T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/144 Esas
KARAR NO :2024/219 Karar
DAVA:5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ:31/01/2022
KARAR TARİHİ:04/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan 5464 Sayılı Kanun Uyarınca Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve Kredi Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İli, ... İlçesinde 60 yaşında ilkokul terk tarım işçisi olduğunu, müvekkilinin komşusu ... ile oğlu ...'un davalı bankadan kredi çekmeleri için kefil olmasını istediğini, müvekkilinin 09.09.2012 tarihinde davalı bankanın ... şubesine giderek okumadan ...'a ait el yazısı ile yazılan 50.000-TL tutarlı olarak kefalet sözleşmesini imzaladığını ve müteselsil kefil olarak belirlendiğini, daha sonra ...'un tarafından davalı bankadan müvekkilinin kefilliği ile başkaca krediler de çektiğini, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 121.834,14 TL takip çıkışlı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bundan ötürü tarlasının satıldığını, müvekkilinin söz konusu dosyadan dolayı borçlu olmadığını, kefalet sözleşmesi içeriğinin müvekkilinin el yazısı ile doldurulmadığını, kabul etmemekle beraber kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu varsayılsa bile müvekkilinin kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktar oranında kabul edilmesi gerektiğini, ancak davalının kötü niyetli olarak müvekkilini 312.358,20 TL gibi bir rakamdan sorumlu tutuğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ; davanın kabulüne, müvekkilinin icra takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinin davalı - borçlu tarafından itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, bu nedenle işbu davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davanın yasal süreler geçtikten sonra açıldığını, davacının kefalet sözleşmesinde imzalarının olmadığı ve kefalet sözleşmesinin belli miktarla sorumlu olduğu yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira davacının müteselsil kefil olduğunu, tüm evrakları kendi özgür iradesi ile imzaladığını, yine davacının kredi sözleşmesinin kredi kullanan kişinin oğlu tarafından doldurulduğu ve bu nedenle geçersiz olduğu yönündeki iddiası ve yine kendi sorumluluğu hakkındaki hususların gerçek dışı olduğunu, davacının hiçbir baskı ve etki altında kalmadan krediye ilişkin evrakları imzaladığını ve kefil olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte kredi sözleşmesinin başkası tarafından doldurulmuş olmasının evrak içeriğine halel getirmeyeceğini, zira velev ki davacının imzaladığı evraka muhalefeti söz konusu ise bu durumun evrak üzerine şerh düşülmek veya evrakı imzalamayarak çözülebileceğini, davacının kötü niyetli olarak borçtan kurtulmak adına işbu davanın açıldığını belirterek; yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, yetki itirazının kabul görmemesi halinde iş bu davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddine, aksi halde davanın esastan reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dosyanın incelenmesinde; davanın ilk olarak, ...Tüketici Mahkemesinde açıldığı, ilgili mahkemece yapılan yargılama sonucunda; 31/01/2022 tarihinde verilen görevsizlik kararı üzerinde mahkememize geldiği ve sıradaki esasının kaydının yapıldığı görülmekle; işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, yazı cevabı içerikleri, sözleşme örneği, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP mündericatı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dosyamız mündericatında aslı yer alan, ... İcra. Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı/alacaklının, davalı/borçlu hakkında, 121.834,14 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yaptığı görülmüştür.
Dava, davacı yanın davalı yana icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Uyuşmazlık ise; davacı yanın menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve ayrıca taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla mahkememizin 21/11/2022 tarihli celse ara kararı ile; "Dosyanın resen seçilecek bankacılık ve hesap işlemleri konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile davaya konu somut olayda taraf iddia ve savunmaları ile dosyaya celp olunan kayıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle davacı yanın davalı yana ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olup olmadığı ve borçluysa miktarının ne olduğunun tespiti ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine" şeklinde karar verildiği, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve bilirkişi ... tarafından 06.01.2023 tarihli raporun tanzim edilerek mahkememize ibraz edildiği anlaşılmış olup, raporun incelenmesinde özetle; "...Davalı banka ile dava dışı ... arasında 03.09.2012 tarihli 50.000,00 TL limit dâhilinde Cari Hesap Kredisine ilişkin olarak KI ... numaralı Genel Kredi sSözleşmesi imzaladığı, söz konusu sözleşmede davalı ...'in dava dışı ...'a genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan ve kullandırılacak tüm kredilerden kaynaklı tüm borçlardan 50.000,00 TL'ye kadar on yıl süreyle işbu Genel Kredi Sözleşmesindeki hükümler çerçevesinde müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul, beyan ve taahhüt ettiği, beyanı çerçevesinde aymı tutar dâhilinde kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, yukarıdaki açıklamalarımız ışığında davacının davadışı ... lehine vermiş olduğu kefaletin geçerli olmadığı ve fakat tüm mevzuat hükümlerine göre kefaletin geçerli olup olmadığı hususunda son tahlilde veriler ile birlikte yapılacak değerlendirmeye göre takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu, Sayın Mahkemenizce kefaletin geçerli olduğuna kanaat edilmesi durumunda borçtan sorumluluğa ilişkin kefalet üst limitin 50.000,00 TL olduğu İcra takibine konu ... numaralı krediye ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulu olmaması dolayısı ile icra takibine konu kredi hakkında tespit yapılamadığı, Davacı banka tarafından davalı firmaya kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacak tutarları nedeniyle davalılar hakkında başlattığı icra takiplerinde alacak tutarlarının; T.C. ... ... Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından 25.03.2019 tarihinde başlatılan icra takibine konu alacağın; 121.834,14 TL olduğu, İcra takibine konu ... numaralı krediye ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulu olmaması dolayısı kredinin muaccel hale gelip gelmediği hususnda bir değerlendirme yapılamamaması dolayısı ile kredinin temerrüde düşüp düşmediği hususunda bir değerlendirme yapılamadığı,.."şeklinde tespitler yapılmıştır.
Mahkememizce tarafların kök rapora olan beyan ve itirazları ile kök rapor sonrasında dosyaya celp olunan kayıtlar birlikte değerlendirilmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi tarafından 12.11.2023 tarihli ek raporun tanzim edilerek mahkememize ibraz edildiği anlaşılmış olup, raporun incelenmesinde özetle; "...Davalı banka ile dava dışı ... arasında 03.09.2012 tarihli 50.000,00 TL limit dâhilinde Cari Hesap Kredisine ilişkin olarak Kt ... ve K2 ... numaralı ve Genel Kredi Sözleşmeleri imzaladığı, söz konusu sözleşmelerde davalı ...'in dava dışı ...'a genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan ve kullandırılacak tüm kredilerden kaynaklı tüm borçlardan 50.000,00 TL ve 75.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00'ye kadar on yıl süreyle işbu Genel Kredi Sözleşmesindeki hükümler çerçevesinde müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul, beyan ve taahhüt ettiği, beyanı çerçevesinde aynı tutar dâhilinde kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, yukarıdaki açıklamalarımız ışığında davacının davadışı ... lehine vermiş olduğu kefaletin geçerli olmadığı ve fakat tüm mevzuat hükümlerine göre kefaletin geçerli olup olmadığı hususunda son tahlilde veriler ile birlikte yapılacak değerlendirmeye göre takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu, Sayın Mahkemenizce kefaletin geçerli olduğuna kanaat edilmesi durumunda borçtan sorumluluğa ilişkin kefalet üst limitin 50.000,00 TL ve 75.000,00 TL olmak züere 125.000,00 TL olduğu, İcra takibine konu ... numaralı krediye ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulu olmaması dolayısı ile icra takibine konu kredi hakkında tespit yapılamadığı, Davacı banka tarafından davalı firmaya kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacak tutarları nedeniyle davalılar hakkında başlattığı icra takiplerinde alacak tutarlarının; T.C. ... ... Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından 25.03.2019 tarihinde başlatılan icra takibine konu alacağın; 121.834,14 TL olduğu, icra takibine konu ... numaralı krediye ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulu olmaması dolayısı kredinin muaccel hale gelip gelmediği hususunda bir değerlendirme yapılamamaması dolayısı ile kredinin temerrüde düşüp düşmediği hususunda bir değerlendirme yapılamadığı,.."şeklinde tespitler yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan kök ve ek rapordaki hukuki yorum ve nitelendirilmeler Mahkememize ait olmakla; bankacılık sektörü yönünden yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış ve hukuki yorum ve nitelendirmeleri Mahkememize ait olmak üzere kök ve ek raporlardaki yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Davacının kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 584. Maddesinin kefaletin geçerlilik şartlarını açıkça düzenlediği, buna göre kefaletin geçerli olabilmesi için evli olan kimseler hakkında eş rızasının zorunlu olduğu, her ne kadar kanun metnine 28/3/2013 tarihli 6455 sayılı Kanunun 77. Maddesi ile "Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmayacağı" yönünde hüküm eklenmişse de huzurdaki davada kefaletin bu hükmün yürürlük tarihinden önce imzalandığı gibi davacının kredi yükümlüsü ile herhangi bir ortaklığının da bulunmadığı ve bu kapsamda değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı görülmüştür.
Huzurdaki davada kefilin kendi imzasına bir itirazı olmamakla birlikte kefaletin geçerlilik şartının imza incelemesinden önce ve Mahkemece re'sen değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafından kefalet tarihinde eşin rızasının varlığına ilişkin ispata yarar herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla 03/09/2012 tarih ve ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesinde yer alan kefaletinin geçerli olmadığı ve bu sözleşmeye bağlı tüm kredilerden davacının sorumluluğunun bulunmadığı, takibe konu edilen kredinin de işbu Genel Kredi Sözleşmesine bağlı kredi konumunda olduğu ve geçersiz kefalet nedeniyle davacının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla hüküm tarihinde halen derdest konumda bulunan takip nedeniyle davalının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin talebinin reddi ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı vekilince icra dosyasından satılan davacıya ait tarlanın güncellenmiş değerine ilişkin talepleri mevcut ise de dava konusunun menfi tespite ilişkin olması ile takipte satışı gerçekleşen tarlanın değerinin hesaplanmasının huzurdaki davanın konusunu oluşturmadığı anlaşılmakla buna ilişkin talebin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
Dava konusu takip tarihinde davacının kefaletinin eş muvafakatinin bulunmaması nedeniyle geçerli olmadığının sözleşme kapsamında açık olması ve takibin kanunun açık hükmü hilafına başlatılmış olması nedeniyle davalı aleyhine dava değerinin %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacının ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Dava değeri üzerinden hesaplanan 24.307,496 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline,
3-Alınması gereken 8.302,22-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 2.075,55-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 6.226,67-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR YAZILMASINA,
-Davacının ilk dava açarken yatırdığı 2.075,55-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinden başvuru harcı 80,70-TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 1.903,00-TL olmak üzere toplam; 1.983,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan 150-TL yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.446,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
7-HMK 120. maddesi gereğince; taraflarca yatırılan gider avansı ile delil avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 800,00-TL Arabuluculuk giderinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
9-HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.04/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!