T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/715
KARAR NO :2024/198
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:26/05/2021
KARAR TARİHİ:19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacılar ... San. İmlt. Paz. Ltd. Şti. İle ... hakkında, davalı ... tarafından ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatılmış söz konusu takipte diğer davacı ... San.ve Tic. Ltd. hakkında da Tasarrufun iptali davası açıldığını, ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacıların borcu olmadığı takip konusu senedin Bedelsiz Bir Senet olduğu, bu senedin 26/07/2018 tarihli adi satış sözleşmesine istinaden teminat olarak davalıya verildiği iddiası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile Menfi Tespit Davası açıldığını, ancak 18/02/2021 tarihli duruşmasına Pandeminin etkisi, seyahat kısıtlaması, kapanma, esnek çalışma gibi bir takım nedeniler ile katılamadıklarını, iş yerimiz ... te olduğundan (... Barosuna kayıtlı olarak çalışmaktayız) dosyaya bakma imkanımız da olmadığından duruşmayı kaçırmış bulunduk ve bu nedenle 18/02/2021 tarihli duruşmada dosya HMK 150. Madde kapsamında müracaata bırakılmıştır ve maalesef bu sürenin üzerinden 3 aydan fazla zaman geçtiğini, her ne kadar gerekçe yazılmamış ise de dosyanın açılmamış sayılacağı açık yasa hükmüdür, nitekim Yargıtay HGK nın 1996/19-461 Esas ve 1996/607 karar sayılı 18.09.1996 tarihli kararında açıkça ‘Davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil nitelikte olduğunu, derdestlik yönünden kararının temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur, burada davaların takipsiz bırakılmasını önlemek amacı güdüldüğünü, bu itibarla, davanın taraflarca takip edilmemesi sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren 3 ay içinde dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına ilişkin oluşan tüm yasal hüküm ve sonuçlar başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya yürürlük kazandığını, derdestlik, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden 3 aylık süre ile sınırlı olmalıdır, bu hususu açıklığa kavuşturur nitelikte karar verildiğini, davacı ... San. İmlt. Paz. Ltd. Şti. ile davalı ... arasında mülkiyeti halen diğer davalı ... san.ve tic. Ltd şti de bulunan İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 183 ada 7 parselde yer alan taşınmazın satışı konusunda anlaşma yapılmış ve 26/07/2018 tarihli adi satış sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davacı davalıya teminat olarak 26/07/2018 tarihli ve 75.000 USD bedelli 1 adet senet verdiğini, davalı tarafta davacıya sözleşme kapsamında 27/07/2018 tarihinde 75.000 USD kaparo verdiğini, ancak daha sonra davalı taraf 10/08/2018 tarihli ihtarnameyi çekmiş ve sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ettiğini ödediği kaporanın ise 1 gün içerisinde iadesini talep ettiğini, ancak davalı taraf teminat olarak sözleşme kapsamında kendisine tevdi edilen bu senedi 14/08/2018 tarihinde icraya koyduğunu, yapılan bu işlem usul ve yasaya aykırı olup iş bu senet nedeni ile davacıların davalı tarafa her hangi bir borçları olmadığını, davamızın kabulü ile davacıların ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile bu dosyadan takibe konulan 26/07/2018 tarihli ve 75.000 USD bedelli 1 adet senet nedeni ile davalıya borçlu bulunmadıklarının tespiti ile takibin ve senedin iptaline, alacağın %20 sinden az olmamak üzere alacaklı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, 2004 sayılı İİK nın 72/3 maddesi gereğince hale icra dosyasında bulunan 16.12.2019 tarihli ve ... nolu borcun tamamı olan toplam 550.000 TL tutarlı teminat mektubunun teminat kabul edilerek (gerektiğinde söz konusu teminat mektubuna muhatap bankadan iş bu dava dosyamızı kapsayacak şekilde Zeyilname getirmek üzere tarafımıza süre verilmek kaydı ile), icra veznesine yatıracak paranın veya borç miktarınca icra müdürlüğüne tevdi edilen teminat mektubunun bozdurulmak sureti ile alacaklıya ödenmesini, ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesine ve bu hususta dava sonuna kadar ihtiyati tedbir verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı aleyhine açılan davaya ilişkin olarak davacılar, ... Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına konu 75.000 USD bedelli senedin bedelsiz olduğunu, teminat amaçlı verildiğini, evvelce .... Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açıldığını ancak bu dosyanın işlemden kaldırıldığını, icra dosyasında 16.12.2019 tarihli borcun karşılığı olan 550.000 TL lik teminat mektubunun kabulüyle dava sonuna değin tedbir kararı verilmesi talepli menfi tespit davası açtığını, iddiaların her üç davacı tarafından birlikte sunulması başlı başına usuli bir hata olup; dilekçenin ve taleplerin öncelikle usul hukuku bakımından incelemeye alınması gerektiğini, zira icra takibine bağlı senedin bedelsiz olduğu iddiası, senedin tarafı olmayan üçüncü kişilerce ileri sürülemez olduğunu, bununla birlikte davacı taraflar arasında menfaat çatışması bulunmakta olup aynı vekille ve tek dava dilekçesi ile temsilleri başta avukatlık kanununa aykırı olup hukuken kabul edilemediğini, davacılar tarafından, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı tasarrufun iptali konulu davada bekletici mesele yapılması amacıyla; mahkemeniz dosyasıyla tarafları ve konusu aynı olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası açıldığını, işbu dava, davacılar tarafından takipsiz bırakıldığını, dosya işlemden kaldırılmış ancak ilgili mahkeme tarafından henüz davanın açılmamış sayılmasına karar verilmemiş ve gerekçeli karar yazılmadığını, yani söz konusu davada, mahkemenizde görülmekte olan dava tarihi itibariyle herhangi bir hüküm bulunmadığını,Mahkemeniz dosyasında dava tarihi itibariyle henüz açılmamış sayılmasına karar verilmediğinden, dosya derdesttir ve davanın öncelikle derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tedbir talebinin reddini,tüm usuli itirazlarımız doğrultusunda davanın usulden reddini, aksi halde davacı ... San Ve Tic Ltd Şti Hakkında dosyanın tefrik edilerek usulden reddini, davacılar tarafından haksız ve mesnetsiz bir biçimde ikame edilmiş olduğu açık olan davanın tüm davacılar için reddini, davacılar davayı kötü niyetli olarak açtığından tüm davacılar yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davacılar aleyhine HMK madde 329'de yer bulan yaptırımların uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilmiştir... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyası celp edilmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilmiştir.... Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Bozmadan önce Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 03/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Davacı şirket ...Tic. Ltd. Şti.'nin 2018 takvim yılına ait ticari defterleri incelendiğini, davacı şirketin ticari defterinin TTK 64-65-66 ve 82 Mad. ve VUK 220-226 maddesine göre 2018 yılına ait açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığını, (e-defter) kayıt nizamı bakımından VUK 215-219 Mad. hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, incelenen ticari defterlerin davacı lehine delil vasfına haiz olduğu kanaati edinildiğini, davacı şirket ... Tic. Ltd. Şti'nin incelenen 2018 takvim yılına ait resmi defter ve belgelerinde, diğer davacı ... Tic. Ltd. Şti. İle ticari ilişkisi olduğu, '320.02.015' hesap kodu ile '320 Satıcılar' hesabında hareket gördüğü; dava konusu senedin kaynağı olan taşınmaza 10/08/2018 tarihinde 5.500.00,44TL bedelle satışını gerçekleştirdiğini, davalı ... ile her hangi bir ticari ilişkisinini olmadığını, davalı tarafından banka yoluyla ödenen 75.000 USD bedelli kaparo havale ödemesinin davacı şirket tarafından kayıtlanmadığı ve resmi defterlerde mevcut olmadığını, davalı ...'e verilen dava konusu 75.000 USD bedelli senedin davacı şirket ticari defterlerinde ve muhasebe kayıtlarında bulunmadığı ve bu senet bağlamında her hangi bir ticari ilişki, defter ve muhasebe kaydına rastlanılmadığını, davacı şirket ... Tic. Ltd. Şti'nin 2018 takvim yılına ait ticari defterleri incelendiğini, davacı şirketin ticari defterinin TTK 64-65-66 ve 82. Mad. Ve VUK 220-226 maddesine göre 2018 yılına ait açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığını, (e-defter) kayıt nizamı bakımından VUK 215-219 Mad. Hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğunu, incelenen ticari defterlerin davacı lehine delil vasfına haiz olduğu kanaati edinildiğini, davacı şirket ... Tic. Ltd. Şti'nin incelenen 2018 takvim yılına ait resmi defter ve belgelerinde, diğer davacı ... Tic. Ltd. Şti. İle ticari ilişkisi olduğu, '120.1.00004' hesap kodu ile '120 alıcılar' hesabında hareket gördüğünü, dava konusu senedin kaynağı olan taşınmazı 10/08/2018 tarihinde 5.500.00,44 TL bedelle alımını gerçekleştirdiği, davalı ... ile her hangi bir ticari ilişkisinin olmadığının tespit edildiğini, davacı ... Tic. Ltd. Şti. İle davalı ... arasında yapılan taşınmaz sözleşmesi kaynaklı dava konusu 75.000,00 USD bedelli senedin düzenlenme tarihi 26/07/2018; davalının davacıya sözleşme kaynaklı yaptığı 75.000,00 USD bedelli kaparo havale ödemesinin tarihi ise senedin düzenlenme tarihinden 1 gün sonra 27/07/2018 tarihi olduğunu, davalı ... 'ün ticari defter, belge ve kayıtlarını incelemeye sunmadığını, hukuki durum ve delillerin takdiri sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere iş bu bilirkişi raporunu bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davanın konusu satış bedeline karşılık teminat olarak verildiği ileri sürülen senetten dolayı davacıların borçlu olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı taraf,davacı ... San. İmlt. Paz. Ltd. Şti. ile davalı ... arasında mülkiyeti halen diğer davalı ... San.ve Tic. Ltd.Şti'de bulunan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 183 ada 7 parselde yer alan taşınmazın satışı konusunda anlaşma yapıldığını, 26/07/2018 tarihli adi satış sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davacı davalıya teminat olarak 26/07/2018 tarihli ve 75.000 USD bedelli 1 adet senet verdiğini, davalı tarafında sözleşme kapsamında kendisine 27/07/2018 tarihinde 75.000 USD kaparo verdiğini, ancak daha sonra davalı tarafın 10/08/2018 tarihli ihtarnameyi çekerek, sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ettiğini, ödediği kaporanın ise 1 gün içerisinde iadesini talep ettiğini, ancak davalı taraf teminat olarak sözleşme kapsamında kendisine tevdi edilen bu senedi 14/08/2018 tarihinde icraya koyduğunu, yapılan bu işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu, iş bu senet nedeni ile davacıların davalı tarafa her hangi bir borçları olmadığını iddia etmiş, davalı vekili ise davanın reddini talep etmiştir.
03/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ...Ltd. Şti'nin, dava konusu senedin kaynağı olan taşınmazı 10/08/2018 tarihinde 5.500.00,44 TL bedelle satışını gerçekleştirdiği, Davalı ... ile her hangi bir ticari ilişkisinin olmadığı, davalı tarafından banka yoluyla ödenen 75.000 USD bedelli kaparo havale ödemesinin davacı şirket tarafından kayıtlanmadığı ve resmi defterlerde mevcut olmadığı, davalı ...'e verilen dava konusu 75.000 USD bedelli senedin davacı şirket ticari defterlerinde ve muhasebe kayıtlarında bulunmadığı ve bu senet bağlamında her hangi bir ticari ilişki, defter ve muhasebe kaydına rastlanılmadığı, davacı ... Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... arasında yapılan taşınmaz sözleşmesi kaynaklı dava konusu 75.000,00 USD bedelli senedin düzenlenme tarihinin 26/07/2018; davalının davacıya sözleşme kaynaklı yaptığı 75.000,00 USD bedelli kaparo havale ödemesinin tarihi ise senedin düzenlenme tarihinden 1 gün sonra 27/07/2018 tarihi olduğu belirtilmiştir.
TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, ...Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir.Menfi tespit davasında kural olarak; hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü kıymetli evrakta hak iddia eden davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Ancak, borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş; ancak, bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte, temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Kambiyo senedinin teminat senedi olarak verildiğini iddia eden taraf, bu hususu alacağın miktarına göre yazılı belge ile ispatlamalıdır.
HGK'nun 14.03.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih, ... sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK'nun 169/a maddesi uyarınca, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir.
Davacılar tarafından bonoların taşınmaza ilişkin satış bedeline istinaden teminat olarak verildiği iddiasının yazılı olarak ispat edilmesi gerektiği, davaya konu bono üzerinde nakden ibaresinin bulunduğu, herhangi bir teminat ibaresinin yer almadığı, taraflar arasında imzalanan 26/07/2018 tarihli satış sözleşmesinde dava konusu teminat senedinden bahsedilmediği anlaşılmakla davacılar .... LTD. Şti. Ve ...'ın ispatlayamadıkları davalarının reddine, davacıların kötüniyetli olduklarına kanaat getirilerek asıl alacağın %20 oranında kötüniyet tazminatının davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı ... san. Tic. Ltd Şti'nin ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya yönünden takip borçlusu olmadığı, dava konusu bonoda da imzasının bulunmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda davalcının takip borçlusu olmadığı anlaşıldığından bu talep yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-A)Davacı ... San ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,
B)Davacılar ... ve ... San. İmalat Pazarlama Ltd. Şti.'nin davasının REDDİNE,
Asıl alacağın %20 oranında kötüniyet tazminatının davacılar ... ve ... San. İmalat Pazarlama Ltd. Ştinden alınarak davalıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcının davacılardan tahsiline, peşin alınan 7.918,51 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 7.490,91 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 70.915,25 TL nispi vekalet ücretinin davacı ... ve ... San. İmalat Pazarlama Ltd. Şti.'den alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davacı ... San ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!