WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

İSTANBUL 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/40 Esas
KARAR NO:2024/142

DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:18/09/2014
KARAR TARİHİ:05/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin miras bırakanı ..., BDDK tarafından el konulmadan önce davalı ... A.Ş nin ... Şubesine 100.000 ... mevduatını vadeli olarak yatırdığını, 21/12/1999 tarihinde davalı bankaya el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak, yönetiminin ... ye devredildiğini bu banka daha sonra sırasıyla ..., ... ile ...'ın birleştirildiği, ...'ın ise ... Bank a satıldığını, bankaya el konulmasından sonra müvekkilin mevduatının sigorta kapsamında olmadığı ve ... ltd. Adlı bankanın ıayrı bir tüzel kişi olduğu gerekçesi ile ödenmediği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin öncelikle ... bankaya başvuru gerektiği şeklindeki önceki içtihadından döndüğü yeni içtihatlarında ... ... ltd adlı kıyı bankasının hiçbir mal varlığının bulunmadığı, KKTC ekonomi ve turizm bakanlığının ...'a ait hiçbir mal varlığının bulunmadığı yıllık 20.000,00USD lisans bedeli yatırmamış olması nedeniyle bankanın bankacılık lisansının iptal edilerek kapatılmış olması nedeniyle ve bu banka hakkında alınmış çok sayıda aciz vesikası olması nedeniyle bu banka ya başvurunun sonuçsuz kalacağının anlaşılmış olduğu vurgulanarak ... bankaya dava açmaya veya icra takibi yapmaya ve başvurunun sonuçsuz kaldığının kanıtlanmasına gerek bulunmadığı yönünde karar oluşturmuş, eski içtihatlarından dönüldüğünü, müvekkilinin miras bırakanı ... tarafından davalı bankanın ... şubesine yatırılan 100.000 DEM =51.129,18 Euro nun 1/2 hissesi olan 25.564,59 Euro mevduat alacağının davalı bankadan hükmen tahsiline, paranın bankaya yattığı 22/05/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesi gerektiği iddiasında bulunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Mahkeme ve Yargıtay kararlarında bankaları ile ... arasındaki işleyiş emsal Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanan ve borcun üsteleneninin ve sözleşmenin 6.13. Maddesi gereğince sorumlusunun ... olduğunun tartışmaya yer vermeyecek kadar çık ve net olduğunu, dava tarafından müvekkiline karşı açılan davanın reddinin gerektiği, Mahkemenin davanın esasına gidebilmek için dava şartlarının tam olması gerektiği, dava şartlarının Mahkemenini davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartal olduğunu, dava şartlarının tam olmamasından dolayı davanın reddinin gerektiği, borç kaynağının zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü süre geçirilmek suretiyle açılmış olduğu hususunun da gözetilerek reddi gerektiğini, davanın tasarruf mevduatı sigorta fonuna da ... ihbarını talep ettiklerini, bu nedenlerle hisse devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek her türlü borcun ... tarafından üstlenmesi sebebi ile ... nin davalı sıfatı olması gerektiğini, hisse devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek hür türlü borcun ... tarafından üstlenmesi sebebi ile ve 5411 sayılı kanun m.107/5b-5 m.107/6 m. 140 mucibince ve ... nin taraf olduğu sözleşmeler uyarınca müvekillinin sorumlu olmadığını, davada müvekkil Bankanın değil hisse devir sözleşmesinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek borçları ... üzerlenmiş ve hisse devir sözleşmesinden önceki işlemlere ilişkin borçlar yasa gereği ... üzerine nakil edilmiş olduğundan sadece ... nin davalı sıfatı olması gerektiğini, bu sebeple öncelikle husumet itirazlarının kabulüne karar verilmesini,hisse devir Sözleşmesinin 6.13 ncü maddesi ve yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. maddesinin 6. fıkrası ve eski 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14. maddesinin 6. fıkrasının c bendi uyarınca Alacaklı (Davacı) rızası aranmayacağından HMK 124/2 kapsamında mahkemenin res’en taraf değişikliğine hükmetmesi; bankanın açısından davanın husumetten reddine karar verilmesini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını yetkili İstanbul Mahkemelerinde açılması gerektiğini bu sebeple yetkisizlik kararı verilmesini, davanın esas yönünden reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretini davacı yana yükletilmesine karar verilmesini davalının adına saygıyla arz ve talep ettiklerini, borcu üstlenmiş olan ...’ye ve Hisse Devir Sözleşmesinin tarafı olan ...’a HMK. nun 61nci maddesi gereğince ihbar edilmesini talep etmişlerdir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;Davacı murisi ... tarafından davalı bankanın ... şubesine yatırılan 100.000Mark karşılığı 51.129,18 Euro'nun kendi 1/2 hissesine isabet eden 25.564,59 Euro mevduat alacağının davalı bankanın sebepsiz zengiştiği vb.iddialar ile bankadan tahsili talebine ilişkin olduğu tespit edildi.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 08/12/2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Taraflar arasındaki ilişkiler açısından olaya bakıldığında davacının davalı bankadan bir talepte bulunamayacağı ileri sürülse de davalı bankanın bir güven kurumu olarak kabul edildiği, ... sahiplerinin kendi şirketlerine çıkar sağlamak amacıyla kağıt üzerinde ... ... Ltd İ kurdurduktan sonra yine kendilerinin kontrolündeki tüm kaynaklarınını kullandıkları davacının a için de olduğu tasarruf sahiplerinini kağıt üzerinde kurulu bu şirkete yönlendirilerek mer i yasaların hükümlerinden dava konusu bedelden sorumlu sayılmasının mümkün ve sayın Mahkemenizin takdirleri içindedir. Bütün bu tespit ve değerlendirmeler sonucunda; dava konusu işlem ağırlıklı olarak bir hukuki mesele olduğundan öncelikle konu ile ilgili her türlü değerlendirme ve takdirin sayın Mahkemenin uhdesinde olduğu, davacını ... hesabına 22/05/2000 tarihindeki dönüş bakiyesi olan 57.642,90 Euro ya bu tarihten itibaren dava tarihine kadar 3095 sayılı kanun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıl vadeli Euro cinsinden mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz istenebileceği, 07/05/2014 dava tarihi itibariyle bilirkişiliğimizce alacak tutarı 98.290,46 Euro*2.9233 = 287.332,50 TL olarak hesaplandığı davacının sunulan mirasçılık belgesine göre miras bırakan... terekesinin 1/2 payına sahip olduğu buna göre davacının hissesinin 143.666,25 TL olduğu, tarafların, masraf, tazminat, vekalet ücreti ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, ... hesabından kaynaklanan paranın tahsil edilememesi nedenine dayanılarak açılan tazminat davasıdır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22/04/2022 Tarihli ve 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı gereğince, mudilerin ... alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde ... hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE;
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 494,90-TL (tebliğ ve posta) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davalı ve Feri müdahil vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/03/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır