T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/163
KARAR NO :2024/391
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:06/03/2024
KARAR TARİHİ:25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Anonim Şirketi’ne sigortalı ...'un malik ve işleteni olduğu ... plakalı aracın 22/10/2021 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, mevcut kazada davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğunu, söz konusu trafik kazası neticesinde meydana gelen hasarın, davacının aracında ikinci el piyasada değer kaybı yarattığını, kaza sonucu araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin gerçek zarar kalemi arasında olup bu zarardan trafik kazasına karışan kusurlu araç maliki, bu aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, araç işleteni, aracı kullanan kişinin müştereken ve müteselsilen ödemekle yükümlü olduğunu, maddi kayba uğrayan davacının zararının davalı sigorta şirketinden karşılanmasının gerektiğini, davalı sigorta şirketine 17/03/2022 tarihinde reel değer kaybının ödenmesi için başvuru yapıdığını ancak davalı tarafından değer kaybına ilişkin zararın tamamının ödenmediğini, taraflar arasında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın kabulüne, Şimdilik 10,00 TL Reel Değer Kaybı Bedelinin poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tazminine, dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın aracı ticari değil, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi olduğunu, dava konusu talebin muaccel olmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, işbu davanın kazanç kaybı talebi ile açıldığını, davalı şirketin poliçe kapsamında kazanç kaybından sorumluluğunun mevcut olmadığını, davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevapları dikkate alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapları da dikkate alınarak esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;Sigorta Tahkim Komisyonuna müzekkere yazılarak davaya konu 2022.E... sayılı, 2022.E... sayılı, 2022.E.126358 sayılı başvuru dosyaları ve 2022.E... 28/09/2022 tarih ve K-2022/... sayılı uyuşmazlık hakem kararı ile 2022.E... 26/05/2023 tarih ve K-2023/... sayılı uyuşmazlık hakem kararları celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu, ... plakalı araca ait tramer kayıtları celp edilmiştir.
... A.ş'ne müzekkere yazılarak davaya konu 22/10/2021 tarihli kaza ile ilgili ... plakalı araca ait hasar dosyası ve ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin tüm bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Dava, 22/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin tazminidir.
Bir hukuki uyuşmazlığı kesin olarak çözen son karar olan kesin hüküm, hem bireyler hem de devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla hukuki güvenlik ve yargı erkine güven sağlandığından kesin hüküm kamu yararı ile doğrudan ilgilidir. Kesin hükümle, çelişik kararların ortaya çıkması engellenerek toplum hayatı için zorunlu olan hukuki istikrar sağlanır.
Kesin hüküm şekli ya da maddi anlamda olabilir. Şekli anlamda kesinlik, bir karara karşı belli bir aşamadan sonra kanun yollarına başvurulamamasını, diğer bir anlatımla kanun yolunun bulunmaması veya var olan kanun yollarının tükenmesini; maddi anlamda kesinlik ise bir hukuki uyuşmazlığın artık bütün bir gelecek için çözümlenerek son bulmasını, hükmün kesinleşmesinden sonra o davanın tekrar açılamamasını ifade eder.
Maddi anlamda kesin hükmün koşulları HMK'nın 303. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nın 303/1. maddesine göre bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
Görüleceği üzere, maddi anlamda kesin hükmün ilk koşulu her iki davanın taraflarının aynı olmasıdır. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir (HMK. m.303/3).
İkinci koşul olan dava sebebinden amaç ise hukuki sebepler değil, davanın dayanağı olan olay ve olgulardır. Yani davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıalardır. Kesin hüküm hâline gelen bir uyuşmazlıkta aynı vakıalara dayanılarak ikinci kez dava açılamaz.
Maddi anlamda kesin hükmün söz konusu olabilmesi için gerekli olan üçüncü koşul ise dava konusunun aynı olmasıdır. İlk kararın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucu aynı ise; diğer bir anlatımla ikinci davadaki talep sonucu ilk davada kesinleşen hüküm fıkrasını etkileyecek ve ortadan kaldıracak nitelikte ise dava konusu aynı sayılır.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu m.30'un 12. bendi kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 28/09/2022 tarih, K-2022/... numaralı kararı ile davacının dava konusu aracın mülkiyetini 17/12/2021 tarihinde devretmesi nedeniyle değer kaybı talep etme hakkının bulunmaması nedeniyle davacının talebinin usülden reddine karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 10/10/2022 tarih, K-2022/265070 numaralı kararı ile davacıya hasar bedeli olarak 1628,82 TL ödenmesine kesin olarak karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 26/05/2023 tarih, K-2023/... numaralı kararında davacının araç değer kaybına ilişkin talebi hususunda " başvuruya konu aracın 17/12/2021 tarihinde satılması neticesinde başvurucunun değer kaybı talep etme hakkının bulunmaması ve önceki kararın halen ayakta olması nedeniyle HMK 114 kesin hükmün varlığı gereği dava şartı bakımından başvurunun usulden reddine kesin olarak karar verildiği anlaşıldığından (Yargıtay 17. HD'nin 18/11/2015 tarih ... sayılı içtihadı doğrultusunda) kesin hüküm dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın HMK.114/1-i fıkrası ve HMK. 115. maddesi gereğince kesin hüküm dava şartı nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!