T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/179 Esas
KARAR NO :2024/469
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:24/02/2015
KARAR TARİHİ:28/05/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı şirkete ZMM poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın, 08.03.2012 tarihinde tek taraflı meydana gelen trafik kazası sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacının yaranlandığını ve sakat kaldığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, müvekkilinin malul olması sebebiyle davalı tarafından tanzim edilen poliçe kapsamında kaza tarihinde kişi başına olan teminat çerçevesinde teminat miktarı ödemesi yapılması için başvuruda bulunulduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçeye göre teminatın, sakatlanma kişi başı 200.000.-TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, bu sebeple, poliçe sorumluluklarının bulunmadığını, geçici ve sürekli sakatlık durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, usulüne uygun başvuruda bulunulmadığından temerrüt koşullarının oluşmadığını, haksız fiilden kaynaklanan olay nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
G E R E K Ç E /
Dava; 08.03.2012 tarihinde dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanmasından dolayı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce 2015/217 esas ve 2017/529 karar sayılı 03/07/2017 tarihli kararı ile, "Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.
Somut olayda hukuki ihtilaf davacının kaza nedeni ile maluliyetinin bulunup bulunmadığı, oranı, kusur durumu ve talep edebileceği tazminat miktarı noktasındadır.
Davacının tedavi gördüğü tüm tıbbi kuruluşlardan toplanan tedavi belgeleri kapsamında tekrar muayene edilerek aldırılan Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğü'nün 4.3.2016 tarihli raporuna göre ;davacının demirci ustası olarak meslekte kazanma gücünü %7,2 oranında kaybettiği anlaşılmıştır.
Kusur ve tazminat hesabı yönünden alınan raporda; ehliyetsiz sürücü dava dışı ...'ün aracında yolcu olarak bulunan davacının yaralanması olayında hız kurallarına riayet etmeyen, manevra kurallarına riayet etmeyen ehliyetsiz dava dışı sürücünün olayda tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Ticari bir taşıma sözkonusu olmadığı nedenle olayda hatır taşımasından da söz etmek mümkün değildir.Bir başka anlatımla " hatır taşımacılığı" bir taşımanın aslında ücret karşılığı yapılması gerekirken hatıra ve yakınlığa istinaden ücret alınmaması " halidir. Arkadaş olan davacı ve dava dışı araç sürücüsünün birlikte aynı araçta bulunması hatır taşıması için yeterli karine değildir. Sürücünün davacıyı aslında ücret karşılığı taşıması gerekirken hatıra binaen ücret almadan taşımısı gibi bir durum olmalıdır. Örneğin ticari taksi, minibüs otobüs gibi ticari amaçla kullanılan bir araç ve taşımacılık bulunmalıdır. Aksi takdirde her araç yolculuğunu eğer ticari değilse hatır taşıması olarak nitelendirmek mümkün hale gelir ki, yasanın amacı bu değildir.
Davacının dava dışı sürücünün ehliyetinin bulunmadığını bildiğine ilişkin bir beyan ve delil de bulunmamaktadır. Bu nedenle tazminatta indirime gidilmemiştir.
Davacının kusursuz oluşuna ve belirlenen maluliyet oranına göre yapılan hesaplamada kanıtlanabilen maddi tazminat 53.239,21 TL olmakla, ve davacının davalı şirkete davadan önce başvuru tarihi 1.4.2014 tarihi olmakla 8 iş günü sonrası 14.4.2014 tarihi temerrüd tarihi olarak kabul edilip davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle,
Davanın ıslah dilekçesi de dikkate alınarak KABULÜ ile, 52.239,21 TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, temerrüt tarihi olan 14/04/2014 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davalı vekili tarafından istinaf talebi bulunması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2019/271 esas ve 2021/183 karar sayılı 09/02/2021 tarihli kararı ile "Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. HMK'nın 298/2.maddesi gereğince, gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. HGK'nın 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010-108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; "Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.” Yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı ilamında mahkeme kararında çelişki bulunması halinde bunun mutlak bozma nedeni olacağı belirtilmiştir.
Hüküm ve gerekçenin çelişkili olması halinde yasaya uygun biçimde, gerekçeyi içeren bir hüküm olduğundan söz edilemez. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması, Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.
İlk Derece Mahkemesince, kısa kararda "Davanın ıslah dilekçesi de dikkate alınarak Kabulü ile, 53.239,21 TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, temerrüt tarihi olan 14/04/2014 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, " karar verilmiştir. Ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında "Davanın ıslah dilekçesi de dikkate alınarak Kabulü ile, 52.239,21 TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, temerrüt tarihi olan 14/04/2014 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına," karar verildiği belirtilmiş ve bu suretle kabul edilen tazminat miktarında, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu yönüyle, karar yukarıda açıklanan Anayasa, usul ve yasa kurallarına aykırılık teşkil etmektedir.
