T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/773
KARAR NO :2024/257
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:29/11/2023
KARAR TARİHİ:24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...Hiz. Tic. A.Ş. ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğu, müvekkili şirket, sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağlanmakta olduğu, mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirilmekte olduğu, böylece üçüncü kişi tacirlere de ... adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verilmekte olduğu, müvekkili şirket, sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık etmekte olduğu, müşterilerin ... internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişler, “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığıyla gönderilmekte olduğu, müşterilerden gelen ödemelerde ilgili satıcı firma hesaplarına müvekkili şirket aracılığı ile ödenmekte olduğu, davalı ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedilmiştir. Müvekkil Şirket anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık etmekte olduğu, davalı ... A.Ş., müvekkili şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden satış gerçekleştirmiş olduğu, bu satışın ardından müşteri ürünü yasal süre içerisinde iade etmiş ve iade tutarı müvekkili tarafından müşteriye hiç bekletmeden davalı adına ödenmişse de davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme alamadığı, işbu sebeple davalıya ait firmaya, müvekkili şirket'e borçlu olduğundan tarafına yönelik icra takibi başlatıldığı, davalı aleyhine T.C. .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından işbu takibe 27.10.2022 tarihinde; Müvekkili Şirket’in alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle; herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı ile süregelen ticari ilişki boyunca, cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura, hizmet bedelleri, kargo ve sair bedellere ilişkin toplam 2,625,00 TL cari hesabına kaydedildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından T.C. .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi başlattığını, borca yapılan itiraz sebebiyle takip durdurulduğu, uyuşmazlığa ilişkin öncelikle arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğu, cari hesap ve müvekkili şirketin ticari defter ile kayıtları üzerinde yapılacak bir bilirkişi heyeti incelemesi neticesinde davalının müvekkili şirkete faiz ve masraflar hariç 2.625,00 TL borcu bulunduğu ve davalının itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğu hususu somut hale geleceği, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz etmesi nedeniyle davalı borçlunun İtirazın iptali, takibin devamı ile borçlunun haksız itirazı sonucu İcra İflas Kanunu Madde 67/2 hükmü uyarınca %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı şirketin müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağı olmadığı, müvekkili şirket "..." adlı siteye satıcı sıfatıyla kayıt olmuş ve kayıt aşamasında genel işlem koşullarına haiz bir takım sözleşmelere değişiklik sunamadan sitenin internet platformu üzerinden onay verdiği, bahsedilen site üzerinden tüketicilere karşı bir takım ürünlerin satış işlemleri gerçekleştirilmişse de iddia edilenin aksine şirket kayıtlarına bakıldığında iadelerden kaynaklı davacı şirkete karşı herhangi bir borca rastlanamadığı, davacı şirket bir takım soyut iddialarla ya da gerçekleştirdiği bir takım hatalı işlemler neticesinde haksız kazanç elde etmeye çalışmakta olduğu, davacı şirket "..." adlı sitenin alt yapı sistemlerine sahip olması sebebiyle (dava dilekçesinde bu husus davacı vekili tarafından da belirtilmiştir) site içerisinde yapılan bütün işlemleri kim tarafından hangi tarihte yapıldığı görebilir buna ilişkin yapılandırılan bilgileri elektronik ortamda (veritabanında) erişimine sağlayarak iddia ettiği hususları kolaylıkla somutlaştırabildiği, hal böyleyken iddialarını somutlaştıracak belgeleri sunmadan başlattıkları icra takibi ve devamında ikame ettikleri itiraz iptal davalarının haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğu son derece aşikar olduğu, bu sebeple kötü niyetle ikame edilen derdest davanın reddi gerekmekte olduğu, detaylıca izah edildiği üzere alacaklının haksız ve mesnetsiz olarak haksız kazanç elde etmek için icra takibinde bulunması ve kötü niyetli olarak itirazın iptaline ilişkin derdest davayı ikame etmesi sebebiyle davacı aleyhine İcra İflas Kanunu md. 67/2 hükmü kapsamında en az %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve itirazın iptali davasının reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Delillerin toplanması aşamasında davacı vekili 24/04/2024 tarihli celsede davadan davadan feragat ettiği, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığı ve davalı vekilinin feragate karşı beyan dilekçesi sunduğu, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığı anlaşıldı.
Davadan feragat 6100 Sayılı HMK'nın 307 maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafların kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.HMK'nın 311 maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragata yetkili olduğu anlaşılmıştır. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince 1/3 oranında 142,53-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile artan 127,32-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan arabulucuya 3.120,00TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşıldığından 3.120,00TL arabuluculuk ücreti'nin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'a göre davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!