WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

İSTANBUL 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/310 Esas
KARAR NO :2024/217 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/12/2013
KARAR TARİHİ:04/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
AÇILAN DAVA VE İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/09/2010 tarihli ... poliçe nolu müvekkil şirket sigortalısı ... plaka sayılı araç malikinin,....Ltd.Şti.Kasko vr ... nolu poliçeyle de zorunlu mali(trafik)sigortalı olduğunu,... Sigorta A.Ş.den ... nolu zorunlu mali(trafik) sigortalanan malikinin ... olduğu ... plaka sayılı aracın 27/08/2011 tarihinde ... plakalı araçla kaza yaptığını,kaza tutanağına göre davalı araç sürücüsünün kusurulu bulunduğunu,... Sig.Eksp.Hizm.Ltd.Şti.(...) tarafından 27/01/2011 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporuna göre 130.379,00 TL'lik hasar meydana geldiğinin belirlendiğini,müvekkil şirketin ... plakalı araç malikine 23/12/2011 ve 30/12/2011 tarihlerinde toplam 131.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını,daha sonra davalı tarafa rücu ettiğini ancak buna rağmen ödeme yapılmadığını bunun üzerine ilgili masrafların borçludan tahsili için ....İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile 85.000,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattıklarını,borçlu yanın icra takibine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu,2013 yılı içerisinde Ağustos ayı içerisinde ... Sigorta'nın müvekkile 20.000,00 TL ödeme yaptığını ancak icra dosyasının faiz,masraf ve ferilerini ödemediğini belirtmekle,... Sigorta'nın sorumluluğunun 20.000,00 TL'nin faiz,masraf ve ferileriyle sınırlı tutulmasını ve ...'in de 20.000,00 TL'nin faiz,masraf ve ferileri açısından sorumluluğuyla birlikte bakiye 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEPLER :
Davalı ...'in cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını,yetkili yer mahkemesinin ... ili ... İlçesi olduğunu,,davanın zaman aşımına uğradığını,araçla fiili hakimiyetinin kesildiğini ve bu sebeple borçtan sorumlu tutulmasının iyiniyet ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu,16/08/2011 tarihinde aracı ...'a sattığını ancak bu şahsın babası ... adına kendisinden vekaletname istediğini ve vekaleti çıkardıklarını,bu şahsın aracın ücretini galeriye ödediğini,aracı ...'e götürdüğünü,araç devri için 18/08/2011 tarihinde ....Noterliği'nin ... yevmiye nolu vekaletnameyi verdikten 4 gün sonra kazanın meydana geldiğini,bu şahsın aracı kaza yapan şahsa sattığını,... plakalı aracın kusurlu olduğunu, bu aracın haksız olarak perte ayrıldığını beyan etmekle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe;
Ortak yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunda bahisle verilen yetkisizlik kararımız Yargıtay denetiminden geçmiş ve Mahkememizin yetkili olduğundan bahisle dosya bozularak gelmiş ve yeni esas almıştır.
Yargıtay bozma ilamı öncesi yapılan yargılama gerekçesine göre;
Tarafların Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hasrettikleri delilleri toplanmıştır.
Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.
Somut olayda hukuki ihtilaf davacının sigortalısına ödediği tazminatı davalılardan talep edip edemeyeceği ve miktarı noktasındadır.
Hasar dosyaları getirtilmiş ve dosyamız kapsamına alınmıştır.
Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre; davalı ...'in maliki olduğu aracın sürücüsü dönüş manevrasını hatalı yapmak ve karşı şeride tecavüz ederek davacı yanın sigortalısı araca çarpmakla kaza meydana gelmiştir. Bu durumda davalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Sigortalı araçta meydana gelen hasar incelendiğinde ağır hasar oluştuğu, onarım maliyetinin 153.847,30 TL'ye kadar çıktığı bu durumda aracın pert-total olarak kabulü ile aracın onarım maliyetinin ikinci el hasarsız satış maliyetinin üstünde olacağı anlaşılmıştır.
Ortalama 130.000 TL olan ikinci el değeri kabul edildiğinde 44.200,00 TL sovtaj ve 85.800,00 TL de ağır hasar bedeli hesaplanmış ve bu bedelden her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı ... her ne kadar aracını kazadan önce sattığına ilişkin satış belgesi sunmuş ise de aracın resmi satış işlemlerinin tamamlanmadığı görülmektedir. kaza tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre 2918 s.y. nın 20/d bendinde;
"...Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir. Satış ve devir işlemi, siciline işlenmek üzere üç işgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ile vergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adına trafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır. Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eski malikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergi mükellefiyeti başlar.Yapılan satış ve devir işlemi üzerine noterler tarafından yeni malik adına bir ay süreyle geçerli tescile ilişkin geçici belge düzenlenir..." hükmü bulunmaktadır.
Bu nedenle aracın hukuken korunur ve sonuç bağlanabilir şekilde geçerli bir satışı bulunmadığından davalı ...'in sorumluluğu devam etmektedir.
Kaza tarihi 27.08.2011 olup satışın resmi tescil tarihi ise 26.09/2011 dir.
Davacı yan davalı ... sigorta hakkında davadan önce limiti dahilinde tamamen sorumluluk miktarını ödediği halde ; icra vekalet ücreti, harç ve masraflar ile birikmiş faiz açısından dava açmıştır.
Öncelikle davacı yan itirazın iptali davası açısından harçlandırılması zorunlu birikmiş faiz alacağını harçlandırıp dava konusu etmemiştir. Bu husus iki davalı açısından da geçerlidir. Ayrıca icra müdürlüğüne yapılan ödemede alınacak her türlü harç, masraf, icra ücreti vekaleti icra müdürlüğünce yapılacak işlem olup, mahkememiz yargılama alanı dışında olan ve gerekirse merciiye gidilebilecek bir husus olmakla; davalı ... yönünden açılan dava yerinde görülmemiştir.
Diğer davalının da tahsilde tekerrür olmamak üzere 20.000,00 TL ödenmiş olmakla bakiye 65.000,00 TL den sorumlu olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce verilen hüküm süresi içerisinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMI :
Mahkememizce verilen hükmü inceleyen Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2019/... Esas, 2020/... Karar ve 04/11/2020 tarihli kararı ile, "...1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın davalı araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın dayanağı olan icra takibinde davacının, 85.800,00 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarı olan 1.311,68 TL toplamından oluşan 87.111,68 TL için takip başlattığı ve her iki davalının tüm borç ve fer'ilerine itirazı üzerine duran takibe devam edebilmek için de eldeki davayı açtığı; ancak, icra takibindeki borca itirazından sonra (ve itirazın iptali davası açılmadan önce) davalı ... Sigorta'nın 20.000,00 TL'yi Ağustos 2012'de ödemiş olması nedeniyle, ... Sigorta 20.000,00 TL'nin faiz ve fer'ilerinden sorumlu olmak ve davalı ... 65.000,00 TL asıl alacak ile fer'ilerinden sorumlu olmak üzere itirazın iptali talepli eldeki davayı açtığı görülmektedir.
Mahkemece, takipten önce işlemiş faiz alacağı yönünden gerekli harç yatırılmadan davanın açılmış olması nedeniyle, işlemiş faiz alacağına ilişkin her iki davalıya yönelik istemin yerinde olmadığı; davalı ... Sigorta'nın ZMSS limiti gereği gerekli ödemeyi yapmış olması nedeniyle de, bu davalı hakkındaki istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle, yazılı biçimde hüküm tesis edilmiştir.
Davacının dava dilekçesindeki istemini ifade etme biçiminden, eldeki davada harca esas değerin 66.311,68 TL (65.000,00 TL asıl + 1.311,68 TL işlemiş faiz) olduğu ve bu miktara ilişkin dava peşin harcının 1.132,43 TL. olduğu; davacının, dava açarken yatırdığı harç (674,55 TL) ve eldeki davada yatması gereken harçtan mahsubu mümkün olan icra takibi başlatırken yatırdığı harç (435,50 TL) ile harç ikmali için süre verilmesi üzerine 19.06.2017 tarihinde tamamladığı 50,00 TL. harç toplamının 1.160,05 TL. olduğu (dava dilekçesine konu bedelin harcının fazlasıyla yatırıldığı) dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla, takip öncesi işlemiş faize ilişkin harcın yatmadığına ilişkin gerekçe yerinde olmamıştır.