Kabule göre de;
Davalı vekili süresinden sonra cevap dilekçesi vermiş ayrıca yine cevap süresinde müteveffanın hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre, usulden değil esastan yapılan değerlendirme ile hatır taşımasının uygulanmamış olmasında, sonuç olarak usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir.
Davacının kaza yapan dava dışı sürücü ... ile arkadaş olmakla birlikte, soruşturma aşamasında davacının ve sürücü ...'ün alınan ifadelerinde davacının, arkadaşının kullandığı araca sürücü belgesi olmadığını bilerek bindiği yönünde beyanda bulunmadıkları gibi dosya kapsamına göre de davacının sürücünün ehliyetsiz olduğunu bilerek araca bindiği ispat edilemediğine göre mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünden tek adli tıp uzmanı imzalı ve olay tarihinde geçerli olmayan yönetmelik hükümlerine göre alınmış maluliyet raporuna dayalı aktüerya hesabı yaptırılarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde Mahkemece yapılması gereken, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı iyileşme süresi, kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı yine davacıdaki görme kusurunun kaza ile illiyetli olup olmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınmalı, bu raporun sonucuna göre aktüerya bilirkişisinden yeniden rapor alınarak sonucuna göre değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm oluşturulmalıdır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmesi için mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz İstinaf Mahkemesi kararı ile bağlı olduğundan İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda gerekli araştırmalar yapılmış, maluliyete ve aktüer hesaba ilişkin raporlar alınmıştır.
Maluliyete ilişkin olarak Adli tıp 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 25/04/2023 tarihli ATK raporunda özetle; 1. ... Hastanesi’nin 05/07/2011 tarih, 1387 nolu raporunda; “Şikayeti: her iki gözde kayma ve az görme Hikayesi: Hasta şikayetlerinin doğuştan olduğunu ifade ediyor. Yapılan muayenedeher iki göz 20 derece alternan ekzotropya mevcut. Biomikroskopi bilateral tabiidir. Oftalmoskopi: Bilateral tabiidir. Skiyoskopide sağdan +2.75 (+3.50x90) soldan +2.75 (+1.0x120) refle alınıyor. Görmeler tashihle sağda 0.2 solda 0.3 düzeyindedir.” Şeklinde kayıtlı olduğunu, 2. ... Devlet Hastanesi’nin 08/03/2012 tarihli ... protokol nolu raporunda ve acil polikliniği hasta sevk formunda; araç içi trafik kazası sonrası genel durumunun iyi, GKS:15 olduğu, pnömotoraks olduğunu, BT’ye giderken genel durumunun bozulduğunu, sözel olarak temporal fraktür olduğu söylendiğini, otore, kulakta kanama mevcut olduğunu, bilinci kapalı olduğunu, mastoid fraktürü olduğunu, toreks tüpü takıldığını, entübe edildiğini, yoğun bakım ihtiyacı nedeniyle sevk edildiğini, 08/03/2012 çekim tarihli toraks BT raporunda; “Sağda gögüs duvarında cilt altında ve mediastende yaygın hava imajları dikkati çekmiştir. Solda hafif derecede olmak üzere her iki tarafta pnömotoraks mevcut olup sağ akciğerde belirgin volüm kaybı dikkati çekmiştir. Ayrıca sağ akciğerde üst lob apical segment dışında yaygın konsolidasyon sahaları ve buzlu cam görünümü izlenmiş olup travma öyküsü olan olguda bulgular kontüzyon açısından anlamlıdır. Hareket artefaktı nedeniyle net olmayan değerlendirmede izlenebildiği kadarıyla kemik yapılarda travmatik patoloji saptanmamıştır. Plevral effüzyon ya da kalınlaşma gözlenmemiştir.” Şeklinde, 08/03/2012 çekim tarihli tüm batın BT raporunda; sağ posterolateral kısımda cilt altında yaygın hava imajları izlendiği dışında akut travmatik patoloji tanımlanmadığını, 08/03/2012 çekim tarihli servikal BT raporunda; akut travmatik patoloji tanımlanmadığı, 08/03/2012 çekim tarihli kranial BT raporunda; “Hareket artefaktı nedeniyle incelemenin tanısal değeri kısıtlıdır. Sağ temporal kemikte nondeplase fraktür hattı izlenmiştir. Ayrıca frontal kemik sağ yarımında da tek kesitte izlenen şüpheli fraktür hattı dikkati çekmiştir. Sağ temporal bölgede kalnlıgı 7 mm'ye ulaşan epidural hematom ile uyumlu olabilecek şüpheli hiperdens alan dikkati çekmiştir. Mastoid sellülerin aerasyonları tabiidir. Sağ maksiller ve sinefoid sinüste seviye