T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/34
KARAR NO:2024/112
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:25/04/2018
KARAR TARİHİ:22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üç hissedarının bulunduğunu, ... ve ... olduğunu, ...'ın 14/10/2017 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın boşanmış olduğu eşi ve borçlunun annesi... ile arasında çok sayıda dava bulunmakta olduğunu, ...'ın vefatı üzerine, ... ve çocukları davalı ... ile dava dışı ...'ın bu davaları ortadan kaldırmak ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandırmak amacıyla 04/12/2017 tarihinde bir sulh protokolü imzalandığını, iş bu protokolün 2.maddesi uyarınca ... ve ..., ...'a 16.000.000TL ödemeyi ve karşılıklı olarak dava icra takiplerini ortadan kaldırmayı kabul ettiklerini, borçlu ...'ın bu paranın ödenebilmesi için müvekkili şirkete başvurduğunu ve müvekkili şirketin işbu protokol uyarınca müvekkilinin 04/12/2017 tarihinde ...'ın ... .... Merkez Şubesindeki ... nolu hesabına 16.000.000TL göndermiş olduğunu, bu tutarın ... tarafından da ikrar edildiğini ve halen geri ödenmediğini, bir ticaret şirketi olan müvekkilinin ise bu işlemi ...'ın borcu olarak işlendiğini ve işletilmesi gereken yıllık %16 oranındaki faizin işletildiğini, borçlu tarafından bu tutarın müvekkili şirkete ödenmemesi nedeniyle yaklaşık 4 aylık sürenin ardından 26/03/2018 tarihinde ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını, borçlunun yapmış olduğu haksız itiraz nedeniyle iş bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin alacağının devam etmekte olduğunu, borçluya gönderilen tutarın tartışmasız olduğunu ve borçlunun kabulünde olduğunu, buna rağmen itiraz edilmesinin kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle davalarının kabulüne, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ...'ın halihazırda malvarlığını elden çıkarma yoluna gittiğini, müvekkili şirketin alacak tutarının yüksekliği, alacak tutarının borçlu tarafından ikrar edilmesi sebebiyle borçlunun adına kayıtlı malvarlıklarını elden çıkartması halinde bu hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ve hatta imkansız hale gelebileceğinden ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüyle borçlunun her türlü mal, hak ve alacağı üzerine borca yetecek kadar tedbir konulmasına, ayrıca daha önce müteveffa ... adına kayıtlı bulunan ve şu an borçlu ...'ın da içinde bulunduğu yasal mirasçılarına ait bulunan İstanbul ... nezdinde kayıtlı ... adlı yat, ... ... nezdinde kayıtlı ... adlı tekne ve ayrıca ... ...'na bağlı liman müdürlüklerinde kayıtlı bulunan 3 adet teknenin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve seferden men'leri için HMK'nun 389. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu kararın verilmesi ve infazında HMK'nın 392. Maddesi uyarınca teminat alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini, fazlaya dair haklar ve yasal yollara başvurma hakları saklı kalmak kaydıyla talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açıklamasız gönderilen havalenin mevcut bir borcun ödenmesi niteliğinde olduğu hususunun Yargıtayın yerleşik içtihadı niteliğinde olup, davacı yanın açıklamasız havale dekontuna istinaden ileri sürdüğü alacak ve ihtiyati tedbir taleplerinin hukuki dayanağının olmadığını, davacı yan tarafından dava dilekçesinde işbu bedelin borç karşılığı değil de ... ile müvekkilinin kardeşi ... ve anneleri... arasında imzalanan 04/12/2017 tarihli Sulh Protokolüne istinaden ödendiği ifade edilmiş ise de anılan sulh protokolünde davacı şirketin taraf olmadığı gibi böyle bir bedeli ödeme yükümlülüğü olmadığını, müvekkili ...'ın davacı şirketin 1/3 ortağı olan muris ...'ın mirasında ½ pay sahibi konumunda olup, davacı şirketten de bu mirasçılık hakkına davalı olarak yüklü miktarda alacaklı durumda olduğunu, davacı yanın ne alacak iddiasının ne de ihtiyati tedbir talebinin hukuki dayanacağının bulunmadığını, muhatap şirketin 1/3 hissedarı olan muris ...'ın malvarlığının tespitinin ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi ... Tereke sayılı dosyası ile yapılmakta olduğunu, davacı holdingin Mahkemece yazılan müzekkereye vermiş olduğu cevaplarında murisin davacı şirket nezdinde 59.705.788,29TL dağıtılmamış kar alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, murisin davacı şirketteki paylarının tespiti amacıyla TTK 493/5 madde gereğince ....Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayı ile değer tespit davası açıldığını, aslında davacı şirketteki muris paylarının değerinin teklif edilen rakamın kat ve kat üzerinde ise de müvekkilinin her halde murisin davacı şirketteki paylarına karşılık olarak davacının telif ettiği tutar olan 344.438.581TL tutarında alacaklı olduğunun da bizzat davacı şirketin beyanı ile sabit olduğunu, müvekkilinin mal kaçırmaya çalıştığına yönelik iddiaların tamamen mahkemeyi yanıltmak amacıyla ileri sürülmüş kötüniyetli ve gerçek dışı iddialardan ibaret olup yasal şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, davanın reddine, davacı yanın haksız olarak başlatmış olduğu icra takibi sebebiyle %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın ilk olarak açıldığı .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi' nin ... esas ... karar sayılı ilamı ile ".... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04/03/2022 Tarih ... sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın, 6100 sayılı HMKnun 114/1-c bendine ilişkin görev dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince usulden reddine, " karar verilerek dosyanın Mahkememize tevzi edildiği ve mahkememizin 2023/34 esas sayılı sırasına kaydedildiği görülmüştür.
DELİLLER;
....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyası arasına alındığı, ... Aile Mahkemesinin ... Esas, ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı(eski ...) dosyasının, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... K. Sayılı dosyasının, ... Aile Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının, ...Aile Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının, ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının, ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının, ... Aile Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının Uyap üzerinden gönderildiği görülmüştür.
Dosyanın görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmeden önce 23/07/2020 tarihli ve 27/09/2021 tarihli bilirkişi raporlarının aldırıldığı görülmüş ise de; davacı tarafça paranın borç olarak verildiği, davalı tarafça ise şirket ortağı olan murisinin davacı şirket nezdinde dava konusu alacağın çok üzerinde alacağı bulunduğu iddia edildiğinden havalenin yapıldığı 04/12/2017 tarihinde murisin davacı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı hususunda mahkememizce muhasebe uzmanından 30/10/2023 tarihli rapor alınmıştır.
30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " davalının murisi ...'ın davacı ... Holding AŞ'den kar payı ve başka bir surette bir alacağının olup olmadığı noktasında, kesinleşen kurumlar vergisi beyannamelerine göre, 2016 yılı karından muris ... sermaye payına tekabül eden tutarın 220.911.558,50 TL, 2017 yılı karından 7.837.142,55 TL, 2018 yılı karından ise 211.275.979,50 TL olarak hesap ve tespit edildiği, Mirasçılık belgesine göre ...'ın mirası 2 sehim kabul edilerek, 1 payın ...'a, 1 payın da ...'a ait olduğu, 1016 yılı karından murisin payına düşen tutarın 220.911.558,50 TL olduğu, bu tutardan davalı ...'ın 1/2 veraset payına düşen tutarın 110.455.779,20 TL olduğu, 2017 yılı bilanço karından muris hissesine düşen tutarın 7.837.142,55 TL, davalı ...'ın 1/2 miras payına düşen tutarın ise 3.918.571,28 TL olduğu, 2018 yılı bilanço karından muris hissesine düşen tutarın 211.275.979,50 TL, bu tutardan davalı ...'ın 1/2 miras payına düşen tutarın ise 105.637.989,80 TL olduğu, bu üç yılın toplam karından davacı ... miras payına düşen payın 220.012.340,30 TL olduğu, Ayrıca, 1.11.2017 tarihinde harici surette imza edilen "Alacağın Temliki Sözleşmesi" incelendiğinde, ... ve ...'dan 4.164.000,00 USD ve 1.361.000 Euro'luk alacağın TBK md 183 ve devamı maddeleri gereğince gayri rücu olarak ...'a devredildiği, buna göre, şirket defterlerinde 136 Diğer Çeşitli Alacaklar hesabında 1.11.2017 tarihinde temlik bedelinin muhasebeleştirildiği, Euro hesabına göre 31.12.2018 tarihi itibariyle 8.211.618,89 TL, USD hesaba göre de 10.521.800,00 TL bakiye bulunduğu, bu bakiyelerden davalı muris payına düşen tutarın Eruo hesabından 8.211.618,89 TL/2=4.105.809,45 TL, USD hesabından 10.521.800,00 TL/2=5.260.900,00 TL olduğu, bu tutar tasfiye edilmeyen kar payından düşüldüğünde kalan tutarın 220.012.340,30 TL - (4.105.809,45 TL + 5.260.900,00 TL ) = 210.645.630,80 TL olduğu, Davacı şirket tarafından davalı ...'a gönderilen 16.000.000,00 TL'nin 4.12.2017 tarihinde kayda alındığı, ayrıca bu tutara 2.787.555,51 TL faiz tahakkuk ettirildiği, faiz ile birlikte davalı borcunun 18.787.555,51 TL olduğu, Davalıya ödenen 16.000.000,00 TL'nin ( veya faiz dahil 18.787.555,51 TL cari bakiyenin) muris ...'ın hissesine düşen kar payının tasfiye edilmesi halinde doğan davalı miras payına isabet eden 210.645.630,80 TL'ye sayılarak mahsubu hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğuna dair " görüş ve kanaatlerinin beyan edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davacı şirket tarafından, şirket ortağı murisin mirasçısı olan davalıya havale yoluyla gönderilen paranın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalının murisi ...'ın davacı şirketin ortağı olduğu, ...'ın ölümü üzerine geriye mirasçı olarak davalı ile dava dışı kardeşinin kaldığı, murisin boşandığı eski eşi... ile muris ve murisin çocukları arasında yaşanan ihtilaflar nedeniyle birçok dava ve icra takiplerinin bulunduğu, bu ihtilafları sonlandırmak amacıyla... ile ... mirasçıları arasında 04.12.2017 tarihli protokol imzalandığı, protokol gereğince ...'a 16.000.000-TL ödeme yapılması karşılığında tarafların protokolde belirtilen dava ve takiplerden vazgeçerek uyuşmazlıkları bitirmeyi kabul ettikleri, protokolde geçen tutarda olmak üzere davacı şirket tarafından davalıya havale yoluyla ödeme yapıldığı, davalının da bu parayı...'a gönderdiği tarafların kabulündedir.
Davacı tarafça bu paranın davalıya borç olarak verildiği ileri sürülmüş olup, ödenen paranın şirketin ticari defterlerine diğer çeşitli alacaklar kaleminde davalının borcu olarak kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı tarafından ise paranın borç olarak verilmediği, ödemenin muris ...'ın şirketten olan alacağına mahsuben yapıldığı, ayrıca şirketten murise ödenmeyen dağıtılmamış kar payı ve şirkete verdiği borçlar nedeniyle yüklü miktarda alacaklı olduğu ileri sürülmüştür. Davalı ile diğer mirasçının intikal eden miras paylarının şirket pay defterine kaydedilmesinin talep edildiği, davacı şirketçe bu talebin kabul edilmeyerek şirket payının gerçek değeri karşılığında devralınmasının teklif edildiği, davalının teklif edilen bedeli kabul etmediği ve bu hususta taraflar arasında görülmekte olan dava bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında görülen davalar, dosyamız içerisine celp edilmiş; davalı vekili terekenin tespiti ve grup şirketlerinin değer tespitine ilişkin olarak açmış oldukları davaların henüz derdest olup bu dosyaların bekletici mesele yapılması talep etmiştir. Taraflar arasında hisse devrinin geçişi ile ilgili açılan farklı davalarda murisin hisselerinin davacıya ya da davalıya geçtiği ile ilgili mevcut yargılamalar sonunda karar verilecek ise de; yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davalının murisi ...' ın hissesinden kaynaklı kar payı alacağı olduğu ve bunun hisseden farklı olarak mirasçıların talep edebileceği bir alacak olduğu kanaatine varıldığından bahsedilen dosyaların bekletici mesele yapılması taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi raporuna miktar itibariyle itirazlar sunulmuş ise de; tespit edilen miktarın davamızın konusu olmadığı, davalının murisinin şirketten alacaklı olduğu her durumda mirasçısı olarak davalının da şirketten alacaklı olacağı anlaşıldığından rapora itirazlar yerinde görülmemiştir. Havalenin yapıldığı 2017 yılında murisin şirketten kar payı alacağı olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olup; bu hak mirasçıya geçtiğinden ve bu alacak hisselerden ari olarak mirasçılara intikal edeceğinden davalı şirketten alacaklı olup ödemenin alacağa mahsuben yapıldığı, nitekim havalenin bir ödeme vasıtası olduğu dikkate alınarak sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacının takibinde kötü niyetli olduğu davalı tarafça ispatlanamadığından davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red karar harcından peşin alınan 202.773,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 202.345,57 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 471.893,33 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/02/2024
Başkan ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Katip ...
e- imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!