T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/605 Esas
KARAR NO :2024/249 Karar
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:04/11/2019
KARAR TARİHİ:13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın 6 yıldır ülke çapında beyaz eşya ve elektronik ev aletleri satış ve pazarlama işleri ile uğraştığını, yüksek cirolu bir şirket olduğunu ve tüm para giriş çıkışlarının resmi ve kayıt altında olduğunu, müvekkili firmanın ülke genelinde onlarca banka ile çalıştığını ve davalı dahil tüm bankalarla yapılan anlaşma ve verilen talimat gereğince yazılı talimat ile yapılması istenen hiçbir havale ve eft işleminin müvekkili şirket yetkilisi ...'in sözlü onayı olmaksızın yapılmadığını, 07/09/2019 tarihinde yapılan kontrollerde müvekkili iş yeri çalışanı ... tarafından 15/01/2019 tarihinden itibaren çeşitli aralıklarla ve meblağlarda şirkete ait olmayan şahsi mail adresinden bankaya ödeme talimatı düzenleyerek 51 ayrı işlemde toplamda 597.000,00-TL bedelinde şirket yetkilisinin adına sahte imza ile sahte banka ödeme talimatı düzenleyerek kendine ve üçüncü kişilere para kaçırarak şirketi zarara uğrattığını, davalı bankanın yasal olarak tüm bu işlemlerde şirket yetkilisinin onayını almak için dönüş yapması gerekirken üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini ve müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, aynı şekilde ... tarafından 07/06/2019 tarihinde ...A.Ş.'ye verilen banka talimatı ile de 15.000,00-TL gönderilmek istendiğini ancak bankanın teyit için müvekkil şirket yetkilisinin aranması üzerine tüm bu işlemlerin ortaya çıktığını, davalı banka üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olsa idi müvekkilinin zarara uğramayacağını, yapılan işlemlerin müvekkili bankanın ticari defter ve kayıtlarında işlenmediğini, yapılan işlemler hakkında ..., ... ve banka çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, doğan zararın tazmini amacıyla arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşamadıklarını, davalının hukuka aykırı ve kusurlu eylemi ile doğan zararın tazmini amacıyla şimdilik 50.000,00-TL maddi tazminatın haksız işlem tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı nedeni ile davanın reddini talep ettiklerini, ...'un "..." üzerinden davaya konu işlemleri müvekkili bankaya ilettiğini ve kendisinin bu işlemlerin gerçekleştirilmesi için davacı tarafından yetkilendirildiğini, şirket adına şirket kaşesi altına atılan imzalardan şirket tüzel kişiliğinin sorumlu olduğunu, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini ve davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacı tarafından dava harcının eksik yatırıldığını ve tamamlanmasının talep edildiği, dava dilekçesinde alıcı şahsa toplam 597.000,00-TL aktarıldığı belirtilmiş ise de 211.000,00-TL'lik kısmının tahsil edildiğini ve kalan kısımdan bankanın sorumlu tutulmasının istenildiğini, davanın davacı şirket çalışanı ...'a ihbarını talep ettiklerini, müvekkili bankanın davaya konu işlemleri davacı yan ile akdettiği sözleşmelere, kendi kayıtlarına ve yasalara uygun olarak müşterinin usulüne uygun şekilde ... üzerinden kendisine iletilen talimatlarına istinaden gerçekleştirdiğini, ...Platformunun müvekkili banka müşterilerine nakit yönetimi çözümleri sağlamak amacıyla müvekkili banka ile veri alışverişi sağlayan web tabanlı bir uygulama olduğunu, davacı şirketin platforma 02/05/2016 tarihinde imzalamış olduğu ...Başvuru Ve Ana Kullanıcı Tanım Formu, Teknik Şartname Ve Otomatik EFT/Havale Transfer Sistemi Sözleşmesi isimli belgeler aracılığıyla başvurarak toplu eft/ havale modülünü kullanmaya başladığını, firmanın ... (...@...) isimli çalışanını ana kullanıcı olarak tanımladığını, ana kullanıcının sistem üzerindeki iletişim bilgilerini güncelleme hakkına sahip olduğunu ve tüm bu yetkilerin davacı firma tarafından ilgili çalışan ...'a verildiğini, bu nedenle kendisi tarafından gerçekleştirilen işlemler ile ilgili müvekkili bankanın sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacının TBK kapsamında ... tarafından yapılan işlemlerden sorumlu olduğunu, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı yanın tazminat isteminin yerinde olup olmadığı ve miktarının tespiti istemine ilişkindir.
Her ne kadar cevap dilekçesi davalı tarafından zamanaşımı defi ve husumet itirazında bulunulmuş ve ön inceleme duruşmasında bu husus mahkememiz tarafından değerlendirilmemişse de;
Davalı banka tarafından düzenlenen davaya konu dekont tarihlerinin 2019 yılı olduğu, arabuluculuk ve dava tarihinin de 2019 yılı olduğu anlaşılmakla TBK'nın 146. maddesi kapsamında yapılan inceleme sonucunda davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde olmadığı görülmüştür.
Yine davalı banka tarafından kendilerine husumet yöneltilemeyeceği yönünde pasif husumet itirazında bulunulmuş ise de, davacı tarafın iddia ettiği işlemlerin muhatabının banka tüzel kişiliği olduğunun bilirkişi raporu ile de tespiti sonucu husumet itirazının da yerinde olmadığı görülmüştür.
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, beyan, talep ve delil dilekçeleri, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, davalı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, davacının zarar iddiasının yerinde olup olmadığı ve miktarı ile davalı banka işlemlerinin usulüne uygun olup olmadığı, davacının zararı oluşmuşsa davalı bankanın zararın tazmini noktasında sektörel anlamda sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davalı bankanın ticari defterleri ile dosya kapsamında inceleme yapılması suretiyle rapor tanzimi bakımından görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 11/12/2020 tarihli raporda özetle; ... Başvuru ve Ana Kullanıcı Tanım Formu incelenmiş olup, kullanıcı adı ... olarak tanımlanmış ve e-posta adresi olarak ...@... adresinin tanımlandığı, buna mukabil kullanıcının bilgileri değiştirme yetkisinin olacağı hususunun formda yer aldığı ve firma kaşesi altında imzalandığının müşahede edildiği, buna göre ... adlı kullanıcının platformda sonradan birçok bilgiyi ve bu arada e-mail bilgisini değiştirme yetkisinin bulunduğunun anlaşıldığı, ...'un EFT, havale gönderimine dair bilgileri sisteme girdikten sonra imzalı bir talimat göndermek durumunda olduğu, işlem listeleri ile imzalı talimatların bankanın ... biriminin denetiminden geçtiği, ardından imzalı talimatların bankanın ... biriminin denetiminden geçtiği, nihayetinde işlemin tamamlanması akabinde akıbet bildiriminin davacı şirkette çalışan ... adlı şahsın e-mailine gönderildiğinin anlaşıldığı, talimatlardaki imzaların gerçek olup olmadığının, şirket yetkilisi tarafından atılıp atılmadığının ... personeli tarafından incelenmesi gerektiğini ve bu İncelemenin konunun uzmanı tarafından yapılan grafolojik bir inceleme mahiyetinde olmayıp, işlemlerin hızlı yürütülmesinin gereği olarak bankada tanımlı yetkili imzaya uygun olup olmadığının dikkatli ancak kısa bir sürede, özellikle görünüş benzerliğinin değerlendirilmesi suretiyle gerçekleştirilmesinin gerektiğini, bankanın operasyonel birimlerinin çalışanlarından beklenen özen ve dikkat yükümlülüğü, makul bir dikkat ve özenli bakış ile imzanın sistemde tanımlı imzaya benzeyip benzemediğinin denetimi ile sınırlı olduğunu aksi takdirde işlemlerin zamanında bitirilmesi ve ticari hayatın hızına bankaların ayak uydurmasının mümkün olamayacağını, davacı firma vekilinin her bir gönderi için telefonla firma yetkilisinden onay alınması gerektiğini beyan etmiş olmasıyla birlikte özellikle operasyonel birimlerce yürütülen bu tip uygulamalarda telefonla aranmak suretiyle onay alınması söz konusu olmadığını, ayrıca söz konusu platforma ilişkin taraflarca imzalanan sözleşmede bu yönde bir madde bulunmadığını, davalı banka vekili tarafından cevap dilekçesinde sunulan, davacı şirketin yetkilisi ... adına atılan çeşitli imzaların birbirinden farklı olduğu müşahede edildiğini, imza sirküleri ve genel kredi sözleşmesine atılan imzalarda soyadının daha belirgin şekilde yazılı olduğu, buna mukabil bankacılık işlemleri sözleşmesi, ...'na ilişkin form, ilgili teknik şartname ve sözleşmesinde ve para gönderi talimatlarındaki imzalarda soyadının nispeten daha kısa yazılı olduğu ve imza sirküleri ile genel kredi sözleşmesindeki imzalardan bir nebze farklılık arz ettiği müşahede edildiği, bu noktada yer verilmesi uygun olan hususun davacı firmanın kendi hesabına yaptığı para gönderilerine ilişkin talimatlardaki imzaların ...'a yapılan gönderilere ilişkin talimatlardaki imzalarla olan benzerliği olduğu, davalı banka vekilinin 5 farklı imza görüntüsünü sunduğunu ve banka sisteminde ... adına kayıtlı imzanın görüntüsünü sunmadığını, ... personelinin imza kontrolünü banka sisteminde kayıtlı olan imza görüntüsü ile gerçekleştirmesi beklendiğinden, davalı banka vekilinin bu imza görüntüsünü dosyaya sunmasının uygun olacağını, dosyaya sunulan belgelerdeki imzaların hangilerinin firma yetkilisi ...'in elinden çıktığının anlaşılabilmesi amacıyla imza grafoloğu uzmanı bir bilirkişiye ... ve ... hakkında yavaş ve hizli şekilde çeşitli imzalar attırılmak ve el yazısı yazdırılmak suretiyle inceleme yaptırılması ve imzaların benzerlik derecesine göre rapor aldırılması hususundaki takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu olması gerçeği ışığında, imzaların iğfal kabiliyetinin de bulunulduğunu düşündüklerini, benzer imza görüntüsüne sahip olup davacı firma tarafından itiraz edilmeyen, kendi birimi personelinin daha sonra gerçekleşen ve ...'a yapılan gönderilere ilişkin talimatlardaki benzer imzalar tarafından iğfal edilmesinin oldukça muhtemel bir durum olarak kabul edildiğini, bu durumda, davalı banka personelinin denetim ve özen konusunda apaçık bir ihmal ve kusur içinde olmadığının düşünüldüğünü ancak bu hususta nihai takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğunu, bununla birlikte, davacı firma vekili, para gönderi talimatlarının ...'nun ürettiği belgeler kullanılmadan, bunlara benzer olmayan belgeler üzerine yazıldığını beyan ettiğini ve diğer yandan, para gönderi talimatlarında şirketin kurumsal e-mail adresinin kullanılmamasına karşın, aynı dönemde firmanın diğer ödemelerinde kurumsal e-mail adresinin kullanıldığını ve talimatların ...'nun ürettiği belgeler kullanılarak gönderildiğini belirtmiş olduğunu, bu iddiaların davacı vekilinin ...'a gönderilen paraların ... kullanılmadan gönderildiği merkezinde toplandığını ve bu durumda, 51 adet para gönderi işleminde adı geçen platformun kullanılıp kullanılmadığının banka bilgi işlem uzmanı bir bilirkişi marifetiyle incelenmesinin Uygun olacağını, söz konusu İnceleme neticesinde 51 adet işlemin ... kullanılmadan ve platformdan çıkarılan talimat dışındaki benzer olmayan talimatlar ile gerçekleştirildiğinin teşpit edilmesi durumunda ise davalı banka personelinin özen ve dikkat hususunda kusurlu olduğu kanısına varılmak gerektiği şeklinde rapor bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, bilirkişi raporundaki tespitlere nazaran bilirkişi heyetine Grafoloji ve banka bilgi işlem uzmanı bilirkişiler dahil edilmek suretiyle uyuşmazlık konusunu oluşturan talimatların ...Sistemi üzerinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, bu talimatlar ile önceki dönem ihtilafsız olan talimatlar mukayese edilmek suretiyle benzerlikler bulunup bulunmadığının, yazılı imzaların iğfa kabiliyetinin bulunup bulunmadığının iddia ve savunmaya konu hususlara nazaran gerçekleştirilen işlemlerde davalı bankanın ihmal veyahut kusurununu bulunup bulunmadığının tespiti noktasında ek bilirkişi incelemesi yapılması bakımından dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 05/08/2021 tarihli ek raporunda özetle; Davacı tarafından davalı bankaya 15.01.2019 ile 24.05.2019 tarihleri arasında gönderilen 51 adet toplam 597.000 TL tutarındaki Havale/EFT işlemi talimatı ile gerçekleştirilen ödemelerin talimat üzerinde imzası olan davacı şirket yetkilisi ...'in onayı olduğuna dair bir nevi kimlik tespiti mahiyetinde olan teyit işlemi kaydı veya belgesi olmadığı, dava konusu teyit edilmemiş yazılı talimatlarla işlem yapılması sonucunda davacı müşterinin hesabından yetkisiz ödemeler yapıldığı, dolayısıyla davalı bankanın dava konusu 51 adet olmak üzere toplam 597.000 TL tutarındaki Havale/EFT ödeme işlemlerinde ihmal ve kusurunun olduğu sonucuna varıldığı, davacı beyanı doğrultusunda sağlanan tahsilatlarla zararın 397.000 TL olduğu, davacının 50.000 TL talebi ile bağlı asi yetkisiz yapılan her bir ödeme tutarına işlem tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin mümkün olduğu, ayrıca rapor içeriğinde bahsi geçen ve bilgi işlem incelemesi yapan diğer uzman bilirkişilerin yerinde yaptığı inceleme sırasında temin edilerek dosyaya eklediği anlaşılan ve tamamının fotokopi olduğu görülen talimatların grafolojik yönden değerlendirilmesiyle ilgili olarak ise; dosya içerisindeki belge fotokopileri ile grafolojik yönden incelenerek uyuşmazlığı açıklığa kavuşturacak sonuçlar elde edemeyecekleri şeklinde rapor bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, dosyada alınan kök ve ek bilirkişi raporları uyuşmazlığın aydınlatılması bakımından yeterli görülmediğinden yeni bir heyet kurularak önceki raporlara yönelik taraf beyan ve itirazları da dikkate alınarak davalı bankanın sistem ve ticari defter kayıtları üzerinde ve yine zarar iddiası bakımından davacı şirket ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yapılması suretiyle uyuşmazlık konusu işlemlerin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri kapsamında ve aynı platform üzerinden önceki dönemde gerçekleştirilip ihtilafsız kabul edilen işlemler ile bankaya verilen davacı şirket imza sirküleri kapsamında mukayese edilerek yazı ve imzaların iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı, davalı bankanın gerçekleştirilen işlemlerde kusurlu kabul edilip edilemeyeceği, davacı yan aleyhine zarar oluşmuşsa miktarı ve zarardan davalı bankanın sorumlu tutulup tutulamayacağı hususlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir raporla tespit olunması bakımından yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti 17/08/2022 tarihli raporunda özetle; Davaya konu talimat işlemlerini tanımlayan ... isimli çalışana davacı firma tarafından sistemde “ana kullanıcı” rolünde tam yetki verildiği, ilgili ana kullanıcı rolünde iletişim bilgilerini düzenleme yetkisinden maksimum/ minimum alt kullanıcı onay limitlerini belirleme gibi tüm geniş yetkilerin tanımlı olduğu ...Başvuru ve Ana Kullanıcı Tanım Formu’nda açıkça belirtildiği, davacı firma personeli ... tarafından oluşturulan talimatlardan 49 adedinin davalı bankaya ait ...Sistemi Platformu üzerinden açılışı yapıldığı, söz konusu işlemlerin davacı firma tarafından ana kullanıcı olarak tam yetki ile yetkilendirilmiş ilgili personel tarafından gerçekleştirildiği gerek sistem kayıtları ile gerekse de dosyaya mübrez tüm kayıtlar ile sabit olduğu, kalan 2 adet işlemin kaynağı hakkında ise herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, dava konusu talimat işlemlerinden 32 adet işlem talimatının...@... uzantılı kurumsal e-posta hesabından, 18 adet işlem talimatının ise [email protected] uzantılı şahsi e-posta hesabından davalı bankaya iletildiği, başka bir deyişle talimat belgelerinin ... web platformu üzerinden değil kurumsal ve şahsi e-posta hesaplarından gönderimlerinin sağlandığı, kalan 1 adet işlem talimatının gönderimi ile ilgili bir veriye ulaşılamadığı, davalı yanca bu durumun ilgili talimat işleminin personelin önüne fiziken veya whatsapp üzerinden gelmiş olabileceği şeklinde açıklandığı, taraflar arasında imzalanan ...Sözleşmesi (ve eklerine) göre firmanın hazırladığı transfer işlemlerine ait bilgilerin bankaya aktarılması ve banka tarafından yapılan transferlere ilişkin bilgilerin firmaya aktarılması yöntemi ve zamanı ile aktarılacak elektronik dosya formatının sözleşmenin eki olan teknik şartnamede düzenlendiğinin belirtildiği, havale işlemleri için oluşturulan talimat evraklarının işbu maddede belirtilen formata uygun olması gerektiği, ayrıca ilgili sözleşmede transfer talimatlarının hangi yöntem ve araç ile gönderileceği hususunda bir bilginin geçmediği, yerinde yapılan incelemede talimat belgesinin manuel olarak oluşturulabileceği gibi sistemden çıktı alınarak da oluşturulabileceğinin gözlendiği, dava konusu işlemlerin davacı firma çalışanı ... tarafından gerçekleştirildiği, ilgili şahsın dava konusu işlemleri gerçekleştirmek üzere sisteme erişim yapma ve işlemleri tanımlama gibi tüm geniş yetkiye sahip olduğu, bu bağlamda somut olayda banka tarafından uygulanan erişim denetimi ve yetkilendirme prosedürlerinden kaynaklı herhangi bir güvenlik zafiyeti ya da işlem güvenliğini tehdit edici bir unsur ve/veya kusur gözlenmediği, davacı defterlerinde ... hesabında Mayıs ayından önce yapılan havale ödemelerinin kayıtlarda yer almadığı, Mayıs ayına ilişkin havale ödemelerinin kayıtlarda yer aldığı, Havalelerin yapıldığı tarihlerde bankanın ekstresi ile davacı kayıtları karşılaştırıldığında hesaba girişlerin davacı şirketkayıtlarında eksik kayıtlandığı ve gün sonunda hesap bakiyelerinin aynı olduğu, yapılan banka ödemelerine ilişkin davacı kayıtlarında 01.05.2019 ve 01.08.2019 tarihlerinde düzeltme kayıtları yapıldığı, Davacı tarafından ...’a ilişkin 01.05.2019 tarihinden sonra yapılan düzeltme kayıtları ile 597.500 TL ödemenin borç olarak kaydedildiği ve karşılığında 211.831,07 TL alınan ödeme neticesinde ...’dan 385.668,93 TL davacının alacağı kaldığı, başka bir deyişle davacı çalışanı ... tarafından usulsüz olarak gerçekleştirilen para transferlerinin havale alıcısı ... üzerinden kayıtlandığı, dolayısıyla yapılan kısmi ödeme/tahsilat sonucunda davacı zararının 385.668,93 TL’na düştüğü, yapılan işlemlerde sağ alt taraflarında mevcut “... ... Tic. Ltd. Şti…” içerikli ibareler ile başlayan kaşe izleri üzerindeki imzaların ... isimli şahsın belirtilen dava dosyası içerisinde mevcut mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle ... isimli şahsın eli mahsulü olmayıp, adı geçen şahsın hakiki imzalarının model alınmak suretiyle adına takliden (sahte) olarak atılmış imzalar oldukları yönünde kanaat hasıl olmakla birlikte, inceleme konusu belge asıllarının temin edilerek inceleme yapılabilmesi halinde daha kesin bir kanaat beyanda bulunulabileceği, ayrıca bilgisayar ekranından alınan görüntülerin bilgisayar yazıcısı vasıtası ile elde edildiği belirtilen inceleme konusu talimat sayfalarının, onaylayan şahıs için iğfal kabiliyetine haiz olup olmadığı hususu ile ilgili olarak ise; incelenen belgenin iğfal kabiliyetine haiz olup olmama durumunun tespitinin ancak belgenin sadece asıl belge olması durumunda ve imzalar üzerinden değil, belgenin sahip olduğu güvenlik unsuları üzerinden yapılabileceği değerlendirildiğinden açıklığa kavuşturulması talep edilen iğfal hususu konusunda bu belge çıktıları için herhangi bir kanaate varmanın mümkün olamadığı şeklinde rapor bildirmişlerdir.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı yapılan itirazların etraflıca irdelenip değerlendirilmesi suretiyle ek rapor hazırlanmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyeti 30/01/2023 tarihli ek raporunda özetle; davalı banka çalışanları havale işlemleri sırasında gönderilen talimatlardaki imza kontrolü bakımından özen yükümlülüğünü gereği gibi ifa etmemiş oldukları ancak hesap hareketlerine göre kendi çapında bu denli yüksek montanlı bir ödeme-para transferi sırasında davacıdan teyit alınmamış olması, davacının da basiretli bir tacir olarak hem kontrolsüz ve sınırsız tam yetkiyi kendi çalışanına devretmekle ve hem de bunca süre sessiz kalmış olması adeta işlemlere icazet verdiği anlamında yorumlanabileceği, belirtilen nedenlerle tarafların müterafik kusurlu oldukları kanısına vardıklarını, kusur takdiri her ne kadar sayın mahkemeye ait ise de eğer bir kusur oranı belirtilmek gerekirse tarafların %50’şer oranında müterafik kusurlu olduklarının söylenebileceği, davacının gerçek zararının 385.668,93 TL [ (597.500)-(211.831,07 Ödeme)] olarak belirlenmiş olduğu, mahkemece rapor içerisinde belirtilen sebepler ile % 50 kusur oranının değerlendirilmesi ihtimalinde 192.834,47 TL davalı bankanın sorumluluğunun hesaplanabileceği şeklinde ek rapor bildirmişlerdir.Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ olmuş, davacı tarafça işleyecek faize yönelik talebinin tarih ve miktarlar bakımından somutlaştırılmış olduğu görülmüş ve bilirkişi heyetinden bu dilekçe de dikkate alınmak suretiyle suretiyle ek rapor hazırlanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili 29/03/2023 tarihli dilekçesi ile taleplerini 335.669,93-TL artırarak davalarını 385.668,93-TL olarak ıslah etmiş ve artırılan değer üzerinden eksik harcı yatırmıştır.Bilirkişi heyeti 30/01/2024 tarihli 2. ek raporunda özetle; kök raporda “Davacının gerçek zararının 385.668,93 TL [ (597.500)-(211.831,07 Ödeme)] olarak belirlenmiş olduğu, Sayın Mahkemece rapor içerisinde belirtilen sebepler ile % 50 kusur oranının değerlendirilmesi ihtimalinde 192.834,47 TL davalı bankanın sorumluluğunun hesaplanabileceği, hususlarına yer verildiğini, 26.05.2023 tarihli beyanı kapsamında faiz başlangıç tarihinin Arabuluculuk son tutanak tarihi olan 12.09.2019 tarihi olarak beyan edildiğinin mevcut olduğunu, kök raporda incelenen kayıtlar kapsamında bankadan yapılan çıkış tutarları ile iade edilen tutar tarihlerinin arabuluculuk son tutanak tarihinden önce olması nedeniyle faiz başlangıcında davacı beyanı kapsamında 12.09.2019 tarihinin esas alındığını, sayın mahkemece iade edilen dışındaki 385.668,93 TL tutarın talep edilebileceğine karar verilmesi halinde; dava dilekçesinde bildirilen 50.000 TL tutara ilişkin dava tarihine kadar faiz 1.415,75 TL ve Islah edilen 335.668,93 TL için Islah Tarihine Kadar faiz 183.574,12 TL olmak üzere toplam talep edilen 385.668,93 TL tutara ilişkin toplam faiz 184.989,87 TL olarak hesaplandığını, sayın mahkemece kusur oranları esas alınarak iade edilen dışındaki 385.668,93 TL tutarın %50 ‘si 192.834,47 TL tutarı talep edebileceğine karar verilmesi halinde; dava dilekçesinde bildirilen 50.000 TL tutara ilişkin dava tarihine kadar faiz 1.415,75 TL ve ıslah nedeniyle kalan 142.834,47 TL için Islah Tarihine Kadar faiz 78.114,80-TL olmak üzere toplam 192.834,47 TL tutara ilişkin toplam faiz 79.530,55-TL olarak hesaplandığı" şeklinde tespitlerde bulunmuşlardır.Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davaya konu talimat işlemlerini tanımlayan ... isimli çalışana davacı tarafından sistemde “ana kullanıcı” rolünde tam yetki verildiği, ilgili ana kullanıcı rolünde iletişim bilgilerini düzenleme yetkisinden maksimum/minimum alt kullanıcı onay limitlerini belirleme gibi tüm geniş yetkilerin tanımlı olduğu ...Başvuru ve Ana Kullanıcı Tanım Formu’nda açıkça belirtildiği, davacı firma personeli ... tarafından oluşturulan talimatlardan 49 adedinin davalı bankaya ait ...Sistemi Platformu üzerinden açılışı yapıldığı, söz konusu işlemlerin davacı firma tarafından ana kullanıcı olarak tam yetki ile yetkilendirilmiş ilgili personel tarafından gerçekleştirildiği gerek sistem kayıtları ile gerekse de dosyaya mübrez tüm kayıtlar ile sabit olduğu, kalan 2 adet işlemin kaynağı hakkında ise herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, dava konusu talimat işlemlerinden 32 adet işlem talimatının ...@... uzantılı kurumsal e-posta hesabından, 18 adet işlem talimatının ise [email protected] ... .e-posta hesabından davalı bankaya iletildiği, başka bir deyişle talimat belgelerinin ...web platformu üzerinden değil kurumsal ve şahsi e-posta hesaplarından gönderimlerinin sağlandığı, kalan 1 adet işlem talimatının gönderimi ile ilgili bir veriye ulaşılamadığı, davalı yanca bu durumun ilgili talimat işleminin personelin önüne fiziken veya whatsapp üzerinden gelmiş olabileceği şeklinde açıklandığı, taraflar arasında imzalanan ...Sözleşmesi (ve eklerine) göre firmanın hazırladığı transfer işlemlerine ait bilgilerin bankaya aktarılması ve banka tarafından yapılan transferlere ilişkin bilgilerin firmaya aktarılması yöntemi ve zamanı ile aktarılacak elektronik dosya formatının sözleşmenin eki olan teknik şartnamede düzenlendiği belirtildiği (Madde-3), havale işlemleri için oluşturulan talimat evraklarının işbu maddede belirtilen formata uygun olması gerektiği, ayrıca ilgili sözleşmede transfer talimatlarının hangi yöntem ve araç ile gönderileceği hususunda bir bilginin geçmediği, yerinde yapılan incelemede talimat belgesinin manuel olarak oluşturulabileceği gibi sistemden çıktı alınarak da oluşturulabileceği gözlendiği, netice olarak, dava konusu işlemlerin davacı firma çalışanı ... tarafından gerçekleştirildiği, ilgili şahsın dava konusu işlemleri gerçekleştirmek üzere sisteme erişim yapma ve işlemleri tanımlama gibi tüm geniş yetkiye sahip olduğu, bu bağlamda somut olayda banka tarafından uygulanan erişim denetimi ve yetkilendirme prosedürlerinden kaynaklı herhangi bir güvenlik zafiyeti ya da işlem güvenliğini tehdit edici bir unsur gözlenmediği, davaya konu talimat işlemlerini tanımlayan ... isimli çalışana davacı tarafından sistemde “ana kullanıcı” rolünde tam yetki verildiği, ilgili ana kullanıcı rolünde iletişim bilgilerini düzenleme yetkisinden maksimum/minimum alt kullanıcı onay limitlerini belirleme gibi tüm geniş yetkilerin tanımlı olduğu ... Başvuru ve Ana Kullanıcı Tanım Formunda açıkça belirtilmiş olduğu, davacı bir anlamda kontrolsüz ve sınırsız tam yetkiyi kendi çalışanına devretmekle olası usulsüz işlemlerin adeta kapısını açık bıraktığı, davacı basiretli bir tacir gibi ihtiyatlı olmak durumunda olduğundan, kendi çalışanına bu denli güven duymuş olması sonucunda, özensiz olarak tam yetkiyle donatılmış personelin usulsüz eylem ve işlemleri sonucunda şirketin zarara uğramasına yol açtığı, davalı banka gerek ...Programı platformu üzerinden iletilen ve gerekse
e manuel ortamda iletilen talimatlara istinaden 3. Şahıslara para transferi (EFT, havale vesaire gibi) yapmış olduğu, davalı banka çalışanları çok sayıda para transferi işlemlerini yaparken salt bankanın kurduğu ... Programına güvenerek, verilen talimat asıllarını takip etmeme (yani bir önceki talimat gelmeden yeni talimatla işlem yapmama gibi) ve şirket yetkilisinden beher işlem bazında teyit almama gibi güvenlik tedbirlerini ihmal etmiş oldukları, esasen hangi tür yüksek güvenirliği olduğu düşünülen program uygulanırsa uygulansın o programın mutlaka kendi içinde azda olsa keşfedilmemiş olan bir güvenlik açığı olabileceğinden şüphe duymaları gerektiği, davalı banka çalışanlarının bu noktayı ihmal etmiş oldukları, davalı banka çalışanın gereken özeni göstermediği ve davacıdan teyit almaksızın işlem yaptığı ve bu nedenle zararın doğduğu, davalı banka çalışanları havale işlemleri sırasında gönderilen talimatlardaki imza kontrolü bakımından özen yükümlülüğünü gereği gibi ifa etmemiş oldukları, ancak hesap hareketlerine göre kendi çapında bu denli yüksek montanlı bir ödeme-para transferi sırasında davacıdan teyit alınmamış olması, davacının da basiretli bir tacir olarak bunca süre sessiz kalmış olması adeta işlemlere icazet verdiği anlamına gelebileceği anlamına gelebileceğinden tarafların eşit oranda müterafik kusurlu oldukları anlaşıldığından bilirkişi tarafından tespit edilen zarar miktarının yarısı olan alacak miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne dair mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, dava konusu edilen 192,834,47 TL'nin davaya konu edilen 50.000,00 TL'lik kısmına 12/09/2019 tarihinden, bakiye 142.834,47 TL'lik kısmının ise 29/03/2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gereken 13.172,52-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 853,88-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 12.318,64-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 853,88-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 660,00-TL'sinin davacıdan, 660,00-TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.853,52-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.853,52-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacının yaptığı 44,40-TL ilk masraf, 3.750,00-TL bilirkişi ücreti, 331,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.125,40-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 2.062,70-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davalının yaptığı 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 487,60-TL posta gideri olmak üzere toplam 6.487,60-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 3.243,80-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2024
Katip ...
Hakim ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!