı kişi ya da kişilerin de dava konusu tutara dahil edilmeye çalışıldığı anlaşılmakta olduğunu, ticari defterlerde olması mümkün olmayan bu durum için herhangi bir değerlendirme yapılmayacağını, tarafların; işin gereği gibi yapılmadığı, sözleşme koşullarına uyulup uyulmadığı, teslimin eksik ya da fazla yapıldığını, ruloların iadesinin kabul edilip edilemeyeceğini, iade alınmayan rulolardan mütevellit davacı aleyhine zarar oluşup oluşmadığını, işçiliğin gereği gibi yerine getirilmediği gibi hususlar teknik ve hukuki değerlendirme gerektirdiğinden mali bilirkişi tarafından bu hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı bildirilmiştir.
SMMM bilirkişi...'dan alınan 05/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Davacının defter kayıtlarına göre davalı yandan 31.05.2019 tarihi itibari ile 76.570,00 TL alacağı bulunmakta olduğunu, kayıtlara göre bu alacak 159 kodlu Verilen Sipariş Avansları hesabında takip edildiğini, faturaya dayalı olmadığını, kaydın içeriği de incelendiğini, 38.570,00 TL ve 38.000,00 TL tutarlı iki adet çekin davalıya verildiğinin anlaşıldını, Çeklerin görselleri görüldüğünü ve davacının bizzat keşide ettiğinin anlaşıldığını, lehdarın doğrudan davalı olduğunu, davacının 2019 Mayıs dönemi BA Formuna göre davalıdan herhangi bir fatura alınmadığını, bu durum sipariş avansı kaydı ile uyuşmakta olduğunu, ayrıca, taraflar arasında imzalanan uygulama talep formuna göre 76.570,00 TL tutarındaki çeklerin davalı yana verildiğinin karşılıklı olarak kabul edildiğini, öte yandan, davalının 2021 yılında düzenlediği faturanın yine 2021 yılında davacı yanca kabul edilmiş ve bağlı bulunulan vergi dairesine beyan edildiğini, 77.146,05 TL KDV matrahı ile beyan edilen tutarın %18 oranında KDV dahil edildiğinde 91.032,34 TL’ye yükseldiğinin hesaplandığını, davacı yan, 07.02.2022 tarihinde 47.683,80 TL malzeme, 4.739,00 TL işçilik olmak üzere toplam 52.422,80 TL tutarında ödeme emri talep ettiğini ve İstanbul ...İcra Dairesi tarafından ...dosya açılarak davalıya ödeme emri tebliğ edildiğini, ödeme emrinde döviz kuruna göre talep tutarının belirlendiği ve adi kanuni faiz istendiği de belirtildiğini, davalının defter kayıtlarına göre 03.12.2021 tarihinde davacıdan 91.032,34 TL alacaklı durumunda iken, yine aynı tarihli 76.570,00 TL tutarındaki alacak – borç virmanı ile bu tutar 14.462,34 TL’ye indiğini, virman tutarı yukarıda zikredilen çek tutarı kadar olduğunu, 91.032,34 TL alacak tutarının ise davacıya düzenlenen 03.12.2021 tarih ve ... sayılı satış faturasından kaynaklandığı görüldüğünü, davalı kayıtlarında davacı yanın borç-alacak ilişkisi yönünden Aralık 2021 döneminden öncesine ait bir veri ya da kayıt olmadığını, ancak, dava dışı ...’e 76.570,00 TL tutarında borçlanıldığı davalının 22.05.2019 tarihli kayıtlarından anlaşıldığını, 03.12.2021 tarihinde ise dava dışı ...’e olan 76.570,00 TL borç ile davacıdan alacaklı olunduğu iddia edilen 91.032,34 TL mahsup edilmiş ve nihai olarak davacı yandan 14.462,34 TL alacak olduğu davalının kayıtlardan tespit edildiğini, davacı, ...Mersis numaralı ... Ltd. Şti.’nin unvanı, 04.08.2023 tarihinde ... olarak değiştiğini, keyfiyet, ...Ticaret Odası’nın 05.10.2023 tarihli kayıtlarında yer aldığını, şirketin tek ortağı olan ...’in az yukarıda zikredilen dava dışı ... ile aynı kişi olduğunun değerlendirildiğini, kaldı ki davalı yan; 2019 yılında davacıdan alınan çeklerin ...Ltd. olarak değil, ... olarak kayıtlara alındığını, 2021 yılında düzenledikleri faturayı ...Ltd. unvanına düzenlediklerini ve ...’e ait olan cari hesabı ...firmasının cari hesabına virmanladığını ikrar ettiğini, dolayısı ile kök raporda zikredilen dava dışı şahısların da davaya dahil edilmeye çalışıldığı görüşünü korumakta olduğunu, zira, bizzat davacı yanca düzenlenen çeklerde ...’e ait bir ciro bilgisi görülmediğini, ayrıca, dosyaya sunulu Whatsapp yazışmalarında da ...’in evine de iş yapıldığı yazıldığını, yazışmaların muteber kabul edilmesi Mahkemenin takdirinde olduğunu, davalının düzenlediği 03.12.2021 tarih ve ... sayılı satış faturası, 03.12.2021 