oluşturan yumuşak doku değerleri dikkati çekmiştir. Hareket artefaktı nedeniyle net olmayan değerlendirmede nazal kemikte şüpheli fraktür hattı izlenmiştir. Klinik gereklilik halinde olgunun Maksillofasial BT ile değerlendirilmesi önerilir…” şeklinde kayıtlı olduğunu, 3. ... Hastanesi’nin 23/03/2012 tarih, 40118 nolu epikrizinde; araç içi trafik kazası sonrasında 08/03/2012 tarihinde epidural kanama, travmatik serebral ödem, konküzyon, postkontüzyonel sendrom, travmatik hemopnömotoraks, toraks kontüzyonu, mandibulanın kırığı, servikal vertebra diğer tanımlanmamış kırığı, pnömoni, ARDS tanılarıyla yatırıldığı, toraks tüpü, otore, epidural hematom, frontal lob anterior kortikal-subkortikal parankimal hemoraji kontüzyon, sağ lateral ventriküler sistem komprese, mandibula sağ paramedian komplet fraktür, sağ 1. Servikal kot posterior fraktür, T1 sağ transvers proçes fraktürü mevcut olduğunu, medikal tedavi verildiğini, 23/03/2012 de kontrol BT çektirmek koşuluyla YB tedavisi tamamlanan hastanın salahla taburcu edildiğini, 4. ... Devlet Hastanesi’nin 16/04/2012 tarihli hasta bilgi formunda; “Tanı: depresif nöbet, tanımlanmamış normal poliklinik muayesi” şeklinde kayıtlı olduğunu, 5. ... Devlet Hastanesi’nin 17/04/2012 tarihli kranial MR raporunda; koku ve tadın diğer ve tanımlanmamış bozuklukları tanısıyla çekilen MR’da patolojik bulgu tanımlanmadığını, 6. ... Hastanesi’nin 17/03/2014 tarih, ... protokol nolu maksillofasial tomografi raporunda; “Septum nazi sola deviyedir Solda kemik şupur alt konkaya bası oluşturmaktadır. Alt konkalar, nazal kavite ve nazal septum düzeyinde polipoid mukozal kalınlaşma görünümü izlenmektedir. Diğer paranazal sinüs aerasyonları tabii görünümdedir. Maksilla ve mandibulada kemik yapıların kortiko medüller yoğunlukları normal izlenmiştir. Maksilla ve mandibulada maloklüzyon bulgusu izlenmemiştir. Zigomatik arklar normaldir. Orbitayı çevreleyen kemik yapılar normal izlenmiştir. İnceleme alanına giren kemik yapılarda belirgin patolojik lezyon veya kırık hattı izlenmemiştir. Kesitler alanına giren yumuşak doku yoğunlukları normaldir. Her iki temporo mandibular eklem yapısı normal izlenmiştir.” Şeklinde kayıtlı olduğunu, 7. ... Hastanesi’nin 19/03/2014 tarihli solunum fonksiyon testi raporunda; FVC: pre:3.64, beklenen %80, FEV1: pre: 3.56, beklenen %91, FEv1/FVC: pre: 97.8 beklenen %113” şeklinde, 19/03/2014 tarihli .... protokol nolu akciğer grafi raporunda; “Göğüs yumuşak dokusu ve kemik yapılar normal görülmüştür. -Akciğer alanlarında kitle ve aktif infiltrasyona ait görünüm saptanmamıştır. -Sağ SCD iyi açılmamıştır.-Kalp ve mediastinal patoloji saptanmadı.” şeklinde kayıtlı olduğunu, 8. ... Hastanesi’nin 21/03/2014 tarih, ... nolu maksillofasial BT raporunda; “Septum nazi sola deviyedir. Solda kemik şupur Alt konkaya bası oluşturmaktadır. Alt konkalar, nazal kavite ve nazal septum düzeyinde polipoid mukozal kalınlaşma görünümü izlenmektedir. Diğer paranazal sinüs aerasyonları tabii görünümdedir….” Şeklinde kayıtlı olduğunu, 9. ... Hastanesi’nin 28/03/2014 tarih, 909 nolu sağlık kurulu raporunda; “Dahiliye: 8/03/2012 trafik kazası geçirmiş, dahili şikayeti yok. TA: 110/70 mm hg torax kontüzyonu (+) ard gelişmiş hasta değerlendirildi pa Ac grafisi-» özellik yok. Sft: Fvc-> 3,64 %80 fev1-» 3,56 %91 mevcut durumu ile ac. Ait fonksiyon kaybı yoktur. Dahiliye, göğüs cerrahı imza psikiyatri, nöroloji: Post travmatik stres bozukluğu (kısmi düzelen) %20 göz: sağ vizyon= + 1.50 (80 derece + 30) ile 0,4 sol vizyon= + 1,50 (120 derece + 0,50) ile 0.8 sağ ezotropya kaza ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Anizometropik ambliopi %6 cildiye: oksipital bölgede skatriyel alopesi (travmatik) sağ yanda atrofik skatris Genel Cerrahi, kbb, ortopedi: normal Özür oranı: %28” şeklinde kayıtlı olduğunu, 10. Polis memuru ... imzalı ekonomik ve sosyal araştırma bilgi formunda; kaza öncesi inşaat işleri ile uğraştığını, 11. Kocaeli Şube Müdürlüğü’nün 04/03/2016 tarih, 2016/1575 nolu raporunda; “…Şubemizde yapılan muayenesinde', 08/03/2012 tarihinde trafik kazası geçirdiği, Gebze Devlet Hastanesi ve Alman Hastanesinde tedaviler tamamlandığı, başın arkasında alopesi şeklinde saç yokluğu bulunan bölge mevcut olduğu, gözlerde belirgin görme kaybı mevcut olduğu, oksipital bölgedeki alopesi alanı 10x2 cm ölçülerinde olduğu, Sosyal Sigorta Sağlık işlemleri Tüzüğünde meydana gelen trafik kazası neticesi her iki Gözde kalıcı nitelikte maluliyet oranına etki edecek ölçüde görme bozukluğu mevcut olduğu kabul edilerek maluliyeti aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. A CETVELİ: II. Liste: Göz Arızaları Bölümünde: Bir gözün 0,8 diğerinin 0,4 görmesi; Arıza Sıra Numarası: 25 Arıza Ağırlık Ölçüsü: 17 B CETVELİ: Meslek Grup Numarası: Davacı olay sırasında soğuk Demirci olarak çalıştığını belirttiğinden, tüzükte buna uyar Demirciler - Demir Ustaları iş kolu seçilerek; Meslek Grup Numarası: 30, C CETVELİ: Sürekli iş Göremezlik Simgesi: N, D CETVELİ:38-39 Yaşlarındaki Sigortalının Meslekte Kazanma Gücü Azalma Oranı: 10, E CETVELİ: Yaşlara Göre Meslekte Azalma Gücü, Azalma Oranı: Davacı olay tarihinde 20 yaşında olduğundan; 7,2 olarak bulunur. NETİCE: ...’nun 08/03/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu meydana gelen beyin kanamasına bağlı olarak oluşan görme eksikliği arızasının %7,2 (Yüzde yedi nokta iki) oranında sürekli iş göremezliğini (Maluliyetini) gerektirdiği kanaatini bildirir rapordur.” Şeklinde kayıtlı olduğunu, 12. Kocaeli ... Devlet Hastanesi’nin 07/06/2021 tarih, ... sayılı yazısında; 2018 yılı öncesinde çekilen grafilerin geriye dönük silindiği, ulaşılamadığını, 13. ... Hizmetleri Tic. LTD. şirketinin 07/12/2021 tarih ... esas nolu yazısında; “ilgili tarihde alınan hastanesine bağlı poliklinik olarak hizmet veren alınan galata polikliniği Radyolojik tetkik olarak akciğer grafisi çekebilen ve ayakta tedavi yapılan bir kurumdu. Genel arşiv alınan hastanesi bünyesinde idi. ulaşabildiğimiz protokol kayıtlarında adı geçen hasta (...) ile ilgili herhangi bir bulguya rastlanmadı.” Şeklinde kayıtlı olduğunu, 14. ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 28/06/2022 çekim tarihli MR raporunda; “Dördüncü ventrikül normal büyüklük ve konfıgürasyondadır. Bazal sistemalar açıktır. Vermiş tabii sinyal yoğunluğunda ve formasyondadır. Pons, bulbus, mezensefalon ve bazal ganglionlar normaldir. Serebral ve serebellar gri-ak madde ayrımı tabii olup patolojik sinyal kaydı tespit edilmedi, Sol frontal sekel giral değişiklikler ve reaktif gliozis izlendi. Korpus kallosum normal sinyal yoğunluğunda ve formasyondadır. Perikallosal patoloji tespit edilmedi. Ventriküler sistem normal genişliktedir. Orta hat yapılarında sapma izlenmedi. İntra ve ekstra aksiyal kolleksiyon ve kitle formasyonu tespit edilmedi. Dural sinüslerde trombüs lehine bulgu saptanmadı. Temporal kemik kompartmanlarında patolojik sinyal izlenmemektedir. Görüntü alanına giren paranazal sinüsler normal görünümdedir.” Şeklinde kayıtlı olduğunu, 15. Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 18/11/2022 çekim tarihli maksillofasial BT raporunda; nazal kemikte şüpheli hipodens alan (fraktür?) izlendiğini, 16. Kurulumuzun 13/12/2021 tarihli muayenesinde; 2012’de araç dışı trafik kazası geçirdiğini, Fatih Devlet Hastanesine oradan da ... Hastanesine götürüldüğünü, beyin kanaması, iç kanaması olduğunu, 1 ay yoğun bakımda kaldığını, kol-bacakta kırık olmadığını, sağ tarafa göğüs tüpü takıldığını, sağ çenesinde kırık olduğunu, sert gıdaları yiyemediğini, alt çeneden 1 dişinde kayma olduğunu, ameliyat olmadığını, unutkanlık, sert gıda yerken ağrı, acı hissi şikayetlerinin olduğunu ifade ettiğini, Fizik muayenede; sol gözündeki kaymanın olayla ilgisinin olmadığını, küçüklüğünden beri olduğunu, kazada sağ göze darbe aldığını ifade ettiği, yüz sınırları içerisinde travmatik lezyon görülmediği; oksipital bölgede 8x5 cmlik alanda kıl foliküllerinin hiç olmadığı ciltten çökük ciltle aynı renkte nedbe, sağ meme lateralde 2.5x1.5 cm’lik ciltle yaklaşık aynı seviyede, yer yer ciltten hafif koyu, yer yer ciltten hafif açık renkte nedbe (göğüs tüpü dren izi), Göğüs Muayenesi: Solunum sesleri doğal, her iki toraks solunuma eşit katılıyor olduğu, ral-ronküs, ek ses olmadığı, Nörolojik muayenesi: trafik kazası sonrası beyin kanaması olduğunu ifade ettiğini, Şuur: açık, oryante, koopere, unutkanlık