WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/518 Esas
KARAR NO :2024/412

DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:06/08/2021
KARAR TARİHİ:08/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... ... olmayan arsa ve projesi nedeniyle kooperatif yöneticileri hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı davalar açıldığı, uğraşılar sonucu müvekkilin vekaletname verdiği kocası ... 28.12.2016 tarihinde kooperatif ile imzalanan sözleşmeye göre 99.400 USD bedelin ödeme tarihindeki kur üzerinden 25.01.2017 tarihinde müvekkile ödenmesi kararlaştırıldığı halde ödenmediğini, Sözleşmenin 3. Maddesinde bedelin 25.01.2017 tarihinde ödenmemesi halinde 2 adet üyelik tanınmasına rağmen bu da tanınmadığından .... Noterliği 13.07.2018 tarih ve ... yevmiye no ile ihtarda bulunulduğunu, sözleşme ve ihtarname asıllarının ....ATM ... esas sayılı dosyada mevcut olduğunu, sonuçta 28.12.2016 tarihli sözleşmeye göre davacıya 2 adet bila bedel üyelik hakkı vermesine, üyelik hakkı tanınmaması halinde 2 adet bila bedel üyelik bedelinin dava tarihindeki rayici belirlenerek, şimdilik 36.161,89 TL bedelin avans faiziyle davalı kooperatiften tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ve dava dışı ..., müvekkil kooperatife 26.03.2014 tarihinde bir adet daire üyeliği için %50'şer oranda yarı yarıya paylı olarak üye olma talebinin kabul edildiği, davacının kooperatiften 11.08.2014 tarihli dilekçesiyle "gördüğümüz lüzum üzerine kooperatif ortaklığından istifa ediyoruz." çıkma kararını yazılı olarak sunduğu, 11.08.2014 tarihli 10 nolu yönetim kurulu kararı ile davacının ortaklıktan çıkma talebi kabul edildiği, 210.000,00 TL üyelik bedeli davacıya iade edildiğine ilişkin kayıtların kooperatif yevmiye defterinde ve banka kayıtlarında mevcut olduğu ifade edilmiştir. Davacının 2018 yılında işbu dava ile aynı davayı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas numaralı dosyasında ikame ettiği davasını takipsiz bıraktığı, işbu davayı açarak aynı davasını yinelediği ifade edilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.17/2'de kooperatif üyelerinin, ortaklıktan çıkması halinde alacaklarını talep hakkı 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi tutulduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında temin edilen 10.08.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının alacak hakkının 15.07.2015 tarihi itibariyle muaccel hale geldiği açıkça belirtilmiş olduğu, dolayısıyla davacının talep hakkı, 15.07.2020 tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olup, bu tarihten 1 yıl geçtikten sonra 06.08.2021 tarihinde ikame edilen işbu davanın gerek kanun gerekse de yerleşik yargıtay içtihatları uyarınca reddi gerektiğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, davacının sunduğu sözleşme yasal dayanaktan yoksun olduğu, 23.11.2016 tarihli sözleşmedeki hükümlerin geçerli olmadığı, 10.08.2020 tarihli bilirkişi heyeti tarafından da tespit edildiği belirtilmiştir. Hak ve vecibelerde eşitlikle ilgili Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesine göre; "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler." Bu hükümden de anlaşılacağı üzere 1 adet ortaklık payının 2 pay olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından sözleşmenin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz olduğu belirtilmiştir. Davacının eşi ...'ın kooperatif başkanı ... ve yönetim kuruluna yönelik tehdit ve baskıları neticesinde ... tarafından verilmek zorunda kalınan 30.12.2016 vadeli 125.000 TL’lik senedin ya da 99.400 USD bedelin, müvekkil kooperatif veya üyelik bedeli ile hiçbir bir ilgisi olmadığı belirtilmiştir. Söz konusu sözleşmenin; tehdit ve baskıları sonucunda imzalandığı Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı ...'un Beşiktaş ... Noterliği kanalıyla keşide ettiği 29.03.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde de bu hususlara yer verildiği ifade edilmiştir. Sözleşmenin 3. maddesinde yer alan "alacaklının isteği doğrultusunda 2 iki adet üyelik hakkı verilmesi" hükmünün korkutma eylemlerinin ürünü olduğu, hayatın olağan akışına göre, bir adet üyelik bedelinin yarısı yani %50 oranında hakkı bulunan birine, hakkının 4 katı yani %400 oranında bir kâra tekabül edecek şekilde 2 adet tam üyeliğin verilmesi yönündeki sözleşme hükmünün, sadece kooperatif yönetim kurulunca değil ortalama zeka düzeyine sahip kimse tarafından kabul edilmesi mümkün olmayacağı, Kooperatifler Kanunu m.1'de öngörülen kooperatiflerin var oluş amacına son derece aykırı olduğundan sözleşmenin hiçbir bağlayıcılığının olmadığı belirtilmiştir. Davacının, müvekkilimize .... Noterliği 13.07.2018 tarih ve 20208 yevmiye numaralı bir ihtarname keşide ettiği, karşı cevaplarımızı (müvekkil kooperatifin yükümlülüklerini yerine getirdiği ve davacının tüm ödemelerinin yapıldığı, bu nedenle davacının yeniden üyeliğin yapılmasının mümkün olmadığı, yeniden üyelik talebinin ancak üyelik bedelinin ödenmesi halinde değerlendirilebileceği) içeren 15.08.2018 tarih ve 18472 yevmiye numaralı bir ihtarname Beşiktaş 11. Noterliği kanalıyla keşide edilmiştir. Neticede; hem hukuken haksız ve mesnetsiz olan hem de zamanaşımına uğrayan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının, davalı kooperatiften bila bedel iki adet üyelik hakkı talebi ile bu olmadığı halde iki adet üyelik bedeli değerine ilişkin terditli talepleri olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki aynı uyuşmazlıkla ilgili olarak davacı tarafından davalı kooperatif aleyhine 07/09/2018 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı açılan davanın 14/10/2020 tarihli celsesinde davanın ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan 23/11/2016 tarihli sözleşme, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; davalıya ait ticaret sicil dosyası ve ceza dosyaları celbedilmiş, mahkememizin ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya arasında bulunan .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Karar sayılı 31/01/2013 tarihli kararı incelendiğinde davacının katılan sıfatıyla davalı kooperatif yöneticileri hakkında şikayette bulunduğu, sanık yöneticiler hakkında eylemlerine uyan 1163 sayılı kooperatif kanunun 62/3 maddesi delaletiyle TCK'nın 257/1 maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına akabinde şartları oluştuğundan sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kara verildiği, itirazın reddi üzerine kararın 01/04/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Taraflar arasında düzenlenen 23/11/2016 tarihli sözleşme incelendiğinde davalı kooperatiften 11/08/2014 tarihinde istifa eden ... adına-vekaleten eşi dava dışı ... ile davalı kooperatif arasında imzalandığı, istifa nedeniyle davacıya geri ödenecek olan üyelik bedelinin ödeme tarihinin 30/12/2016 olarak belirtildiği, sözleşme üzerinde el yazısı ile ödeme tarihinin 25/01/2017 olarak taraflarca paraflandığı görülmüştür.
