T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/270 Esas
KARAR NO :2024/292
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:18/09/2014
KARAR TARİHİ:20/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının .... Noterliğinin 07/03/2011 tarih ve ... yevmiye numarasıyla keşide ettiği ihtarnameyle taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, davacının sadece ... hizmeti sağlamadığını, sözleşmenin 3. maddesinde öngörülen bütün hizmetleri ifa etmekte olduğunu, tenis faaliyetlerinin davalının yükümlülüğünde olduğunu, bu bağlamda sözleşmede ön görülen turnuva için ... Müdürlüğü tarafından ... Spor Salonlarının tahsis edildiği ve bu salondaki tasarruf yetkisinin ... Müdürlüğüne ait olduğu yönündeki iddiasının sözleşmenin feshine haklı bir neden oluşturmadığını, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca sözleşmenin haklı neden olmaksızın süresinden önce feshi durumunda kararlaştırılan ödemelerin yapılması gerektiğini, bu bağlamda 2009-2014 yılları arasında yapılacak her bir ... ... ... için 33.000 Euro + KDV tutarındaki organizasyon hizmet bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğini, ayrıca sözleşme uyarınca fiilen yapılan giderlerin de davacıya ödenmesinin zorunlu olduğunu, davcının davalı Federasyon ile yapılan anlaşmaya istinaden bir çok firma ile sözleşmeler ve masraflar yaptığını belirterek, davalı Federasyonun taraflar arasındaki sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı olarak feshetmesi nedeniyle sözleşmenin 5, 6/2 ve 10/1 maddelerine istinaden oluşan tazminat haklarının şimdilik 10.000,00 TL'sinin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 01/06/2009 tarihinde imzalanan sözleşmenin imza tarihinde ... Turnuvasını Türkiye'de düzenleme yetkisinin davalı Federasyon da olduğuna dair hiçbir hukuki anlaşma olmadığı, diğer bir deyişle, dava konusu uyuşmazlığın kaynağı olan Sözleşme ... Şampiyonası bakımından, davalının şampiyonanın hukuken yüklenicisi olmadan imzaladığı, yapılan fesih ihbarının sözleşmenin 10.maddesine dayanmakla haklı bir fesih olduğu, davalı tarafın talepleri sebepsiz zenginleşmeye neden olacak nitelikte olduğu, davacının 2010 yılından itibaren düzenlenmeyen ... ... Turnuva bedellerini talep etmesinin de sebepsiz zenginleşmeye neden olacak haksız bir talep olduğu, tüm bu nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının, davalı Federasyon ile arasındaki mün'akid sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı olarak feshetmesi sebebiyle şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili 07/06/2013 harç tarihli dilekçesi ile, netice-i talebi116.820 Euro'nun her bir organizasyon açısından, ödeme yapılması gereken tarihlerden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 2014 dönemi organizasyonunun İstanbul'da yapılacak olması, ancak organizasyon hizmetinin müvekkilinine verilmemesi durumunda davalı Federasyonun bu dönem içinde müvekkiline karşı sorumlu olduğunun hükme bağlanmasının karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ... sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda 25/09/2014 tarihinde; davanın anılan miktar yönünden kabulüne, ancak davanın açıldığı tarihten sonraki döneme (2014) ilişkin tespit isteminin, usul hükümlerine uygun bulunmamakla, dava tarihi itibariyle talep yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 12/10/2016 tarih ve 2015/26002 Esas, 2016/18343 Karar sayılı ilamıyla; "Dosya kapsamı incelendiğinde, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalının 2009-2010 yılarına