WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/842 Esas
KARAR NO:2024/318

DAVA:Bankalara İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:29/12/2021
KARAR TARİHİ:26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Bankalara İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı borçlu ... Vas. İnş. Malz. San. Dağt. ile Temlik eden ... Bankası A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup davalı ... söz konusu sözleşmeden kaynaklanan borca kefil olduğunu, Kredili müşteri tarafından kullanılan kredi süresinde ödenmeyince temlik eden banka tarafından kat ihtarnamesi keşide edilerek borcun ödenmesi talep edildiğini, süresinde borç ödenmeyince de davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (... Yeni Esas) sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, Söz konusu alacağın .... Noterliği'nin 27.06.2019 tarih, ... yevmiye numaralı Alacağın Devir Sözleşmesi ile müvekkil şirkete devir ve temlik ettiğini, Yapılan takibe davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, Başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edilmiş olup öncelikle işbu davayı açmak için dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş fakat maddi hataya düşülerek ...Arabuluculuk Bürosu yerine...Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, Her ne kadar tutanakta .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası olarak yazılmışsa da alacağa konu takip .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından yapıldığını, Nitekim son tutanakta hem eski esas hem yeni esas yazılmış olup bu durum dahi yapılan arabuluculuk görüşmesinin .... İcra müdürlüğü ... E. (... Eski E.) sayılı dosyası için yapıldığını gösterdiğini, Sonrasında ise arabuluculuk süreci devam ettiğini, borçlunun Mernis adresine 06.01.2021 tarihinde kargoyla davet mektubu gönderildiğini, ancak kargonun iade döndüğünü, İşbu arabuluculuk süreci, ... Büro Dosya Numarası ve ... Arabuluculuk Numarası'nı aldığını 27.01.2021 tarihinde yapılan oturumda davalı tarafla görüşme yapılmadan anlaşmama olarak süreç tamamlandığını, bu nedenlerle; Davalının icra dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin aynen devamına,davalının aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının İİK 67 uyarınca takip talebine itiraz edilen alacaklının itirazın tebliğinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvuru yapabileceğini, Müvekkilinin itiraz tarihinin 27 Ekim 2017' olduğunu, Takibin açılması ve davalı Müvekkilinin itiraz dilekçesi üzerinden yaklaşık 5 sene, dosyanın yenilenmesi üzerinden dahi 2 yıldan fazla zaman geçtiğini, Bu süre içerisinde davacı alacaklının davalı Müvekkilin itirazından haberdar olmaması beklenemeyeceğini, Davada hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, Süresi içinde talepte bulunmayan davacının davasının reddi gerektiğini, Dava dilekçesi ve tebliğ işleminden de anlaşılacağı üzere Müvekkilin Türkiye'de ikametgah adresi İstanbul İli, Ataşehir İlçesinde olduğunu, HMK m. 6 uyarınca genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesi olduğunu, davanın yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açılması gerektiğini, Dava dilekçesinde bahsi geçen belgelerin Müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğundan bunlara ilişkin itiraz hakkımızı saklı tuttuklarını, müvekkilinin tacir olmadığını, bu nedenle dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, Davalı Müvekkilin, haksız takibe konu yapılan genel kredi sözleşmesinde kefaleti bulunmadığını, Yargıtay'ın kabul ettiği üzere, genel kredi sözleşmelerinde kefil, yalnızca imzaladığı sözleşme nedeniyle, bu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi nedeniyle ödenmeyen borçtan sorumlu olacağını, (Yargıtay 11 HD. 2020/ 7568E. 2022 / 819K. ve 07.02.2022 tarihli kararı) Oysa huzurdaki davaya konu takip, Müvekkilin imzasının bulunduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığını, Dava dışı ... ... Yetkilisinin imzasını içeren ve bu kişi ile daha sonra yapılan kredi sözleşmesinde Müvekkilin herhangi bir kefilliği ve imzası bulunmadığını, Bu nedenlerle davalı Müvekkilin, söz konusu borçtan sorumlu tutulması beklenemeyeceğini ve bu sebeple davanın reddi gerektiğini, Kefaletin şartlarının oluşmadığını, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 583/1'de "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." şeklinde belirtildiğini, Söz konusu hüküm uyarınca, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil ifadesini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şart olup, kanunun öngördüğü bu geçerlilik şartının yerine getirilmediği kefaletlerin geçersiz olduğunun kabul edildiğini, Davalı Müvekkilin takibe konu kredi sözleşmesinde kefaleti bulunmadığı gibi, kefaletin kanunun belirttiği şekil şartları oluşmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Dava dışı temlik eden ... AŞ tarafından dava dışı asıl borçlu ... .... Paz. Dış Tic. Ltd. Şti, dava dışı kefiller ... ile davalı kefil ... 'e karşı .... İcra Müdürlüğü’nün ... (Eski ... esas) Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı kefil ... tarafından yapılan vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası, dayanak kredi kayıytları, dava dışı asıl borçlu şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu .... İcra Müdürlüğü’nün ... (Eski ... esas) esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Dava dışı temlik eden ... AŞ tarafından dava dışı asıl borçlu ... .... Paz. Dış Tic. Ltd. Şti, dava dışı kefiller ... ile davalı kefil ... 'e karşı Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla 10.890,15 TL asıl alacak, 594,60 TL işlemiş faiz, 29,73 TL % 5 gider vergisi, 436,09 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 11.950,57 TL alacak üzerinden 09/10/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'e tebliğine ilişkin bir kayıt ve belgenin olmadığı, davalı borçlunun 25/10/2017 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu, icra dosyası içinde itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine dair bir kayıt ve belgenin olmadığı anlaşılmıştır.
Dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, davalının Genel Kredi Sözleşmesinin düzenlendiği ve davalı kefil tarafından imzalandığı 22.04.2010 tarihinde dava dışı asıl borçlu şirketin ortak ve yetkilisi olduğu23.05.2016 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi...'dan alınan 12/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Temlik eden ... A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ...DIŞ TİC.LTD.ŞTİ, arasında akdedilen, 22.04.2010 tarih ve 120.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine davalı ... ’ın müteselsil kefil olarak imzaladığının görüldüğünü, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “ Kredi lehtarı ve kredi limiti” başlıklı 1.maddesi "Müşteri ve banka aşağıda yazılı maddeler ve şartlar dairesinde nakdi ve/veya gayrinakdi olarak kullandırılmak üzere yukarıda belirtilen limitle kredi/krediler açılması için anlaşmaya vardıklarına", Hükmü gereği dava dışı asıl borçlu şirkete ... kredisi kullandırıldığı ve takibe konu edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 48. Maddesi hükümleri delil anlaşması mahiyetinde olduğundan davacı banka kayıtlarına dayanıldığını, davalı kafelin Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “ Kredinin Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Kefillerin Sorumluluğu”başlıklı 36.maddesi hükmü ile, Müteselsil kefil sıfatıyla işbu Sözleşmede imzası bulunan müteselsil kefillerin, MÜŞTERİ’nin bu Sözleşmeden veya gerek yalnız olarak, gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya müteselsil kefil sıfatıyla krediden borçlandığı veya borçlanacağı (kefalet ve üçüncü kişilerin MÜŞTERİ’den olan alacaklarının BANKA’ya temliki nedeniyle doğmuş ve doğacak alacaklar da dahil olmak üzere) bütün meblağları, BANKA’ya karşı, işbu Sözleşmenin birinci maddesinde yazılı kredi limitine veya limit artırımı halinde ilgili limit artınm sayfalarında yazılı tutarlar dahil olmak üzere hesaplanacak toplam tutara kadar müteselsil kefil olarak üstlendiklerini, Müteselsil kefiller, kefalet miktarının, anaparadan başka ayrıca bunun sözleşmelerde öngörülen şekil ve oranda hesaplanacak akdi faizlerini, komisyonlarını, gider vergilerini ve her türlü masraflarını, vekalet ücretlerini, sözleşmelerde belirtildiği şekilde hesaplanacak temerrüt faizlerini de kapsadığını kabul ve beyan ettiklerini, Müteselsil kefiller, BANKA ile MÜŞTERİ arasındaki kredi sözleşmelerinin/ taahhütnamelerinin, kefaletin niteliğine aykırı olmayan maddelerinin tamamının kendileri hakkında da aynen uygulanmasını kabul ile, bu maddelerde yer alan hususları aynen taahhüt ettiklerini, Borçlar Kanunu’nun 490. maddesinde kefile tanınan haklardan feragat ettiklerini; BANKA alacağı için işlemiş ve işleyecek faizlerin tamamından, bir senelikten fazla olsa dahi sorumlu olduklarını; Borçlar Kanununun 493. ve 494. maddelerindeki kefaletten kurtulma haklarından peşinen feragat ile bu maddelere dayanarak BANKA’ya karşı hiçbir istekte bulunmayacaklarını kabul ve beyan ettiklerini, Müteselsil kefiller, Borçlar Kanunu’nun 502. maddesi ile tanınan haklardan şimdiden feragat ettiklerini, kredi MÜŞTERİ’sinin iflası veya ölümü sonucunda mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi halinde teşekkül edecek iflas masasına, konkordato komiserine, tasfiye memurları seçilmesi halinde bu memurlara, müteselsil kefil olmaları sebebiyle doğmuş ve doğacak hakların kaydını yaptırmayı taahhüt ettiklerini, BANKA’mn bu konularda yetkisi olmakla birlikte, bu yüzden hiçbir sorumluluğu olmadığını, İcra ve İflas Kanunu’nun 295. maddesindeki haklardan feragat ettiklerini, ” Bir haktan peşinen feragat etmenin yasa ve kamu düzeni ile uyumlu olmadığı düşünülmesine karşın, yüce Yargıtay’ın buna cevaz veren kararları karşısında kefilin (ilgili dönemde mer’i..) B.K’nun 493. ve 494. mad. göre kefaletten kurtulma talebinde bulunamayacağının dahi peşinen kabul ve taahhüt edilmiş olduğu bilinmekle, diğer yandan kefilin İİK 295.m ve B.K 490. ve 502. mad. haklarından feragat ettiklerini peşinen kabul ve taahhüt etmiş olmaları nazara alınarak, Konunun hukuki nitelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai kararı HMK’nun 282,Md.‘de nazara alınarak, Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu; Davacı banka tarafından davalıya ... 6. Noterliğinin 03/08/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalıya gönderilen ihtarnamenin 07/08/2017 tarihinde iade edildiğini, TTK 7. Maddesi nazara alındığında tebliğ edilememiş olan hesap kat ihtarından dolayı davalı/ kefillerin temerrüdünden söz edilemeyeceğinin düşünüldüğünü, usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen hesap kat ihtarından dolayı bir temerrüt günü belirlemenin mümkün olmadığını, bu durumda davalı kefillerin takip tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüş sayılabileceğinin mütalaa olunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 48 maddesi delil anlaşması niteliğinde olduğunu ve bu madde ile banka kayıtlarının ihtilafların çözümünde delil olacağının kararlaştırılmış olduğunun anlaşıldığını, Buna göre ve ihtilaf halinde banka kayıtlarının esas alınacağı kararlaştırıldığından, bu hususlar incelemelerimde gözetilmiş ve söz konusu ekstrelere itibar edilerek hesaplama yapılacağını; Davacı banka tarafından sunulan kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde,davacı bankanın dava dışı asıl borçluya KREDİ KARTI kredisi kullandırıldığını, ödemenin gecikmesi ve sözleşmenin kendisine vermiş olduğu yetkiye dayanarak hesabın kat edildiği ve davacı bankanın hesap kat tarihi itibarı ile işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte 10.890.15TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini; Davacı bankanın dava ve takip konusu KREDİ KARTI alacağından dolayı 09.10.2017 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 10.890.15 TL asıl alacak 467.55 TL işlemiş faiz ve 23.38 TL BSMV ve 436.09TL masraf olmak üzere toplam 11.817.17 TL alacaklı olduğunu, 10.890.15 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 ve TCMB tarafından ayda bir deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV nin davalıdan istenebileceğini, Keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran sayın Mahkemeye ait olduğu hususları tespit edilmiştir.
Aynı bilirkişiden alınan 20.11.2023 tarihli ek raporda da, kök rapordaki görüş ve kanaatlerin değişmediği bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi rapor ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu .... İcra Müdürlüğü’nün ... (Eski ... esas) esas sayılı icra takip dosyası ile, Dava dışı temlik eden ... AŞ tarafından dava dışı asıl borçlu ... .... Paz. Dış Tic. Ltd. Şti, dava dışı kefiller ... ile davalı kefil ... 'e karşı Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla 10.890,15 TL asıl alacak, 594,60 TL işlemiş faiz, 29,73 TL % 5 gider vergisi, 436,09 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 11.950,57 TL alacak üzerinden 09/10/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'e tebliğine ilişkin bir kayıt ve belgenin olmadığı, davalı borçlunun 25/10/2017 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu, icra dosyası içinde itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine dair bir kayıt ve belgenin olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, dava konusu .... İcra Müdürlüğü’nün ... (Eski ... esas) Esas sayılı sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazların haksız olduğu savunularak, dava konusu icra takibine davalı tarafın vaki itirazların iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi ile; zaman aşımı def'i, hak düşürücü süre itirazı, görev itirazı, yetki itirazı ve husumet itirazında bulunduğu, kredi sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunmadığı, kefaletin yasal şartları taşımadığı, borçlu şirketteki hisselerini devrettiğinden sorumluluğunun bulunmadığı, bu kapsamda davacı tarafa borcunun olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir. İcra takibine vaki itiraz dilekçesi ile de, borcu ve kefaleti kabul etmedikleri belirtilerek borca, faize ve ferilere itiraz edilmiştir.