Davalı kooperatif defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelenmesinde davacı ...’ın 11.08.2014 tarihinde ortaklıktan istifa ettiği, kooperatif yönetim kurulunun 11.08.2014 tarih ve 10 sayılı yönetim kurulu kararıyla kabul etmesiyle çıkmanın kesinleştiği görülmüştür.
Yine bilirkişi raporları ile davalı kooperatifin 31.12.2014 tarihi itibarı ile 2014 yılı bilançosunun 15.06.2015 tarihinde yapılan genel kurulda kabul edildiği; dolayısıyla davacı ortağın alacaklarının 15.07.2015 tarihi akşamına kadar hesaplanarak davalı kooperatif tarafından ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Yine bilirkişi heyeti tarafından davacı ...'ın gecikmiş aidat iade ödemesi nedeniyle 34.105,00 TL faiz alacağı olduğu ve bu tutardan 110 ortaktan biri olarak istifa ettiği 2014 yılı bilançosu zararı 52.330,82 TL’den payına isabet eden 475,74 TL gelir-gider menfi farkının düşülmesiyle kalan net 33.629,26 TL faiz alacağını da davalı kooperatif tarafından davacıya ödemesi gerektiği yönünde tespitlerde bulunulmuştur.
1163 sayılı kooperatifler kanunun kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma süresi ve yükümlülük başlıklı 17/2.3 maddesinde " Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" şeklindeki hükmü dikkate alındığında, davacı ...’ın 11/08/2014 tarihinde ortaklıktan istifa ettiği, kooperatif yönetim kurulunun 11/08/2014 tarih ve 10 sayılı yönetim kurulu kararıyla istifanın kabul etmesiyle çıkmanın kesinleştiği, 31/12/2014 yılı bilançosunun 15/06/2015arihinde yapılan genel kurulda kabul edildiği; dolayısıyla davacı ortağın alacaklarının 15/07/2015 tarihi akşamına kadar hesaplanarak davalı kooperatif tarafından ödenmesi gerektiği, davacının 06/08/2021 tarihinde işbu davayı açtığı, kooperatifin temerrüde düştüğü 16/07/2015 tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımı sonu 15/07/2020 tarihine kadar davacının alacağını talep etme hakkı bulunduğu, davacı tarafından mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile her ne kadar alacağını talep ederek 07/09/2018 tarihinde dava açılmış olmasına rağmen yargılama sonunda davanın açılmamış sayışmasına karar verildiği, kararın 05/02/2021 tarihinde kesinleştiği, davacı ile davalı kooperatif arasında yapılan protokolün, üyelerin hak ve vecibelerde eşit bir konumda olduğunun belirtildiği kooperatif kanunun 23. Maddesinde belirtilen emredici hükme aykırı olmasından dolayı 6098 sayılı T.B.K.'nın 27. Maddesi delaletiyle hukuka aykırı olduğundan geçersiz olduğu, keza 26/03/2024 tarih ve 1 sayılı yönetim kurulu ile davacının 1 olan ortaklık payının 2 pay artırıldığı ve yapılan protokolle paylardan kaynaklı alacağın davacı tarafından talep edildiği, protokolde belirtilen alacağın kooperatif'ten ayrılma sonucu üyelik bedelinin iadesine ilişkin olduğu, yani kooperatif hukukundan kaynaklandığı, adi bir alacak olmadığı, dolayısıyla dava konusu alacağa TBK'da belirtilen 10 yıllık genel zamanaşımı değil, kooperatifler Kanunun 17/2.3 maddesinde belirtilen 5 yıllık zamanaşımı hükümlerinin uygulanması gerektiği, her ne kadar protokolde taraflar arasında ödeme vadesi paraflanarak 25/01/2017 olarak belirtilmişse de yukarıda değinildiği gibi, protokolün emredici hükümlere aykırı olmasından dolayı geçersiz olması nedeniyle zamanşımının bu tarihten itibaren değil, talep edilebileceği tarih olan 15/07/2015 tarihinden itibaren başlaması gerektiği, iş bu davanın ise 5 yıllık sürenin dolmasından sonra 06/08/2021 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 617,56‬ TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭189,96‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır