T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/336 Esas
KARAR NO:2024/251
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:19/05/2021
KARAR TARİHİ:13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin Kocaeli Derince adresinde 01.01.2019 başlangıç tarihli 5 yıl süreli "yatırım çerçeve sözleşmesi" ile ... akaryakıt - Lpg bayii olarak ticari faaliyette bulunmakta iken; 5 yıllık sözleşme süresi dolmadan, 15.01.2021 tarihli fesih protokolü ile sözleşmelerin fesih edilip sona erdirildiğini, taraflar arasındaki, yatırım çerçeve (bayilik) sözleşmesinin devamı süresince, 01.01.2019 -15.01.2021 tarihleri arasında davalının sözleşme şartlarına uymadığını, sözleşmede düzenlenen ve euro motorin, pro motorin, ... Benzin, Lpg satışları üzerinden ödenecek prim alacağı, peşin satış destek primi alacağı, ilave satış primi alacağını sözleşmede belirlenen şartlarına uygun müvekkiline ödemediğini, taraflar arasında imzalanmış olan, yatırım çerçeve sözleşmesi 4. maddede prim ödemesi düzenlendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin uygulandığı süre olan 01.01.2019-15.01.2021 tarihleri arası euro motorin, pro motorin, ... Benzin, Lpg ,satışlarından doğan müvekkilinin Prim alacaklarını ödemediğini, yatırım çerçeve sözleşmesi ekinde, EK-6 başlıklı sözleşme hükümlerinde peşin satış destek primi düzenlendiğini, davalının müvekkiline sözleşme şartlarında belirlenen koşullara uygun 01.01.2019-15.01.2021 tarihleri arası euro motorin, pro motorin, ... Benzin, Lpg satışlarından doğan peşin satış destek primi ödenmediğini, yatırım çerçeve sözleşmesi ekinde EK-7 başlıklı sözleşme hükümlerinde ilave satış primi düzenlendiğini, davalının müvekkiline sözleşme şartlarında belirlenen koşullara uygun 01.01.2019-15.01.2021 tarihleri arası euro motorin, pro motorin, ... Benzin, Lpg satışlarından doğan peşin satış destek primi ödenmediğini, davacı müvekkilinin, 01.01.2019-15.01.2021 tarihleri arası sözleşmenin devamı süresince ödenmeyen : Prim alacağı : 1.000 TL, Peşin satış destek prim alacağı, 1.000 TL, İlave satış destek prim alacağı 1.000 TL, Belirsiz alacakların (HMK 107. maddesine göre), fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız şimdilik saklı kalmak koşulu ile ileride bilirkişi incelemesi ile belirlenebilir hale geldiğinde artırılmak kaydıyla davalıdan arabuluculuk anlaşmama tarihi olan 29.04.2021 tarihinden itibaren ticari avans faizi oranından işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri, dava şartı arabuluculuk kapsamındaki yargılama gideri olan vekalet ücreti ve dava vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca davacının ödemesi gereken bedelleri müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak ödeme yapılmasının beklediğini, bunun akabinde müvekkil şirketin davacıya 30.12.2020 tarihinde bir yıldan fazladır borçlarını ödemediğine ilişkin .... Noterliğince ... yevmiye numaralı ihtarı çektiklerini, davacının, bir yıldan fazla süredir ödememiş olduğu borçları teminat mektuplarından mahsup edilmiş olup tahsilatı sağlandığını ve bu kapsamda sözleşmede belirlenen "Fesih Prosedürü" hükümleri gereği müvekkili şirket ile davacı arasında 15.01.2021 tarihli "Fesih Protokolü" üzerinde tarafların özgür iradeleri ile anlaşılmış olup karşılıklı yapılan toplantıda ibrayı içerir işbu Protokolün imzalandığını, davacının işbu Fesih Protokolünde müvekkili Şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını açıkça beyan ettiğini ve bu doğrultuda müvekkilini ibra ettiğini, bütün bu arz ve izah edilen sebepler doğrultusunda haksız açılan davanın reddinin gerektiğini,huzurda görülen davanın belirsiz dava olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, zira tarafların tacir olduğunu ve aralarındaki sözleşme uyarınca iddia edilen tazminat talebinin belirlenebilir olduğunu, hal böyle iken HMK 114/1-h ve 115. maddeleri uyarınca davanın reddinin gerektiğini, davacının iddia ve taleplerine ilişkin ispat külfetini yerine getirmediğini, ispat edemediği iddia ve taleplerinin reddinin gerektiğini, alacak miktarının belirsiz olmayıp belirlenebilir olması, manevi tazminatın belirsiz alacak olarak açılmasının Yerleşik Yargıtay içtihatları ve HMK hükümlerine aykırı olması, hukuki yararının bulunmaması nedenleriyle davanın reddine, müvekkil şirketin cari hesaplarının bilirkişilerce incelenmesi ile tarafların özgür iradelerince hazırlamış oldukları Fesih Protokolünce de ibra ettikleri hususlar göz önünde tutulduğunda, müvekkili Şirketin işbu davaya konu borcunun bulunmaması, davacının dayanaktan yoksun iddia ve talepleri ile davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklı prim alacağı, peşin satış destek prim alacağı ve ilave satış prim alacağı istemine ilişkindir.
Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan çerçeve sözleşmesi, fesih protokolü ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; .... ATM ... D. İş sayılı dosyasının uyap kayıtları ile banka kayıtları celbedilmiştir.
Davacı tanıklarının adresleri itibariyle talimat mahkemesince alınan beyanlarında; tanık ...; "Ben dava konusu akaryakıt istasyonunun bulunduğu gayrimenkulün tapu malikiyim. Davacı ..., davalı ... bayilik almıştır. ... benim kiracım olur. 2017 yılından itibaren 10 yıl süreli kira sözleşmemiz vardır. Ayrıca ben ...'a vekaleten dava konusu benzin istasyonunun işletmeciliğini yapmaktayım. Taraflar arasında bayilik sözleşmesi akdedildikten kısa süre sonra davalı ...'nin sözleşmede yer alan kâr marjı oranının ödemeler yapılırken farklı yansıtıldığının anlaşılması üzerine davalı şirket ile görüşme yapılmış, önce bizim hatalı hesaplama yaptığımız söylenmiş, daha sonra aradaki farkın ödeneceği söylenmiş, ancak ödeme yapılmamıştır. Biz davacının bu oranların ve ödenmeyen primlerin talep edilmesi üzerine davalı şirket ticari anlamda davacıyı zor durumda bırakacak şekilde önce akaryakıt teminini geciktirmeye, daha sonra da akaryakıt vermemeye başlamıştır. Davacı sözleşmeyi feshetmeye zorlanmıştır. Davacının teminat mektubu haksız olarak nakde çevrilmiştir. Taraflar arasında bu nedenle de dava olduğunu biliyorum. Ben davacı adına istasyonu işlettiğimden hesaplar konusunda bilgim vardır. Bizim kendi hesaplamamıza göre davacının davalı taraftan sözleşme ile kararlaştırılan hususlarda prim alacakları vardır. Davacının sözleşmeden kaynaklanan taahhüdünü yerine getirememesi pandemi mücbir sebebinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle bu sürede kimse hedef olarak belirlenen satışları yapamamıştır." şeklinde,
Tanık ...; "Ben davacıya ait benzin istasyonunda 2019 yılından bu yana muhasebe müdürüyüm. Davacı ile ... arasında akdedilen bayilik sözleşmesinde kararlaştırılan kâr marjının yakalanamadığını fark etmem üzerine davalı şirketin saha müdürü ile irtibata geçtik. Kâr marjında eksik hesaplanan kısmın bize prim olarak uzun vadede verileceği söylendi. Daha sonra prim alacakları tahsil edilirken de bizim yaptığımız hesap ile onların yaptığı ödemeler hiçbir zaman birbirini tutmadı. Sürekli davalı şirket daha az ödeme yapıyordu, davacının alacağı birikiyordu. Biz ticari anlamda gelir gider dengemizi korumak amacıyla tahmini bütçe yapmak için prim hesaplamasının nasıl yapılacağını kendimiz yaklaşık olarak alacağımızı hesaplamak istediğimizi bildirdik. Ancak bu prim alacağının nasıl hesaplandığı konusunda bize hiçbir zaman bilgi verilmemiştir. Ben muhasebe kayıtlarını tuttuğumdan bu konuda bilgi sahibiyim. Davacının davalı şirketten fesih tarihi itibariyle prim alacağı ve kâr marjı nedeniyle alacağı vardır. Davalı şirket pandemi döneminde taahhüt edilen satışların yapılamaması nedeniyle oluşan açığı davacıdan sürekli tahsil etmiştir. Bu dönemlerde davacı zararına akaryakıt satışı yapmak zorunda kalmıştır. Çünkü davacının davalı şirketten akaryakıt temin maliyeti zaman zaman tabela göstergesinin dahi üzerine çıkıyordu. Davalı şirket yavaş yavaş tüm akaryakıt gruplarında davacıyı zor durumda bırakmış, hatta 30 saat süre ile davacı akaryakıt satamamıştır. Bu durumu sistemsel arızalanma meydana geldiği söylenmiş ise de, bu durum ticari olarak davacıyı zor durumda bırakma politikasıdır. Davalı şirket önce sözleşmeyi yenilemek yerine teminat mektuplarının süresini uzatma yoluna gitmiş, daha sonra da teminat mektuplarını haksız olarak nakde çevirdiler. Benim olayla ilgili görgüm ve bilgim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davacının adresi itibari ile ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından talimat mahkemesi aracılığıyla mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiş olup, bilirkişi 01/03/2023 tarihli talimat raporunda;
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin dosyaya sunuları “istasyonlu bayilik sözleşmesi” kapsamında yürütüldüğü, davacı kayıtlarından çıkarılan cari hesap dokümanları incelendiğinde 2020 ve 2021 yıllarında cari hesabın davalı lehine borç bakiyesi verdiğinin görüldüğü, davalıya verilen 2.714.000.000 TL tutarındaki teminat mektubunun 01.02.2021 tarihinde defterlere kaydedildiği, teminat mektubunun paraya çevrildiğine ilişkin kaydın 05.02.2021 tarihinde yapıldığı, teminat mektubu paraya çevrildiğinde davalıdan 183.029,28 TL tutarında ödeme alındığının kayıtlarda görüldüğü, davacı defterlerinde 2021 yılı hesaplarının kapanış kaydında davalıya gözüken borç bakiyesi tutarının 10,098,72 TL olduğu, davacının 2020 yılı kayıtlarında ciro primi olarak 41.887,56 TL tutarında prim kaydının yapıldığı, davacı dokümanlarında gözüken sözleşmenin devam ettiği süre boyunca ödenmeyen prim alacağı, peşin satış destek primi alacağı, ilave satış destek alacağı tutarının 850.011,17 TL olduğu, ancak bu konu uzmanlık alanım olmadığı için kesin bir kanaat belirtme imkanımın bulunmadığı, sektör uygulamaları ve sözleşmenin yorumu bakımından farklı bir uzmanlık alanını gerektirdiğinin belirtilmesi gerektiği, bu nedenle tarafımdan kesin bir kanaat belirtilmediğini rapor etmiştir.
Davalı şirketin ticari defterleri ile dosya kapsamında inceleme yapılması suretiyle rapor tanzimi bakımından görevlendirilen bilirkişi heyeti 25/12/2023 tarihli raporunda;
Taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin,15/01/2021 tarihli Fesih Protokolü ile tarafların karşılıklı ve ortak mutabakatı ile feshedildiği; davalının akaryakıt sevkiyatını durdurduğu yönünde bir tespit olmadığı gibi, davacının 2020 yılında daima borçlu konumda olmasına rağmen, alış limitini sağladığı sürece davalıdan alışlarını yaptığı, tacir olan davacının, fesih protokolünde kabul ettiği borcu/borç miktarını bilebilecek /tespit edebilecek konumda olduğu gibi, huzurdaki davada talep ettiği alacak kalemlerini, davalının ödemediğini sonradan fark etmesi gibi bir hususun da olamayacağı; kaldı ki işbu fesih protokolünden önce davalının davacıya gönderdiği ihtarnamede “860.938,25 TL tutarındaki borcunu 5 (beş) gün içerisinde ödemesi gerektiği, aksi halde işbu borcun 719.728,09 TL kısmını oluşturan mal borçları için ... firmasına ve ...’na başvurulabileceği, ...’nın ve ...’nun işbu bedelden müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, bayilik Sözleşmeleri'nin ve buna bağlantılı olarak akdedilmiş olan Yatırım Çerçeve sözleşmesi'nin davalı şirket tarafından tek taraflı olarak feshedilebileceği, fesih sebebiyle davalı Şirketin kar mahrumiyeti de dahil olmak üzere her türlü zararından ve cezai şart bedelinden muhatapların sorumlu olacağı”, hususlarının kendisine ihtar edildiği, davacının talep ettiği peşin satış destek priminin, 2019 yılında davacı tarafından tahsil etmiş olduğu, Taraflar arasında akdedilen Otogaz Bayilik Sözleşmesi'nin "Fesih" başlıklı 23. Maddesinde “Aşağıdaki hususların ortaya çıkması durumunda ..., diğer haklarının yanı sıra, Bayi'ye Ürün ikmalini durdurabilir veya sonlandırabilir, zarar ve ziyanının tazmini talebinde bulunabilir ve işbu Sözleşme’yi, tek taraflı ve ihbarsız olarak feshedebilir: 23.1:Bayi'nin işbu Sözleşmeye kısmen veya tamamen uymadığı her durumda veya ticari koşullarda anlaşma sağlanamaması, 23.9:Ürün bedelinin veya Bayi’nin ...’ya olan borçlarının Bayi tarafından kısmen, tamamen ya da vadesinde ödenmemesi,” şeklinde hükümler yer aldığı, davacının, 2020 yılı boyunca daima borçlu konumda olduğu, bu kapsamda da davalı şirket tarafından davacıya ihtarname gönderildiği, sonrasında tarafların ortak iradeleri ve mutabakatı ile Fesih Protokolü'nün imzalandığı; fesih protokolünde davacının borcunun 2.535.197,00 TL olduğu hususunda mutabakat sağlanmış olduğu, mali tespitlerde de görüleceği üzere, davacının 2021 yılı kayıtlarından, 15/01/2021 ile 06/04/2021 tarihleri arasında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının alacağına kaydedilen 15.715,20 TL’lik tutar ile ilgili olduğu ve nihayetinde bu tutarın da davacı tarafından kabul edilmesi neticesinde davacının kendi defterlerine göre davalıya olan borcunun 2.535.452,96 TL olduğu (fesih protokolünde yazan tutardan biraz daha fazla bir tutar); 06/04/2021 tarihine kadar olan süreçte davacının, fesih protokolünde kabul ettiği tutarların 15.715,20 TL’lik tutarı haricindeki kısmıyla ilgili herhangi bir itirazının veya iade faturasının olmadığı, 06/04/2021 tarihinden sonra da yani 19/05/2021 tarihinde huzurdaki davanın açıldığı, davacının talep ettiği prim ve ek prim alacakları yönünden de, bu tutarları talep edebileceğine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığını bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı, dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlananan ve mahkememizce de benimsenip ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilen bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında 27/12/2018 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi, 27/12/2018 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ve 10/01/2019 tarihli Yatırım Çerçeve Sözleşmesinin imzalandığı, davalı şirket tarafından, davacı şirkete .... Noterliği’nin 30/12/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek, ihtarname tarihinde davacı şirketten güncel borcun ödenmesi talep edildiği, aksi halde Bayilik Sözleşmeleri'nin ve buna bağlantılı olarak akdedilmiş olan
Yatırım Çerçeve Sözleşmesinin tek taraflı olarak
feshedilebileceği ihtar edilmiş,
ardından taraflar arasında 15/01/2021 tarihli
Fesih Protokolü ile akdedilen sözleşmelerin tarafların karşılıklı ve ortak mutabakatı ile feshedildiği, davacının, davalı şirket tarafından fesihten önce akaryakıt sevkıyatının durduğu yönündeki beyanının, defter incelemesi sonucu tespit edilen alışlar neticesinde dayanağının olmadığının anlaşıldığı, davacının, davalı şirkete borçlu durumda olmasına rağmen alışlarına devam ettiği, alışlardaki azalmanın belirtilen tarihlerde etkili olan covid19 pandemisinden kaynaklı olduğu, bilirkişi tarafından taraf defterleri üzerinde yapılan hesaplamalar ve taraflar arasında akdedilen sözleşmelere göre davacının talepte bulunduğu, euro motorin, pro motorin, ... Benzin, Lpg satışları üzerinden ödenecek prim alacağı, peşin satış destek primi alacağı, ilave satış primi alacağının olmadığının tespit edildiğinin anlaşılması nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 59,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 368,30-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!