T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/1 Esas
KARAR NO:2024/163
DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ:22/02/2016
KARAR TARİHİ:20/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kreş ve gündüz bakım evi olarak 2007 yılında kiraladığı binanın su sayacı müvekkilin şikayeti üzerine bozulduğunun anlaşıldığı ve 11/11/2008 tarihinde değiştirildiği, en son kontör yüklemesi 12/05/2011 tarihine yapılan sayaç o tarihten sonra bozuk olduğu için kontör yüklemeden su vermeye devam ettiğini ve 25/12/2013 tarihinde bozuk olduğu gerekçesiyle tekrar değiştirildiği, incelemeye gönderilen sayacın elekrtonik göstergesinin bozuk olduğu fakat mekanik sayaç kısmının doğru çalıştığı belirtilerek sayaçta toplam su kullanımınnı 1940 m3 olduğu belirtildiği, bu durumda en son kontör yüklendiği tarihteki sayaç okuması olan 323 m3 ile son sayaç okuması (bozulduktan sonraki) 1940 m3 arasındaki fark olan 1617 m3 suyun bedeli olarak müvekkilden 12416 TL olarak tahsil edilmek istendiğini, müvekkili gecikme cezası ile birlikte toplamda 14536 TL borçlandırıldığını, daha sonra borçları ile birlikte su aboneliği taşınmazın sahibi su aboneliği taşınmazın sahibi ...'dan müvekkil kiracı ...'a borçları ile birlikte taksitlendirilerek devredildiğini, müvekkili normal kullanım bedellerinin sayaç bozulmadan önce ve yeni sayaç takıldıktan sonra aylık 40-50 TL cevarında olduğunu, sayacın bozuk olduğu dönemde (12/05/2011 - 25/12/2013) yaklaşık 32 ay süresince yaklaşık 14.536 TL lik su kullanımının fahiş bir şekilde hesaplandığını, çıkarılan borcu işyerinin suyunun kesilmemesi için kabul edip taksitlendirmeyi kabul ettiğini ancak bu borcun doğru olmadığını ortalama kullanıma göre borçlandırılmasını, müvekkilin davalı kuruma verdiği senetlerin tahsilinin ve davalı kurumca tahakkuk etirilen bu borcun ödemesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir verilmesini, fazlaya ilişkin sair talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000TL, borçlu olunmadığının tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmektedir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili idare , ... adına kayıtlı abonenin elektronik sayacının 11/11/2008 tarihinde takıldığını en son 50 TL'lik kontörün 12/05/2011 tarihinde yüklendiğini o tarihten sonra hiç kontör yüklenmeyen sayacın 25/12/2013 tarihinde elektronik kısmının bozulduğu ve kontör olmadığı halde su verdiği için sökülüp teknik incelemeye gönderildiğini ifade ettiğini, incelenen sayacın yedek mekanik sayaç kısmınnı çalıştığı ve sayaç göstergesinin en son kontör yüklendiğinde 323 m3 olduğu tamire geldiği gün ise 1940 m3 olduğunun anlaşıldığı, aradaki 1617 (1.940-323) m3 suyun sayacın bozuk olduğu 32 aylık dönemde kullanıldığı hesaplanarak aboneye 12.416 TL borç tahakkuk ettirildiği, tahakkuk ettirilen borcun hukuka uygun olduğu beliritilerek davanın reddi talep edilmektedir.
G E R E K Ç E /
Dava; Su aboneliği kullanım bedeli olarak tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
Mahkememizce ... sayılı 18/07/2018 tarihli kararı ile, "21/08/2017 Tarihli Bilirkişi raporuna göre; Dava dosyasında mevcut davacının ku kullanımları incelendiğinde davacı su sayacanın bozuk olmadığı, 1711 günde ortalama 0.373 Metre küp /gün su kullanıldığı, su sayacanın bozuk olduğu 943 günde ortalama 1.708 metre küp/ gün su kallanmış olması normalin 4.6 kat fazlası olduğu için teknik olarak doğru olmadığını, davacının sayacın bozuk olduğu dönemdeki su kullanımını ortalama su kullanım geçmişine ve benzer işyerlerindeki kişi başı ku kullanım oranlarına bakılarak hesaplanması teknik olarak daha doğru bir yaklaşım olacağını, bu yaklaşımla hesap yapıldığında, yukarıda detaylı hesapları verildiği üzere davacıya 352 metre küp su kullanımı karşılığı 2.703,00 Tl gecikme cezası ve faizi ile birlikte bir borç çıkarılması daha uygun olacağı yönünde kanaat bildirilmiştir.
07/03/2018 Tarihli Bilirkişi raporuna göre; Davacının 22/02/2016 dava tarihi itibariyle sayaçla kayıt altına alınamamış 352 metreküp su için çevre temlik vergisi ve gecikme zammı dahil 3.336,47 TL ödemesi gerekirken (11.078,05) -3.336,47:) 7.741,58 TL fazladan ödediği, ayrıca davalı kurum tarafından davacı aleyhine dava tarihi itibariyle senet gecikme cezası adı altında 951,45 Tl ve 29,63 Tl şu anki gecikme cezası adı altında olmak üzere toplamda 981,08 TL gecikme cezası tahakkuk ettirildiği yönünde sonuç ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya muhteviyatı, celbedilen belgeler, bilirkişi tarafından davacı tüketim ekstreleri ve tarife uyarınca yapılan hesaplamalar doğrultusunda; 1711 günde ortalama 0.373 Metre küp /gün su kullanıldığı, su sayacanın bozuk olduğu 943 günde ortalama 1.708 metre küp/ gün su kallanmış olması normalin 4.6 kat fazlası olduğu için teknik olarak doğru olmadığını, davacının sayacın bozuk olduğu dönemdeki su kullanımını ortalama su kullanım geçmişine ve benzer işyerlerindeki kişi başı su kullanım oranlarına bakılarak hesaplanması teknik olarak daha doğru olacağının ve 2.703,00 Tl gecikme cezası ve faizi ile birlikte bir borç çıkarılması daha uygun olacağı tespiti ile hesap bilirkişi tarafından önceki bilirkişinin tespitleri doğrultusunda 7.741,58 TL fazladan ödeme yapıldığının tespit edilmiş olması nedeniyle davacının tüketim durumu, ihtilaflı dönem ile ihtilafsız dönem tüketim ekstrelerinin karşılaştırılması sonucunda fazladan adına davalı tarafından tahakkuk çıkartıldığı, davalı tarafça hangi verilere dayanılarak bu tahakkukun çıkarıldığının tam olarak belirtilmemesi, bozuk olan sayaçta yer alan mekanik saat verilerinin esas alınması nedenleriyle davacının davasını ispat ettiği kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, davalı tarafından yapıldığı tespit olunan 15.326,92 TL miktarda tahakkuk bakımından davacının 12.971,12 TL davalıya .... İcra Müdürlüğü... nolu takip bakımından borçlu olmadığının tespiti ile fazladan ödenen 7.741,58 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur
Davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ... sayılı 10/12/2020 tarihli kararı ile "İlk derece mahkemesi tarafından; "1711 günde ortalama 0.373 Metre küp /gün su kullanıldığı, su sayacanın bozuk olduğu 943 günde ortalama 1.708 metre küp/ gün su kallanmış olması normalin 4.6 kat fazlası olduğu için teknik olarak doğru olmadığını, davacının sayacın bozuk olduğu dönemdeki su kullanımını ortalama su kullanım geçmişine ve benzer işyerlerindeki kişi başı su kullanım oranlarına bakılarak hesaplanması teknik olarak daha doğru olacağının ve 2.703,00 Tl gecikme cezası ve faizi ile birlikte bir borç çıkarılması daha uygun olacağı tespiti ile hesap bilirkişi tarafından önceki bilirkişinin tespitleri doğrultusunda 7.741,58 TL fazladan ödeme yapıldığının tespit edilmiş olması nedeniyle davacının tüketim durumu, ihtilaflı dönem ile ihtilafsız dönem tüketim ekstrelerinin karşılaştırılması sonucunda fazladan adına davalı tarafından tahakkuk çıkartıldığı, davalı tarafça hangi verilere dayanılarak bu tahakkukun çıkarıldığının tam olarak belirtilmemesi, bozuk olan sayaçta yer alan mekanik saat verilerinin esas alınması nedenleriyle davacının davasını ispat ettiği" gerekçesiyle davanın kabulü ile Davalı tarafından yapıldığı tespit olunan 15.326,92 TL miktarda tahakkuk bakımından davacının 12.971,12 TL davalıya .... İcra Müdürlüğü... nolu takip bakımından borçlu olmadığının tespiti ile fazladan ödenen 7.741,58 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; davacıya tahakkuk ettirilen bedellerin hukuka ve yönetmeliklere uygun olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, su aboneliği kullanım bedeli olarak tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
Somut olayda ... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğine göre sayacın arızalı olduğu dönemlere ait nasıl işlem yapılacağına dair ...'nün tamir ve ayar raporu varsa bu rapora göre işlem yapılacağı, böyle bir rapor yoksa sayacı durmuş veya işlememiş abonelerin tahakkukunda , arızalı sayacın geçmiş dönem tüketim ortalaması baz alınarak , kıyas yöntemi uygulanmak suretiyle hesaplama yapılacağı belirtilmiştir.
