T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/269
KARAR NO :2024/50
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:19/04/2023
KARAR TARİHİ:24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili Bankanın ... Şubesi ile ... arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını söz konusu sözleşme/sözleşmelere ... müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını borçlunun aldığı kredilerini ödememesi ve ödemelerini aksatması üzerine borçluya ve kefillerine ödemeyi teminen hesap kat ihtarnameleri gönderilerek borcun ödenmemesi üzerine alacağımızın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini kefil ... tarafından, söz konusu takibe itiraz edildiğini ve anılan takibin itiraz edilen miktar bakımından durduğunu davalı borçlunun borcun, faizine ve fer'ilerine yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, talep edilen faiz fahiş olmayıp taraflarca imzalanan sözleşme ile kabul edildiğini bu nedenle davalıların borcun faizine ve fer'ilerine yönelik yaptığı itirazın hiçbir hukuki dayanağı bulunmamakta olduğunu takipte belirtilen masraf kalemi de müvekkilinin banka kayıtlarında yapılacak olan incelemede görüleceği üzere Kredi Genel Sözleşmesini imzalayan tüm borçlu ve Müteselsil kefillerin, borçlarını ödememesi üzerine kendilerine yapılan bildirimlere ilişkin olarak yapılan masraflar olduğunu, bu masrafın yapılmasına da borçlu-davalılar sebep olduğunu davaya konu kredi Hazine Destekli ... İşletme Kredisi olduğunu, kredinin kefaletinde ... kefaleti bulunmakta olduğunu ... ile müvekkili Banka arasında imzalanan protokoller gereğince, ... tarafından yapılan tazminlerde borçlunun borcu devam etmekte olduğunu, banka Kredi Garanti Fonuna vekaleten takip işlemlerine devam etmekte olduğunu dolayısı ile iş bu kredi ile sağlanan/ sağlanacak olan tazmin bedeli borçludan yapılan bir tahsilat olmadığından ve borçluların borcu aynen devam etmekte olduğunu huzurda açılan dava ile ilgili kullandırılan kredilerden biri ... kredisi olup ilgili kuruma tazmin için başvurulmuş ve 27.08.2021 tarihinde 600.000,00-TL tazmin edilmişse de, ... desteği ile alınan kredilerde Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 6.4 maddesinde "Temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilat tanzim edilen kefalet oranında kuruma (...) aktarıldığını kanuni takip masrafları kredi veren ile kurum arasında sağlanan kefalet oranında paylaştırıldığı hükmü gereğince fon tarafından yeni bir takip yapılmamakta olduğunu takip işlemleri devam ettiğinden kaf tazmin bedeli sonucu icra takip konusu borç toplamında bir azalma meydana gelmediğini yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-borçlunun - itirazının iptalini, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı kefil aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görüldü.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 27/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davacı Bankanın 19.06.2021 Takip Tarihi itibariyle, davalı kefilden, 813.856,23 TL Asıl Alacak, 17.294,44 TL Birikmiş faiz, Y911,25 864,72 TLBSMV, 1.072,89 TLMASRAF, Toplam 833.088,29 TL, Alacaklı olduğu, Davacının toplam 857.214,15 TL olan alacak talebinin tespitlerimizi aşan kısmının uygun olmadığı, Davacı bankanın 19.06.2021 Takip Tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar davalıdan Toplam 813.856,23TL. olan Asıl Alacak üzerinden (tespitlerimiz gibi) %11,25 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte talep edebileceği, ... Mevzuatı bakımından takip edilmesi gereken süreç yönünden; ...'nin kefaleti ile davalıya Taksitli kredi kullandırılmıştır. Bu kefalete atfen ...-... A.Ş. tarafından DAVA TARİHİ 19.04.2023 tarihinden ÖNCE OLMAK ÜZERE; .... NOLU....KGE..Kredi hesabı için 27.08.2021 tarihinde 600.000,00TL tutarında TAZMİNAT ödemesi yapılmıştır. Davacı banka ... A.Ş. ile yapılan ek kefalet protokolü kapsamında tazmin edilen iş bu bedelin davalıdan tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani 1 banka tazmin edilen bedel(600.000,00TL) bakımından takibe aynen devam etmekte yükümlülüğü bulunmaktadır. Bir başka deyişle davacı banka ... A.Ş. ile imzalanan EK Kefalet protokolü( D. Bendinin 1.2. ve 4. Fıkraları) ve Bakanlar Kurulu Kararları(...) kapsamında yukarıda TAKİP TARİHİ itibariyle hesaplanan ALACAK KALEMLERİ üzerinden icra takibine aynen devam edilebileceği, bahse konu ödemenin davalı şirket veya kefil tarafından yapılmamıştır. Bu bakımdan gerek davacı banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedilen EK Kefalet protokolü ve gerekse de Bakanlar kurulu kararına atfen sanki hiç ödeme yapılmamış gibi takibe aynen devam edilebileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı kefil aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olan itirazın iptali davasıdır.
Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı borçlusu (asıl borçlu) ... Gıda ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalı kefilin de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 03/04/2020 tarihli sözleşme nedeniyle 3.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının 812.957,05 TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de dava dışı asıl borçlunun temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı, kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 13. maddesinde faiz oranı olarak kredinin ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde bankaca uygulanan kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihi itibariyle en yüksek olan kredi faiz oranına ve bu oranın %50 fazlası üzerinden temerrüt faizi belirlenmiş ve davacı banka tarafından takip talebinde taksitli ticari kredi için %29,90 oranında temerrüt faizi talep edilmiştir. Bilirkişi tarafından davalıya uygulanan akdi faizin aylık %0,625, yıllık %7,50 olduğu, sözleşme gereği %50 fazlasının %11,25 olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19 -1650 Esas, 2019/507 Karar sayılı ilamı dikkate alındığında bilirkişi tarafından dava dışı şirkete kullandırılan taksitli kredilere fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranına sözleşmenin 13. maddesi tatbik edildiğinde %11,25 olarak bulunan ve bilirkişi tarafından hesaplanan temerrüt faiz oranının geçerli olduğu kanaatine varıldığından bu orana itibar edilmiştir.
Davacı tarafça .... Noterliği’nden 07/04/2021 tarih, ... yevmiye nolu ihtarname ile 812.957,05 TL nakdi alacak yönünden hesabın 05/04/2021 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve kefile tebliğe çıkarıldığı, asıl borçlunun kredi sözleşmesindeki adresine 09/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı kefil ...'e çıkarılan tebligatın 09/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olması ve ihtarnamede verilen 1 günlük sürenin haftasonuna isabet etmesi nedeniyle 12/04/2021 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan 27/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda talep edilebilecek toplam alacak 833.088,29 TL olarak hesap edilmiş olup, alınan rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafça icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de davacı ile dava dışı kredi asıl borçlusu arasında yapılan sözleşmede yetkili mahkeme olarak İstanbul Mahkemelerinin belirlenmiş olması ve teselsül karinesi gereği davalının icra dairesinin yetkisine itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde asıl alacağın 814.204,41 TL olmasına rağmen sehven 814.024,41 TL yazıldığını beyan ettiği görülmüş ise de bu tutarın davacının takip talebinde yazdığı tutar olduğu, bilirkişi hesaplamasına teşkil eden bir durum olmadığı gibi sehven yapılan bu yazım yanlışının hesaplamaya ve sonuca etkili olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen asıl alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 813.856,23 TL asıl alacak, 17.294,44 TL işlemiş faiz, 864,72 BSMV, 1.072,89 TL masraf olmak üzere toplam 833.088,29 TL üzerinden devamına,
2-Asıl alacağın 813.856,23 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren yıllık %11,25 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanmasına,
3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 166.617,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 56.908,26TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 121.639,71 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 2.643,75 TL (443,75 TL tebliğler ve posta, 2.200,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.569,34 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 87,81 TL'sının davacıdan, 3.032,19TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren kabul edilen kısım yönünden 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak, reddedilen miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!