T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/58 Esas
KARAR NO :2024/151
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:24/01/2023
KARAR TARİHİ:06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili Banka tarafından ... Gıda Ticaret Limited Şirketi'ne genel kredi sözleşmesine istinaden kediler kullandırıldığını ...'un Genel Kredi Sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, bu kredi sözleşmesine istinaden biz kart ve ticari artı para kredisi kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaşanması nedeniyle kredi hesaplarının .... Noterliğinin 25.03.2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile gönderilen ihtarname ile kat edildiğini, hesap kat ihtarı ile muaccel hale gelen kredi alacaklarının ödenmemesi üzerine ... ... Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği sonrasında davalı borçlular tarafından borcun tamamına itiraz edilip takip durdurulduğundan itirazın iptalini talep zorunluluğu doğduğunu, borca yönelik itirazının haksız olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, borçluların ... ... Müdürlüğü'nün ... esas dosyasından yapılan takipteki itirazının iptaline, takibin devamına, lehlerine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili ...'un icra dosyasına yaptığı itiraz, haklı ve hukuka uygun olduğunu, işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu dosyaya sunulan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, kredi sözleşmesinde, müvekkilinin müteselsil kefil olduğuna dair kendi el yazılı kabulü bulunmakta olduğunu müvekkilinin müteselsil kefil olmaması nedeni ile asıl borçlu ile aynı zamanda ve aynı takiple sorumlu tutulmasının, TBK 585.maddesine aykırı olduğunu aynı zamanda, bilirkişi raporunda, davacı tarafça fazla ana para talep edildiği tespit edildiğini, işbu davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini yukarıda açıkladığı nedenlerle; fazlasına ilişkin talep ve diğer dava haklarının saklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin, müteselsil kefil olmaması karşısında, davacı şirket tarafından başlatılan icra takibi haksız olduğunu, davanın reddine kararı verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davalı asıl borçlu ve davalı kefil aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görüldü.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 28/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Alacaklı Bankanın ... Şubesi ile ... Gıda Ticaret Limited Şirketi arasında 09.10.2020 tarihli, 100.000,00 TL limitli kredi sözleşmesi imzalandığı, Bankanın bu kredi sözleşmesi kapsamında kredi borçlusuna kredili mevduat hesabından ve kredi kartı hesabından krediler kullandırdığı, .... Noterliğinden 25.03.2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile gönderilen hesap katı ve hesap özeti ile borcun ödenmesi ihtarının kredi borçlusu ... Gıda Ticaret Limited Şirketi'ne 05.04.2022 tarihinde tebliğ olduğu, Ödeme için 7 gün süre verildiğinden ödeme süresinin 12.04.2022 Salı günü dolacağı, temerrütün 13.04.2022 günü oluşacağı, Merkez Bankasının 01.03.2022 tarihinden geçerli olmak üzere açıkladığı faiz oranlarının, Türk lirası cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı yüzde 1,80 (yıllık % 21,60), aylık azami gecikme faiz oranı yüzde 2,10 (yıllık % 25,20) olduğu, İcra takibinde ana para alacak toplamından 120,33 TL fazla istendiği, Faiz ve gider vergisinden 78,33 TL az istendiği, faiz ve gider vergisi için taleple bağlı kalınacağı; Buna göre 08.05.2022 takip tarihi itibariyle; ... numaralı ticari kredili mevduat hesabından ve ... numaralı kredi kartı hesabından doğan alacağın;
35.504,85 TL
Ana para
9.877,23 TL
Ana para
2.860,92 TL
İşlemiş toplam faiz
122,99 TL
%5 gider vergisi
48.917,73 TL
08.05.2022 takip tarihi itibariyle alacak tutarı olan 48.917,73 toplam alacağın, 45.382,08 TL asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren %25,20 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibe devam edebileceği, Kredi Sözleşmesinin ... tarafından kefil sıfatıyla imzalanan kısmında; Kefalet limiti, kefil olunan miktar ...'un kendi el yazısı ile yazılmış ve imzalanmış olmasına rağmen, kefaletin müteselsil kefalet olduğuna ilişkin beyan kefilin kendi el yazısı ile yazılmadığı, bu nedenle kefaletin adi kefalet olduğu, TBK.585. maddesi gereğince, adi kefalette alacaklının, borçluya başvurmadıkça, kefili takip edemeyeceği, Somut olayımız bakımından, doğrudan adi kefile başvurma koşullarından olan; Borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alınması, Borçlu aleyhine Türkiye'de takibatın imkânsız hâle gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi, Borçlunun iflasına karar verilmesi, Borçluya konkordato mehli verilmiş olması, koşullarının hiç birisinin somut olayımızda gerçekleşmediği dikkate alındığında, kefil ... hakkında başlatılan icra takibinin erken başlatılmış bir takip olduğu
" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 12/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;""Temerrüt tarihi itibariyle alacak tutarı:
25.03.2022 hesap kat tarihi itibariyle ... numaralı ticari kredili mevduat hesabından doğan alacak ana parası 9.877,23 TL, ... numaralı kredi kartı hesabından doğan alacak ana parası 35.504,85 TL'dir. Bu tutarlara 25.03.2022 tarihinden 04.04.2022 temerrüt tarihine kadar %21,60 oranında akdi faiz işleyecektir. Buna göre;
TARİH-1
TARİH-2
GÜN
ANAPARA
FAİZ
ORANI
FAİZ TUTARI
DÖNEM
FAİZİ
ÖDEME
TUTARI
25.03.2022
04.04.2022
10
9.877,23
21,6
59,26
59,26
0,00
25.03.2022
04.04.2022
10
35.504,85
21,06
272,29
213,03
0,00
Temerrüt tarihine kadar toplam 272,29 TL akdi faiz işlemiştir. Kredili mevduat hesabından;
9.877,23 TL
Asıl Alacak
308,61 TL
Kat tarihine kadar işlemiş faiz
59,26 TL
Temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faiz
18,39 TL
%5 BSMV
10.263,49 TL
Kredi Kartı Hesabından;
35.504,85 TL
Ana para (Tem. Faiz oranı %25,2)
1.284,85 TL
Kat tarihine kadar işlemiş faiz
213,03 TL
Temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faiz
74,89 TL
%5 BSMV
37.077,62 TL
Alacak bulunmaktadır.
Takip tarihi olan 08.05.2022 tarihi tarihiyle alacak tutarı : Temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faiz ana para eklenmediği için, kat tarihindeki ana para alacaklara %25,2 oranında temerrüt faizi uygulanacaktır.
Buna göre;
TARİH-1
TARİH-2
GÜN
ANAPARA
FAİZ
ORANI
FAİZ TUTARI
DÖNEM
FAİZİ
ÖDEME
TUTARI
04.04.2022
08.05.2022
34
9.877,23
25,2
235,08
235,08
0,00
04.04.2022
08.05.2022
34
35.504,85
25,2
1.080,09
845,00
0,00
Takip tarihine kadar toplam 1.080,09 TL temerrüt faiz işlemiştir.
Kredili mevduat hesabından;
9.877,23 TL
Asıl Alacak
367,87 TL
Temerrüt tarihine kadar %21,6 akdi faiz
235,08 TL
Takip tarihine kadar %25,2 temerrüt faizi
30,14 TL
%5 BSMV
561,74 TL
İhtar masrafı
11.072,06 TL
Kredi kartı hesabından;
35.504,85 TL
Asıl Alacak
1.497,88 TL
Temerrüt tarihine kadar %21,6 akdi faiz
845,02 TL
Takip tarihine kadar %25,2 temerrüt faizi
117,14 TL
%5 BSMV
37.964,89 TL
toplam 48.994,06 TL olarak hesaplanmaktadır. Takipte talep edilen asıl alacak ve faizler karşılaştırıldığında; Ana para toplamından 120,33 TL fazla istendiği, Faiz ve gider vergisinden 119,22 TL az istendiği, faiz ve gider vergisi için taleple bağlı kalınacağı; Buna göne 08.05.2022 takip tarihi itibariyle;
35.504,85 TL
Ana para
9.877,23 TL
Ana para
2.860,92 TL
İşlemiş toplam faiz
112,99 TL
%5 gider vergisi
561,74 TL
İhtar masrafı
48.917,73 TL
alacağın olduğu 08.05.2022 takip tarihi itibariyle alacak tutarı olan 48.917,73 toplam alacağın, 45.382,08 TL asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren % 25,20 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibe devam edebileceği " sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava kredi çerçeve sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden dolayı hesabın kat edilerek alacağın tahsili talebiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup; ... ... Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, başlatılan takibe borçlular tarafından itiraz edildiği, takibe yapılan itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bilgi belge bulunmadığından davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu görüldü.
