WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/293
KARAR NO :2024/261

DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:03/05/2023
KARAR TARİHİ:25/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... Asliye Ticaret mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyası ile konkordato talep ettiğini, anılan dosyada davacı ve dava dışı borçlular ... hakkında 26.09.2022 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verdiğini, akabinde 22.12.2022 tarihinde 26.12.2022 tarihinden itibaren 2 ay süre ile geçici mühlet süresini uzattığını ve 26.02.2023 tarihinde ise kesin mühlet karartı verdiğini, konkordato sürecine ilişkin tüm kararların davalı banka dahil tüm bankalara yollandığını, buna rağmen davalının, davacmın muhtelif hesaplarına gelen Euro ve USD cinsinde paralara bloke koyduğunu, davacının itirazı üzerine 46.400,00 Euro'nun davacının hesaplarına iade edildiğini, ancak davaya konu olan 76.725,11 Euro ile 38.886.75 USD'nin iade edilmediğini, Davacı vekili, anılan iki meblağın davacının ve konkordato komiserlerinin taleplerine rağmen iade edilmediğinden, davacının .... Asliye Ticaret Mahkemesine ... esas sayılı dosya kapsamında başvurduğunu ve anılan Mahkemenin 17.02.2023 tarihli ara karar ile davacının davalı bankada bulunan hesaplarındaki mahsup işlemleri ile blokelerin kaldırılmasına ve 76.725,11 Euro ile 38.886,75 USD'nin davacı şirkete iadesine karar verildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesine ... esas sayılı dosyası kapsamında 17.02.2023 tarihinde verilen kararın davalıya tebliğ edilmesine rağmen, davalının karara muhalefet ettiğini ve blokeleri kaldırmadığını, davacı vekilinin 29.03.2023 tarihinde ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosya kapsamında verilen 17.02.2023 tarihli karara istinaden ilamsız icra takibini başlattığını, davalı bankanın yetki itirazı sonucunda ilamsız icra takibinin .... İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosya ile devam edildiğini ve davalının itirazı üzerine takibin durduğunu bu nedenlerle; öncelikle dava değerini karşılayacak tutarda davalının taşınır ve taşınmaz mallarına, araçlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davalının .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas Nolu icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, TBK madde 99'da yer alan seçimlik haklardan icra takibine konu borcun fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden 3098 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca, devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının işletilerek ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında akdedilen 22/02/2022 Tarihli ve 08/02/2018 Tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kredi ilişkisi mevcuttur. İşbu kredi sözleşmesini dava dışı ... müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, İşbu kredi sözleşmeleri kapsamında müvekkili bankanın borçlulardan alacağının bulunduğunu, davacı hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile dava açılmış, davacılar lehine 26/09/2022 tarihinden itibaren 3 ay geçici mühlet verildiği, verilen geçici mühletin 2 ay uzatıldığı ve devamında ise 26/02/2023 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, müvekkili banka tarafından 05/10/2022 tarihinde konkordato talep eden davacılardan alacaklı olduğumuzu belirterek davaya müdahale dilekçesi sunulduğunu, müvekkili bankanın davacı taraftan alacaklı olduğunu, davacının müvekkil bankadan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, davacı tarafça ... İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosya ile ....Asliye Ticaret Mahkemesi ara kararını dayanak göstererek başlatılan icra takibine yetki ve borç yönünden itiraz edildiğini, itiraz neticesinde yetkisizlik kararı verilerek dosyanın .... İcra Müdürlüğü' ne gönderildiği ve ...Esas sayılı dosyasından takibe devam edildiğini, takibe itirazları neticesinde takibin durduğunu, konkordato dosyasından verilen ara kararlara 13/10/2023-23/02/2023-01/03/2023 vd. tarihli dilekçeler ile itiraz edildiğini ve konkordato mühleti ile verilen tedbir kararlarının maddi hukuk alanında sonuç doğurmayacağını, ancak mahkeme tarafından itirazlarının değerlendirilmesi yönünde bir ara karar kurulmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili banka tarafından iade edilmediğini iddia ettiği bakiyelere ilişkin iddiaların somut gerçeklikten uzak olduğunu, davacının kullanmış olduğu kredilerle ilgili ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, sözleşme gereğince banka nezdinde tahsis edilen limitler ve işbu limitler doğrultusunda kullanılan kredilerin davacının konkordato talebi bulunmadan ve mühlet kararı almadan öncesinde yapılan işlemler olduğunu, huzurdaki davaya konu yapılan tahsilatların kredi borcuna istinaden yapıldığını, davacıların banka nezdinde bulunan hesaplarının ;doğmuş ve doğacak tüm borçların teminatı olarak müvekkili banka lehine rehinli olduğunu, yasal düzenleme gereğince müvekkili banka tarafından genin yapılabildiğini, müvekkili bankanın borçlu firma ve kefillerinin banka nezdindeki tüm mevduatlarında alacağına karşılık rehin hakkı bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan haklarını kullanmış olduğunu, mahsup işlemlerinin, davacının borcunu azaltmak amacıyla yapıldığını, bu nedenlerle davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; icra inkar tazminatına ilişkin talebinin reddi gerektiğini, ödeme aczi içerisinde bulunan davacının huzurdaki nispi yargılama masraflarına tabi davayı açması kötü niyet göstergesi olduğunu, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yine davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; faiz talebinin de reddinin gerektiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin Davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafından konkordato talepli açmış olduğu .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyasında verilen tedbir kararına rağmen davalı tarafça davacı hesabında bulunan blokelerin kaldırılmadığı iddiasına dayalı olarak davacı tarafından alacağın tahsili talebiyle başlatılan .... İcra Müdürlüğü' nün ...esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görülmüştür.
DELİLLER;
.... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasının dosya içerisine alındığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının uyap üzerinden gönderilmiş olduğu görülmüştür.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 11/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında;
"a) Konkordato hükümleri gereği davalının, davacının hesaplarına bloke koyamayacağı, b) Davalının bundan dolayı bloke koyduğu / takas ettiği meblağları davacıya (76.725,11 Euro ile 38.886,75 USD) iade etmesi gerektiği, c) bundan dolayı davacının itirazının iptali talebinin haklı olduğu kanısına varılmasının mümkün olduğu sonucuna varılabileceği," görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davacı tarafından konkordato talepli açmış olduğu .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyasında verilen tedbir kararına rağmen davalı tarafça davacı hesabında bulunan blokelerin kaldırılmadığı iddiasına dayalı olarak davacı tarafından alacağın tahsili talebiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket hakkında .... Asliye Ticaret mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyası ile 26.09.2022 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verdiği, akabinde 22.12.2022 tarihinde 26.12.2022 tarihinden itibaren 2 ay süre ile geçici mühlet süresini uzatıldığı ve 26.02.2023 tarihinde ise kesin mühlet kararı verildiği, konkordato sürecine ilişkin tüm kararların davalı banka dahil tüm bankalara yollandığı ancak iş bu tedbir kararlarına rağmen davalı tarafça davacının muhtelif hesaplarına gelen Euro ve USD cinsinde paralara bloke koyulduğu, davacı tarafın itirazları üzerine bir kısım miktarın davacıya iade edildiği, bir kısım meblağın iade edilmediği, davacı tarafça .... Asliye Ticaret Mahkemesine ... esas sayılı dosya kapsamında başvurulduğu ve anılan Mahkemenin 17.02.2023 tarihli ara kararı ile davacının davalı bankada bulunan hesaplarındaki mahsup işlemleri ile blokelerin kaldırılmasına ve 76.725,11 Euro ile 38.886,75 USD'nin davacı şirkete iadesine karar verildiği, anılan kararın davalıya tebliğ edildiği ancak davalının karara muhalefet ettiği ve blokeleri kaldırmadığı, bu nedenlerle davalı banka hakkında ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ilamsız icra takibini başlattığı, davalı bankanın yetki itirazı sonucunda ilamsız icra takibine .... İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosyası ile devam edildiği ve davalının itirazı üzerine takibin durduğu bu nedenle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça müvekkili banka ile davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında akdedilen 22/02/2022 