İcra takibinden sonra, ancak eldeki itirazın iptali davasının açılmasından önce ... Sigorta'nın ödediği beyan edilen 20.000,00 TL'nin asıl alacakla ilgili olduğu poliçedeki limitin sadece kazadan kaynaklanan araç hasarına dair asıl alacağa ilişkin olması ve bu alacağın fer'ilerinin limit dahilinde değerlendirilemeyecek olması nedeniyle limit gereği ödeme yapan ... Sigorta'nın sorumluluğunun kalmadığına ilişkin mahkeme gerekçesi de yerinde olmamıştır.
Açıklanan tüm bu vakıalar karşısında mahkemece; davaya konu asıl alacak ve işlemiş faiz alacağı için yatması gereken harcın yattığı; davacının davalılara rücu hakkı bulunduğu kabul edildiğinden, icra takibi kapsamındaki 20.000,00 TL'lik asıl alacak bölümü ile bu miktara tekabül eden işlemiş faiz ve takip fer'ilerinden davalı ... Sigorta'nın da diğer davalı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu hususları gözetilerek, ... Sigorta'dan ödeme belgelerinin getirtilmesi ve sorumlu olacağı işlemiş faiz alacağının hesabı (bu alacaktan müteselsilen sorumlu olan diğer davalı ... için de ayrıca hesap yapılması) için ek rapor alınması suretiyle, davalıların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA..." şeklinde karar verilmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMADA :
Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak; ... plakalı aracın karıştığı 27/08/2011 tarihli kaza sonucu ... numaralı poliçe kapsamında yapılan ödemeye ilişkin belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce verilen 08/09/2022 tarihli 1 nolu ara kararı ile, dosyanın re'sen seçilen ... 'a tevdii ile; tüm dosya kapsamı ve Yargıtay 17.HD'nin 2019/... Esas ve 2020/... Karar sayılı bozma ilamı kapsamında rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 03/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalilardan ...'in , davacı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı bulunan aracın İkinci el bedeli 130.000.- TL'nin sovtajdan karşılanan 44.200-- TL kısmı düşüldükten sonra kalan (130.000— 44.200) — 85.800.-TL hasar bedeli için davacının davalılara rücuu hakkının bulunduğu, Davacı şirketin 85.800.- T- hasar bedelinin (64.200 - 44.200) — 20.000.-TL kısmını 23.12.2011 tarihinde, 65.800-TL kısmını da 30.12.2011 tarihinde sigortalıya ödediği anlaşılmakla takip tarihi itbarıyla talep edilebilecek alacak miktarının 85.800,00 TL asıl alacak ve 1.282,73'TL TL işlemiş faiz olmak üzere (85800,00 * 1.282,73) - 87.082,73 TL (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin asıl alacaktan sorumluluğu 20.000,00 TL, takip öncesi işlemiş fizden sorumluluğu 3215,48 TL olmak üzere takip tarihindeki sorumluluğunun 20.325 48 TL olmak üzere) olarak belirlenmiştir. Takipten sonra, ancak huzurdaki itirazın iptali davasının ikamesinden önce- 27.08.2022 tarihinde davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafindan ödendiği belirlenen 20.000- TL kısmi ödeme TBK. m.100 gereği öncelikle takip giderleri ve işlemiş faizlerden düşülerek yapılan hesaplama sonucu, takip safahatı itibarıyla belirlenmesi gereken tahsil harçları hariç olmak üzere huzurdaki dava tarihi itbarıyla bakiye alacağın 89.633,54 TLL ( ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 4.617,68 TL) olduğu..." şeklinde tespitler yapılmıştır.
Mahkememizce dosyanın raporu düzenleyen heyete tevdi ile gerek davalı sigorta vekilinin rapora yönelik itirazları ve gerekse de HMK 281/2 maddesi gereği Yargıtay bozma ilamının 2 .sayfasının 2 nolu bendinde yer alan hususlar ve bozma gerekçesi incelenmek üzere ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 09/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...a) Sayın Mahkemenin önceki kararını bozan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin bozma gerekçesinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğu açıkça belirtilmiş olup, tarafımızdan yapılan hesaplamada sigorta şirketinin sorumlu olduğu 20.000 TL'ye önce takip tarihine kadar, akabinde takip tarihinden ödeme tarihine kadar faiz işletilmiş olup, TBK. m. 100 gereği kısmi ödeme öncelikle takip giderleri ve işlemiş faizlerden düşülerek bakiye alacağa faiz hesaplandığında huzurdaki dava tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 4617,18 TL olduğu belirlenmiştir. Yapılan hesaplamalar Yargıtay bozmasında işaret edildiği doğrultuda yapılmış olup takdiri mahkemenize ait olmak üzere davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin kök rapordaki hesaplamalara yönelik itirazlarının hukuki ve fiili dayanağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin kök rapora karşı ileri sürdüğü ve hukuki değerlendirme gerektiren sair itirazlarının ise Sayın Mahkemenin takdirlerindedir.b) Sunduğumuz kök raporda arz edildiği üzere;&a) Davacı şirketin 85.800. T hasar bedelinin (64.200 - 44.200) — 20.000.-TL kısmını 23122011 tarihinde, 65.800.-TL kısmını da 30.12.2011 tarihinde sigortalıya ödediği anlaşılmakla davalı ...'den - takip tarihi itibarıyla talep edilebilecek alacak miktarının - 85.800,00 TL asıl alacak ve 1.282,73 TL TL işlemiş faiz olmak üzere 87.082,73 TL olduğu belirlenmiştir.bb) Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin asıl alacaktan sorumluluğu 20.000,00 TL, takip öncesi işlemiş faizden sorumluluğu 325,48 TL olmak üzere takip tarihindeki sorumluluğunun 20:325,48 TL olduğu belirlenmiştir.cc) Takipten sonra, ancak huzurdaki itirazın iptali davasının ikamesinden önce 27.08.2022 tarihinde davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından ödendiği belirlenen 20.000.- TL kısmi ödeme TBK. m. 100 gereği öncelikle takip giderleri ve işlemiş faizlerden düşülerek yapılan hesaplama sonucu, takip safahatı itibarıyla belirlenmesi gereken tahsil harçları hariç olmak üzere huzurdaki dava tarihi itibarıyla bakiye alacağın 89.633,54 TLL ( ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 4617,68 TL) olduğu tespit edilmiş olup yaptığımız hesaplamalar Yarğatay bozma ilamında işaret edilen doğrultuda yapılmış olup herhangi bir hesap hatası da içermediğinden kök rapora itiraz nedeniyle değiştirilmesine gerek..." şeklinde tespitler yapılmıştır.
Mahkememizce verilen 23/10/2023 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile, dosyada bozma ilamından sonra alınan hesap raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığı ve hesaplamalar yeterince açık olmadığından dosyanın yeni bir hesap bilirkişisine yalnızca davalı sigorta şirketinin dava tarihinden önce ödemiş olduğu bedel, taraf iddia ve savunmaları ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememize sunulan 26/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dosyadaki mübrez belgelerin tetkikinde davalı ... sigortanın itirazın iptal davasından önce 27.08.2012 tarihinde sigorta tazminatı olarak 20.000.00 TL ödeme yaptığı ancak iş bu miktarla ilgili olarak faiz ve ferileri için ödemenin yapılmadığı, ... sigortanın sorumluluğunun devam ettiği, tahakkuk edene faiz ve ferileri ile birlikte diğer davalının da (... ) sorumlu bulunmaktadır. Davalı ... sigorta 27.02.2012 takip tarihi itibari ile 285.00 TL, 27.08.2012 ödeme tarihi itibari ile 900.00 TL işlemiş faiz ferileri ile birlikte yukarıdaki tablada yer aldığı üzere bakiye borcunun 4.100.75 TL olduğu iş bu miktardan diğer davalıda müteselsil sorumlu bulunmaktadır. Öte yandan diğer davalı ... ise 27.02.2012 Takip tarihi ve 04.12.2013 dava tarihi itibari ile işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte tahakkuklar yukarıdaki tablolarda hesaplanmıştır. Davalı ... İçerin 04.12.2013 dava tarihi itibari ile bakiye borcunun 85.389.07 TL olduğu, davalı ... İçerin diğer davalı ... sigortanın işlemiş faizi ve ferilerinden de müteselsil sorumlu olduğu..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları kapsamında yapılan değerlendirmede;
Mahkememiz ilk kararının Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/... E., 2020/... K. Ve 04/11/2020 tarihli bozma ilamına uyulmakla yapılan yargılamasında; davalı sigorta şirketinin poliçe sorumluluk tutarının 20.000TL ana para ile sınırlı olduğu ve fer'ilerinden sorumlu olmadığına dair itirazlarına dava konusu poliçenin kaza başına sorumluluk tutarının icra takibinden sonra ödemenin yapılmış olması ve fer'ilerinin sorumluluk kapsamında olduğunun Yargıtay ilamı ve poliçe şartları kapsamında sabit olduğu anlaşılmakla itibar edilmemiştir.