Mahkemece bilgisine başvurulan ilk bilirkişinin inşaat yüksek mühendisi, ikinci bilirkişinin ise mali müşavir olduğu, bilirkişiler tarafından arızalı sayacın geçmiş dönem tüketim ortalaması baz alınarak, kıyas yöntemi uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmadığı anlaşılmıştır.
O halde mahkemece; öncekinden farklı konusunda uzman (makina mühendisi) bilirkişiden, denetime elverişli yeni bir rapor alınarak, tutanak tarihi itibariyle yürürlükte olan ... Tarifeler Yönetmeliğinin ilgili maddeleri çerçevesinde yapılacak değerlendirmeleri içeren, açık ve anlaşılır şekilde hesaplamalarla duraksamasız şekilde kullanım miktarının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz, taraf ve yargısal denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın mahkememize geri gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz İstinaf Mahkemesi kararı ile bağlı olduğundan İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda araştırmalar yapılmış, ilgili kurumlara müzekkereler yazılmış, ...'nün sayaç muayene raporu celp edilmiş, uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor ve ek raporlar alınmıştır.
Bilirkişi ...'dan alınan 17.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Uyuşmazlık Konusunda İrdeleme: 1- Davacının, çocuklara yönelik kreş hizmeti vermek üzere dava konusu dairenin bulunduğu 3 katlı binayı 2007 yılında kiraladığını, 2- 2009 yılına kadar su faturaları sözleşmeli olarak aylık kesilmekte ve ödenmekte iken, ..., bilinmeyen bir sebepten ötürü, 2. kattaki sayacı, elektronik kartlı, kontörlü bir sayaç ile değiştirdiğini, 3- Davacı bu tarihten sonra, 1. ve 3. kat faturalarını ödeme, 2. kat için ise kontör yükleme şeklinde su kullanımı ile ilgili ücretleri ödemeye devam ettiğini, 4- Davacı bu 2. kattaki elektronik sayaca en son kontör yüklemesini 12.05.2011 tarihinde yaptıktan sonra, sayaç bozuk olduğu için, su kullanımına kontör yüklemeden devam ettirmeye başlattığını, 5- Davacının ...’yi uyarısı neticesi, 25.12.2013 tarihinde sayaç, yeni bir sayaç ile değiştirildiğini, 6- 12.05.2011 tarihi ile 25.12.2013 tarihleri arasında, ilk sayaç okuması olan 323 m3 ile son sayaç okuması olan 1.940 m3 e karşılık gelen 1.617 m3 su bedelini, ...'nin davacıya fatura ettiğini, Değerlendirme Ve Kanaat: Davalı vekili, uyuşmazlık konusu sayacın muayene edilmiş olduğu ve mekanik kısımlarında arıza olmadığının tespit edildiğini, bu sebeple sayacın gerçek kullanımı gösterdiğini iddia etmekte olduğunu, ancak, bu aşırı kullanımın, tam da ...’ce, kendi iradesi ile yapılmış olan sayaç değişim dönemine denk gelmesi, kreşin bu tarihten önceki ve bu tarihten sonraki su kullanımları göz önüne alındığında, bu iddianın açıkça gerçeği yansıtmadığını, yani, her ne kadar muayene sonucu, sayaçta mekanik bir arıza olmadığı yönünde olsa da, bunun gerçeği yansıtmadığını, yani bu tarih aralığından sonra değiştirilmiş olan bu sayacın, bu tarih aralığında arızalı olduğunun bariz olduğu gözükmekte olduğunu, mahkeme kararına istinaf dilekçesinde davalı vekili, davacıya tahakkuk ettirilen bedellerin hukuka ve yönetmeliklere uygun olduğunu ileri sürerek, bu gerekçe ile kararın kaldırılmasını istemiş olsa da, Bölge Adliye Mahkemesi kararında, davalı vekilinin itiraz noktasına itibar edilmediğini, yani, dava konusu aşırı yüksek kesilmiş olan faturaların hukuka ve yönetmeliklere uygun olduğu gerekçesi ile değil, ancak hesaplamalarda gözetilen yöntem konusundaki çekince doğrultusunda ilk mahkeme kararının kaldırıldığı anlaşılmakta olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlık konusu tarih aralığındaki faturalama bedelinin hatalı yapıldığı sabit olmakla birlikte, miktarın hesabı konusunda görüş ve kanaat belirtmek icap etmekte olduğunu, buna göre, değişimden önceki ve sonraki kullanım dikkate alındığında, ortalama günlük kullanım: 0,373 m3 olarak hesaplandığını, dikkat edilecek olursa, değişimden önceki ve sonraki dönemlerdeki günlük kullanım seviyesi benzer düzeyde olduğunu, 25.05.2011 ile 25.12.2013 tarihleri arasında, sayacın bozulduğunun anlaşıldığını,, zira sayaca göre bu tarih aralığında günlük kullanım 1,708 m3 değerine çıktığını, kullanıcı talebi olmadan, ...’nin kendi tasarrufu ile değiştirilmiş olan sayacın, arızalı olması sebebi ile yeniden değiştirildiği tarihe kadar olan bu okuma değerinin hatalı olduğu anlaşılmakta olduğunu, zira sadece bu periyotta, bu derece kullanım artışı olması, eşyanın tabiatına aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu tarih aralığı olan 943 gün için, yukarıda açıklanmış olan ... yönetmeliği gereği, 943 x 0,373 = 351,74 m3 su için bedel talep edilmesi gerekmekte olduğunu, oysa ki davalı idarenin düzenlediği 14.01.2015 tarihli kesin hesap faturasına göre, 1.617 m3 kaçak su kullanımı için davacı aleyhine 12.860,47 TL’si ödenmeyen eski fatura ve 2.466,04 TL'si gecikme tutarı olmak üzere toplam 15.326,92 TL borç tahakkuk ettirildiğini, 14.01.2015 tarihli faturadaki birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda, uyuşmazlık konusu dönem için hesaplanmış olan 351,74 m3 lük su kullanımının bedeli 2.794,50 TL olarak hesaplandığını, davacının ise, bu dönem ile ilgili olarak 11.078,05 TL ödediğinin dosya kapsamından anlaşılmakta olduğunu, bu doğrultuda, davacı, davalıya 11.078,05 – 2.794,50 = 8.283,55 TL fazladan ödediği anlaşıldığını, Sonuç: Nihai karar mahkemenize ait olmak üzere, davacının, dava tarihi itibarı ile davalıya 8.283,55 TL fazladan ödeme yapmış olduğunu, uyuşmazlık konusu 25.05.2011 ile 25.12.2013 tarih aralığı ile ilgili, davalının, davacı idareye başka bir borcu bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi ...'dan alınan 09.10.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; TC ... Müdürlüğünce hazırlanan sayaç muayene raporunun gerçeği yansıtığı kesin olarak kabul edilmekteyse, bu durumda davacının bir talebi olamayacağını, ancak bu konudaki hukuki takdirin mahkemeye ait olduğunu, görüşüne göre TC ... Müdürlüğünce hazırlanan sayaç muayene raporunun hatalı olma ihtimalinin yüksek olduğunu, kullanım geçmişinin bunu açık olarak gösterdiğini, bu sebeple kök rapordaki hesaplar doğrultusunda davacının dava tarihi itibarıyla davalıya 8.283,55 TL fazla ödemiş olduğunu, bunu davalıdan talep etme hakkı olduğunu, uyuşmazlık konusu 25.05.2011 ile 25.12.2013 tarihleri arasında davacının, davalı idareye başka borcu bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi ...'dan alınan 27.09.2023 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle; Dava konusu olayda, arızalı sayacın mekanik sayacının doğru ölçüm yaptığı kabulüne göre, 26.12.2013 tarihi itibarı davacının ödemesi gereken su kullanım bedeli, Çevre Temizlik Vergisi ilavesi ve gecikme faizi ile birlikte 14.536,55 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve İstinaf Mahkemesi kararı doğrultusunda Makine Mühendisi bilirkişiden alınan rapor ve ek raporların bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
Uyuşmazlık, su aboneliği kullanım bedeli olarak tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
Davacının, çocuklara yönelik kreş hizmeti vermek üzere dava konusu dairenin bulunduğu 3 katlı binayı 2007 yılında kiraladığı, 2009 yılına kadar su faturaları sözleşmeli olarak aylık kesilmekte ve ödenmekte iken, davalı ...'nin, 2. kattaki sayacı, elektronik kartlı, kontörlü bir sayaç ile değiştirdiği, davacının bu tarihten sonra, 1. ve 3. kat faturalarını ödeme, 2. kat için ise kontör yükleme şeklinde su kullanımı ile ilgili ücretleri ödemeye devam ettiği, davacının bu 2. kattaki elektronik sayaca en son kontör yüklemesini 12.05.2011 tarihinde yaptıktan sonra, sayaç bozuk olduğu için, su kullanımına kontör yüklemeden devam ettirmeye başlattığı, davacının ...’yi uyarısı neticesi, 25.12.2013 tarihinde sayacın, yeni bir sayaç ile değiştirildiği, 12.05.2011 tarihi ile 25.12.2013 tarihleri arasında, ilk sayaç okuması olan 323 m3 ile son sayaç okuması olan 1.940 m3 e karşılık gelen 1.617 m3 su bedelini davalı ...'nin davacıya fatura ettiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf bu fatura bedelinin fahiş ve haksız olduğunu ileri sürerek fatura nedeniyle menfi tespit ve fazladan ödemiş olduğu bedelin istirdatını talep etmiştir.
Davalı tarafça ise sayacın elektronik kısmının arızalı olduğu ancak mekanik kısmının arızalı olmadığı, bu kapsamda düzenlenen faturanın mevzuata uygun olduğu savunularak davanın reddi talep edilmiştir.
İstinaf Mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere, somut olayda, ... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğine göre sayacın arızalı olduğu dönemlere ait nasıl işlem yapılacağına dair ...'nün tamir ve ayar raporu varsa bu rapora göre işlem yapılacağı, böyle bir rapor yoksa sayacı durmuş veya işlememiş abonelerin tahakkukunda, arızalı sayacın geçmiş dönem tüketim ortalaması baz alınarak, kıyas yöntemi uygulanmak suretiyle hesaplama yapılacağı belirtilmiştir.
Celp edilen ...'nün sayaç muayene tamir ve ayar raporu incelendiğinde, sayacın elektronik göstergelerinin arızalı olduğu, mekanik kısımlarında arıza olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda açıklandığı üzere, somut olayda ...'nün sayaç muayene tamir ve ayar raporuna göre işlem yapılması gerekmektedir. Sayacın elektronik göstergeleri arızalı olsa da, mekanik kısımları arızalı olmadığından mekanik sayaç ölçümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Davalı tarafça da bu kapsamda işlem yapılarak fatura tahakkuk ettirilmiştir. Davalı tarafın mevzuata aykırı bir uygulaması bulunmamaktadır. Dosya kapsamında sayacın mekanik kısımlarının da arızalı olduğuna dair ...'nün sayaç muayene raporunun aksini ispatlar bir belge ve delil bulunmamaktadır. Alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre sayacın mekanik kısımlarının arızalı olmadığı kabul edildiği durumda davacının kendisine tahakkuk ettirilen fatura bedelinden sorumlu olduğu ve menfi tespit ve istirdat talebinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişinin sayaç muayene raporunun doğru kabul edilmemesi gerektiği yönündeki görüşleri ise subjektif ve somut dayanağı olmayan görüşler olup mahkememizce itibar edilmemiştir.
Bu nedenler ile davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Davacı Tarafça Açılan Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 51,24-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 376,36-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 300,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 398,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 12.971,12-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, miktar yönünden KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!