T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/363
KARAR NO :2024/107
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:30/05/2023
KARAR TARİHİ:21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün.... Sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, davaya konu icra takip dosyası incelendiğinde görüleceği üzere takibe dayanak olarak 28.06.2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi gösterilmiş mezkur sözleşmeye ilişkin olarak da temerrüt amacıyla tebliğ edilen .... Noterliği 28.03.2013 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gösterildiği, davanın kabulüyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleriyle her bir müvekkilinin H.M.K. 57 anlamında ihtiyari dava arkadaşı olduğu göz önüne alınarak hepsi için ayrı ayrı vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini, davalının yine her bir müvekkil için ayrı ayrı %20'den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği tazminat talebinin dayanağı zararı bakımından incelenecek zamanaşımı süresi TBK 72.maddesi kapsamında değerlendirildiğinde dahi dolduğunu, iki yıllık zamanaşımı süresi çekin ibraz tarihi itibariyle 05.04.2019 tarihinde sona ermiş olup davacının taleplerinin zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, dolayısıyla yargılama konusu somut olay bakımından öncelikle TTK 814 çeke ilişkin özel hüküm gereği üç yıllık zamanaşımı kurallarının uygulanması aksi halde TBK 72 gereğince iki yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması ve her iki sebep doğrutusunda da taleplerinin reddi gerektiğini, çek vasfında olmayan veya meşru hamil tarafından ibraz edilmeyen çekten dolayı banka ödeme yaptığını, bankalar muhatap olmanın gereği çekin yasal unsurlarını taşıdığını tespit etmekle yükümlü olduğu, müvekkili banka tüm bu yasal yükümlülükleri kapsamında, davacı tarafından 05.04.2017 tarihinde müvekkili bankaya ibraz edilen çekin, muhatabın inceleme ve araştırma yükümlülüğü kapsamında öncelikle çek vasfını haiz olup olmadığı yönünden incelemiş ve söz konusu inceleme sonucunda keşidecinin imza sirküleri ile çek üzerindeki keşideci imzasının uyuşmaması sebebiyle sahtelik şüphesi duyulan çekin arkasına şerh konularak herhangi bir işlem yapılmadığını, çek üzerindeki imzanın keşideciye ait olup olmadığı noktasında, bu imzanın hesap kartonundaki ya da çek anlaşmasındaki imzaya uyup uymadığı araştırılması,çek keşidecisinin, tüzel kişilik olması durumunda; tüzel kişi unvanının çekte yer alıp almadığı, keşide eden kişiye kambiyo senedi tanzimi konusunda özel yetki verilip verilmediğini, çek vasfında olmayan veya meşru hamil tarafından ibraz edilmeyen çekten dolayı banka ödeme yapmış ise düzenleyenin zararına katlanacağını, bankalar muhatap olmanın gereği çekin yasal unsurlarını taşıdığını tespit etmekle yükümlü olduğunu, öte yandan, davacının dava dilekçesine dayanak gösterdiği, yargılama esnasında yapılacak inceleme ile ortaya çıkacak sebepler çerçevesinde davacı tarafından açılmış haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;
Dava; davacıların asıl borçlu ve müteselsil kefil olduğu dava dışı banka ile aralarında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı temlik alan tarafından başlatılan icra takibine alacağın zaman aşımına uğradığından bahisle açılan menfi tespit davasıdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davacıların asıl borçlu ve müteselsil kefil olduğu dava dışı banka ile aralarında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı temlik alan tarafından başlatılan icra takibine, alacağın zamanaşımına uğradığından bahisle açılan menfi tespit davasıdır.
Uyuşmazlık konusu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığıdır.
Somut Olayda;
Taraflar arasında 28/06/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi bulunduğu, dava dışı banka tarafından .... Noterliğinin 28/03/2013 tarihli ... yevmiye nolu kat ihtarnamesi ile davalıların temerrüde düşürüldüğü, davalının .... Noterliğinin 02/10/2015 tarihli ... yevmiye nolu temlik sözleşmesi ile alacağı temlik aldığı uyuşmazlık dışıdır.
Davalı alacaklı varlık yönetim şirketi tarafından .... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla toplam 872.201,78 TL alacağın tahsili talebiyle takibe başlanılmış, davacılar vekili tarafından 30/05/2023, 11:03 tarihli dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz edilmiş, akabinde 31/05/2023 15:51 tarihli süresinde sunulan ikinci bir dilekçe ile zamanaşımı definde bulunulduğu görülmüştür. İcra dairesince 05//06/2023 tarihinde takibin borçlular yönünden durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
.... Noterliğinin 28/03/2013 tarihli ... yevmiye nolu kat ihtarnamesi davacı ... Ltd. Şti'ye 30/03/2013 tarihinde, ...'e 01/04/2013 tarihinde, ...'e 19/04/2013, ...'a 01/04/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Muhataplara ödeme için 24 saat süre verilmiştir. ... Ltd. Şti'nin 01/04/2013 ...'in 22/04/2013, ... ve ...'in 02/04/2013 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmışştır.
Davalı tarafça takibe geçilme tarihi, 10/05/2023 tarihidir.
7226 sayılı Kanunun geçici 1. Maddesi uyarınca;
"Geçici Madde 1 - (1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;
a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dahil) tarihinden,
b) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dahil) tarihinden,itibaren 30/4/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durur.
Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmi Gazete'de yayımlanır" hükmünü taşıdığı,
Cumhurbaşkanlığının 30/04/2020 tarih ve 2480 karar sayısı ile;
"Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar"m yürürlüğe konulmasına, 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası gereğinc Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla; 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç, 1/5/2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15/6/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır.
Bu durumda COVİD nedeni ile 13/03/2020 tarihi ile 15/06/2020 tarihleri arasında sürelerin işlemeyeceği gözetildiğinde 3 ay 2 gün süreler uzatılmıştır. 10 yıllık zamanaşımı, en erken zamanaşımının dolacağı ... yönünden 01/04/2023 tarihinde dolacak olup COVID nedeniyle uzayan 3 ay 2 günlük sürenin eklenmesi ile 03/07/2023 tarihinde dolacaktır. Davalı tarafça takibe geçilme tarihi, 10/05/2023 tarihidir. Buna göre takip süresinde olup davacıların takibin zamanaşımına uğradığından bahisle açtığı menfi tespit davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 14.895,03 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 14.467,43 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 125.942,20 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdire yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!