T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/738
KARAR NO :2024/132
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:31/05/2023
KARAR TARİHİ:29/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı banka ile müvekkili Şirket arasında genel kredi sözleşmesi ve ileride kullanılacak kredilerin teminatı olarak 03.05.2019 keşide tarihli 3.000.000,00 bedeli vadesi açık bononun imzalanıp bankaya verildiğini, davalı bankanın vade kısmına 01.02.2023 yazarak bu tarihteki şirketin Cari hesap borcunu yazıp bileşik faiz uygulanabilir şekilde %65 yıllık faizle 1.412.863,75 TL ana para ve 2.516,06 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.415.379,81 TL tutarında müvekkilleri aleyhine .... İcra Dairesi ... E sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, 1.412.863,75 TL ana para olarak belirtilen ve üzerinden faiz istenen kısım içinde zaten başka işlemiş faizlerin de bulunduğunu, bononun düzenlendiği tarihteki borcu ihtiva ettiğini, keşide tarihi itibariyle müvekkillerinin bankaya borcunun bulunmadığını, bankanın, keşide tarihinden yaklaşık 4 yıl sonra doğmuş borçları da bu bonoyla tahsil etmek istediğini, bu durum bononun teminat amacı taşıdığı ve kayıtsız şartsız borç ikrarından çok bir ticari ilişkideki sebeplere dayandığı anlamına geldiğini, bankaların güven kurumu olması sebebiyle bankanın gerçeğe aykırı beyan veremeyeceğinden bu konuyla ilgili isticvap edilmelerinin de gerektiğini, teminat olarak kabul edilmese bile bir bononun kapsayabileceği borç keşide tarihindeki borç olduğunu, örnek vermek gerekirse ileri keşide tarihli bir bonoya o tarihte doğma ihtimali olan miktar yazılsa fakat o tarihte bu borcun ancak yarısı doğsa, keşideci lehtara karşı senetteki yazan miktar kadar borcu olmadığını iddia edebileceğini, bu tarihten sonraki borçların da senetle tahsilinin kötü niyetli ve borçlunun ilamsız takipteki haklarını bertaraf etme amaçlı olacağını, eğer müvekkilinin keşide tarihinden sonra bir borcu doğmuşsa senet nedeniyle doğan borçla sonradan doğan borcun ayrılması gerektiğini ve ayrı ayrı takip konusu yapılması gerektiğini, bunun yerine kötü niyetli tavırla itiraz haklarının kısıtlanmasının haksız ve kötü niyetli olduğundan kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının aynı borç için iki ayrı takip yaparak birinden hızlıca hacizleri gerçekleştirmek amacı güttüğünü, bu uğurda aynı borç için .... İcra Dairesi ... E sayılı dosya ile ilamsız takip de yapılarak mükerrer takip başlatıldığını, bu dosyadan da anlaşılmakta olduğunu, keşide tarihinden sonraki bir borcun tahsil edilmek istendiğini, nitekim tahsilde tekerrür olmamak üzere açılmış bir dosya olduğunu, senet keşide edildikten sonra yapılan ödemelerin de eğer varsa keşide tarihindeki borçtan mahsubu gerektiğini, bu konuda borçlu lehine yorum yapmak gerektiğini, senet nedeniyle borcu olan müvekkili ile arasındaki doldurma sözleşmeye aykırı bir doldurma yapılarak vade alacaklının keyfince belirlendiğini, bankanın bir borca karşılık 4 yıl vadeli senet almasının bankacılık mevzuatına aykırı olduğunu ve BDDK tarafından da kabul edilebilir bir durum olmadığını, müvekkilinin davalıya bir borcu olmadığını, senet teminat senedi olarak verildiğinden hükümsüz olduğunu, senedin teminat senedi olarak verildiği kabul edilmese bile müvekkillerinin keşide tarihinde borcu olmadığını, borç varsa bile sonradan yapılan ödemelerin öncelikle senet borcundan mahsubu gerekeceğinden yine borcun ödeme nedeniyle olmadığının tespitini, takibe konu senedin iptalini ve müvekkillerine iadesini, takibin iptalini veya müvekkilleri yönünden durdurulmasına karar verilmesini, terditli olarak, ...'inci İcra Müdürlüğü ... E dosyasına konu edilen senedin teminat senedi olduğundan kambiyo hükmünde olmadığının tespitiyle iptalini, eğer mahkeme kambiyo senedi olduğu kanaatindeyse, keşide tarihinde borç olmadığından varsa bile sonraki tarihlerdeki ödemelerin bu senet borcuna mahsup edilmesiyle borç ödenmiş olacağından menfi tespit taleplerinin kabulüyle senedin iptalini, iptal edilen senedin müvekkillerine iadesini, senede dayanan ...'inci İcra Müdürlüğü ... E sayılı takip nedeniyle borç olmadığının tespitiyle takibin iptalini, eğer dava reddedilecekse faize faiz yürütmek caiz olmadığından ve %65 faiz fahiş olduğundan faiz yönünden borcumuz olmadığının tespitini, ilamsız takibe konu olabilecek bir borç isnadını sırf itiraz haklarını engellemek ve diğer nedenlerle kötü niyetli olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başvuran davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, 03.05.2019 düzenleme tarihli 3.000.000,00-TL bedelli senette tarafların yetki sözleşmesi yaptığını, çıkacak hukuki ihtilaflarda ... Mahkemeleri yetkili kılındığını, her iki tarafın tacir olduğu nazara alındığında yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında da yetkiye itiraz edilmediğini, bu sebeple yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesini, bononun, belli bir borç ikrarını içeren illetten mücerret bir kambiyo senedi olup senedin teminat senedi olduğunu iddia eden kişinin ise bunu ispatla yükümlü olduğunu, senede karşı senetle ispat yükümlülüğü çerçevesinde bu iddianın ispatlanması gerektiğini, davacının senedin teminat senedi olduğunu ispatlayamadığını, bu hususla ilgili dosyaya yazılı bir delil sunamadığını, müvekkili banka ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde işbu genel kredi sözleşmesinde .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takibine dayanak senedin teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığını, su sebeple taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin dayanak olarak gösterilmesi isabetsiz olduğunu, davaya ve takibe konu senet tüm unsurları tam bir şekilde düzenlenmiş olup borçlu tarafından da takibe, borca yahut imzaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ... Mahkemesine gönderilmesini, haksız açılan işbu davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı 09/11/2023 tarihli görevsizlik kararı nedeni ile mahkememize tevzi edilen dosyanın mahkememizin 2023/738 esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davalı vekilince, her iki tarafın tacir olduğu, taraflar arasında 03/05/2019 düzenleme tarihli 3.000.000,00 TL bedelli imzalanan senette tarafların yetki sözleşmesi yaptığı, hukuki ihtilaflarda ... Mahkemelerinin yetkili kılındığından bahisle ... Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetki ilk itirazında bulunulduğu, taraflar arasında 03/05/2019 tarihinde imzalanan senette "İş bu bono vadesinde ödenmediği takdirde müteakip bonoların da muacceliyet kesbedeceğini, ihtilaf vukuunda ... mahkemelerinin salahiyetini şimdiden kabul eylerim." ibaresinin bulunduğu, senette keşideci Baki Telli' nin tacir olduğu, Elif Telli Kılıç hakkında tacir araştırması yapılmamış ise de; Elif Telli aval veren olup tacir olmasına gerek olmadığından keşideci ve lehtar tacir olduğundan yetki kaydının geçerli olduğu, bahsi geçen ibarenin yetki sözleşmesi vasfında olduğu, keza 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesinde tacirler veya kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabileceklerinin, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılacağının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/2. maddesinde ise yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiğinin, yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerektiğinin, aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacağının düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 18/2. maddesi hükmüne uygun olarak sözleşmenin yetki şartıyla ilgili bu hükmündeki hukuki ilişkinin belirli, yetkili mahkemenin belirlenebilir ve yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, sözleşmede kararlaştırılan yetki şartının sözleşmenin tarafı olan kişileri bağlayacağı, davalı vekilinin yetki ilk itirazını süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde yetkili mahkemeyi de göstermek suretiyle bildirdiği, yetki ilk itirazının yerinde olduğu, davacı vekili tarafından 29/02/2024 tarihli celsede "dosyanın uzamaması bakımından davalının yetki itirazını kabul ediyoruz, müvekkil şirket Ankarada olup davalının ikametgahından bahisle dava açılmıştır, yetki şartı gereği yetkisizlik kararı verilsin," şeklinde beyanda bulunulduğu, yetkili mahkemenin tarafların iradeleri doğrultusunda ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin yetkilili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(ç) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE;
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ... Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, tarafların yüzüne karşı (e-duruşma) 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 29/02/2024
Başkan ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Katip ...
e- imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!