WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/335
KARAR NO :2024/275

DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:31/05/2022
KARAR TARİHİ:30/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile ... arasında 26/03/2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve Bankacılık Hizmet Sözleşmesi gereği banka tarafından ... ...'a Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığını, akdedilen sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle 27/01/2016 tarihi itibari ile borçluya ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından ... ... aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile 11.647,45 TL nakdi kredi borç alacağından dolayı icra takibine geçildiğini, borçlu ... ...'ın vasisi tarafından itiraz edildiğini, davacının maddi durumu çok kötü olması sebebiyle tedbir talebi veyahut teminat suretiyle iş bu dava sonuçlanana kadar borcu depo edememekte,usulen kesinleşmiş icra talebi sebebiyle satış dahil işlemleri durduramadığını, davacının büyük bir mağduriyet yaşadığını, ... ...'ın vesayet altına alındığını, İş bu sebepten hiç doğmayan borç ilişkisi nedeniyle tespit davası aracılığıyla borcun yok hükmünde olduğunu ve yapılan icra takibinin sayın mahkemece tesbitini ve icra takibinin iptal edilmesini, davanın kabulünü, borcun olmadığına ilişkin kararın lehine karara hükmedilmesini ve icra takip işleminin iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın öncelikle görevsiz mahkemede açıldığını, davada görevli mahkeme asliye hukuk değil, asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, huzurdaki dava ticari bir dava olduğunda ttk md. 5/a uyarınca dava şartının yerine getirilmediğini, davacı, ... ile aralarında akdedilen 26.03.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi ve bankacılık hizmet sözleşmesi gereği 24 ay vadeli taksitli ticari kredi kullanmış olup işbu geçersiz olduğu iddia edilen kredinin ilk 6 taksidini de ödediğini ancak geri kalan taksitlere ilişkin ödeme yapılmadığından, alacaklı banka tarafından gönderilen kahramanmaraş 1. noterliği 28.01.2016 tarihli ... yev. no'lu ihtarnamesi ile hesap kat edildiğini ve borcun ödenmesinin talep edildiğini ancak gönderilen ihtarnameye karşın borçlu ya da vasi tarafından itiraz edilmediği gibi herhangi bir ödeme yapılmadığından borcun muaccel hale geldiğini, bunun üzerine taksili ticari kredi alacağına ilişkin olarak davacı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, anılan icra takibine davalının vasisi tarafından itiraz edildiğini, genel kredi sözleşmesinin geçerli olup, bir an için geçersiz olduğu kabul edilse dahi, kısıtlılık kararının kaldırılması talep edildikten ve hatta kısıtlılık kararı kaldırıldıktan sonra sözleşmesi ve bu sözleşmeden doğan borç hem borçlu hem vasi tarafından kabul edildiğini, davacının vasi eşinin işbu borçtan ve sözleşmeden haberin olmaması vasilik makamının gereklerine ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kredi sözleşmesi esnasında fiili ehliyeti varmış gibi hareket ederek, bankayı yanılttığını, işbu nedenle uğranılan zararı tazminle mükellef olduğunu, davacı kısıtlama kararını kötüye kullanarak haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, öncelikle işbu davadava mahkemenin görevsizliğine, akabinde, davada dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine, esasa girilmesi durumunda haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine, alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Davacının davalı tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında borçlu olup olmadığı hususunun tespitinden kaynaklandığı anlaşıldı.
DELİLLER;.... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ...Esas sayılı takip dosyasında bulunan kapak hesabı istenilmiş olup dosya celp edilmiştir.
Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak Davacı ... ... (TC:...)'ın Sosyal Ekonomik Durumunun araştırılarak tutulan tutanak mahkememize celp edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı genel kredi sözleşmesinin imza tarihinde hakkında kısıtlılık kararı verilmiş olması sebebiyle boçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 11/12/2014 tarih ve ... sayılı kararının incelenmesinde; talepte bulunanın ... ... olduğu, kararda, tam teşekküllü devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporundan kısıtlı adayının TMK 405. Maddesi gereği vesayet altına alınmasını gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmış ise de, kısıtlı adayının kendisinin de kısıtlanmasını talep ettiği, kısıtlı adayının kumar alışkanlığı ve yaptığı hesapsız harcamalarla kendisini ve ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açtığı kabulü ile, davacı ... ...'ın savurganlık nedeniyle TMK'nın 406. Maddesi uyarınca kısıtlanmasına, kendisine eşi ... ...'ın vasi olarak atanmasına karar verildiği, bilahare kısıtlının 15/10/2015 tarihinde ibraz ettiği dilekçesi ile, kısıtlanmasına ilişkin sebeplerin ortadan kalkması nedeniyle kısıtlılık halinin kaldırılmasını talep ettiği, aynı dosyada verilen 25/02/2016 tarihli ek karar ile, ... ...'ın kısıtlanma durumuna son verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
.... İcra Dairesi' nin ...sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... ... olduğu, alacaklı tarafça 26/03/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinden alacağın tahsili için toplam 12.288,35 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ... ...'a 26/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 29/02/2016 tarihli dilekçe ile ... ... tarafından, borçlu ... ...'ın vasisi olduğunu beyan ederek borca itiraz edildiği, İcra Müdürlüğü'nün 29/02/2016 tarihli kararı ile, borçlu vasinin itiraz dilekçesi ekinde vasi kararını ibraz ettiği belirtilerek, tebligat mazbatası dönmediğinden, borçlu vasinin itirazı yasal süresinde ise takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı banka ile davacı arasında 27/01/2015 tarihli çerçeve niteliğinde ve süresiz genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, genel kredi sözleşmesi kapsamında 26/03/2015 tarihinde 24 ay vadeli 15.000 TL mikro kredi kullandırıldığı, kredinin ilk 6 taksitinin ödendiği, sonraki tarihli taksitlerinin ise ödenmeyerek muaccel hale geldiği anlaşılmıştır.
TMK'nun 452/2.maddesinde; "Vesayet altındaki kişinin fiil ehliyetini haiz olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmış olması halinde, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olacağı" öngörülmüştür.
Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı BK.)'nun 98/2.maddesi (6098 sayılı TBK. m.114/2) yollaması ile akde aykırılık hallerinde de uygulaması mümkün olan 818 sayılı BK'nın 54/1.maddesi (6098 sayılı TBK. m.65); "Hakkaniyet iktiza ediyorsa hakim, temyiz kudretini haiz olmayan kimseyi ika ettiği zararın tamamen yahut kısmen tazminine mahkum eder" hükmü uyarınca, hakkaniyet elverdiği takdirde tam ehliyetsiz olan kişi, diğer tarafın batıl hukuki işleminin hüküm ifade ettiğine güveni nedeni ile doğan zarardan sorumludur. Nihayet, 818 sayılı BK’nun 61-66.maddeleri arasında (6098 sayılı TBK. m.77-82) düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, vesayet altındaki kişinin karşı tarafın aleyhine olacak şekilde kendi mal varlığında meydana gelen sebepsiz zenginleşme oranında sorumlu olacağı kuşkusuzdur.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 11/12/2014 tarih ve ... sayılı ilamı ile davacı asilin TMK’nun 405.maddesi gereğince kendi isteği ile kısıtlandığı, kısıtlı olduğu dönemde davacı asile davalı banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesi kapsamında 26/03/2015 tarihinde 24 ay vadeli 15.000 TL mikro kredi kullandırıldığı, kredinin ilk 6 taksitinin ödendiği, sonraki tarihli taksitlerinin ise ödenmediği, banka görevlilerinin davacının fiil ehliyetinin olmadığını anlamalarının mümkün olmadığı, kredi sözleşmesi imzalayana ve parayı alana kadar normal biri gibi davranan birisinin borcun ifası istendiğinde ehliyetsizliğini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması olacağı, asıl borçlu kısıtlılığıyla ilgili bankada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, anlaşıldığından, davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE;
Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 12.288,35 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024

Katip ...
e-imzalıdır.

Hakim ...
e-imzalıdır.