ilişkin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu anlaşılmaktadır. O halde uyuşmazlık, 2011-2014 yılları için davacının talep hakkının olup olmadığı ve varsa miktarının ne olacağıdır. Davalının savunmalarında, 2010 yılından sonra turnuva yapılmadığından bahsedilmektedir. Oysa bu husus dosyada araştırılmamış durumdadır. Davaya konu sözleşmenin 5. maddesinde "yapılacak" turnuvalardan bahsedildiğine göre ve 6. maddede de 5. maddeye atıfta bulunulduğuna göre, öncelikle turnuva yapılıp yapılmadığının tespiti ve sonucuna göre davacının sözleşmede belirtilen tazminatlara hak kazanıp kazanmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı lehine bozulmasına" karar verilmiştir. Bozma ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuşsa da Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 10/05/2018 tarihli ve 2017/1542 Esas, 2018/5690 Karar sayılı kararıyla; "Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440, maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine" karar verilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuş ve ve bu kapsamda uyulan bozma ilamı gerekçesi de değerlendirilmek suretiyle bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
19/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı tarafın sözleşmeyi haklı bir nedene dayanmadan feshettiğinden taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde yer alan ücret kesintisiz bir şekilde cezai şart tazminatı olarak davacıya ödemesi gerektiği, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi uyarınca talep edebileceği ceza şarttan kaynaklanan tazminat miktarının (2011-2014 yılları dikkate alınarak) toplamda 4*33.000 Euro+KDV olduğu kanaatine varıldığı" bildirilerek oy çokluğuyla rapor sunulmuş, bilirkişi heyetindeki Dr. Öğretim Üyesi... taraflar arasında kararlaştırılan ve 132.000 Euro+KDV olarak hesaplanan cezai tazminat tutarından %70 oranında indirim yapılması gerektiği, %30'luk tutarın (39.600 Euro+KDV)'nin davacı şirketin sözleşme dolayısıyla uğrayabileceği mağduriyeti karşılayacağı düşüncesinde olduğunu bildirerek heyet görüşüne muhalif kalmıştır.
Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususların araştırılması neticesinde 12/07/2019 tarihinde ...sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda; taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın bu miktar yönünden kabulüne, ancak davanın açıldığı tarihten sonraki döneme (2014) ilişkin tespit isteminin, usul hükümlerine uygun bulunmamakla, dava tarihi itibariyle talep yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 01/12/2020 tarih ve 2020/8073 Esas, 2020/7220 Karar sayılı ilamıyla; "Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. Eldeki davada, davacı, davalının sözleşmeyi haksız feshettiği iddiasıyla, sözleşmenin 5, 6/2 ve 10/1 maddelerine istinaden oluşan tazminat haklarını talep etmektedir. Davalı, sözleşmenin haksız feshedilmediğini, ... tarafından 2011-2013 yılları arasında yapılacak olan ... Tenis turnuvaları için ... Spor Salonunun tahsis edildiğini, söz konusu spor salonunda hali hazırda bir skorboard sistemi bulunmakta olup salondaki her türlü tasarruf yetkisinin ...'ne ait olduğunu, bu nedenle sözleşmenin feshinin sözleşmenin 10. maddesinde değinilen mücbir sebeplerden olduğunu, ayrıca 2010 yılından itibaren düzenlenmeyen ... ... Turnuva bedellerinin talep edilmesinin de sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını savunmuştur. Taraflar arasında "... ... (2009-2014) ... Tenis Turnuvaları Sözleşme" başlıklı 01.06.2009 