Davacı banka ile davalı kredi lehtarı borçlusu (asıl borçlu) ... Gıda. Tic. Ltd. Şti. Arasında Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi diğer davalı kefilin de kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalı kefilin kredi tarihinde borçlu şirketin ortağı olduğu anlaşıldığından TBK 584.madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin kredi sözleşmesi nedeniyle 100.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı kefil tarafından kendi el yazısı ile "müteselsil" ibaresi yazılmamış ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/2212 esas, 2023/4462 karar sayılı 13/07/2023 tarihli kararında da "Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun asıl borçlu ve kefillerden tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ....'nun kefil olarak yer aldığı genel kredi sözleşmesinde kefaletinin müteselsil olduğu hususunun kefilin kendi el yazısı ile yazılmadığı, bu durumda kefaletinin geçersiz olduğu gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kefalet sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesinde, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu düzenlenmiştir.
6102 sayılı Kanun'un “Teselsül karinesi” başlıklı 7 nci maddesinde de, iki veya daha fazla kişinin, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere adi işlerde borçlular arasındaki teselsül, kural olarak ancak borçluların alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğunu beyan etmeleri hâlinde mümkün iken, ticarî işlerde iki veya daha fazla kimse içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticarî nitelikteki bir iş dolayısıyla alacaklıya karşı müştereken borç altına girerlerse, bu yönde bir irade açıklamaları olmasa dahi, kanunen müteselsilen sorumlu olurlar. Teselsül karinesi uyarınca müteselsil sorumluluk ticarî borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlular ile kefiller hem de kefillerin kendi arasındaki ilişkilerde de söz konusu olur. Karinenin uygulanması için, borcun ayrıca kefil bakımından da ticarî olmasına gerek yoktur. Buna göre ticarî bir borca kefalet hâlinde, dış ilişkideki sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı sürece, yani müteselsil kefalet açıkça bertaraf edilmediği takdirde, kefiller borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olurlar. Dolayısıyla alacaklı bu durumda önce asıl borçluya başvurmak veya taşınmaz rehnini paraya çevirmek yoluyla takip yapmak zorunda olmaksızın alacağın tamamı için asıl borçlu ve kefillere başvurabilir. Ancak bu durumda kefil veya kefillerden temerrüt faizi istenebilmesi için, taahhüdün yerine getirilmediğinin veya ödemenin yapılmadığının ihbar edilmesi gerekir.
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; dosya içerisinde yer alan genel kredi sözleşmesinin 21 inci sayfasında davalı ....nun kefil olarak imzası bulunmaktadır. İlgili sayfada, kefalet tutarı, kefalet tarihi, kefalet süresi el yazısı ile yazılmış olup, matbu halde de "müteslesil kefil olmayı kabul, beyan ve taahhüt eder" ifadesi yer almaktadır. Bu durumda, 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde düzenlenen ticarî teselsül karinesi uyarınca ticarî borçlara kefaletin müteselsil kefalet olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar “müteselsil kefalet” sözcükleri davalının kendi el yazısı ile yazılmamış ise de, somut olaydaki ticarî iş kapsamındaki kefaletin müteselsil kefalet olmadığına ilişkin aksine sözleşmede hüküm bulunmaması ve 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesindeki özel düzenleme nedeniyle, 6098 sayılı Kanun'un müteselsil kefalete ilişkin düzenlemeleri somut olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle davalı ... ...nun da borca müteselsil kefaletinin bulunduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiğinden kararın bu yönüyle bozulması gerekmiştir." şeklinde açıklandığı üzere, mahkememizde görülmekte olan somut olayda da davalı kefilin kefil olarak imzasının bulunduğu, kefalet tutarı, kefalet tarihi ve kefalet süresinin el yazısı ile yazıldığı, matbu halde müteselsil kefil olduğuna dair ifade yer aldığı ancak "müteselsil" ibaresinin el yazısı ile yazılmamış olduğu görülmekte ise de somut olaydaki ticari iş kapsamındaki kefaletin müteselsil kefalet olmadığına ilişkin aksine sözleşmede hüküm bulunmaması ve 6102 sayılı Kanun'un 7. Maddesindeki özen düzenleme nedeniyle 6098 sayılı Kanun'un müteselsil kefalete ilişkin düzenlemeleri somut olaya uygulanamayacağından davalının kefaletinin müteselsil kefalet olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 2.7.1/II fıkrasında faiz oranı; kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasındaki süre için bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının iki katı tutarında temerrüt faizi belirlenmiş ve davacı tarafça takip talebinde taksitli kredi için %25,20 Biz Card (kredi kartı) için %25,20 oranında temerrüt faizi talep edilmiştir. Bilirkişi tarafından takip konusu kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranının taksitli kredi yönünden %25,20, Biz Card kredi kartı yönünden TCMB tebliğleri doğrultusunda %25,20 olarak belirlenmiş ve TCMB' nin hesap kat tarihi döneminde deklare edilen akdi faizinin %21,60 ve temerrüt faizinin %25,20 olduğu tespit edildiğinden davacının takip talebinde talep ettiği faiz oranı bilirkişi tarafından uygun bulunmuş, bilirkişi tarafından belirlenen faiz oranı mahkememizce de yerinde görülmüştür. Dolayısıyla davacının takipte talep ettiği faiz oranları mahkememizce kabul görmüştür.
Davacı tarafça .... Noterliğinin 25/03/2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile; 47.055,21 TL yönünden hesabın 23/03/2022 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve kefillere tebliğe çıkarıldığı, davalı asıl borçluya 05/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefile ise 28/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, hesap kat ihtarnamesi ile ödeme için verilen 7 günlük mehil süresi bitimine müteakip davalı asıl borçlunun 13/04/2022 ve davalı kefilin 04/04/2022 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan 11/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda talep edilebilecek alacak, 45.504,85 TL Asıl Alacak, 9.877,23 TL Asıl Alacak, 2.860,92 TL işlemiş faiz, 112,99 TL BSMV, 561,74 TL İhtar Masrafı olmak üzere toplam 48.917,74 TL olarak hesap edilmiş olup, alınan rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davalıların ... ... Dairesinin ... esas sayılı takip sayılı dosyasında yaptığı itirazların kısmen iptali ile takibin 35.504,85 TL Asıl Alacak, 9.877,23 TL Asıl Alacak, 2.860,92 TL işlemiş faiz, 112,99 TL BSMV, 561,74 TL İhtar Masrafı
olmak üzere toplam 48.917,74 TL üzerinden devamına,
2-Asıl alacağın 45.382,08 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren yıllık %25,20 ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasına,
3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 9.783,54 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.341,57 TL nispi karar harcının, peşin alınan 837,45 TL harcın mahsubu ile geri kalan 2.504,12 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 120,32 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 1.042,95 TL (179,90TL BHV, 25,60TL VSH, 837,45 TL peşin harç ) harcın davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
9- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 2.686,25 TL (986,25 TL tebliğler ve posta, 1.700,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.679,66 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
10-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 7,85 TL'sının davacıdan, 3.192,15 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren kabul edilen kısım yönünden 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak, reddedilen kısım yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!