WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/12 Esas
KARAR NO:2024/112

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/01/2021
KARAR TARİHİ:07/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takibin dayanağı, borçlu Işıksan ... Alet. San Ve Tic Ltd Şti ile müvekkili arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesini Davalılar ... ve ... tarafından müşterek müteselsil kefil olarak imzalandığını, Sözleşmeden doğan Finansal Kiralama bedellerinin ödemede gecikilmesi ile .... Noterliğinin 27.08.2010 tarih ... yevmiyeli ihtarname keşide edilerek 60 gün içerisinde ödemelerin yapılması aksi halde Sözleşmenin fesih edileceği bildirildiğini, ihtarnamede verilen süreye rağmen Finansal kira borçlarının ödenmediğinden Anılan sözleşme 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunun ilgili maddeleri ve taraflar arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesinin 28. maddesi gereğince sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle, finansal kiralama borçlarının muaccel hale geldiğini, Sözleşme gereğinin yerine getirilmemesi üzerine 29.11.2019 tarihinde 70.599.26 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, Borçlular vekili tarafından itiraz sonucunda 29.11.2019 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız takibin durdurulduğunu, İtiraz dilekçesinde borcun tamamına, borcun zamanaşımına uğradığı, yetkiye, feri ve faizlere itiraz edildiğini, dava şartı gereği İstanbul Arabuluculuk Merkezine başvurulduğu 16.12.2020 tarihli toplantıda anlaşma sağlanamadığını, davalı borçluların borca itirazlarının yersiz olduğunu, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10 maddesinde “….Temerrüde düştüğü her bir münferit borç için Türk Lirası borçlara %9 ve bir yıl 360 gün kabul edilerek hesaplanacak temerrüt faizini % 94,50 kiralayana ödemeyi kabul ve taahhüt eder ..” hükmüne amir olduğunu, Taraflar arasındaki işin ticari olduğunu, ticari işlerde faizin serbestçe belirleneceğini, takibe haksız ve yersiz itiraz nedeniyle işbu davanın açılmasının zaruri hal aldığını, Arz edilen ve resen dikkate alınacak sebeplerle, Davaya konu alacağa dair görevli ve yetkili Mahkemenin olduğunu, Borçluların itirazların haksız olduğundan iptaline, takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davalı müvekkillere yöneltilmesinde Kefalet İlişkinin Zamanaşımına uğradığını, 6098 sayılı TBK 598 maddesi göre bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefaletin Sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yıl geçmesiyle kefalet sorumlulukuğu kendiliğinden ortadan kalktığını, 10 yıllık kefalet süresi 01.07.2012’den önce Kefalet Sözleşmesi imzalanmış olan gerçek kişileri de kapsadığını, Dava Konusu Finansal Kiralama Sözleşmesi ... Noterliğinin 02.05.2008 tarih ... yevmiye numarası ile akdedildiği, kefalete ilişkin zamanaşımı hükümleri dikkate alındığında söz konusu kefaletin sona erdiğini, bu sebeple müvekkillere yöneltilmiş olan huzurdaki mesnetsiz davanın kefaletin ve alacak hakkının dava edilmesinin zamanaşımı nedeniyle son bulduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, takip konusu alacak davalı müvekkillerce defaten ödendiğini, alacağın teminat altına alındığını, ipoteklerin fek edildiğini, takip konusu borcun müvekkilleri tarafından ödendiğini, uyuşmazlığın ceza yargılamasına konu olduğunu, dosyadan müvekkillerin beraat ettiğini, asıl borç ilişkisinin kaynağı olan finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle davalı aleyhine ... ACM ... esas sayılı dosyasından ceza yargılaması yürütüldüğünü, dosyaya sunulan ve savcılık makamınca toplanan , mahkemece değerlendirilen deliller neticesinde davalıların beraat ettiğini, dosyaya ödemeye ilişkin belgeler sunulduğunu, huzurdaki uyuşmazlık konusuna ilişkin tüm savunma ve itirazlar kesin delillerle ispatlandığını, Davacı 2008 yılından kaynaklandığını iddia ettiği alacağını 2019 yılında takip ederek dürüstlük kuralına aykırı şekilde faiz elde etmeyi amaçladığını, tahsil edilen alacağı takibe geçerek haksız olarak %94,50 faiz işlettiği, haksız kazanç elde etme amacı taşıdığını, talep edilen asıl alacağa ilişkin dava dilekçesi ve takip talebinde her hangi bir detay yer almamakla birlikte asıl alacak iddiasının kanıtlanamadığını, ihtarnamede müvekkillerinden talep edilen asıl alacak miktarı ile takip çıkışında talep edilen asıl alacak miktarı birbiriyle tutarlı olmadığını, icra takibinde talep edilen faiz oranı ve faiz tutarı dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yukarıda açıklanan ve mahkemece resen dikkate alınacak ve toplanacak deliller sonrası oluşacak sebeplerle davanın öncelikle kefaletin ve alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle usulden, müvekkilleri tarafından takibe konu asıl alacağın defaten ödenmiş ve bunlara ilişkin ipoteklerin terkin edilmiş olması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle açılmış olan işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bir kısım alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlulardan 7.329,22TL asıl alacak, 60.257,18 TL işlemiş faiz, 3.012,86 TL BSMV olmak üzere toplam 70.599,26 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği, davalı borçlular tarafından süresi içerisinde 16/12/2019 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin davacı şirketin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 21/01/2022 tarihli raporunda; asıl alacak miktarı olan 4.77,85 TL'nin, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 31.08.2010 tarihi ile, takip tarihi olan 29.11.2019 tarihi arasında ve % 94.5 faiz oranı ile hesaplanan faiz miktarı 40.226,46 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, taraf itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş ise de kök rapordaki sonuç kısmının uyuşmazlığı aydınlatıcı nitelikte olmayacağı kanaatine varılarak, yeni bir bilirkişiden alınan 10/03/2023 tarihli raporda; "davacı tarafından ... İcra Müdürlüğünün 29.11.2019 tarih .../ ... esas sayılı İcra Takip dosyasından davacı ticari defter Kayıt ve muavin kayıtlarından tespit edildiği üzere davacı alacağının 343.77 TL Asıl alacak (İhtarname Masrafları) + 7.017.61 TL İşlemiş faiz = 7.361.38 TL olarak hesaplandığı, Fazla taleplerin yerinde olmadığı, Temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faiz talep edilemeyeceğinin TBK'nın121/son fıkrası hükmü gereği olduğu, takipte talep edilen BSMV alacağının, BSMV'nin bankanın ancak bankacılık işlemlerinde talep edebileceği bir alacak olması nedeni ile yerinde olmadığı" şeklinde tespitlerde bulunulmuştur.
Dosya arasında bulunan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan incelemede davacının ... A.Ş. davalının dava dışı ... .... San. Tic. Ltd. Şti olduğu, davanın finansal kiralamaya konu malların iadesi dava tarihinin ise 30/01/2012 olduğu, yargılama sürecinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından mahkememize yazı yazılarak FKS sözleşmesi tarafları davalılar ve dava dışı asil hakkında itirazın iptali davasının açıldığının bildirilmek suretiyle dosya kapsamında bir kısım evraklar talep edildiği, akabinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinin kapatılması nedeniyle dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesine devredilerek yargılamaya... Esas sayılı dosya üzerinden devam edildiği, akabinde 30/12/2014 tarihinde davanın karar çıktığı, gerekçeli kararda dava dışı ... .... San. Tic. Ltd. Şti ile davalıların adı yazmasına rağmen, dava dışı şirket yönünden finansal kiralamaya konu malların iadesine karar verildiği, davalılar yönünden itirazın iptaline dair karar verilmediği, davacı vekili tarafından bu yönde karar verilmesi ayrı bir dilekçe ile talep edilmesine rağmen, mahkemece davadan el çekildiğinden bahisle talebin reddine karar verildiği, itirazın iptali açıldığı iddia olunan .... Asliye Ticaret mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası mahkememizce celbedilmesine rağmen dosyanın temin edilemediği, mahkememiz dosyası arasında yer almadığı, uyap kayıtlarının incelenmesinde itirazın iptaline dair dava dilekçesine rastlanmadığı, birleştirmeye ilişkin kararın yer aldığı görülmüştür.