ifadesi olduğunu, Kranial sinirler: sağ gözde önceden var olan kaymanın arttığını ifade ettiğini, Kas gücü: Sağ üst 5/5, Sol üst 5/5, Sağ alt 5/5, Sol alt 5/5, Kas tonusu: Normotonik, Derin tendon refleksleri: Sağ üst ++, Sol üst ++, Sağ alt ++, Sol alt ++, Patolojik refleks: yok, Serebellar Sistem muayenesi: Becerikli, Denge ve yürüyüş: Normal, Konuşma: Normal, Trofik bozukluk: Yok, Duyu kusuru: Yüzeyel duyu kusuru yok, Nöbet öyküsü: Tariflemiyor, Sfinkter kusuru: Yok, Periferik sinir değerlendirilmesi: motor patoloji saptanmadığını, Yorum: çocukluğundan beri devam eden sağ gözde kayma ve görme kaybı dışında nörolojik motor defisit saptanmadığını, Göz muayenesi; sağ gözdeki kaymanın çocukluğundan beri olduğunu, askerlikten çürük raporu olduğunu, göz operasyonu olmadığını ifade ettiğini, ORM: SAĞ: +6,50 (172 derece-4,75), SOL: +3,50 (52 derece-0,50), Sağ görme 2/10; +4,00 (170 derece-3.50) 5/10, +2,50 (170 derece-2,00) 5/10, Sol görme 10/10; CT= Sağ ET (+) (alterne ediyor) GH=N, Bio-R+L ÖS’ler doğal, F-R+L= doğal, Diş muayenesi; ağız açıklığı 4 cm, alt çene lateral hareket (sağ/sol): normal, Çene açma/kapama: normal, Bilateral TME hareketleri: normal, Oklüzyon: sağ bölge tersine kapanış, olay sebepli, Ağız yapıları (sulkus ve dudak): normal, alveol kaybı: normal, çene kemikleri kaybı: normal, konuşma ve dil: normal, değerlendirme: 1/5 olduğunu, Psikometrik Tetkikler Şubesinin 15/12/2021 tarih, 2021/1189 protokol nolu Psikometrik değerlendirme raporunda; “WMSI Kişisel ve Güncel Bilgiler: 6/6 WMS II Zamana oryantasyon: 5/5 Mekana oryantasyon: 4/4 WMS III Geri sayma testi: 9/9 WMS IV kişiye 24 item içeren bir paragraf (a hikayesi) okunmuştur. Anlık hatırlama: Kişi kendiliğinden 7 (ipucu-2 item; Toplam: 9) hatırlamıştır. Gecikmeli hatırlama: Kişi kendiliğinden 12 (ipucu-2 item; Toplam: 14) hatırlamıştır. Normlar: Kısa süreli kendiliğinden hatırlama için: 14 Toplam: 17 (ortalama) Uzun süreli kendiliğinden hatırlama için: 15 Toplam: 17 (ortalama) WMS V Sayı menzili testinde ileriye doğru 5 (normal) geriye doğru 4 (vasat) haneli tekrarı doğru biçimde yapabildiğini, WMS Kartlar Kısa süreli hatırlama: 12/14 (Norm: 11) Uzun Süreli Hatırlama: 13/14 (Norm: 11) Şekil kopyalama yapılandırma: Organisite lehine belirgin bulgu yok. ...: Organisite lehine set değiştirme güçlüğü bulgusu olduğu görüldü. Saat Cizimi: Planlaması normal bir saat çizimi görüldü. 12 sayı tam. İstenilen saati doğru olarak gösterdi Stroop: Süre farkı norm değerlerine uygunsa da kişi, testin son aşamasında 4 hata ve 4 standart düzeltme yapti. Enterfersyona direnç becerisinin yetersiz olduğu görüldü. Benton: 13/15 Genel Yorum "Görüşme içeriğinde kişinin kişisel bilgilerinin ve genel/güncel bilgilerinin korunmuş olduğu görülmektedir. Zamana ve mekana oryantasyon tamdır. Kişinin dikkatine bakıldığında skorlar basit dikkatinin yeterli olduğunu göstermekte olduğunu, geri sayım performansları kişinin mental kontrol becerisi ve dikkati sürdürme becerisinin yeterli olduğunu göstermekte olduğunu, "Kişinin bellek fonksiyonları (WMS IV) incelendiğinde uzun süreli hikaye belleği performansının yetersiz olduğu görülürken kısa süreli hikaye belleği performansının zayıf olduğu görüldüğünü, "... kart performansı incelendiğinde kişinin kısa süreli ve uzun süreli görsel mekansal bellek performanslarının normal sınırlar içerisinde olduğu görüldüğünü, benton performansı incelendiğinde kişinin dikkat ve tespit hafızası fonksiyonlarının vasat olduğu değerlendirildiğini, Stroop test performansı değerlendirildiğinde istenmeyen cevabı bastırma, çeldiricilerle baş etme ve enterferansa direnç becerisinin yetersiz olduğu görülmekte olduğunu, şekil kopyalama yapılandırma ve saat çizimi testlerinde organisite lehine bulgu görülmemiş ancak .... çizimleri incelendiğinde set değiştirme güçlüğü şeklinde organisite lehine bulgu olduğu dikkati çekmiştir.” Şeklinde kayıtlı olduğunu,17. Dosyaya ekli grafilerin incelemesinde; 18/11/2019 tarihli nazal grafi ve 23/02/2019 tarihli ayak grafide osseoz patoloji saptanmadığına göre; SONUÇ: 1. Mevcut belgeler ve Kişinin Kurulumuzda 13/12/2021 tarihinde yapılan muayenesine göre; kişide bünyesel ambliyopi ve çene sağda tersine kapanış maloklüzyon arızası saptandığı, bünyesel ambliyopinin dava konusu olayla arasında illiyet bağı mevcut olmadığı, maloklüzyon arızasının dava konusu olayla arasında illiyet bağı mevcut olduğunu, 2. ... oğlu 25/09/1991 doğumlu, ...’nun 08/03/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleğinin demirci olduğu anlaşılmakla meslek grup numarası Grup 30 kabul olunarak değerlendirildiğinde; Gr30 IV (1……….41) A % 45 x1/9= %5 E cetveline göre % 3.3 (yüzdeüçnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, 3. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce aktüer bilirkişi Vedat Aykırı'dan alınan 23/11/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Dosya kapsamında davacının olay tarihinden günümüz rapor/hesap tarihine kadar değişen gelirlerini gösterir SGK Hizmet Dökümü, Bordro vb. herhangi bir belge ve AGİ ‘ye esas medeni durumunun tespiti için gerekli güncel tarihli Nüfus Kayıt Örneği tespit edilememiştir. Yukarıda örnekleri sunulan Yargıtay kararlarına istinaden davacının hesaplamalar esas alınacak geliri Bekâr AGİ Dâhil Asgari Ücret olacağını, davacının olay tarihi itibariyle zorunlu askerlik görevini yerine getirip getirmediğini, getirmedi ise sürekli engellilik oranının zorunlu askerlik görevini yerine getirmesine engel teşkil edip etmediği ile ilgili dosya kapsamında herhangi bir belge ve bilgi tespit edilmediğini, Geçmiş (Bilinen) Aktif Dönem Geliri: Olay tarihinden 31.12.2021 ‘e kadar değişen Bekâr AGİ Dâhil Asgari Ücretler, 01.01.2022 ‘den rapor tarihine kadar değişen (2022 - 2023 Yılları) Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücretler esas alınması gerekmekte olduğunu, Gelecek (Bilinmeyen) Aktif Dönem Geliri: Günümüz Rapor/Hesap tarihi itibari ile bilinen son (2023 Yılı 2. Altı Aylık) Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücret esas alınması gerekmekte olduğunu, Gelecek (Bilinmeyen) Pasif Dönem Geliri: Rapor tarihi itibari ile bilinen son (2023 Yılı 2. Altı Aylık) alternatifli olarak Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücret esas alınması gerekmekte olduğunu, Yerleşik Yargıtay kararlarında geçmiş bilinen dönemin kaza tarihinden rapor/hesap tarihine kadar geçen süreyi ifade ettiği belirtilmiş olduğunu, olayımızda kaza tarihinin 08.03.2012, rapor/hesap tarihinin ise 23.11.2023 olduğunu, Maluliyet Raporuna istinaden Geçmiş bilinen dönem içerisinde 08.03.2012 ile 08.03.2013 tarihleri arasının 12 Ay süre ile Geçici İş Göremezlik Dönemi olduğu dikkate alınarak hesaplama yapılacağını, a) Sürekli İş Göremezlik Geçmiş (Bilinen) Aktif Dönem Hesabı: Yerleşik Yargıtay kararlarında geçmiş bilinen dönemin kaza tarihinden rapor/hesap tarihine kadar geçen süreyi ifade ettiği belirtildiğini; olayda kaza tarihinin 08.03.2012, geçici iş göremezlik dönemi sonunun 08.03.2013 olduğunu, sürekli iş göremezlik tarihinin başladığı 09.03.2013 ‘den rapor/hesap tarihi olan 23.11.2023 ‘e kadar Sürekli İş Göremezlik Geçmiş (Bilinen) Aktif Dönem Hesabı yapıldığını, b) Sürekli İş Göremezlik Gelecek (Bilinmeyen) Aktif Dönem Hesabı: Yerleşik Yargıtay kararlarında gelecek aktif dönemin rapor/hesap tarihinden emeklilik tarihine kadar geçen süreyi ifade ettiği belirtilmiş olduğunu, olayda rapor/hesap tarihinin 23.11.2023, kazazedenin aktif/faal çalışma dönemi sonunun ise 25.09.2051 (60 Yaş) olduğu varsayılarak Sürekli İş Göremezlik Gelecek (Bilinmeyen) Aktif Dönem Hesabı yapıldığını, c) Sürekli İş Göremezlik Gelecek (Bilinmeyen) Pasif Dönem Hesabı: Yerleşik Yargıtay kararlarında gelecek pasif dönemin aktif/faal çalışma döneminin sonundan muhtemel yaşam sonu tarihine kadar geçen süreyi ifade ettiği belirtilmiş olup, olayımızda kazazedenin aktif/faal çalışma dönemi sonunun 25.09.2051 (60 Yaş), muhtemel yaşam sonunun ise TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre 29.09.2065 olduğu varsayılarak Sürekli İş Göremezlik Gelecek (Bilinmeyen) Pasif Dönem Hesabı yapıldığını, dosya kapsamında, davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacıya ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge görülmediğini, davacının hesaplanan zararlarından bu açıdan bir tenzil yapılmayacağını, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda taraflarınca; a) Yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığını, b) Davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacıya ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge görülmemiş olduğunu, davacının hesaplanan zararlarından tenzil yapılmadığını, c) Davacı ... ‘nun hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 8.755,81 TL olduğunu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 225.000,00 TL olduğunu, teminat limitini aşan zararının olmadığını, d) Davacı İsa YİĞİT ‘in hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 189.863,44 TL olduğunu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 225.000,00 TL olduğunu, teminat limiti aşan zararının olmadığını, bildirmiştir.
Mahkememizce aktüer bilirkişi Vedat Aykırı'dan alınan 25/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca; a) Kök rapor itirazlarının ve Sayın Mahkeme ‘nin görevlendirmesine dair değerlendirmelerin iş bu ek raporun 1. Sayfasında Sayın Mahkeme‘nin takdirine sunulduğunu, b) Yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre 2024 Yılı Güncel Asgari Ücret Verisi ve kök rapor sonrası dosyaya kazandırılan nüfus kayıt örneğinden tespit edilen medeni durumuna göre değişen AGİ ‘ler dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, c) Davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacıya ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge görülmemiş olduğunu, davacının hesaplanan zararlarından tenzil yapılmadığını, d) Davacı ... ‘nun hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 9.159,95 TL olduğunu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 225.000,00 TL olduğunu, teminat limitini aşan zararının olmadığını, e) Davacı İsa YİĞİT ‘in hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 277.749,66 TL olduğunu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 225.000,00 TL teminat limiti aşan zararının 52.749,66 TL mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller, alınan ATK raporu ve bilirkişi heyeti raporu ve aktüer bilirkişi ek raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre ;
Dava; 08.03.2012 tarihinde dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanmasından dolayı maddi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda belirtilen maluliyet ve aktüer raporlar alınmış, dosya yeniden değerlendirilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile, 08.03.2012 tarihinde dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanmasından dolayı, davacı için ZMMS sigortacısı davalı sigorta şirketinden 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş ve 23.06.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile dilekçesi ile maddi tazminat talebini 53.239,21 TL'ye artırmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş (Eski Ünvanı:... Sigorta A.Ş)Vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, söz konusu poliçeye göre teminatın, sakatlanma kişi başı 200.000.-TL ile sınırlı olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı, bu sebeple, poliçe sorumluluklarının bulunmadığı, geçici ve sürekli sakatlık durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği, usulüne uygun başvuruda bulunulmadığından temerrüt koşullarının oluşmadığı, haksız fiilden kaynaklanan olay nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceği savunularak davanın reddini talep etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 53. Maddesinde; ölüm halinde uğranılan zararların, cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemiş ise tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar olduğu, 54. Maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 56. Maddesinde; Hakimin , bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. Maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85. Maddesinin 1. Fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. Maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. Maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin , zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı; 111. Maddesinde; Bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da , yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceği, düzenlenmiştir.