tarih ve 1070 yevmiye no ile 77.146,05 TL matrah, 13.886,29 TL KDV tutarı şeklinde yine davalı yanca kayıtlara işlendiğini, ancak, mezkûr fatura davalının Aralık 2021 dönemi Bs Formunda vergi dairesine beyan edilmediğini, bildirim boş olarak beyan edildiğini, 77.146,05 TL matrah tutarı davacının 2021 Ba formunda yer aldığını, o halde davacının bu faturaya itiraz etmediği anlaşılmakta olduğunu, faturanın usul ve esasının VUK’a ve TTK’ya uygun olması, davalının yevmiye kayıtlarına alınması, davalının Bs formunda beyan edilmemiş olsa bile davacı yanca Ba formuna alınması 2021 tarihli faturanın her iki tarafça da geçerli kabul edildiğini göstermekte olduğunu, Sonuç: Davacı ve davalı yanın esasen kök rapora itirazları bulunmamakta olduğunu, her iki taraf da kök raporun kendileri lehine olduğunu değerlendirdikleri kısımlara atıf yaparak haklı olduklarını iddia ettiğini, Mahkemenin ek rapor görevlendirmesinde yer alan hususlar kapsamında değerlendirme yapıldığında; Tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, taraflar arasında ki borç alacak durumunun kök rapordaki ile aynı olduğunu, 2019 yılında bir fatura düzenlenmediğini, taraflar arasındaki çek hareketlerinin avans mahiyetinde olduğunu, 2021 yılında davalı yanca düzenlenen faturanın davacı yanca kabul edildiği ve Ba formu ile vergi dairesine beyan edildiğini, 8 günlük yasal süre içinde davacı yanca faturaya bir itirazın bulunmadığı anlaşıldığını, kök raporda yer alan dava dışı şahısların da davaya dahil edilmeye çalışıldığı görüşünü, davacı şirketin ortağı ... ile ilgili yukarıda yapılan açıklamalarda da etraflıca açıklandığı üzere korumakta olduğunu, davalının düzenlediği 03.12.2021 tarih ve ... sayılı satış faturası, 03.12.2021 tarih ve 1070 yevmiye no ile 77.146,05 TL matrah, 13.886,29 TL KDV tutarı şeklinde yine davalı yanca kayıtlara işlendiğini, ancak, mezkûr fatura davalın Aralık 2021 dönemi Bs Formunda vergi dairesine beyan edilmediğini, bildirim boş olarak beyan edildiğini, 77.146,05 TL matrah tutarı davacının 2021 Ba formunda yer aldığını, o halde davacının bu faturaya itiraz etmediği anlaşılmakta olduğunu, faturanın usul ve esasının VUK’a ve TTK’ya uygun olması, davalının yevmiye kayıtlarına alınması, davalının Bs formunda beyan edilmemiş olsa bile davacı yanca Ba formuna alınması 2021 tarihli faturanın her iki tarafça da geçerli kabul edildiğini göstermekte olduğunu, taraflar 2 adet çeke konu olan tutarları (77.146,05 TL) karşılıklı olarak kabul ettiklerini, karşılıklı olarak imzalanan Uygulama Talep Formunun muteber kabul edilmesi halinde davalının 97.705,00 TL alacağı tahakkuk ettiğini, bu tutarın 2.785,00 TL kısmı davalıya ödenmediğini, ödendiği kabul edilen tutar ise 94.920,00 TL olduğunu, bu husus mezkûr formda karşılıklı olarak imza altına alındığını, taraflar davalının düzenlediği 03.12.2021 tarihli faturayı karşılıklı olarak kabul ettiğini, davacı yan B formunda da açıkça beyan ettiğinden (KDV dahil) 91.032,34 TL tutar için herhangi bir ihtilaf söz konusu olmadığını, ancak, uygulama talep formunun yerine fatura ve B formunun esas alınması halinde davalının alacağı 6.672,66 TL olarak tespit edildiğini, (97.705 TL - 91.032,34 TL) özetle, Uygulama Talep Formunun muteber kabul edilmesi halinde davalının 2.785,00 TL, fatura ve B formunun esas alınması halinde ise yine davalının 6.672,66 TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığından, icra takip tarihi itibariyle davacının davalı yandan talep edebileceği bir tutar bulunmamakta olduğunu, tarafların; işin gereği gibi yapılmadığını, sözleşme koşullarına uyulup uyulmadığını, teslimin eksik ya da fazla yapıldığını, ruloların iadesinin kabul edilip edilemeyeceğini, iade alınmayan rulolardan mütevellit davacı aleyhine zarar oluşup oluşmadığını, işçiliğin gereği gibi yerine getirilmediği gibi hususlar teknik ve hukuki değerlendirme gerektirdiğinden mali bilirkişi tarafından bu hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu İstanbul...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyası ile, Davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 47.683,80 TL teslim edilmeyen 14 kutu duvar kağıdından doğan alacak, 4.739,00 TL işçilik ücretinden iadesi gereken alacak olmak üzere toplam 52.422,80 TL toplam asıl alacak üzerinden 07/02/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 11/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 15/02/2022 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince, dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icradosyasına davalı tarafça yapılan itirazların haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek, davalınınvaki itirazların iptaline, takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinekarar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekilince, cevap dilekçesi ile, alacağın zamanaşımına uğradığı, davacı iddialarının gerçek dışı olduğu, müvekkilinin rulo kağıtları teslim ettiği, işçilik alacaklarının ve tutkal ücretlerinin davacı tarafça eksik ödendiği, davacı iddialarının aksine davalı müvekkilinin alacaklı olduğu müvekkilinin davacıya borcunun olmadığı, icra takibinin kötü niyetli olduğu savunularak davanın reddine, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiş, icra takibine itiraz dilekçesi ile de, icra takibinde talep edilen borca ve ferilerine itiraz edilmiştir.
İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra dosyasındaki itiraz dilekçesi tarihi, dava tarihi dikkate alındığında eldeki davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça, zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, davanın eksik ifa iddiasına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki uygulama talep formu tarihi, fatura tarihi, icra takip taraihi ve dava tarihi dikkate alındığında 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalının bu savunmasına itibar edilmiştir.
Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır. Aynı kanunun 21/3 maddesinde de, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olması gerektiği vurgulanmıştır.
Somut olayda, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi rapor ve ek raporuna göre;Davacı ve davalı şirketin ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu; Davacı şirket yetkilisi ... ile davalı şirket arasında 22.05.2019 tarihinde uygulama talep formu başlıklı bir belgenin düzenlendiği, tarafların bu uygulama talep formu altındaki imzalarına bir itirazının olmadığı, davalının bu belgenin davacı şirketle yapılmadığı yönünde bir itirazının olmadığı gibi davacı şirketinde bu belgenin davacı şirket adına imzalanmadığı yönünde bir iddiasının olmadığı, davacı ve davalı şirketlerin bu form kapsamında verildiği belirtilen çekleri ve bu iş kapsamında davalı tarafından düzenlenen faturayı kayıtlarına aldıkları; Davacının defter kayıtlarına göre davalı yandan 31.05.2019 tarihi itibari ile 76.570,00 TL alacağı bulunmakta olduğu, kayıtlara göre bu alacağın davalıya uygulama talep formundaki işten dolayı avans olarak verilen 38.570,00 TL ve 38.000,00 TL tutarlı iki adet çekten kaynaklandığı, çekleri davacının bizzat keşide ettiği, lehdarın doğrudan davalı olduğu, davacının 2019 Mayıs dönemi BA Formuna göre davalıdan herhangi bir fatura alınmadığı, bu durumun sipariş avansı kaydı ile uyuşmakta olduğu, ayrıca, taraflar arasında imzalanan uygulama talep formuna göre 76.570,00 TL tutarındaki çeklerin davalı yana verildiğinin karşılıklı olarak kabul edildiği, öte yandan, davalının 2021 yılında düzenlediği faturanın yine 2021 yılında davacı yanca kabul edilmiş ve bağlı bulunulan vergi dairesine beyan edildiği, 77.146,05 TL KDV matrahı ile beyan edilen tutarın %18 oranında KDV dahil edildiğinde 91.032,34 TL’ye yükseldiğinin hesaplandığı; Eksik ifadan dolayı davacı yanca icra takibinde 47.683,80 TL malzeme, 4.739,00 TL işçilik alacağı olmak üzere toplam 52.422,80 TL toplam alacak talebinde bulunulduğu; Davalının defter kayıtlarına göre 03.12.2021 tarihinde davacıdan 91.032,34 TL alacaklı durumunda iken, yine aynı tarihli 76.570,00 TL tutarındaki alacak – borç virmanı ile bu tutar 14.462,34 TL’ye indiği, virman tutarının yukarıda zikredilen çek tutarı kadar olduğu, 91.032,34 TL alacak tutarının ise davacıya düzenlenen 03.12.2021 tarih ve ... sayılı satış faturasından kaynaklandığı görüldüğü, davalı kayıtlarında davacı yanın borç-alacak ilişkisi yönünden Aralık 2021 döneminden öncesine ait bir veri ya da kayıt olmadığı, ancak, dava dışı ...’e 76.570,00 TL tutarında borçlanıldığının davalının 22.05.2019 tarihli kayıtlarından anlaşıldığını, 03.12.2021 tarihinde ise dava dışı ...’e olan 76.570,00 TL borç ile davacıdan alacaklı olunduğu iddia edilen 91.032,34 TL mahsup edilmiş ve nihai olarak davacı yandan 14.462,34 TL alacak olduğu davalının kayıtlardan tespit edildiği, davacı şirketin tek ortağı olan ...’in az yukarıda zikredilen dava dışı ... ile aynı kişi olduğunun değerlendirildiği, davalı yanın 2019 yılında davacıdan alınan çekleri davacı şirket adına değil de ... olarak kayıtlara aldığı, 2021 yılında düzenledikleri faturayı davacı şirket adına düzenledikleri ve ...’e ait olan cari hesabı da davacı şirketin cari hesabına virmanladığı, 03.12.2021 tarih ve ... sayılı satış faturasının, 03.12.2021 tarih ve 1070 yevmiye no ile 77.146,05 TL matrah, 13.886,29 TL KDV tutarı şeklinde yine davalı yanca kayıtlara işlendiği, ancak, mezkûr faturanın davalının Aralık 2021 dönemi Bs Formunda vergi dairesine beyan edilmediği, ancak 77.146,05 TL matrah tutarı davacının 2021 Ba formunda yer aldığı, bu kapsamda davacının bu faturaya itiraz etmediğinin anlaşıldığı, faturanın usul ve esasının VUK’a ve TTK’ya uygun olması, davalının yevmiye kayıtlarına alınması, davalının Bs formunda beyan edilmemiş olsa bile davacı yanca Ba formuna alınması 2021 tarihli faturanın her iki tarafça da geçerli kabul edildiğini göstermekte olduğu; Taraflar arasında 2019 yılında bir fatura düzenlenmediği, taraflar arasındaki çek hareketlerinin avans mahiyetinde olduğu, 2021 yılında davalı yanca düzenlenen faturanın davacı yanca kabul edildiği ve Ba formu ile vergi dairesine beyan edildiği, 8 günlük yasal süre içinde davacı yanca faturaya bir itirazın bulunmadığı, faturaya itiraz bulunmadığından içeriğinin davacı tarafından kabul edilmiş sayılacağı, tarafların 2 adet çeke konu olan tutarları (77.146,05 TL) karşılıklı olarak kabul ettikleri, karşılıklı olarak imzalanan Uygulama Talep Formunun muteber kabul edilmesi halinde davalının 97.705,00 TL alacağının tahakkuk ettiği, bu tutarın 2.785,00 TL kısmı davalıya ödenmediği, ödendiği kabul edilen tutarın ise 94.920,00 TL olduğu, ancak, uygulama talep formunun yerine fatura ve B formunun esas alınması halinde davalının alacağı 6.672,66 TL olarak tespit edildiği (97.705 TL - 91.032,34 TL) anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Davacının uygulama talep formuna ve form kapsamında davalı tarafından düzenlenip kendisine gönderilen faturaya itiraz etmeyerek kayıtlarına aldığı, bu kapsamda fatura içeri mal ve hizmetin verildiğini kabul etmiş sayılacağı, davalı şirketin Uygulama Talep Formuna göre 2.785,00 TL, fatura ve B formuna göre 6.672,66 TL davacıdan alacaklı olduğu, icra takip tarihi itibariyle davacının davalı yandan talep edebileceği bir alacağın bulunmadığı, bu kapsamda davacının davasını ispatlayamadığı, davalı tarafın icra takibine itirazında ve savunmalarında haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmştir.
Davalı tarafça, kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davadaki haklılık durumunun ve talep edilebilecek alacak miktarının yargılama ile ortaya çıkmasından dolayı takip konusu alacağın likit bir alacak olmadığı gibi dosya kapsamında toplanan delillere göre davacı tarafça yapılan takibin kötü niyetli olduğu hususunda mahkememizde bir kanaat oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,
2) Davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE
3-Alınması gerekli 427,60-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 633,15-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 205,55-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
6-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00 -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!