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin konusunun ... Federasyonuna ait 2009-2014 yılları arasında gerçekleştirilecek ... ... ... ve 2011-2013 ... Tenis Turnuvalarında elektronik skor takip tablosu ve aksesuarların davacı tarafından temini organizasyonu olarak belirtildiği, sözleşmenin 5. maddesinde "4.1.1 ve 4.1.2'de belirtilen maddelerin ... tarafından yerine getirilmesi kaydıyla, ... tarafından ...'a 2009-2014 yılları arasında yapılacak her bir ... ... ... için 33.000 Euro + KDV organizasyon hizmet bedeli ödenecektir. Ayrıca ... 2011-2013 yılları arasında yapılacak her bir ... Turnuvası için ... ile karşılıklı mütabakat yaparak belirlenecek ekipmanların kullanım bedellerinde %15 indirim yapacaktır. Ödemenin 2/3'si her turnuva başlangıcına 15 gün kala, geri kalan 1/3'i turnuva bitiminden sonraki 7 gün içerisinde ... tarafından ödenecektir.", 6. maddesinde "Herhangi bir mücbir sebep (Force Majeure) dışında ... tarafından kaynaklanan bir nedenle organizasyonun yapılamaması halinde, o tarihe kadar fiilen yapılmış giderler ... tarafından ...'a ödenir. Sözleşmenin ... tarafından herhangi bir yasal, haklı neden olmaksızın süresinden önce, tek yanlı feshedilmesi durumunda madde 5'teki ödemeler, ... tarafından kesintisiz olarak yapılmak durumundadır" denilmiş; 10. maddede ise mücbir sebepler "hava muhalefetleri, tabii afetler, sivil ayaklanmalar, ülke çapında veya lokal grevler, devlet mevzuatındaki değişiklikler, felaketler, taraflardan herhangi birinin kontrolünde olmayan haller" olarak sayılmıştır. Sözleşmenin konusu ve özellikle 5. maddesinden ...ve ... Tenis Turnuvası adı altında düzenlenen iki farklı tenis turnuvası olduğu, ... ... ... Tenis Turnuvasına ilişkin ödeme usulünün sözleşmenin 5/1 maddesinde, ... Tenis Turnuvasına ilişkin ödeme usulünün ise 5/2 maddesinde düzenlendiği anlaşılmıştır. ... Federasyonunun 12.04.2018 tarihli yazısında, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında ... Tenis Turnuvasının, 2014 yılında ... Turnuvasının gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Mahkemece, her ne kadar ... tarafından düzenlenen 12.04.2018 tarihli yazı esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, sözleşmenin 5. maddesinden açıkça anlaşıldığı üzere ...ve ... Tenis Turnuvası adı altında düzenlenen iki farklı tenis turnuvası olduğu gözetilmeden, sözleşmenin yukarıda açıklanan 5. ve 6. madde hükümleri bertaraf edildiği gibi, ayrıca dava konusu sözleşmenin fesih tarihinden itibaren sözleşme süresi sonuna kadarki dönemde davacının herhangi bir masraf yapmamak suretiyle tasarrufta bulunduğu, davaya konu dönemde başka işlerden elde edebileceği kazançlar ile elde etmeyi ihlal ettiği semereler nazara alınarak, hak ve nesafet ilkeleri doğrultusunda hesaplanan alacaktan makul oranda indirim yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Davacı, dava dilekçesi ile 2009-2014 dönemleri için sözleşmenin fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiştir. Sözleşmenin fesih tarihinin 07.03.2011 olduğu, davacının davadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğü iddia ve ispat edilmediği gibi fesih tarihinden sonraki dönem için de fesih tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği gözetilmeden, hüküm altına alınan miktara fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına bozulmasına," karar verilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuş ve ve bu kapsamda uyulan bozma ilamı gerekçesi de değerlendirilmek suretiyle bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
18/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı sadece skorboard hizmeti değil sözleşmenin 3.maddesinde detaylı olarak belirlenmiş olan diğer hizmetleri de yüklenmiş durumdadır. İncelendiği üzere davalı iddiasının aksine davacı sadece skorboard hizmeti değil geniş kapsamlı bir organizasyon işini yüklenmiş olup, Sözleşmenin 5. maddesi gereği olarak 2009-2014 yılları arasında yapılacak her bir ... ... ... için 33.000 euro+kdv Organizasyon hizmet bedelini hakkettiği, Sözleşmenin taraflarının; ... ve ... olduğu dikkate alındığında, ayrıca Sözleşmenin konusunun “.....’na ait 2009-2014 yılları arasında gerçekleştirilecek ... ... ... ve 2011-2013 ... Tenis Turnuvalarında Elektronik Skor Takip Tablosu ve Aksesuarların ... tarafından temini organizasyonudur” denildiğinden de anlaşılacağı üzere turnuvaların kendisine ait olduğu bizzat Davalı tarafından belirtilmiş olduğundan, davalının iddiasında yer alan ve tasarruf yetkisinin kendisinde olmadığı yönündeki iddiasının haklı olmadığı, Davacının 21/03/2011 tarihli olarak T.C ... Yedinci Noterliğinden ... nolu olarak keşide etmiş olduğu İhtarname ile Davalının Temerrüde düşürülmüş olduğu, davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilecek tutar için haksız olduğu kanaatinde olduğumuz 07/03/2011 tarihli fesihten itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizinin hesaplanmasının uygun olacağı, Sözleşmenin feshi sonucunda 4 yıl hizmet verememekten dolayı 2009 yılında % 3,60 ve 2010 yılında % 3,64 ciro katkısı olan işin kaybına uğrayan Davacının cirosunun, sonraki hizmet veremediği 4 yılda ortalama % 19 oranında artmış olduğu dikkate alındığında satış yönünden zarara uğramadığı, boşa çıkan zamanında başka işler bulabildiği, davacının sözleşmeden kaynaklı talep edebileceği toplam 132.000 euro tutar, hak ve nefaset ilkeleri doğrultusunda 98.163,69 euro indirime tabi tutularak, Davalıdan alınıp Davacıya ödenmesi gereken tutarın 33.836,31 euro olarak hesaplanabileceği, Sözleşme yönünden yapılan inceleme neticesinde; Davacının ...için talep edebileceği ceza koşulu alacağı bulunmadığı, 2011 ve 2012 yılları ... Tenis Turnuvasına ilişkin olarak sözleşme kapsamında talep edilebilecek ekipmanların kullanım bedelleri işlerdeki teamüllere göre tespit edilerek % 15 indirim uygulanmak suretiyle davacının ceza koşulu alacağının belirlenebileceği, kullanım bedellerinin Türk Lirası üzerinden belirlenmesi gerektiği, Davalının 2011 yılına ilişkin ödemenin 2/3’ü için 10 Ekim 2011, 1/3’ü için 7 Kasım 2011, 2012 yılına ilişkin ödemenin 2/3’ü için 8 Ekim 2012, 1/3’ü için 5 Kasım 2012 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü, 3095 sayılı Kanun madde 1 kapsamında adi işlere uygulanan faizin işletilmesi gerektiği yönünde" tespitlerde bulunulmuştur.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, tarafların itirazda bulunması ve sözleşmeler alanında uzman bilirkişinin ... Tenis Turnuvası kapsamındaki ceza koşuluna ilişkin tespitlerine yönelik olarak dosya da görevlendirilen teknik ve sektör bilirkişileri tarafından herhangi bir hesaplama yapılmadığı, bu bağlamda raporun mevcut haliyle uyuşmazlığın aydınlatılması bakımından yeterli olmadığı anlaşılmakla bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına karar verilmiş ve kök ve ek raporlardaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığını bildirmişlerdir.
Mahkememizce alınan ek raporun ara kararımızı karşılar mahiyette olmadığından yeniden alınan ek rapor ile kök ve ek raporlardaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığını bildirmişlerdir.
Tarafların itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş ve alınan 08/01/2024 tarihli raporda; "Kök Rapor, 1.ek rapor ve 2. ek rapor sonuç ve kanaatlerimiz konusunda yapılan beyanların tekraren yapılmış olması nedeniyle, raporlarımızın yeterince irdelenmemiş olabileceği, kök rapor, 1.ek rapor ve 2.Ek rapor sonuç ve kanaatlerimiz konusunda yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, kanaatlerimizde değişiklik yapılmasını gerektiren bir husus bulunmadığı, indirim tutarı hesaplamamızda tahmini değil gerçek mali veriler kullanılmış olması nedeniyle her zaman ispat edilebilir mahiyette olduğu, hesaplanan indirim tutarının Yargıtay Bozma kararı sonrasında dosyaya girmiş olan önceki bilirkişi ayık bilirkişi raporu sonucu ile de oran olarak yakın olduğu, ancak bizim hesaplamamızın tahmini değil verilere dayalı olarak yapılmış olduğu, Davacının sözleşmeden kaynaklı talep edebileceği toplam 132.000 euro tutar, hak ve nefaset ilkeleri doğrultusunda 98.163,69 euro indirime tabi tutularak, Davalıdan alınıp Davacıya ödenmesi gereken tutarın 33.836,31 euro olarak hesaplanabileceği, Sözleşmenin feshi sonucunda 4 yıl hizmet verememekten dolayı 2009 yılında % 3,60 ve 2010 yılında % 3,64 ciro katkısı olan işin kaybına uğrayan Davacının cirosunun, sonraki hizmet veremediği 4 yılda ortalama % 19 oranında artmış olduğu dikkate alındığında satış yönünden zarara uğramadığı, boşa çıkan zamanında başka işler bulabildiği, davacının 21/03/2011 tarihli olarak T.C ... Yedinci Noterliğinden ... nolu olarak keşide etmiş olduğu İhtarname ile Davalının Temerrüde düşürülmüş olduğu, davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilecek tutar için haksız olduğu kanaatinde olduğumuz 07/03/2011 tarihli fesihten itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizinin hesaplanmasının uygun olacağı, Davacının talebinin de bu yönde olduğu, Ancak kanaatimizin hukuka uygun değilse, Yargıtay Bozma ilamında ifade edildiği üzere faiz başlangıcını dava tarihi olarak dikkate almanın takdir yetkisi sayın Mahkemeye aittir. sözleşmenin taraflarının; ... ve ... olduğu dikkate alındığında, ayrıca Sözleşmenin konusunun “.....’na ait 2009-2014 yılları arasında gerçekleştirilecek ... ... ... ve 2011-2013 ... Tenis Turnuvalarında Elektronik Skor Takip Tablosu ve Aksesuarların ... tarafından temini organizasyonudur” denildiğinden de anlaşılacağı üzere turnuvaların kendisine ait olduğu bizzat davalı tarafından belirtilmiş olduğundan, davalının iddiasında yer alan ve tasarruf yetkisinin kendisinde olmadığı yönündeki iddiasının haklı olmadığı, Bilirkişi uzmanlık alanımız kapsamında davalının ... Turnuvası için alınan hizmetin bedelinin ne kadar olacağı sorusunu cevaplamamızın mümkün olmadığı, Önceki raporlarımızda sözleşme yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeler başlığı altında yapılan tespitlerin aynen geçerli olduğu, bu bağlamda sonuç olarak; davacının ...için talep edebileceği ceza koşulu alacağı bulunmadığı, 2011 ve 2012 yılları ... Tenis Turnuvasına ilişkin olarak sözleşme kapsamında talep edilebilecek ekipmanların kullanım bedelleri işlerdeki teamüllere göre tespit edilerek % 15 indirim uygulanmak suretiyle davacının ceza koşulu alacağının belirlenebileceği, kullanım bedellerinin Türk Lirası üzerinden belirlenmesi gerektiği, davalının 2011 yılına ilişkin ödemenin 2/3’ü için 10 Ekim 2011, 1/3’ü için 7 Kasım 2011, 2012 yılına ilişkin ödemenin 2/3’ü için 8 Ekim 2012, 1/3’ü için 5 Kasım 2012 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü, 3095 sayılı Kanun madde 1 kapsamında adi işlere uygulanan faizin işletilmesi gerektiği" şeklinde tespitlerde bulunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Taraflar arasında ... ... (2009-2014) ... Tenis Turnuvaları Sözleşme" başlıklı 01.06.2009 tarihli sözleşme imzalandığı, davacı tarafın, davalının sözleşmeyi 07/03/2011 tarihinde feshettiği iddiasıyla, sözleşmenin 5, 6/2 ve 10/1 maddelerine istinaden tazminat isteminde bulunduğu, sözleşmenin 5. maddesinde hizmet ücreti olarak her bir yıl için 33.000 Euro+KDV tutarı öngörüldüğü, 6. Maddesinde ise "Herhangi bir mücbir sebep (...) dışında ... tarafından kaynaklanan bir nedenle organizasyonun yapılamaması halinde, o tarihe kadar fiilen yapılmış giderler ... tarafından ...'a ödenir. Sözleşmenin ... tarafından herhangi bir yasal, haklı neden olmaksızın süresinden önce, tek yanlı feshedilmesi durumunda madde 5'teki ödemeler, ... tarafından kesintisiz olarak yapılmak durumundadır" şeklinde hüküm bulunduğu, mücbir sebeplerin sözleşmenin 10. Maddesinde "hava muhalefetleri, tabii afetler, sivil ayaklanmalar, ülke çapında veya lokal grevler, devlet mevzuatındaki değişiklikler, felaketler, taraflardan herhangi birinin kontrolünde olmayan haller" şeklinde sıralandığı, ... Federasyonunun 12.04.2018 tarihli yazısına göre 2011, 2012 ve 2013 yıllarında ... Tenis Turnuvasının, 2014 yılında ... Turnuvasının gerçekleştirildiği, bu haliyle sözleşmenin 5. maddesinden açıkça anlaşıldığı üzere ...ve ... Tenis Turnuvası adı altında düzenlenen iki farklı tenis turnuvası olduğu, turnuvaların kendisine ait olduğu bizzat davalı tarafından da bu şekilde belirtildiği, davalının tasarruf yetkisinin kendisinde olmadığı yönündeki beyanının dosya kapsamı ile uyumlu olmadığının anlaşıldığı, her ne kadar sözleşmenin fesih tarihinin 07.03.2011 olsa da, davacının davadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği, sözleşmenin feshi sonucunda 4 yıl hizmet verememekten dolayı 2009 yılında % 3,60 ve 2010 yılında % 3,64 ciro katkısı olan işin kaybına uğrayan davacının cirosunun, sonraki hizmet veremediği 4 yılda ortalama % 19 oranında artmış olduğu dikkate alındığında satış yönünden zarara uğramadığı, boşa çıkan zamanında başka işler bulabildiği, davacının sözleşmeden kaynaklı talep edebileceği toplam 132.000,00 euro tutar, hak ve nefaset ilkeleri doğrultusunda 98.163,69 euro indirime tabi tutularak, davalıdan alınıp davacıya ödenmesi gereken tutarın 33.836,31 euro olarak bilirkişi tarafından hesaplanmakla, hesaplanan miktarın mahkememizce de uygun olduğunun değerlendirilmesi yapıldığı, haksız anlaşılmakla, hesaplanan miktar yönünden davanın Yargıtay bozma kararına uygun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Her ne kadar kısa kararda " HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere" denilmiş ise de; dosyanın evveliyatının Yargıtay aşamalarından geçtiği anlaşıldığından, maddi hatanın ise her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan, kısa karardaki "HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere" yazılan kısmın "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere" olarak düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla, takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurma gereği hasıl olmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; takdiren 33.836,31 Euro alacağın 19/10/2011 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istem ve taleplerin REDDİNE,
2-Alınması gereken 5.917,08-TL nispi karar ve ilam harcının 14/10/2019 tarih 2019/408 harç no ile yatırılan 15.769,10 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 9.852,02 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,
3-Davacının yaptığı bozma öncesi yapılan 1.765,20 TL, bozma sonrası yapılan 287,30 TL posta gideri, 27.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 29.552,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 (onbeş) günlük yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile YARGITAY nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
20/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!