Buna nedenle alınan 26/12/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin icra takibinden önce davalı sigorta şirketine başvurusu ve temerrrüdünün bulunmadığı, bu halde son ödeme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği, davalının ödeme tarihinden dava tarihine kadar işleyecek takip faiz ve fer'ileriyle birlikte davalı ... ile müştereken ve mütelsesilen olmak üzere toplam 4.100,75TL'den sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...'in aracın fiili hakimiyetinin kendisinde olmadığına dair iddiaları yönünden temyiz itirazları reddolunmuş ve buna ilişkin yapılan yargılama kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden değerlendirme yapılmamıştır.
Davacı vekilince Mahkememize sunulan 01/05/2017 tarihli dilekçesinde dava dilekçesinin yazımı esnasında 65.800TL yazılması gerekirken sehven 65.000TL olarak yazıldığı ve talebin 65.800TL üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin beyanda bulunduğu, bu miktar nedeniyle yatırılması gereken harcın 1.146,09TL olduğu ve Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere dava nedeniyle Mahkememize yatırılan toplam harç miktarının 1.650,05TL olduğu görülmekle davalı ... yönünden 65.800TL asıl alacak üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.
Bu davalı yönünden davalı Sigorta şirketince ödenen 20.000TL'den bakiye kalan 65.800TL asıl alacak ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 66.737,80TL üzerinden davanın kabulü gerekmiş olup, davacının takip tarihinden sonra yapılan rücuya tabii son ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve icra giderleri yönünden dava tarihine kadar toplam sorumluluğunun 85.389,07TL olduğu anlaşılmakla, Mahkememizde görülen davanın icra takibine itirazın iptali olduğu ve takipten sonra işleyecek fer'iler yönünden davanın niteliği gereği hüküm kurulması mümkün olmadığından davalı ...'in 66.737,80TL alacağa takipten sonra işleyecek faiz, icra masrafları ve vekalet ücretinden sorumluluğuna ilişkin hükümde değerlendirme yapılmamış, ancak davalı Sigorta şirketinin takipten sonra ödeme tarihine kadar işleyen fer'ilerden sorumluluğu nedeniyle açılan dava nedeniyle bu davalının fer'iler yönünden ödeme tarihi olan 27/08/2012 tarihine kadar yalnızca 4.100,75TL'sinden müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğuna dair hüküm kurulması gerekliliği karşısında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasına yapılan itirazlarının iptali ile davalılardan ...'in itirazının 65.800 TL asıl alacak, 937,65TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 66.737,80TL üzerinden, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin itirazının takip öncesi 285,00 TL işlemiş faiz ile sınırlı olmak üzere iptaline,
-Takip tarihinden ilk dava tarihine kadar oluşan icra masraf ve giderlerine ilişkin olarak davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun haricen ödeme tarihi olan 27.08.2012 tarihine kadar olan 900,00TL işlemiş faiz, 2.484,20TL vekalet ücreti, 481,55TL masraf ile sınırlı olmak üzere diğer takip borçluları ile müştereken ve müteselsilen ve ödeme tarihinde bu miktarlar üzerinden hesaplanacak sorumluluk ile devamına,
-Takibin tüm davalılar yönünden takip tarihinden itibaren yasal faiz üzerinden ve belirtilen şartlarla devamına,
2- 26/12/2023 tarihli hesap bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,
3-Alınması gereken 4.558,80 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 674,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.383,45 TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye GELİR YAZILMASINA,
-Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 674,55 TL harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinden 24,30 TL başvurma harcı, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 7.470,00 TL olmak üzere toplam: 7.494,30 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davanın kabul ve ret oranına göre davalı ... Sigorta A.Ş'nin bu miktarın 449,64 TL'sinden sorumlu tutulmasına, ),
5-Davalı ... tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı ... Sigorta A.Ş davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla ; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre hesaplanan 4.100,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya VERİLMESİNE,
7-HMK 120. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
8-HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yanın yokluğunda, HMK'nun 6723 sayılı Kanunla değişik 341/1 vd. maddeleri uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İSTANBUL BÖLGE ADLİYESİ MAHKEMESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE karar verildi.04.03.2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır