T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/404 Esas
KARAR NO:2024/260
DAVA:İtirazın Kaldırılması, İflas
DAVA TARİHİ:27/05/2016
KARAR TARİHİ:14/03/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan itirazın kaldırılması, iflas davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında 07/01/2015 tarihli risk paylaşım sözleşmesi imzalandığını, daha sonra bu paylaşım sözleşmesine istinaden davalı ile 2015 yılında faturalaşma olduğunu ve tarafların bu bedeli resmi olarak banka hesaplarından ödemiş olduklarını, aynı sözleşme çerçevesinde 28/04/2015 tarihinde yetkili e mail adreslerinden protokol yapılarak onaylandığını, onaylama metninin alt kısmında bu protokolün aynen 07/01/2015 tarihinde ıslak imzalı olarak yapılan anlaşmanın ayrılmaz bir parçası olduğunun yazıldığını, 28/04/2015 tarihli bu protokole göre başlangıç tarihi 01/01/2016, bitiş tarihi 31/12/2016 olan 10 MW lık referans fiyatı 157,5 olan protokolün onaylandığını, davalı tarafa 31/01/2016 tarihli ve 29/02/2016 tarihli faturalar kesildiğini ve yetkili e postaya gönderildiğini, davalının, müvekkillerinin şirketi yeni devraldığını eski ortaklarının böyle bir anlaşmadan bahsetmediğini şirket kayıtlarında böyle bir durumun olmadığını vs yazdığını, eski ortakların anlaşmayı gizleyip yeni devir alanları kandırıp kandırmadığı, anlaşmanın olmadığı, saklandığının bu davanın konusu olmamakla beraber tacir olan şirketi yeni devir aldığını, kişiler davacı müvekkili tarafından davalıya aynı anlaşmaya dayanarak 30/01/2015 tarih ve seri ... nolu fatura ve yine 28/02/2015 tarihli seri A ... nolu faturaların kesilmiş olduğunu ve davalı tarafça bu bedellerin ödenmiş olduğunu, şirketin yeni sahibi olarak ortaya çıkan bu şahısların başka bir şirketin yetkilisi olarak birebir benzer anlaşmayı e mail üzerinden onaylayıp fatura tebliğ edip fatura alıp müvekkili ile ödeme yapabilmiş olduklarını, yeni devir aldıkları şirkete ödeme çıkınca böyle bir anlaşma olmaz bu bir bahistir vs demeye başladıklarını, bunun üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nden ... Esas sayılı dosya ile iflas yolu ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız ve hukuka açıkça aykırı itirazı nedeni ile duran takibin devamı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmeleri ve şirketin iflasına karar verilmesi için iş bu davanın açıldığını, kötü niyetle bilerek haksız yapılan itiraz sebebi ile de icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini, yargı gider ve masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı 27/06/2016 havale tarihli dilekçesi ile; Davayı kabul anlamına gelmemek üzere beyan ederiz ki; bu sözleşme hiçbir şekilde uygulanmadığı ve taraflar arasında bu davaya konu edilen faturadan önce hiçbir fatura düzenlenmediğini, kaldı ki, müvekkilimiz şirkette olmayan, sonradan davacı tarafından e-mail ile tarafımıza gönderilen (… ve hukuki dayanağı olmayan/müvekkilimiz şirket tarafından kabul edilmeyen) sözleşme ve sözleşmeye bağlı (hiçbir şekilde onaylanmamış) protokolde (ki davaya konu faturayı bu protokole göre düzenlediklerini iddia ediyorlar), söze konu sözleşmenin yürürlük tarihi olarak 01.01.2016 tarihi belirlenmişken, bu sözleşmenin 2015 yılında uygulandığının iddiası da kötü niyetli olduğunu, davacı şirketi ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını ve müvekkili şirketin alacaklı şirkete herhangi bir ödeme taahhüdü olmadığını, söze konu sözleşme ile davacının müvekkili şirkete satmakla ve ulaştırmakla yükümlü olduğu bir mal, hizmetin olmadığını, davacının bir sigorta şirketi, finans kuruluşu da olmadığını, sözleşmenin yapı ve içerik olarak bir "kumar ve bahis" taahhüdü içermekte, bu yapısıyla da ticari değil "kumar ve bahis" faaliyeti olmakla davacının yasal olarak kumar/bahis oynatma yetkisine sahip bir şirket olmadığını, faturanın yetkili e-posta adresine gönderildiği beyan edilmekle, davacı şirketin böyle bri yetkili bulunmadığını, fatura aslının kargo ile gönderilemeyeceğini, takibin nedeni olarak belirtilen sözleşme ödeme emri ekinde bulunmadığını, sadece taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen bir protokol sureti bulunduğunu ve imzasız olduğunu, müvekkili şirketin ticari faaliyetini sürdüren ve yüzlerce müşterisi olan bir perakende satış lisansı sahibi elektrik enerjisi toptan satış şirketi olduğunu ve iflası gerektiren herhangi bir durumun mevcut olmadığını, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli davanın reddine, icra takibinin iptaline, davanın müvekkili davalı şirket yanında müdahil olmak üzere dava dışı ...Yat. İnş. Ve Tic. A.Ş'ye, ...'na, ...'na, ...'a ihbar edilmesine, haksız takip ve dava nedeniyle davacının müvekkiline %20'den az olmamak üzere tazminat ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 2004 Sayılı İİK'nun 156/3. maddesi gereğince, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan, iflas yolu ile adi takibe karşı davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kaldırılması ve iflas talebine ilişkin bulunmaktadır.
Davacı vekili Mahkememizce 14/03/2024 tarihinde yapılan duruşmaya mazeret dilekçesi göndermiş ise de, mazeretin belgelendirilmediği, usulüne uygun bir dilekçe olmadığı, yine UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, davacı vekilinin, 14/03/2024 tarihinde Mahkememizin eldeki dava dosyası dışında başka herhangi bir mahkemede duruşması veya keşfi bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin mazeret talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dosyanın 28/09/2023 tarihinde ve 14/03/2024 tarihinde davanın takip edilmemesi nedeniyle iki kez işlemden kaldırılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davanın niteliği ve 2004 Sayılı İİK'nun 158/2. maddesi dikkate alındığında, yargılamanın basit yargılama usulüne tabi olduğu açıktır.
6100 Sayılı HMK'nun 320/4. maddesi; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." hükmünü içermektedir.
Tüm bu nedenlerle, basit yargılama usulüne tabi eldeki davanın 28/09/2023 tarihinde 1. defa takipsiz bırakıldığı, sonrasında davanın yenilendiği, dava dosyanın yenilenmesinden sonra 14/03/2024 tarihinde tekrar takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla, davacı tarafından açılan davanın ikinci defa takipsiz bırakılmasından dolayı 6100 Sayılı HMK'nun 320/4. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilerek, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 sayılı HMK'nın 320/4., 150. maddeleri dikkate alınarak, davacı tarafça açılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 398,40-TL harcın, davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 114,00-TL yargılama giderinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!