Dava konusu kazada, davacı yolcu konumundadır. Dava konusu kazaya sebep olan ... plakalı aracın özel otomobil olduğu kullanım amacının ticari olmadığı, kaza tarihinde dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, kaza anında dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresinde olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş (Eski Ünvanı:... Sigorta A.Ş) tarafından düzenlendiği, geçici işgöremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin zararın karşılanacağı ZMMS kişi başı Tedavi ve Sağlık Giderleri teminat limitinin 225.000,00 TL., Sürekli işgöremezliğe ilişkin zararın karşılanacağı ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlanma Tazminatı limitinin 225.000,00 TL olduğu, kaza nedeniyle, davacıya, SGK tarafından ve hasar dosyası kapsamında dosyamız davalısı sigorta şirketi tarafından dava konusu talepler bakımından ödeme yapıldığına dair bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, mahkememizce, istinaf kaldırma kararına uygun şekilde maluliyete ilişkin ATK'dan rapor alınmıştır. Adli Tıp ... İhtisas Kurulundan alınan bu rapora göre, kişide bünyesel ambliyopi ve çene sağda tersine kapanış maloklüzyon arızası saptandığı, bünyesel ambliyopinin dava konusu olayla arasında illiyet bağı mevcut olmadığı, maloklüzyon arızasının dava konusu olayla arasında illiyet bağı mevcut olduğu, ... oğlu 25/09/1991 doğumlu, ...’nun 08/03/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleğinin demirci olduğu anlaşılmakla meslek grup numarası Grup 30 kabul olunarak değerlendirildiğinde; Gr30 IV (1……….41) A % 45 x1/9= %5 E cetveline göre % 3.3 (yüzdeüçnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince kusur tespitine ilişkin bir kaldırma yapılmamıştır. İstinaf kaldırma kararı öncesi yapılan yargılama sırasında kusur ve aktüer hesaba ilişkin alınan bilirkişi raporunun kusura ilişkin değerlendirmelerine göre, davalı sigorta şirtecince ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ün %100 oranındatam kusurlu olduğu, araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'nun kusurunun olmadığı anlaşılmıştır.
İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda, istinaf kararına uygun olarak aktüer bilirkişiden alınan 2. Ek rapora göre, davacı ... ‘nun hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 9.159,95 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 225.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığı, davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 277.749,66 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 225.000,00 TL teminat limiti aşan zararının 52.749,66 TL olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamından, davacıya dava konusu taleplere nazaran, ne dava dışı SGK tarafından ne de davalı tarafından ödeme yapıldığına dair bir belge tespit edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında, davalı sigorta şirketi, davacının maddi zararlarından ZMMS poliçesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limitiyle sınırlı olarak sorumludur. Davacının dava konusu kazada yaralanmasından dolayı, 9.159,95 TL Geçici İş Göremezlik zararını ve 277.749,66 TL Sürekli İş Göremezlik zararının Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 225.000,00 TL teminat limiti kadarını yani 225.000,00 TL'sini davalı sigorta şirketinden talep edebileceği ancak davacının dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile toplam 53.239,21 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak davacının iş bu davadaki 53.239,21 TL maddi tazminat talebinin yerinde olduğu, temerrütün 14.04.2014 tarihinde oluştuğu, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebilceği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE, 53.239,21 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE
2-Alınması gereken 3.636,77 TL nispi karar ve ilam harcından 27,70 TL peşin harç ve 178,00 TL ıslah harcı toplamı olan 205,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.431,07 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça peşin olarak ve ıslah yoluyla yatırılan 205,70 TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma harcı parası, 582,45 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 2.800,00 TL bilirkişi ücreti, 2.328,00 TL ATK ücreti olmak üzere toplam; 5.738,15 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davalı tarafça yapılan masrafların kendisi üzerine BIRAKILMASINA,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!