Tarihli ve 08/02/2018 Tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kredi ilişkisi mevcut olduğu, işbu kredi sözleşmeleri kapsamında müvekkili bankanın borçlulardan alacağının bulunduğu, davacı lehine 26/02/2023 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet kararı verildiği, müvekkili banka tarafından 05/10/2022 tarihinde konkordato talep eden davacılardan alacaklı olması nedeniyle davaya müdahale dilekçesi sunulduğu, davacı tarafça iddia olunan blokelerin ve mahsup işleminin davalı bankanın davacı şirketten alacağına istinaden yapıldığını, konkordato dosyasından verilen ara kararlara itiraz edildiği ve konkordato mühleti ile verilen tedbir kararlarının maddi hukuk alanında sonuç doğurmayacağının iddia edildiği ancak mahkeme tarafından itirazlarının değerlendirilmesi yönünde bir ara karar kurulmadığı, davacının iddialarının somut gerçeklikten uzak olduğu, davacının kullanmış olduğu kredilerle ilgili ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, sözleşme gereğince banka nezdinde tahsis edilen limitler ve işbu limitler doğrultusunda kullanılan kredilerin davacının konkordato talebi bulunmadan ve mühlet kararı almadan öncesinde yapılan işlemler olduğu, huzurdaki davaya konu yapılan tahsilatların kredi borcuna istinaden yapıldığı, alacağın taksitlendirilmiş olması ve taksit tarihinin konkordato mühleti tarihinden sonra gelmesinin alacağın doğumu açısından herhangi bir farklılığı bulunmadığı, davacıların banka nezdinde bulunan hesaplarının ;doğmuş ve doğacak tüm borçların teminatı olarak müvekkili banka lehine rehinli olduğu, müvekkili bankanın borçlu firma ve kefillerinin banka nezdindeki tüm mevduatlarında alacağına karşılık rehin hakkı bulunduğu, müvekkilinin sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan haklarını kullanmış olduğu, mahsup işlemlerinin, davacının borcunu azaltmak amacıyla yapıldığı iddia edilmiştir.
.... Asliye Ticaret mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş olup; dosyanın incelenmesinde 26.09.2022 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verdiği, akabinde 22.12.2022 tarihinde 26.12.2022 tarihinden itibaren 2 ay süre ile geçici mühlet süresini uzatıldığı ve 26.02.2023 tarihinde ise kesin mühlet kararı verildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; konkordato talep eden davacı şirketin davalı nezdindeki banka hesaplarına bloke konulduğu, hesaptaki mevduatın bloke/takas işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığı ve var ise takasa tabi tutulan miktarın iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı görülmüştür.
Konkordato, şartların sağlanması halinde. olağan cebri icra usullerinin yerini alan, iflasa yaklaşmakla birlikte ondan daha özel bir nitelik arz eden ve iflasa göre hafifletilmiş kollektif bir cebri icra kurumudur (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s. 4). Konkordato borçluya borçlarını alacaklılarla yaptığı anlaşma çerçevesinde ödeme imkanı verdiği için borçlunun menfaatini daha ön planda tutan bir kurum olduğu söylenebilir (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s. 4).
Bununla birlikte, konkordato borçluya haciz ve iflas yoluyla yapılan takiplerin etkisinden kurtararak, borçlunun malvarlığının korunmasına ve bunun bir sonucu olarak ekonomik mevcudiyetini devam ettirmesine olanak sağladığından, aynı zamanda alacaklıların menfaatine de sonuç doğurur (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s. 5). Bu bağlamda alacaklıların eşit muamele görmesi hususu da dikkate alınması gerekmektedir.
Anılan amaçların yerine gelmesi için İİK'da konkordatoya ilişkin özel hükümler düzenlenmiştir. Örneğin İİK m. 294'e göre konkordato sürecinde takip yasağı uygulanmaktadır. Kanun ile getirilen takip yasağı, mühlet kararı verilmeden önce doğan alacaklar ile mühlet verildikten sonra komiserin onayı olmaksızın doğan alacaklar için uygulanacaktır (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s. 94). Davalı ile davacı arasındaki kredi sözleşmesi — davalının beyanına göre - 22.02.2022 ve 08.02.2018'de yapıldığı beyan edilmiştir. Buna göre davalının anılan bu kredi sözleşmeleri takip yasağı kapsamına girmektedir.
Konkordato sürecinde takibe ilişkin rehinli alacaklılar bakımından da hüküm İİK m. 295'de düzenlenmiştir. Buna göre, mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Görüldüğü üzere, davalının alacağı rehinli olması halinde bile, rehnin satılması mümkün olmayacaktır.
Her iki hükmün içeriği, borçlunun malvarlığını korumaya ve konkordato sürecinin tüm alacaklılar bakımından başarıya ulaşmasını sağlamaya yöneliktir. Takip başlatamayan bir alacaklının, başka bir yola başvurarak alacağına elde etmesi de bu amaca aykırı düşecektir.
Bunun yanı sıra İİK m. 294 fıkra 4 cümle 1'e göre, konkordato mühleti sırasında kullanılacak olan takas hakkı bakımından İİK'nın 200 ile 201'inci maddelerinde öngörülen şartlar geçerli olacaktır. Konkordatoda, iflâsta takası düzenleyen İİK m. 200 ve 201'in uygulanmasında geçici mühlet kararının verildiği tarih esas alınacaktır (İİK m. 294 fıkra 4 cümle 2). Buna göre, alacaklı geçici mühlet kararının ilan edilmesinden sonra, hakkında mühlet kararı verilen borçlunun alacaklısı olursa veya alacaklı geçici mühletin ilan tarihinden sonra borçlu sıfatını iktisap ederse, aynı zamanda da alacaklının alacağı hamiline yazılı bir senetten kaynaklanmaktaysa takas yapılamayacaktır. Görüldüğü üzere, konkordato mühleti içinde alacaklıların takas hakları, İİK m. 294/f. 4 uyarınca iflâsta takası düzenleyen hükümlere atıf yapılmak suretiyle sınırlandırılmıştır (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s. 97; Serpil Işık, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, Cilt 28, Sayı 1, Haziran 2022; 7101 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler Çerçevesinde Adi Konkordatoda Mühletin Müstakbel Alacakların Devri Üzerindeki Etkisi, s. 418, s. 419). Anılan madde sadece takasa izin verirken, mahsubu düzenlemediği gibi, takas hakkının uygulanabilmesi için de takasın şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Takasın şartları şu şekilde sayılmaktadır: alacakların karşılıklı olması, alacakların özdeş olması, alacakların ifalarının istenebiliyor olması, alacakların likit olması ve takasın olumsuz şartlarının olmaması (H. Özden Özkaya-Ferendeci, İflasta Takas, İstanbul, 2013, s. 95 vd.). İflasta takasın şartları ise şu şekilde belirtilmektedir: iflasta takasa tabi olan alacaklar, iflasta takas beyanında bulunabilecek kişiler, karşılılık şartı, alacakların özdeş olması, muacelliyet şartı, alacakların iflasın istenebiliyor olması, iflasta takasın olumsuz şartları (H. Özden Özkaya-Ferendeci, İflasta Takas, İstanbul, 2013, s. 207 vd.). Anlaşıldığı üzere İİK m. 294 fıkra 4 cümle 1 sadece takasa (onu da sınırlandırarak ve iflasta takas hükümlerine atıf yaparak) izin vermekte ve mahsuba ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu bağlamda Murat Atalı, İbrahim Ermenek, Ersin Erdoğan, İcra ve İflas Hukuku, 7. Bası, Ankara 2023, s. 683'de “... Bankaların kanuna aykırı olarak mühlet içerisinde borçlunun hesabına yatan paralar üzerine bloke koymak veya takas dermeyanında bulunmak yoluna gittikleri görülmektedir. ... Kredi kuruluşları, kredi sözleşmelerinde yer alan hükümlere dayanarak müşterinin gerek havale gerekse kendisine ciro edilen senetlerin tahsili suretiyle hesabına gelen paralara bloke koyarak kredi müşterisine ödeme yapmaktan kaçınmaktadır. Müşterinin hesabına yatırılan, hesabında bulunan veya hesabına gelen para üzerindeki hakkı alacak hakkıdır. Alacak hakkının hapis hakkına konu olmayacağı kabul edilmektedir. ... ifadeleri yer almaktadır. Bankanın hapis hakkına dayanarak müşterinin hesabında bulunan para üzerinde hapis hakkı uygulaması İİK m. 295” aykırıdır. Hapis hakkı da bir tür rehin hakkı olup, rehinli alacaklının rehin konusu şeyi muhafaza altına almasının İİK m. 295'de yer alan muhafaza altına alınmama hükmüne aykırılık oluşturur. Bunun neticesinde, bankanın müşterinin hesabında bulunan paraya hapis hakkı kapsamında bloke koyması, muaccel olmayan alacağı ile takas etmesi tedbiren önlenebilir (Murat Atalı, İbrahim Ermenek, Ersin Erdoğan, İcra ve İflas Hukuku, 7. Bası, Ankara 2023, s. 683). Konkordato talep eden borçlunun ticari faaliyetini sürdürmesini ve bloke uygulamasının konkordatonun amacına ulaşmaması ihtimalini ortaya çıkarmasını göz önünde bulundurarak bankanın işlemlerinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilebilmelidir (bak. Murat Atalı, İbrahim Ermenek, Ersin Erdoğan, İcra ve İflas Hukuku, 7. Bası, Ankara 2023, s. 683, s. 684'deki Yargıtay ve BAM kararlarına). Bu tarz bir bloke aynı zamanda alacaklılar arasındaki eşitliği de bozmaya yola açacaktır.
“İcra ve İflas Kanunu’nun 294/6. maddesi uyarınca; “Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür. Çekin temlik cirosu ile devredildiği kabul edilmiş olması halinde davacı şirketin ge- çici mühletin ilanından önce davalıya ciro ettiği ve mühlet ilanından sonra muaccel olan ileri tarihli çekten kaynaklanan devir, yukarıdaki hüküm uyarınca geçersiz olacaktır. Bu çözüm aynı zamanda konkordato müessesinin ruhuna da uygundur. Bu durumda, gerek temlik cirosu ve gerekse temlik cirosu görünümünde gizli rehin cirosu yoluyla bankaya devredilen çek bedellerinin davalı banka tarafından konkordato talep eden şirket lehine komiserin kontrolünde bulunan hesaba aktarılması gerekirken davacının kredi borcundan mahsup edilmesi doğru olmamıştır.” (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/1251 esas 2022/1999 karar)
TBK.'nun 139/1. maddesinde "İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcu ile takas edebilir." şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür.
TBK.'nun 139. maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, mevcut dosya değerlendirildiğinde dava konusu uyuşmazlıkta geçici mühlet tarihinden önce kredi taksitlerinin gecikmediği, geçici mühlet tarihi itibari ile banka alacağının muaccel olmadığı, söz konusu alacağın muaccel olmaması sebebi ile TBK'nun 139/1. maddesindeki düzenleme kapsamında davalı bankanın alacağını takas edemeyeceği anlaşılmıştır.
Davalı bankanın geçici mühletten önce doğan muaccel bir alacağı olsaydı dahi, davacının banka hesaplarındaki paraya takas yolu ile el konulması durumunda konkordato müessesesindeki geçici mühlet öncesi doğan borcun, geçici mühlet kararından sonra tahsil durumunun ortaya çıkacağı, bu tahsilinde konkordato öncesinde doğan borcun geçici mühlet tarihi sonrası ödenmesi yasağına aykırılık teşkil edeceği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı bankanın mevcut dosyada geçici mühlet öncesi doğan muaccel bir alacağının bulunmaması nedeni ile takas yetkisini kullanamayacağı, yine davacı şirketin konkordato sürecinde olması hususu göz önüne alındığında şayet davalının geçici mühlet öncesi muaccel bir alacağı olsa dahi geçici mühlet tarihinden sonra davacı şirketin banka hesaplarından yapılan bloke/takasın konkordato müessesesine aykırı olduğu, davalının davacının hesaplarına bloke koyma hakkının olmadığı, bundan dolayı davalının 76.725,11 Euro ile 38.886,75 USD iade etmesi gerektiği ve bunun için davacının başlattığı icra takibinde haklı olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi usulsüz yapılan blokeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine, karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile
1-38.886,75 USD ile 76.725,11 EURO asıl alacak yönünden davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 4/a. Maddesi gereğince Merkez Bankasının yabancı paralar için ön gördüğü en yüksek faiz oranının uygulanmasına,
2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 466.782,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 163.979,71 TL nispi karar harcından peşin alınan 28.187,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 135.791,86 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 28.393,35 TL (179,90 TL BVH, 25,60 VSH, 28.187,85 TL Peşin Harç) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.140,00 TL (140,00 posta gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 258.026,14 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk görüşmelerinde atanan arabulucuya 3.120,00 TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşıldığından 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'a göre davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider ve delil avanslarının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçesi ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2024

Başkan ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Katip ...
e- imza