.... Asliye Ticaret mahkemesinin ... Esas sayılı birleştirme kararı incelendiğinde, davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazının iptali talebi olduğu anlaşılmıştır
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda 581-603 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu sözleşme TBK'nın 581. maddesinde “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Yani kefalet sözleşmesi, teminat alacaklısına borçlunun malvarlığı yanında teminat verenin kişisel malvarlığına başvurmaya yönelik bir alacak hakkı tanıyan kişisel teminatlardan biridir. Bu sözleşmede taraflar, asıl borç ilişkisinden doğan borcun alacaklısı ile kefil arasında meydana gelir. Yani asıl borçlu bu sözleşmenin tarafı değildir. 6098 sayılı TBK'nın Kefalet Sözleşmesi ana başlıklı 598. maddesinin 3. fıkrası; "Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar." şeklinde düzenlenmiştir. İlgili hüküm emredici nitelikte bir hükümdür. Yani kefilin sorumluluk süresi sözleşme ile on yıldan daha fazla olarak belirlenememekle birlikte; böyle bir sözleşme, kesin hükümsüz olmayacaktır. Bu tarz sözleşmelerde sadece on seneyi aşan kısım hükümsüz kalacaktır. Bu hükmün uygulama alanı incelendiğinde, ilgili hüküm; hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, sadece gerçek kişi kefil hakkında uygulama alanı bulacaktır. Ayrıca belirlenen azami sürenin dolmasıyla birlikte kefilin sorumluluğunun ortadan kalkması, bütün kefalet türleri bakımından söz konusu olur. On yıllık azami geçerlilik süresinin işlemeye başladığı an ise; kefalet sözleşmesinin meydana geldiği andır. Yani sözleşmenin hükümlerini doğurmaya başladığı an bu on yıllık süre de işlemeye başlar. Bu durum 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Hakkında Kanun’un “hak düşürücü sürenin TBK’da ilk defa öngörülmüş olmasını” düzenleyen maddelerinden hangisinin uygulanacağı sorunsalı açısından önem taşımaktadır. İlgili yürürlük kanunu ise her iki durumda ya doğrudan yürürlük kanunun 5. maddesinin uygulanması yoluyla ya da 6. maddesi gereği kıyasen 5. maddesinin uygulanması yoluyla aynı sonucu işaret etmektedir. Fakat her halükarda bu süre kanunda düzenlendiği şekliyle on yıllık azami sürenin dolmasıyla birlikte kendiliğinden ortadan kalkacak bir hak olması sebebiyle bir zamanaşımı süresi değildir ve dolayısıyla bu sürenin kesilmesi ya da durması söz konusu olmayacaktır.
Bu hüküm çerçevesinde inceleme yapıldığında davacı banka ile dava dışı ... .... San. Tic. Ltd. Şti arasında 02/05/2008 tarihinde borca dayanak Finansal Kiralama sözleşmesi imzalandığı, anılı sözleşmeyi davalıların aynı tarihte kefil sıfatıyla imzaladıkları bu itibarla eldeki davanın 06/01/2021 dava tarihi dikkate alınmak suretiyle kefillere yönelik olarak hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmemiş olduğu, .... Asliye Ticaret mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının mahkememizce tüm yazışmalara rağmen temin edilemediği, dosyamız arasında da yer almadığı, uyap kayıtlarında buna ilişkin bilgi ve belgelere de rastlanmadığı, davacının itirazın iptali yönünden sehven karar verilmediği, unutulan talep yönünden yeniden karar verilmesini talep etmesine rağmen mahkemesince talebinin reddi üzerine davacının hukuki süreci işletmediği, iş bu davaya konu takibi başlatarak itiraz üzerine eldeki davayı açtığı anlaşıldığından davacı tarafça açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmek suretiyle mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalılar hakkında açılan davanın, hak düşürücü süre nedeniyle HMK'nın 114/2 maddesi gereğince REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 854,28‬ TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭426,68‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır