T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/703
KARAR NO :2024/100
DAVA:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:02/11/2023
KARAR TARİHİ:15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...' nın dava dışı ... A.Ş' de çalıştığını, bahse konu işyerinde alt işveren ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. çalışanı olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin 19.01.2018 tarihinde fesh edildiğini, haksız fesih nedeniyle aralarında alt işveren-üst işveren ilişkisi bulunan dava dışı ... şirketi ve ... şirketi aleyhine .... İş Mahkemesi'nde ...Esas numarası ile işçilik alacakları talepli dava ikame edildiğini, dosyanın karara çıktığını, dava dışı ... Şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'nin .... Sayılı ilamı ile dosyanın feragat beyanında bulunan avukatın bu konuda yetkisini taşıyan vekaleti bulunup bulunmadığı araştırılarak karar verilmesi gerektiğinden sair hususlar incelenmeksizin ....İş Mahkemesinin ... E. ...K. Sayılı kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine kesin olarak karar verildiğini, İstinaf kararı sonrasında dosyanın yeni esas numarası ... E. olduğunu, yapılan yargılama sonucunda 24.03.2022 tarihinde verilen karar uyarınca ''Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine'' ilişkin karar verildiğini, müvekkili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'nin .... Sayılı ilamı ile ilk derece mahkemecesinde verilen, ''Davanın feragat nedeniyle reddine,'' dair kararın, beyan tarihinde geçerli vekaletname ve yetki belgesine göre yetkili Avukatın vekaletnamedeki tanınmış feragat yetkisini kullandığı ancak beyanın yetkili avukatın imzası ile onaylanmadığından İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine kesin olarak karar verildiğini, İstinaf kararı sonrasında dosyanın yeni esas numarası ... E. olduğunu, .... İş Mahkemesi'nin 19/10/2023 tarihli celse 1 nolu ara kararı uyarınca "Davacı vekiline tasfiye halinde ... Şirketinin ihyası için dava açmak üzere 2 haftalık süre verilmesine, dava açıldığında mahkememize bildirilmesine, ihya davasının sonucunun beklenilmesine, '' dair karar verildiğini, bu nedenlerle .... İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının 19/10/2023 tarihli duruşması gereği ... ... Tekstil Servis İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti'nin .... İş Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyası yönünden ihyası için dava açılması zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle ... Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasına şamil olmak üzere ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti' nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve ... Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, (6762 Sayılı TTK m. 445 ve 6102 sayılı TTK m. 541), bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili ... Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili ... Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olduğunu, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun kusurundan dolayı ... Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili ... Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabınün tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, arz ve izah edilen nedenlerle müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ... Ticaret sicil numaralı ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası talebinin subut bulup bulmayacağı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
DELİLLER;
Beyoğlu Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin sicil kayıtları, .... İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
... Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiye olup olmadığı, sicilden terkin edilip edilmediği var ise tasfiye memurunun kim olduğu, şirket muamele merkezini gösterir sicil kayıtlarının gönderilmesi, şirket geçici 7. madde uyarınca resen terkin edilmiş ve yöneticilerine gönderilen tebligat evrakları ve dayanaklarının terkin gerekçesi de bildirilerek mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Davacı tarafından dava dışı ... A.Ş ve ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine .... İş Mahkemesi' nin ...esas sayılı dosyası ile 30/05/2018 tarihinde alacak talepli dava açıldığı, daha sonra kararın istinaf edilmesi üzerine kaldırılarak önce ... daha sonra ... Esasını aldığı, .... İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında 19/10/2023 tarihli celse 1 nolu ara kararı uyarınca Tasfiye Halinde ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.' nin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği bu nedenle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Celp edilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre ihyası talep edilen ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.' nin tasfiyesinin sona erdiğinin 04/09/2019 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Dava, tasfiye sonucu terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.
TTK’nın 547. maddesi; “(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir. Buna göre ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir.
Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş şirkete ait mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir (Erdoğan, Rumeysa: Anonim Şirketlerde Ek Tasfiye, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Sayı 43, 2020, s. 115-144, s. 115, 122).
Ek tasfiyede amaç, yapılması gereken bazı tasfiye işlemleri yapılmaksızın tasfiyesi kapatılan ve ticaret sicilinden terkin olunan şirketin, anılan eksik ve yapılması zorunlu tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için tekrar tasfiye aşamasına döndürülmesidir. Niteliği itibariyle geçici bir önlem olan ek tasfiye, yapılması ihmâl edilen tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edecek olup bu durum TTK’nın 547.maddesinde de açıkça ifade edilmiştir (Tekinalp, Ünal: Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, 4. Bası, İstanbul 2015, s. 207, 208). Bu anlamda ek tasfiye, tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet etmekle şirketin önceki tasfiye işlemlerinin devamıdır. Her ne kadar anonim şirketlere ilişkin düzenlemeler arasında yer alsa da bu kural, tüm sermaye şirketleri ve kooperatiflerde de uygulama alanı bulur. Ayrıca anonim şirketlere ilişkin tasfiye usulü ve tasfiyede şirket organlarının yetkisine ilişkin hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağına dair TTK’nın 643. maddesi uyarınca 547. madde düzenlemesi limited şirketlerde de uygulama alanı bulacaktır.
Bu aşamada uyuşmazlıkla ilgili olarak terkin edilmiş olan bir şirketin bir davada taraf olarak yer alabilmesi bağlamında ek tasfiyenin rolü üzerinde de durulmalıdır. Yukarıda bahsi geçen kurallar gereğince herhangi bir ticaret şirketinin davada taraf olabilmesi, taraf ve dava ehliyetinin varlığına bağlıdır. Bahsedilen ehliyetler ise hukuken var olan bir tüzel kişiliği gerektirmektedir. Oysaki ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin tüzel kişiliği, terkin işlemiyle birlikte sona erecektir (TTK m. 545). Buradan hareketle tasfiyesi tamamlanmış veya tamamlanmamış, bir şekilde sicilden terkin edilmiş bir şirket ile ilgili veya onun aleyhinde bu gibi ihtiyacın doğması hâlinde şirket hakkında TTK’nın 547. maddesi çerçevesinde ek tasfiye prosedürünün tamamlanması gerekir. Bu tür bir ihtiyaçla ek tasfiye aşamasına döndürülerek ihya edilen şirketin ek tasfiyesi, açılan dava ile ortaya çıkan hukukî ihtilafın giderilmesi amacıyla sınırlı olacaktır.
Ek tasfiye için TTK’nın 547. maddesine dayalı olarak açılan ve uygulamada “ihya” davası olarak adlandırılan davada mahkemece, talep kabul edilerek şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasına karar verilmesi durumunda aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, taraflarca talep edilmese dahi, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmelidir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/10-956 Esas, 2022/1538 Karar.)
Yukarıda açıklanan gerekçeler kapsamında TTK 547.maddesindeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş davacı tarafça açılan davadan sonra şirket terkin edilmiş olup; terkin aşamasında derdest dava bulunduğunda davalı Tasfiye Memuru yargılama giderlerinden sorumlu tutularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, TTK 547 /1. maddesi gereğince ... Müdürlüğü'nün ... Ticaret sicil numarasında kayıtlı ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.' nin davacı tarafça açılmış olan .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi için dosyanın görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve şirketin yeniden ticaret siciline tesciline,
2-Son tasfiye memuru ...' ın (...) Tc nolu tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Keyfiyetin ticaret siciline tesciline ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına,
4-... yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalı Tasfiye Memuru ...' tan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 578,10 TL ' nin davalı Tasfiye Memuru ...' tan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı Tasfiye Memuru ...' tan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yatırılan ve artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne , davalı yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024
Başkan ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Katip ...
e- imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!