T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/245 Esas
KARAR NO :2024/314
DAVA:Eser Sözleşmesinden Kaynaklı Ayıplı İfa Nedeniyle Bedelden İndirim ve Tazminat
DAVA TARİHİ:11/04/2022
KARAR TARİHİ:26/03/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin bir peyzaj firması olduğunu, buna ilişkin ticari faaliyetlerini yürütebilmek adına kiracısı olduğu İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan arsa üzerine bir sera inşa etmek istediğini, davacı müvekkili şirket ile davalı yüklenici arasında imzalanan 10.08.2021 tarihli sözleşme gereğince, müvekkilinin ...'da bulunan kiraladığı taşınmazının üzerine, bölgenin iklim koşullarına, kar yükü, rüzgar hızı ve statik dirençlere uygun taşıyıcı sisteme sahip, 1056 m2 ısıtmalı ve çift tepe havalandırma sistemli, polikarbon örtülü bitkisel üretim serası inşa edilmesi hususunda anlaşıldığını, sözleşmeye göre söz konusu işin yapım bedeli olarak 600.000,00-TL fiyata anlaşıldığını, müvekkilinin şimdiye kadar davalıya 296.420,90-TL tutarında ödeme yaptığını, yine söz konusu sözleşmeye göre davalı yapacağı tüm imalatlarda meslek etiği çerçevesinde davranacak ilmin ve mühendisliğin ışığında hatasız bir imalat ve işçilik yapmakla yükümlü olduğu gibi, basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğunu, karşı tarafça yapımına başlanılan sera inşasında daha en başında, malzeme ve işçi temininde sıkıntı yaşanması ve işin yapımı için kararlaştırılan 45 günlük süreyi riayet edilememesi ve sonunda da sera inşası tam ve eksiksiz yapılmadan müvekkili şirkete teslim edilmek istenmesi sonrası, müvekkilinin yaptığı ödemeleri durdurduğunu, sera inşaatına ilişkin tüm ayıpları davalıya bildiren ve yapılmasını istediğini, olumlu bir netice elde edemeyince yasadan doğan haklarını kullanmaya karar verdiğini, müvekkilinin, davalı ile yapmış olduğu sözleşmeye göre ayıpsız bir sera teslim alabilecekken, teslim edilen seranın ayıplı çıkması müvekkillerinin beklediği faydayı karşılamadığını, ayıp nedeniyle eserde oluşan şimdilik 1.000,00-TL’nin sözleşme bedelinden indirilmesine, ayıp bedelinin müvekkilinin toplam sözleşme konusu iş için ödediği bedelden daha fazla olması halinde, fazlaca ödenen miktarın en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte HMK. 107 maddesi gereği (belirsiz alacak davası) davalıdan tahsiline, 1.000,00-TL maddi zararımızın, en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E /
Dava; Taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında ayıplı ifa nedeniyle, ayıp oranında bedelde indirim ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, ... ... Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş dosya uyap kayıtları, tarafların 2021 yılına ait BA-BS formları celp edilmiş, Mahkememizce keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce SMMM bilirkişi ..., Ziraat Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi ...'tan alınan 03/04/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Sayın Mahkemenin kararı doğrultusunda, davaya konu alanda yapılan keşif gözlemi, dosya münderecatı dilekçe, duruşma tutanakları ile düzenlenen bilirkişi raporları incelenmiş ve değerlendirildiğini, tespit edilen hususlar ve yapım maliyetine etkileri hakkında varılan kanaat aşağıda maddeler halinde sıralandığını: 1- Seranın girişi iki adedi sürgülü, bir adedi kanatlı olmak üzere 3 kapı yapıldığını, yapılan kapıların tam olarak kapanmadığından, köpük ve lastikle izole edilmeye çalışıldığını, kapıların terazilerinin uygun olmadığı, ray sisteminin ise yapıya uygun olmadığı tespit edildiğini, yapım maliyetine etkisi %3 olduğunu, 2- Seranın etrafını çevreleyen hatıl amaçlı betonun yer yer çatladığını, bir kısmının parçalanarak döküldüğünü, sonradan bir kısmının üzerine tekrardan beton atıldığı tespit edildiğini, yapım maliyetine etkisi %2 olduğunu, 3- Çatı havalandırma sistemine uygulanan sera naylonunun uygun şekilde monte edilmediğini, havalandırmanın arası açık kaldığından üzerine gelen levhaların sonradan uzatıldığı böylece izolasyon sağlanmaya çalışıldığı görüldüğünü, yapım maliyetine etkisi %5 olduğunu, 4- Çatı kısmında bulanan olukların birleşiminin uygun yapılmadığını, aralarında açıklık olduğunu, içeriye su sızdırdığını, köpükle izolasyon yapılmaya çalışıldığı tespit edildiğini, yapım maliyetine etkisi %1 olduğunu, 5- Kullanılan polikarbon levhaların bazıların yanlış monte sırasında delikler açıldığını, delikli levhaların kullanıldığı görüldüğünü, yapım maliyetine etkisi %3 olduğunu, 6- Kullanılan galvanizli direkler ve vidaların bir kısmında paslanma olduğu tespit edildiğini, yapım maliyetine etkisi %10 olduğunu, 7- Davacı tarafından havalandırma için kullanılan motorların çalışır vaziyette teslim edilmediğini ve garanti belgesi ile kumandaların verilmediği belirtildiğini, yapım maliyetine etkisi %1 olduğunu, 8- Sera duvarında yeterli sayıda kutu profil çıta kullanılmadığı tespit edildiğini, aralara davacı tarafından kutu profil çıta atıldığı görüldüğünü, yapım maliyetine etkisi %3 olduğunu, 9- Bağlantı yerlerinde bazı galvaniz demirlerin deforme olarak eğildiği görüldüğünü, yapım maliyetine etkisi %2 olduğunu, 10- Bazı kuru profil çıtaların uçları açık bırakılmış olduğu görüldüğünü, yapım maliyetine etkisi %1 olduğunu, 11- Isıtma borularının bazılarının ucunun açık bırakıldığı tespit edildiğini, yapım maliyetine etkisi %1 olduğunu, yapı inşaatı sırasında gerekli özenin gösterilmemi (çatı oluklarının arasının açık olmasını, kapı aralarının açık kalmasını, hatıl amaçlı betonun uygun atılmaması gibi) ve değişimlerin yapılmadığı (delikli polikarbon levhaların değişimi, paslı direk ve vidaların değişimi vb. gibi), bu hususların giderilmemesi nedeniyle; inşaat sözleşmesinde belirtilen değerden (600.000,00 TL) eksik ve hatalı kısımların yapım maliyetini olan %32 değeri düşüldükten sonra 600.000,00 TL ( 1- 0,32 ) = 408.0000 ödenmesinin uygun olacağı kanaatinde olduğunu, davacı adresinde yapılan keşif esnasında mali müşavir heyet üyelerince davacının defter ve belgeleri de incelendiğini, davacının sunduğu cari hesap ekstresine göre 159 kodlu sipariş avansı hesabında 270.000,00 TL ödeme yapıldığını, karşılığında davalıdan bir ödeme alınmadığı ya da hesaben mahsuba yarayacak bir cari hesap hareketi olmadığı görüldüğünü, 3 ayrı ödemeden oluşan 270.000,00 TL’nin ticari defterlere kaydedildiği bizzat teyit edildiğini, ayrıca, davacı yan doğrudan davalının hesabına ödeme yapmasa dahi (davalının sebep olduğu kusurlu işlerin düzeltilmesi-yapılması için) üçüncü taraflara toplam 26.420,90 TL ödeme yaptığını iddia ettiğini, iddia edilen ödemelerin dökümünün " ... - 07.10.2021 -17.086,40 TL (Yevmiye defterinden teyit edildi), ... - 29.09.2021 - 7.080,00 TL (Yevmiye defterinden teyit edildi), ... - 12.10.2021 - 1.416,00 TL, ... İnşaat - 28.09.2021 - 550,00 TL, ... İnşaat - 28.09.2021 - 288,50 TL, Toplam: 26.420,90 TL" şeklinde olduğunu, Mali bilirkişinin yerinde inceleme esnasında derlenen notlar aşağıda olduğunu: -Davacı yan sadece ödemelere dair cari hesap ekstresi oluştuğunu beyan ettiğini, -Davacının temel olarak eksik iş iddiası bulunmakta olduğunu, -Davalı yanca 1 fatura düzenlendiği, ancak ayıplı içerik nedeni ile reddedildiğini, dolayısı ile faturanın kayıtlara alınmadığı beyan edildiğini, tarafların B formları da incelendiğini, ... Vergi Dairesinin ... VKN’li mükellefi ...Limited Şirketi’nin 2021 yılı Ba formunda davacıya ait bir kayıt görülemediğini, dava dosyasında davalıya ait Bs formu bulunmamakta olduğunu, ... Vergi Dairesinin ... VKN’li mükellefi Peyzaj Planlama Proje Danışmanlık Taahhüt İnşaat İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2021 yılı Bs formunda davalıya ait bir kayıt görülemediğini, dava dosyasında davacıya ait Ba formu bulunmamakta olduğunu, Sonuç: ➢ Yapı inşaatı sırasında gerekli özenin gösterilmediği ve değişimlerin yapılmadığı tespit edildiğini, ➢ Davalı yanca bu hususların giderilmemesi nedeniyle; inşaat sözleşmesinde belirtilen değerden (600.000,00 TL) eksik ve hatalı kısımların yapım maliyeti olan %32’lik kısım düşüldükten sonra kalan [600.000,00 TL (1- 0,32)] = 408.0000,00 TL’nin davacı yanca davalıya ödenmesinin uygun olacağı kanaatinde olduğunu, diğer bir ifade ile sözleşmede 600.000,00 TL olan davalının hakediş tutarı 408.000,00 TL’ye ineceğini, ➢ Davacı yan doğrudan davalıya ödediğini iddia ettiği 270.000,00 TL’nin banka dekontlarını Mahkemeye sunarsa bu durumda davalıya ödeyeceği tutar (408.000,00 TL – 270.000,00 TL) = 138.000,00 TL olacağını, ➢ Ayrıca, davacının üçüncü taraflara ödediğini ve tamamı ile davalının hatasından kaynaklanan nedenlerle ödemek zorunda olduğunu iddia ettiği 26.420,90 TL’nin banka dekontlarını Mahkemeye sunması ve Mahkemenin üçüncü taraflara ödenen bu tutarın aslında davalıya ödendiğini takdir etmesi halinde davacının davalı yana ödemesi gereken tutar (408.000,00 TL – 270.000,00 TL – 26.420,90 TL) = 111.579,10 TL olacağını, Mahkemenin takdirlerine bildirilmiştir.
Davacı vekilince 270.000,00 TL toplam bedelli 3 adet ödeme dekontu dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizce SMMM bilirkişi ..., Ziraat Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi ...'tan alınan 25/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; SONUÇ VE KANAAT: Yargıtay’ca benimsenen nispi metoda göre hesaplama yapılırsa; Kök raporda belirlenen eksik ve kusurlar “GİZLİ AYIP” sınıfına girmekte olduğunu, • Yapının sözleşme tarihi değeri: 600.000,00 TL, • Yapının sözleşme tarihi ayıpsız değeri: 600.000,00 TL (Sözleşme değerinin sözleşme tarihi itibarıyla makul ve uygun olduğu kanaaatine varıldığını.), • Yapının sözleşme tarihi ayıplı değeri: 408.000,00 TL, (Kök raporda ayıplar tek tek anlatıldığını) • Ayıp sebebi ile taşınmazda oluşan değer kaybı oranı: 600.0000,00 TL x (408.000,00 TL /600.000,00 TL) = 408.000,00 TL, • Ayıp sebebi ile taşınmazda oluşan değer kaybı: 600.000,00 TL- 408.000,00 TL = 192.000,00 TL olarak hesap ve tespit edildiğini; satış bedelinden indirilmesi gereken bedel 192.000,00 TL olduğunu, • Sektör bilirkişileri tarafından yapılan yukarıdaki tespitlerin mali müşavir bilirkişi tarafından değiştirilmesi olası olmadığını, zira, ayıp-kusur-satış bedeli-sözleşme değeri gibi hususlar mali bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığını, sektör bilirkişilerince davalı yana ödenmesi gereken tutar olarak belirlenen 408.000,00 TL’lik iş bedeli üzerinden, davacının sunduğu ödeme dekontlarında yer alan 270.000,00 TL düşüldüğünde, davacının davalı yana ödeyeceği tutar (408.000,00 TL – 270.000,00 TL) = 138.000,00 TL olacağını, • Ayrıca, davacının üçüncü taraflara ödediğini ve tamamı ile davalının hatasından kaynaklanan nedenlerle ödemek zorunda olduğunu iddia ettiği 26.420,90 TL’nin banka dekontlarını Mahkemeye sunmadığı görüldüğünü, buna rağmen, üçüncü taraflara -davalının hatasından dolayı ödendiği iddia edilen- bu tutarın Mahkemece aslında davalıya ödenen tutar olarak takdir edilmesi halinde davacının davalı yana ödemesi gereken tutar (408.000,00 TL – 270.000,00 TL – 26.420,90 TL) = 111.579,10 TL olarak tespit edileceğini, • Davacı yanın alacağı olmadığı, aksine davalı yana borçlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığından, yukarıdaki rakamlar için herhangi bir yeniden değerleme veya faiz hesaplanmadığı bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun, bir bütün olarak ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacı şirketin bir peyzaj firması olduğu, buna ilişkin ticari faaliyetlerini yürütebilmek adına kiracısı olduğu İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan arsa üzerine bir sera inşa etmek istediği, bu kapsamda, taraflar arasında, davacı şirketin işveren olduğu, davalı şirketin yüklenici olduğu 10.08.2021 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme gereğince, tarafların, davacının ...'da bulunan kiraladığı taşınmazının üzerine, bölgenin iklim koşullarına, kar yükü, rüzgar hızı ve statik dirençlere uygun taşıyıcı sisteme sahip, 1056 m2 ısıtmalı ve çift tepe havalandırma sistemli, polikarbon örtülü bitkisel üretim serası inşa edilmesi ve söz konusu işin yapım bedelinin 600.000,00-TL olması konusunda anlaşıldığı görülmüştür.
Davacı tarafça dava dilekçesi ile, davalı tarafın sözleşmeye aykırı ayıplı ifada bulunduğundan bahisle, sözleşme bedelinden indirim ve maddi tazminat talebinde bulunulmuştur.
Davalı tarafça, davaya cevap verilmemiş, yapılan keşfe katılınmamış, bilirkişi incelemesine esas olmak üzere ticari defter ve kayıtları sunulmamış, dosyamıza herhangi bir belge ve delil sunulmamış, bildirilmemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davalı yüklenici şirket, davacı şirketin ...'da bulunan kiraladığı taşınmazının üzerine, bölgenin iklim koşullarına, kar yükü, rüzgar hızı ve statik dirençlere uygun taşıyıcı sisteme sahip, 1056 m2 ısıtmalı ve çift tepe havalandırma sistemli, polikarbon örtülü bitkisel üretim serası inşa edecek karşılığında davacı şirket davalı şirkete 600.000,00-TL ödeyecektir.
Bu sözleşme, niteliği gereği bir eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi, TBK'nın 470 ila 486. maddeleri arasında düzenlenmiştir. 470. Maddeye göre, eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibininde bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları 475. Maddede düzenlenmiş olup, bu maddenin 2 fıkrasında eseri alıkoyup bedelden indirim isteme hakkı düzenlenmiştir. Aynı maddenin devamında genel hükümlere göre tazminat hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.
Açıklanan bu yasal düzenlemeler ışığında iş sahibinin ayıp nedeniyle bedelden indirim ve tazminat isteme hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı tarafça, davalı tarafın sözleşmeye aykırı ayıplı ifada bulunduğundan bahisle, sözleşme bedelinden indirim ve maddi tazminat talebinde bulunulmuştur.
Alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporu ve dosya kapsamında toplanan delillere göre; Davalı yüklenicinin sözleşmeye uygun şekilde serayı inşa etmediği, eksik ve kusurlu eser meydana getirdiği, eserdeki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu; Yapının (Sera) sözleşme tarihi değerinin 600.000,00 TL, yapının sözleşme tarihi ayıpsız değerinin 600.000,00 TL olduğu, sözleşme değerinin sözleşme tarihi itibarıyla makul ve uygun olduğu; Yapının sözleşme tarihi ayıplı değerinin 408.000,00 TL, Ayıp sebebi ile taşınmazda oluşan değer kaybının 600.000,00 TL- 408.000,00 TL = 192.000,00 TL olarak hesap ve tespit edildiği, bu 192.000,00 TL bedelin satış bedelinden indirilmesi gerektiği, bu bedeli 600.000,00 TL sözleşme bedelinden indirdiğimizde, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı yana ödenmesi gereken iş bedeli tutarının 408.000,00 TL olacağı; Davacı tarafından davalıya 3 adet ödeme dekontu ile toplamda 270.000,00 TL ödeme yapıldığı, 408.000,00 TL’lik iş bedeli üzerinden, davacının yaptığı 270.000,00 TL'lik ödeme düşüldüğünde, davacının davalı yana ödeyeceği tutarın (408.000,00 TL – 270.000,00 TL) = 138.000,00 TL olacağı; Ayrıca, davacının üçüncü taraflara ödediğini ve tamamı ile davalının hatasından kaynaklanan nedenlerle ödemek zorunda olduğunu iddia ettiği 26.420,90 TL’nin banka dekontlarını sunmadığı, bu kapsamda bu bedele ilişkin ödeme iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle davacının iş bu bedeli iş bedeli olarak ödemesi gereken bedelden düşülemeyeceği, bir an için bu 26.420,90 TL'ninde düşülebileceği değerlendirilse dahi davacının davalı yana ödemesi gereken tutar (408.000,00 TL – 270.000,00 TL – 26.420,90 TL) = 111.579,10 TL olacağı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı yüklenici şirketin eksik ve ayıplı yaptığı iş bedeli olan 192.000,00 TL'nin, davacı tarafça yapılan banka dekontları sunulan 270.000,00 TL ödemenin sözleşme bedelinden düşülmesi sonucunda davacının davalıya hala 138.000,00 TL borcunun kaldığı, hatta ödeme belgesi sunulmayan ve sözleşme bedelinden düşülemeyeceği değerlendirilen 26.420,90 TL dahi düşüldüğünde davacının davalıya sözleşmeden dolayı 111.579,10 TL borcunun olacağı, bu kapsamda davacının davalıdan talep edebileceği bir alacak ve tazminatın olmadığı, davacı tarafın davasında haksız olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!