Öncelikli olarak dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılması gerekmiştir, Buna göre;
Dava ve takip konusu alacağın genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandıran ticari kredi kartı borcuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, TTK 'nın 4., 5., 7. Maddeleri göz önünde bulundurularak davaya bakmaya mahkememiz görevli bulunduğundan davalının görev itirazının yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
İİK 50, HMK 10, TBK 89. Maddeleri uyarınca mahkememizde yetkili olduğundan davalının yetki itirazının, yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisine alınan temlik sözleşmesi ve eki listede dava konusu icra dosyasının da bulunduğu, dava ve takip konusu dosya alacağının davacı ... A.Ş.'ye dava dışı alacaklı banka tarafından devredilmiş olduğu anlaşılmakla, davacının taraf ehliyetinin bulunduğu değerlendirilerek davalının husumet itirazının reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra dosyası içeriğinde itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğine ilişkin bir kayıt ve belge olmadığı, arabulucuk süreci ve tarihi, dava tarihi ve bu kapsamda yerleşik yargıtay uygulamaları da dikkate alınarak davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı değerlendirilmiş, bu kapsamda davalının hak düşürücü süre itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme tarihi, takip tarihi dikkate alındığında, TBK'nın 146. Maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Bilirkişi tarafından, rapor ve ek rapor ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin irdelendiği, temerrüt tarihi, akdi ve temerrüt faiz oranlarının, icra takip tarihi itibarı ile talep edilebilecek alacak miktarlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde tespit edildiği, anlaşılmakla hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bilirkişi rapor ve raporunun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre;Temlik eden ... A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ...Dış Tic.ltd.şti, arasında akdedilen, 22.04.2010 tarih ve 120.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine davalı ... ’ın müteselsil kefil olarak imzaladığı, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “ Kredi lehtarı ve kredi limiti” başlıklı 1.maddesi hükmü gereği dava dışı asıl borçlu şirkete ... kredisi yani ticari kredi kartı kullandırıldığı ve takibe konu edildiği; Davalı kefilin, Genel Kredi Sözleşmesinin düzenlendiği ve davalı kefil tarafından imzalandığı 22.04.2010 tarihinde dava dışı asıl borçlu şirketin ortak ve yetkilisi olduğu, 23.05.2016 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı, sözleşme kapsamında eski Ticaret Kanununun yürürlükte olduğu, davalının kefaletinin yasal şartları taşıdığı ve geçerli olduğu, davalının dava dışı asıl borçlu şirketin ortaklığından ayrılmasının tek başına kefaleti sonlandırmayacağı, ayrıca kefaleti sonlandırdığına dair yasal şartları taşıyan ihtarname ve benzeri belgenin bulunması gerektiği, ancak bu kapsamda kefaletin sonlandırıldığına dair dosya kapsamına bir belgenin sunulmadığı, bu nedenle davalı tarafın kefaleti kapsamında dava ve takip konusu borçtan dolayı sorumluluğunun bulunduğu; Davacı banka tarafından davalıya ... 6. Noterliğinin 03/08/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, davalıya gönderilen ihtarnamenin 07/08/2017 tarihinde iade edildiği, bu kapsamda davalı kefilin takip tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüş olduğu; Davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya ticari kredi kartı kullandırıldığı, ödemenin gecikmesi ve sözleşmenin kendisine vermiş olduğu yetkiye dayanarak alacağı temlik eden dava dışı banka tarafından hesabın kat edildiği ve dava dışı bankanın hesap kat tarihi itibarı ile işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte 10.890.15 TL alacaklı olduğu; Davacı bankanın dava ve takip konusu kredi kartı alacağından dolayı 09.10.2017 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 10.890.15 TL asıl alacak 467.55 TL işlemiş faiz ve 23.38 TL BSMV ve 436.09TL masraf olmak üzere toplam 11.817.17 TL alacaklı olduğu, 10.890.15 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV nin davalıdan istenebileceği, davacı tarafın fazlaya dair isteminin yerinde olmadığı, davalı tarafın tespit edilen bu toplam alacaktan sözleşmedeki kefaletinden ve kefalet limiti içinde olmasından dolayı sorumlu olduğu, tespit edilen bu miktar yönüyle davalının bir ödeme iddiası ve ispatı olmadığından icra takibine itirazlarında haksız olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu kapsamda davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından taraflar arasındaki kredi sözleşmelerine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalılara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle0
1) DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... (Eski ... esas) esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının, 10.890,15 TL asıl alacak, 467,55 TL işlemiş faiz, 23,38 TL %5 BSMV 436,09 TL masraf olmak üzere toplam 11.817,17 TL alacak yönünden İPTALİNE, Takibin 11.817,17 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 10.890,15 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizine %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
2)Hükmolunan11.817,17 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 2.363,43 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 807,23 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 204,08-TL'nin mahsubu ile bakiye 603,15‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşinen karşılanan 204,08-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı parası, 286,35 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.367,05 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 2.340,63 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 11.817,17 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 133,40 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ret oranına göre 1.305,27 TL'sinin davalıdan 14,73 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar yönünden KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır