WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/81
KARAR NO :2024/231

DAVA:Menfi Tespit /Alacak
DAVA TARİHİ:02/05/2014
KARŞI DAVA TARİHİ:04/07/2014
KARAR TARİHİ:28/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 30.11.2011 tarihli ...sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından davalıya ... A. Ş. ... Şubesine ait 04.04.2012 tarihli 392.500,00 TL; 07.12.2011 tarihli 785.000,00 TL miktarlı teminat mektuplarının sunulduğunu; davalı tarafından 16.04.2014 tarihinde teminat mektuplarının paraya çevrilmesi talebi üzerine yapılan başvuruda ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.04.2014 tarih ve ... D.İş sayılı dosyası ile teminat mektuplarının paraya çevrilmesi yönünde tedbir kararı verildiğini; müvekkilinin sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimini eksiksiz olarak yerine getirdiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını; bu hususun ispatı bakımından Geçici Kabul Tutanağının delil olduğunu; taraflar arasında ödemelerin miktarı konusunda bir ihtilaf bulunduğunu; proje değişiklikleri ve kış koşullarında çalışma nedeniyle doğmuş fiyat farkları taleplerine ilişkin olarak davalı tarafından 398.500,00 TL ödeme teklifi yapıldığını; davalı şirketin ortakları tarafından müvekkili şirket hesabına 25.04.2013 tarihinde 1.100.000,00 TL ödeme yapıldığını; davalı vekilince keşide edilen ....Noterliği’nin 29.07.2013 tarihli ihtarnamesi ile bu ödemenin iade edilmesi, aksi halde teminat mektuplarının paraya çevrileceğinin ihtar edildiğini; ... 67. Noterliği’nin 02.08.2013 tarihli cevabi ihtarnamesi ile ödemenin, “tahakkuk etmiş hakediş ödemesi amacıyla” gönderildiği, avans olmadığı; avans olduğu kabul edilse dahi, bu paranın iadesi şirket tarafından değil, ancak ödemeyi yapan şirket ortaklarının talep edebileceği; avans olarak verildiği kabul edilse dahi, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında yapmış olduğu 750.000,00 TL civarında 16. hakediş olarak düzenlenmiş ve bedeli ödenmemiş imalatı bulunduğunu; tarafların 30.04.2014 tarihinde anlaşarak, KDV dahil 626.455,51TL olarak 16. hakedişi imzaladıkları ve müvekkili şirketçe buna istinaden fatura tanzim ettiğini, kış koşullarında çalışma ve proje değişikliği nedeniyle doğmuş ek maliyetlerin ödenmesi amacıyla daha önce yapılmış olan yazılı talepleri ve şirket yetkililerinin şifahi kabulleri ile taraflarca müzakere edilerek netleştirilecek olan doğmuş alacakları bulunduğunu; davalı tarafın ....Noterliği’nin 29.07.2013 tarili ihtarnamesi üzerine müvekkili tarafından teminat mektuplarının paraya çevrilmemesi için ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesine yapmış olduğu başvuru üzerine ... D.iş. sayı ile ihtiyati tebdir kararı verildiği, ancak karşı tarafın teminat mektubunu paraya çevirmeyeceğini beyan etmesi üzerine, dosyaya teminat sunulmadığı ve tedbirin kalktığını; ancak geçen süre içinde karşı tarafın hem geçici kabul işlemini yapmamış olması hem de 16. hakedişi onaylamamış olması nedeniyle ve kesin hesap yapılabilmesi için ... 67. Noterliği’nin 04.03.2014 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek 16. Hakedişin Yapılması, Geçici Kabul işleminin yapılmasının talep edildiğini; davalı tarafından cevaben ....Noterliği’nin 25.03.2014 tarihli ihtarnamesi ile mesnetsiz bir kısım iddialar ileri sürüldüğünü; tedbir kararından sonra, davalı tarafından ....Noterliğinin 21.04.2014 tarihli ihtarı ekinde gönderilen faturaların kabul edilmeyerek ....Noterliği'nin 25.04.2014 tarihli ihtarnamesi ile iade edildiğini; davalı tarafından .... Noterliği'nin 28.04.2014 tarihli ihtarnamesi ile 16. Hakediş Düzenlenmesi için davette bulunulması üzerine 30.04.2014 tarihinde taraflar arasında 16. Hakediş Kapsamında yapılan işlere ait hakediş birlikte imzalanmış ve aynı gün "Geçici Kabul Tutanağı" düzenlendiğini; 16. Hakediş uyarınca müvekkilinin, hakediş bedeli kadar 626.355,51 TL olarak fatura düzenlediğini, geçmişten bir kısım bakiye alacak olmak üzere 30.04.2014 tarihi itibariyle davalıdan 636.870,94 TL alacaklı durumda olduğunu; taraflar arasında düzenlenen geçici kabul tutanağına göre işin yapılmasına ilişkin bir eksiklik bulunmadığını; teminat mektuplarının paraya çevrilmesi için hiç bir hukuksal gerekçe olmadığı; davalı sözleşmeye taraf olmayan şirket ortaklarının alacaklarından dolayı müvekkiline ait teminat mektuplarını paraya çevirmekte olup, bunun sözleşmeye ve hukuka uygun olmadığını belirterek; taraflar arasında imzalanan 30.11.2011 tarihli sözleşmeye istinaden davalıya verilen ... A.Ş. ... Şubesine ait 04.04.2012 tarili 392.500,00 TL ile 07.12.2011 tarihli 785.000,00 TL miktarlı mektupların paraya çevrilmesi için müvekkilinin muaccel olmuş borcunun olmadığının tespitine, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.04.2014 tarih ve ... D.İş sayılı tedbir kararının dava kesinleşinceye kadar devamına, mektupların paraya çevrilmesi işleminin iptaline/hükümsüzlüğüne haksız ve kötüniyetli talep nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 30.11.2011 tarihli sözleşme çerçevesinde 7.850.000,00-TL üzerinden anlaşma yapılmasına rağmen davacı-karşı davalı şirkete 19.500.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu hususun tarafların defter kayıtları ile sabit olmasına rağmen davacı-karşı davalı şirketin sözleşmenin 11.maddesi gereğince müvekkilin istihkaklarından %5 kesinti hakkı 463.150.00 TL, davacının hafriyat işleri sırasında dere yatağındaki çalışmalarda vermiş olduğu zararlardan dolayı ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen toplam 54.183,55 TL idari para cezası ve SGK'na ödenen işçi pirim borçları ve cari alacaklar toplamı olarak neticeten 989.728,33 TL alacaklarının ödenmesi için kendilerine ihtarname çekilmesi üzerine, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasından ihtiyati tedbir kararı alındığını, bu karara itiraz üzerine yetkili ve görevli İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesine... Esas sayılı dava açıldığından tedbire itirazın mahkemece değerlendirilmesi yönünde karar verildiğini; sözleşmenin 11-6 maddesinde belirtildiği üzere kesin teminat mektubunun iade edilebilmesi için müteahhidin SGK'dan ilişiksiz belgesini sunması, bu sözleşmenin ifası ile ilgili olarak işbu sözleşme konusu ile borcu olmadığını ve vergi dairelerine yapacağı bütün ödemeleri yaptığını belgelemesi gerektiğini, müteahhidin belgeyi müvekkili şirkete sunmadığı sürece sorumluluğunun devam edeceğini, müvekkili şirketin ödemelerini öz kaynakları, temin edilen banka kredileri ve bir defasında da şirket ortaklarının hesabından 1.100,000,00 TL göndermek suretiyle yaptığını, sözleşme gereği 7.850.000,00 TL ödemesi gerekirken bedelin iki katından fazla 19.500.000,00 TL ödeme yaptığını, buna rağmen davacı-karşı davalı şirketin sözleşme gereğince yükümlülüğünde olan işleri eksiksiz olarak yerine getirmediğini, müvekkili şirketin davacı-karşı davalıya borcunun kalmadığını, alacaklı olduğunu, davacı-karşı davalıya .... Noterliği aracılığıyla 06.05.2014 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek cari hesap ekstresi neticesinde müvekkili şirkete olan toplam borcun o tarih itibariyle 989.728,33 TL olduğunun bildirildiğini, davacı-karşı davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkili şirketin alacağının tahsili için 16.04.2014 tarihinde teminat mektuplarının nakde çevrilmesini talep ettiğini, davacı-karşı davalı tarafın müvekkili şirket tarafından gönderilen .... Noterliğinin 29.07.2013 tarihli ihtarnamesine dayalı ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu; mahkeme 18.04.2024 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verdiğini, ihtarname ile itiraza konu tedbir kararı arasında yaklaşık 8 aylık süre mevcut olduğunu, bu süre zarfında davacı-karşı davalının sözleşmeye aykırı birçok eyleminin gerçekleştiğini, sözleşmenin 23.2 maddesi gereği ... şirketinin sorumluluğuna dair fiiller olduğunu; davacı-karşı davalının hafriyat işlemleri sırasında dere yatağına zarar verdiğini, müvekkili şirkete idari para cezası verilmesi ayrıca ... .... Bölge Müdürlüğü'nün 07.11.2013 tarihli Geçici Kabul yazısı ekinde 01.11.2013tarihli tutanak ile kayıt altına alınan eksik yapılan imalatlar olduğunu; diğer alacak kalemlerinden olan sözleşmenin 51.1 maddesine göre proje değişikliklerinden kaynaklanan maliyet artıştarı hariç olmak üzere, sözleşme tutarı bazında % 5'e kadar oluşacak maliyet artışları müteahhide ödenmez hükmü gereğince sözleşme bedeli olan 7.859.000,00 TL ilk sözleşme bedeli olan bu miktar üzerinden % 5 kesinti bedeline ilaveten % 18 KDV'si ile birlikte toplam 463.150,00 TL sözleşmenin 51-1 maddesine göre alacak miktarı olduğunu, müvekkili şirket cari hesap ekstresinde görünen diğer alacaklarda ilave edildiğinde davacı-karşı davalıdan toplamda 989.728,33 TL alacaklı olduğunu, davacı-karşı davalının 29.07.2013 tarihli ihtarnameye karşı vermiş olduğu 02.08.2013 tarihli ihtarnamede müvekkili şirketin ortaklarınin hesabından gönderilen bedelin tahakkuk etmiş hakediş ödemesi olarak kabul edildiğinin belirtildiğini, davacı-karşı davalının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, davacı-karşı davalının davasının reddine, HMK 133. maddesi gereğince toplam 989.728,33 TL alacaklı olduğuna dair karşı davanın kabulüne ve alacağa .... Noterliğinin 16.05.2014 tarihli ihtarnamenin keşide tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; davalıya verilmiş olan iki adet teminat mektubunun paraya çevrilmesi için gerekli yasal ve sözleşmesel şartların oluşmadığını, davalının müvekkili şirketten 989.728,33 TL alacaklı olduğu iddiasıyla karşı dava açtığını, bu iddiasının yargılamayı gerektirdiği, alacak iddiasının çok üzerinde toplam 1.177.500,00 TL değerindeki teminat mektubunun paraya çevrilmesi yönündeki talebin haksız ve yersiz olduğu, davalı-karşı davacının teminat mektuplarının paraya çevrilmesini talep ettikleri 16.04.2014 tarihinde muaccel bîr alacaklarının olmadığı, miktar itibariyle de teminat mektubunun toplamından az olan alacak davası açılmış olması ile kesinlik kazandığını, davalı-karşı davacının muaccel bir alacak olmaksızın paraya çevrilmiş olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesini, davalı-karşı davacı ortaklar hesabından müvekkiline gönderilmiş olan para için şirket hesabından alacak takibinin yapılamayacağını, bu nedenle 1.100.000,00 TL tutarındaki bedelin şirket cari hesapları üzerinden müvekkile borç olarak yansıtılmasını hukuk ve muhasebe tekniğine uygun olmadığını, taraflar arasında 7.850.000,00 TL bedel üzerinden götürü bedel sözleşme imzalandığını, davalıdan kaynaklanan nedenlerle proje değişikleri ve proje bedelindeki artış nedeniyle işin bedelinde % 180 oranında artış gerçekleştiğini, işin bedelinin 19.500.000,00 TL olduğunu, işin fiili yapımında da götürü bedelden vazgeçilerek birim fiyatlı iş olarak işlem yapıldığını, davalının hesaplama yöntemini sözleşmenin götürü bedelden, birim fiyatlı bedele dönüşmüş olması nedeniyle kabul etmediklerini, müvekkiline fatura edilen bu bedelin kabul edilmeyerek iade edildiğini, müvekkilinin çevre cezalarından dolayı sorumlu tutulamayacağını, çevre cezaları inşaat hafriyatının dereye dökülmesi nedeninden kaynaklanmayıp, 03.08.2012 tarihli yazıda belirtilen sebeplerden ceza alındığını, bu konuda önlem alınması istendiğini ancak alınmadığını, işin yapılması aşamasında müvekkilinin çevre cezası doğmaması için nasıl bir çalışma yapılması gerektiğini ve bunun maliyetim yazılı olarak bildirdiğini ancak davalı-karşı davacı olası çevre cezasının maliyetinin daha düşük olacağını öngörerek, müvekkilin teklifinin daha maliyetli olduğunu görerek buna uygun iş yaptırmadığını, cezayı ödemenin daha uygun olacağını düşünerek kabul ettiğini, taraflar arasında ihtilaf vuku bulunca çevre cezalarını da müvekkil üzerine yıkmaya çalıştığını, işin yapılması aşamasında proje değişiklikleri ve ağır kış koşullarında çalışma yapılmasının istenilmesi nedeniyle ve bu işlerin bedelinin ödeneceğinin beyan edilmesi üzerine çalışma yapıldığını, bu çalışmalar karşılığı bedelin 17.01.2013 tarihinde yazılı olarak davalı-karşı davacıya iletildiği, davalı-karşı davacının bu taleplere itirazda bulunmadığını, kesin hesap yapılması aşamasında bu rakamları düşerek taleplere ilişkin olarak 399.469,03 TL ödeme teklifi yapıldığını, davalının bu ödeme teklifinin deliller arasında sunmuş olduğu mail eki kesin hesaplarda ek ödeme olarak yer aldığını, ancak bu talep ve kabul taraflar arasındaki teminat mektubu ihtilafı nedeniyle müvekkil alacak hesaplarına dâhil edilmediğini, davalı-karşı davacı, yapılan işlerdeki eksikliklerden bahsettiğini, geçici kabul tutanağı ile tespit edilmiş bir eksiklik bulunmadığını, üçüncü şahıslar yönünden müvekkilinin borcu davalı-karşı davacıyı ilgilendirmediğini, davalı-karşı davacının müvekkile yansıtmakta haklı olduğu tek alacak kaleminin müvekkili nam ve hesabına ödenmiş SGK sigorta primi olup bu miktarı müvekkile yansıtırken dekont edecekken faturaya bağlanıp haksız ve yersiz şekilde KDV tahakkuku sağlamaya çalıştığını belirterek davanın kabulünü, karşı davanın reddini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı kararı ile; Taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı tarafça davalıya verilen " ... A.Ş. ... Şubesi tarafından düzenlenmiş, 07/12/2011 tarihli REF:... No:... sayılı, 785.000,00 TL meblağlı kesin teminat mektubu ile ... A.Ş. ... Şubesi tarafından düzenlenmiş 04/04/2012 tarihli Ref: ... no: ... sayılı 392.500,00 TL meblağlı kesin teminat mektubu " teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
Davalı/ Karşı davacının İhtiyati Tedbire itiraz dilekçesi sunduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talebin esas davanın açıldığı Mahkemece karara bağlanması için dosyayı Mahkememize gönderdiği mahkememizce 17/07/2014 tarihli ara karar ile İhtiyati Tedbire İtirazın reddine, İhtiyati Tedbir Kararının aynen devamına, kaldırma kararı sonrası mahkememizin 08/02/2023 tarihli ara kararı ile "Davacı karşı davalı vekilinin ... A.Ş'ye ait ... numaralı 353.250,00 numaralı bedelli kesin ve süresiz teminat mektubunun 02.02.2023 tarihli ... Bankası A.Ş'ye ait ... numaralı 353.250,00 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu ile değiştirilmesi talebinin kabulüne, Mahkememizin 6705 kasa sırasına kayıt edilen ... A.Ş'ye ait ... numaralı 353.250,00 numaralı bedelli kesin ve süresiz teminat mektubunun davacı karşı davalı vekiline iadesine," dair karar verilmiştir.
İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2018 tarih ve ... kararı İstanbul BAM 15.HD 'nin 14/12/2021 tarih ve ... sayılı ilamıyla ve "Karşı davada ayrıca 54.183,55 TL tutarlı Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve SGK cezalarının ödenmediği belirtilmiştir. Davacı tarafça 03.08.2010 tarihli yazı ile "patlatma anında çıkan malzemelerin, arazinin dik yapısı nedeniyle hiçbir biçimde dere yatağına inmesinin önüne geçilmesi imkanı bulunmadığı, dere yatağının dolması gibi bir konuda yazılacak cezanın çok ciddi miktarlarda olacağı, cezaya maruz kalmamak için denetim yapılmadan önce, Ağustos ayının bitiminden önce bitirilmesi planlanan kazı işleri biter bitmez dere yatağının yeniden tanzim edilmesi ve yatağın harçlı pere ile kaplanması gerektiği" belirtilerek bu konuda karar verilmesinin istendiği anlaşılmakta olup, söz konusu 21/04/2014 tarihli faturaya konu edilen bu cezaların söz konusu yazı kapsamında kalan cezalar olup olmadığı, yüklenicinin uyarı görevini yerine getirip getirmediği, bu kapsamda faturada yazılı cezalar ayrı ayrı değerlendirilerek yükleniciden talep edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekir. Karşı davada istenen diğer alacak ise, hak edişler sırasında yapılan fazla ödemeler ve yüklenici adına vergi dairesine ödenen stopaj kesintileridir. Mahkemece, bu kalemlerin de istenip istenemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekir. Asıl davada ise yüklenici tarafından iş sahibine verilen 392.500,00 TL nakit teminat kesintisine ilişkin teminat mektubu ve 785.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu konusunda sözleşmenin 11. maddesindeki hükümler göz önüne alınarak, asıl davadaki talepler hususunda, birleşen davanın sonucu da gözetilmek sureti ile bir karar verilmesi gerekir. Öte yandan iş sahibi şirket ortaklarınca davacı yükleniciye gönderilen 1.100.000,00 TL bedelinde iş bedeline mahsuben ödendiğinin kabulü gerekir. Bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde verilen karar hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine" dair gerekçeleriyle kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapmıştır.
Kaldırma kararı sonrası, ... Çevre Ve Şehircilik Müdürlüğüne, ... Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne, ... Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne, ... Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne, ... Anonim Şirketi ... Şubesine, ... Vergi Dairesi Başkanlığına, ... Vergi Dairesi Başkanlığına, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır.
Her ne kadar 31/05/2022 tarihli ara karar ile bilirkişi seçimi hususunda karar verilmiş ise de ; 29/09/2022 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile 31/05/2022 tarihli ara karardan dönülerek dosyanın hidroelektrik santraller enerji tesisleri alanında hakediş uzmanı, inşaat mühendisi ve muhasebe uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdii ile istinaf kararında belirtilen hususlar irdelenmek suretiyle taraf iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konusu ile ilgili hesap raporu düzenleme yapılmasına karar verilmiş ve 14/11/2022 tarihli ara karar ile Bilirkişi olarak Muhasebe bilirkişisi ... , İnşaat Mühendisi ... ,Hakediş Uzmanı ...' nin bilirkişi olarak dosyaya ataması yapılmıştır.
BAM kaldırma ilamı ve taraf iddialarının yerindeliği bakımından inceleme yapılarak rapor tanzimi için dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş olup; dosyaya ibraz edilen 03/06/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunun sonuç kısmında;"Davacı karşı davalının sözleşme kapsamında yapmış olduğu işler nedeniyle 16 adet hakedişe istinaden düzenlediği fatura toplamının 15.054.896,96 TL olduğu, regülatör bölgesi geçirimsizlik saçlama işleri için düzenlenen üç adet fatura toplamının 2.664.440,00 TL olduğu, ... Makine hesabında virman edilen alacağının 868.000,00 TL olduğu, buna göre toplam alacağın 18.587.336,96 TL olduğu, bu miktar alacağın davalı karşı davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve dolayısıyla ihtilaflı olmadığı, taraflar arasında davacı hakedişleri yönünden çekişmenin bulunmadığı, Davalı karşı davacı şirketin şirket ortaklarının yaptığı 1.100.000,00 TL avans dömesinin İstinaf bozma ilamı gereğince iş bedelleri için yapılmış kabul edildiği, bu ödeme dahil davalı karşı davacının toplam ödemesinin 18.692.906,96 TL olduğu, Davacı karşı davalı hakediş ve faturalarının toplam bedeli olan 81.587.336,96 TL'den, davalı karşı davacı ödemeleri toplamı olan 18.692.906,96 TL ödemesi mahsup edildiğinde, davalı karşı davacının borcu kalmadığı, aksine fazla 105.570,00 TL fazla ödemesi ( alacağı ) olduğu, Ayrıca davalı karşı davacının SGK prim borçları ve cezalar için yansıtmasından 17.011,93 TL, hafiratın dere yatağına doldurulması nedeniyle 11.778,75 TL, yol kenarına hafriyat dökümü nedeniyle 25.393,50 TL idari para cezası bedelinin yansıtılmasından kaynaklı alacağı dahil edildiğinde toplam alacağının 159.754,18 TL olduğu, yukarıda yer vermiş olduğumuz teknik değerlendirmeler neticesinde söz konusu idari para cezalarından davalının sorumlu tutulamayacağı kanaatine varıldığı, Davalı karşı davacının alacak miktarı bu duruma göre 159.754,18 TL olması nedeniyle, 4.4.2012 tarihli 392.500,00 TL ve 7.12.2011 tarihli 785.000,00 TL teminat mektupları yönünden davacı karşı davalının borçlu olmadığına dair talebinin kabulünün takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, İstinaf kaldırma kararı gereğince, sözleşenin 51. madde proje değişikliğinden önceki götürü bedel esası dikkate alınarak maliyet artışı halinde yapılacak kesintilerin düzenlendiği ve bu kesintilerin birim fiyatlı hale gelen sözleşme yönünden uygulanabilirliğinin kalmadığı belirtildiğinden, sözleşmenin 51'inci maddesine göre davacı tarafından tahakkuk ettirilen 392.500,00 TL ceza ve bu ceza bedeli için 70.650,00 TL KDV'nin davalı karşı davacı alacağına dahil edilmediği, Yine hakedişlere istinaden davalı karşı davacı tarafından uygulanan % 3 stopaj kesintisi, davacı karşı davalının şirket olması, hakedişlere konu mal/hizmeti faturalandırmış olması, faturalandırılan bu hak edişler için şirketin kurumlar vergisi ödemiş olması, mevcut sözleşmede davalı karşı davacı işveren şirketin davalı hakedişlerinden stopaj kesintisi yaparak ödeme yapacağında dair düzenleme bulunmaması dikkate alınarak, 366.824,78 TL stopaj mahsubu yapılmasının uygun bulunmadığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri sunulmuştur.
12/10/2023 tarihli celse 4 nolu ara karar gereği Taraf vekillerinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi için dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş dosyaya ibraz edilen 03/01/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; "Davacının davalı karşı davacıdan hakediş alacağının kalmadığı, davalı karşı davacının SGK prim borçları ve cezalar için 17.011,93 TL, davacı karşı davalı adına ödenen stopajdan kaynaklı 302.403,50 TL olmak üzere 319.415,43 TL alacaklı olduğu, fazla ödemeden mütevellit alacağının ise 105.570,00 TL olduğu, Teminat mektuplarının davalı karşı davacıya ödenmiş olması sebebiyle, ödeme tarihi 8.12.2014 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili (istirdadının) talep edilebileceği ve davalı karşı davacının SGK prim borçları, cezalar, davacı adına stopaj tutarı toplamı olan 319.415,43 TL ile 105.570,00 TL fazla ödemenin bu iki teminat mektubu alacağından mahsup edilmesi gerektiği kabul edilmesi halinde kalan tutarın [(392.500,00 TL + 785.000,00 TL)-(319.415,43 TL + 105.570,00 TL)] = 752.514,57 TL olarak hesap ve tespit edildiğine" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespiti, karşı dava ise alacak istemine ilişkindir.
Asıl davada, davacı, ... İnşaat San ve Tic. A. Ş. 30.11.2011 tarihli " ... " sözleşmesini davalı ... A. Ş. ile imzaladıklarını, bu sözleşmeye istinaden davalıya 392.500 TL'lik ve 785.000 TL'lik iki adet teminat mektubu verdiğini, davacı sözleşmeye konu edimini ifa ettiğini, bu sözleşmeden ve teminat mektuplarından kaynaklı borçları olmadığının tespitini talep etmiştir.
Karşı davacı, ... A. Ş., davalı karşı davacı ile 30.11.2011 tarihli eser sözleşmesi imzaladıklarını ve karşı davalının sözleşmeye konu edimini yerine getirmediğini, toplam 19.500.000 TL ödeme yaptığını ancak davalı karşı davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işleri eksiksiz tamamlamadığını, bu işlerin bedeli olan 989.728,33 TL'yi talep etmiştir.
Davacı tarafça açılan asıl davada yüklenici tarafından, taraflar arasındaki eser sözleşmesine istinaden verilen teminat mektubu borçlarının olmadığının tespiti, iş sahibi tarafından açılan karşı davada ise eser sözleşmesinden kaynaklı eksik ve kusurlu ifa ile iş bedeline ilişkin fazla ödemeden dolayı tazminat ve fazla ödenen bedelin iadesi talep edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 470'nci maddesine göre; eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Buna göre yüklenicinin temel borcu, yükümlendiği işi sözleşmeye, amacına uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibinin temel borcu bedel ödemektir.
İstanbul BAM 15.HD 'nin 14/12/2021 tarih ve ... sayılı ilamında "Taraflar arasında düzenlenen 30.11.2011 tarihli ... ... ve ... Yapım Sözleşmesinin götürü bedelli sözleşme olup iş sahibi tarafından hazırlanan ilk projede 17 metre kot farkı bulunduğu anlaşıldıktan sonra yeni bir proje hazırlanmış ve yapım işleri yeni proje üzerinden yürütülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen hak edişler baştan sona birim fiyat esasına göre hazırlanmış olup, bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Karşı davada taleplerden biri sözleşmenin 51. md. gereği yapılan kesintilerin haksız olduğu ileri sürülerek 463.153,00 TL'nin tahsili istemine ilişkindir. Sözleşenin 51. madde proje değişikliğinden önceki götürü bedel esası dikkate alınarak maliyet artışı halinde yapılacak kesintileri düzenlenmiş olup, bu kesintilerin birim fiyatlı hale gelen sözleşme yönünden uygulanabilirliği kalmamıştır.
Karşı davada ayrıca 54.183,55 TL tutarlı Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve SGK cezalarının ödenmediği belirtilmiştir. Davacı tarafça 03.08.2010 tarihli yazı ile "patlatma anında çıkan malzemelerin, arazinin dik yapısı nedeniyle hiçbir biçimde dere yatağına inmesinin önüne geçilmesi imkanı bulunmadığı, dere yatağının dolması gibi bir konuda yazılacak cezanın çok ciddi miktarlarda olacağı, cezaya maruz kalmamak için denetim yapılmadan önce, Ağustos ayının bitiminden önce bitirilmesi planlanan kazı işleri biter bitmez dere yatağının yeniden tanzim edilmesi ve yatağın harçlı pere ile kaplanması gerektiği" belirtilerek bu konuda karar verilmesinin istendiği anlaşılmakta olup, söz konusu 21/04/2014 tarihli faturaya konu edilen bu cezaların söz konusu yazı kapsamında kalan cezalar olup olmadığı, yüklenicinin uyarı görevini yerine getirip getirmediği, bu kapsamda faturada yazılı cezalar ayrı ayrı değerlendirilerek yükleniciden talep edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekir.
Karşı davada istenen diğer alacak ise, hak edişler sırasında yapılan fazla ödemeler ve yüklenici adına vergi dairesine ödenen stopaj kesintileridir. Mahkemece, bu kalemlerin de istenip istenemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekir.
Asıl davada ise yüklenici tarafından iş sahibine verilen 392.500,00 TL nakit teminat kesintisine ilişkin teminat mektubu ve 785.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu konusunda sözleşmenin 11. maddesindeki hükümler göz önüne alınarak, asıl davadaki talepler hususunda, birleşen davanın sonucu da gözetilmek sureti ile bir karar verilmesi gerekir.
Öte yandan iş sahibi şirket ortaklarınca davacı yükleniciye gönderilen 1.100.000,00 TL bedelin de iş bedeline mahsuben ödendiğinin kabulü gerekir" değerlendirmesinde bulunmuş olup kararda da açıkça yazıldığı üzere Sözleşenin 51. madde proje değişikliğinden önceki götürü bedel esası dikkate alınarak maliyet artışı halinde yapılacak kesintileri düzenlediğinden, bu kesintilerin birim fiyatlı hale gelen sözleşme yönünden uygulanabilirliğinin kalmadığı ve iş sahibi şirket ortaklarınca davacı yükleniciye gönderilen 1.100.000,00 TL bedelin de iş bedeline mahsuben ödendiği kabul edilmiştir.
Mahkememizce taraf iddia ve savunmaları ile istinaf kaldırma kararında belirtilen hususlarda aldırılan 03/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda ve bilirkişi raporuna yapılan itirazlar doğrultusunda aldırılan 03/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda tüm alacak kalemleri ve itirazlar ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle denetime elverişli şekilde rapor edildiğinden rapora itibar edilmiştir.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı karşı davalının sözleşme kapsamında yapmış olduğu işler nedeniyle 16 adet hakedişe istinaden düzenlediği fatura toplamının 15.054.896,96 TL olduğu, regülatör bölgesi geçirimsizlik saçlama işleri için düzenlenen üç adet fatura toplamının 2.664.440,00 TL olduğu, ... Makine hesabında virman edilen alacağının 868.000,00 TL olduğu, buna göre toplam alacağın 18.587.336,96 TL olduğu, bu miktar alacağın davalı karşı davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve dolayısıyla ihtilaflı olmadığı, taraflar arasında davacı hakedişleri yönünden çekişmenin bulunmadığı, davalı karşı davacı şirketin şirket ortaklarının yaptığı 1.100.000,00 TL avans ödemesinin İstinaf kaldırma ilamı gereğince iş bedelleri için yapılmış kabul edildiği, bu ödeme dahil davalı karşı davacının toplam ödemesinin 18.692.906,96 TL olduğu, davacı karşı davalı hakediş ve faturalarının toplam bedeli olan 18.587.336,96 TL'den, davalı karşı davacı ödemeleri toplamı olan 18.692.906,96 TL ödemesi mahsup edildiğinde, davalı karşı davacının 105.570,00 TL fazla ödemesi olduğu anlaşılmıştır.
Davalı karşı davacının SGK prim borçları ve cezalar için yansıtmasından 17.011,93 TL, hafriyatın dere yatağına doldurulması nedeniyle 11.778,75 TL, yol kenarına hafriyat dökümü nedeniyle 25.393,50 TL idari para cezası bedelinin yansıtılmasından kaynaklı alacağı yönünden yapılan tespite ilişkin hususun değerlendirilmesinde; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere Hes/Tünel/Baraj vb inşaat işlerinde patlatma yöntemi kullanılarak imalat yapılması durumunda bir takım riskler bulunmakta olup, karşı önlemleri de projelendirilerek sağlanabilmektedir. Burada topoğrafyanın dik oluşu vb etkenler bu imalata engel teşkil etmeyip olası risk ve zararlar önceden hesap ve tespit edilebilmektedir. Davacı tarafından 03.08.2010 tarih 2012-E/YZ-411 sayılı yazısında; "Hattın başlangıcından biriktirme havuzunun bitim noktasına kadar olan kısımda, bir çok kesimde yamacın çok dik olması nedeniyle, patlatma yapılması esnasında çıkan malzemelerin kaçınılmaz olarak dere yatağına inmesi sonucu dere yatağı dolmuş, sular taşların altına inmiştir. Özellikle patlatma anında çıkan malzemelerin, arazinin dik yapısı nedeniyle hiçbir biçimde dere yatağına inmesinin önüne geçilmesi imkanı bulunmamaktadır.
Böyle bir cezaya maruz kalmamak için denetim yapılmadan önce, Ağustos ayının bitiminden önce bitirilmesi planlanan kazı işleri biter bitmez dere yatağının yeniden tanzim edilmesi ve yatağın harçlı pere ile kaplanması gerekmektedir. Bu işin bedeli ise yaklaşık 250 bin TL civarındadır. Ceza bir yana dere yatağındaki malzemenin taşınmasının talep edilmesi durumunda bile maliyet çok daha yüksek olacaktır.
Konu hakkında ivedilikle karar verilmesi ve kararın tarafımıza ulaşması ile birlikte gerekli hazırlıklar yapılacaktır” denmekte olup, bu durumun davalıya bildirildiği, işin anahtar teslim götürü usulünden birim fiyata döndüğü, bu nedenle yapılacak işlemin maliyeti ve yapılmamasından kaynaklanan zararın maliyetinin (kesilen cezalar ve eski haline getirme bedeli) davalı ...Ş.'nin sorumluluğunda olduğu kabul edilmiştir.
SGK prim tahakkuklarına ilişkin olarak sunulan dökümler incelendiğinde 2012, 2013, 2014 yıllarına ilişkin geçmiş dönem 4A prim borçları için 16.590,37 TL ve 421,93 TL davalı karşı davacı tarafından ödeme yapılmış olduğu görülmüştür. Davacı karşı davalı vekili SGK prim borçları için talep edilen tutara itiraz etmemekle beraber, bu borçlar için KDV tahakkuk ettirilemeyeceğini ileri sürmüştür. Ancak, yukarıda belirtildiği üzere, 21.4.2014 tarih 30 nolu faturada zaten KDV ilavesi yapılmadığı görülmüştür. Bu nedenle davalı karşı davacının 17.011,93 TL SGK prim borçları yansıtması alacağı yerinde görülmüştür.
İstinaf kaldırma kararı gereğince, sözleşenin 51. madde proje değişikliğinden önceki götürü bedel esası dikkate alınarak maliyet artışı halinde yapılacak kesintilerin düzenlendiği ve bu kesintilerin birim fiyatlı hale gelen sözleşme yönünden uygulanabilirliğinin kalmadığı belirtildiğinden, sözleşmenin 51'inci maddesine göre davacı tarafından tahakkuk ettirilen 392.500,00 TL ceza ve bu ceza bedeli için 70.650,00 TL KDV'nin davalı karşı davacı alacağına dahil edilmemiştir.
Stopaj mahsubu hususunda ise mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazılarak davalı karşı davacı ... Ürt. A.Ş.' nin davacı karşı davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. adına yapmış olduğu stopaj ödemeleri sorulmuş, müzekkereye 17.11.2023 tarihli cevabi yazı ile vergi dairesi tarafından cevap verilmiş olup, bu yazıda, stopaj tevkifatının 302.403,50 TL'lik kısmının beyan edilerek ödendiği belirtilmiştir. Vergi dairesinin cevabi yazısı ve eki muhtasar beyannameler dikkate alındığında, davalı karşı davacı tarafından beyan edilerek ödenen hak ediş stopajlarının toplam 302.403,50 TL olduğu anlaşılmıştır.
... A.Ş. Genel Müdürlüğü' ne yazılan müzekkereye verilen 13.10.2023 tarihli cevabi yazıda, ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş’ nin bankaları nezdinde araştırmada, yapılan araştırma sonucunda teminat mektubunun 08.12.2014 tarihinde tazmin ödemesinin gerçekleştirildiği ve dekont suretlerinin yazı ekinde gönderildiği belirtilmiştir. Söz konusu dekont sureti incelendiğinde, 08/12/2014 tarihinde 785,000.00 TL ve 392.500,00 TL'nin ... A.Ş.' ye "Temınat Mektubu Tazmin Bedeli" açıklamasıyla ödenmiş olduğu görülmüştür.
Asıl davada yüklenici tarafından, taraflar arasındaki eser sözleşmesine istinaden verilen teminat mektubu borçlarının olmadığının tespiti talebiyle açılan menfi tespit davası teminat mektuplarının tazmin edilmesi nedeniyle istirdata dönüşmüştür.
Asıl davada davacının ödenen 785,000.00 TL ve 392.500,00 TL yönünden davalıya borçlu olmadığı ve istirdat talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Ancak bilindiği üzere mahsup bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin, bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Meselâ, bir malı sahibine iade ile yükümlü zilyedin o mal için yaptığı bazı masraflar, o maldan elde ettiği semerelerin bedeline mahsup edilir. Bunun gibi, haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir. Görülüyor ki bu olaylarda karşılıklı alacaklar yoktur; sadece alacağın net miktarını bulmak için yapılan bir hesap ameliyesi bahis konusu olmaktadır (Akman, Sermet/Burcuoğlu, Halûk/Altop, Atillâ/ Tekinay, Selâhattin Sulhi: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 1013).
Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re’sen nazara alınır.
Somut olayda yukarıda açıklandığı üzere davalı karşı davacının, davacı karşı davalıdan 17.011,93 TL SGK prim borçları yansıtması alacağı ve davalı karşı davacı tarafından beyan edilerek ödenen hak ediş stopajlarından kaynaklı 302.403,50 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden, hesaplanan toplam 319.415,43 TL karşı davacı alacağı davacının 1.177.500,00 LT alacağından mahsup edilmek suretiyle bulunan 858.084,57 TL alacağın, teminat mektuplarının tazmin edildiği 08/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ...' nden alınarak, davacı ...' ne verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar bu alacaklar davacı alacağından mahsup edilmiş ise de; karşı davacı tarafından fazla yapılan ödemeden kaynaklı alacak, asıl dosyadaki alacaktan mahsup edilemeyeceğinden 105.570,00 TL fazla ödemeden kaynaklı alacağın .... Noterliği' nin 16/05/2014 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi dikkate alındığında talep doğrultusunda 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte karşı davalı ...' den alınarak, karşı davacı ...' ne verilmesine karar verilmiştir. Yargılama giderleri hesaplanırken asıl davanın kabulüne karşı davada kabul edilip de asıl davada mahsup edilen tutarlarda dahil edilmek suretiyle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Asıl davanın KABULÜ ile;
Teminat mektuplarının nakde çevrilmesinden kaynaklı 1.177.500,00 TL alacaktan karşı davacı alacağı 319.415,43 TL' nin mahsubu suretiyle bulunan 858.084,57 TL alacağın 08/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ...' nden alınarak, davacı ...' ne verilmesine,
Asıl Davada
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 58.615,75 TL harçtan peşin alınan 20.108,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 38.506,95 TL harcın, davalı ...' nden alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 20.137,80 TL ( 25,20 TL BVH, 3,80 VSH, 20.108,80 TL Peşin Harç ) harcın davalı ...' nden alınarak, davacı ...' ne verilmesine,
3-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 15.319,20 TL yargılama giderinin davalı ...' nden alınarak, davacı ...' ne verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 159.525,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...' nden alınarak, davacı ...' ne verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider ve delil avanslarının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
B-Karşı davanın kısmen KABULÜ ile;
105.570,00 TL fazla ödemeden kaynaklı alacağın talep doğrultusunda 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte karşı davalı ...' den alınarak, karşı davacı ...' ne verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karşı Davada
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 7.211,48 TL harcın peşin alınan 16.902,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.690,61 TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı - karşı davacıya iadesine,
2-Davalı Karşı Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 7.240,48‬ TL ( 25,20 TL BVH, 3,80 VSH, 7.211,48 TL Peşin Harç ) harcın karşı davalı ...' den alınarak, karşı davacı ...' ne verilmesine,
3-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 4.200,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.803,46 TL yargılama giderinin karşı davalı ...' den alınarak, karşı davacı ...' ne verilmesine, bakiye yargılama giderinin karşı davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kabul edilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 65.497,96 TL nispi vekalet ücretinin karşı davalı ...' den alınarak, karşı davacı ...' ne verilmesine,
5-Reddedilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 85.064,01 TL nispi vekalet ücretinin karşı davacı ...' nden alınarak karşı davalı ...' ne verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider ve delil avanslarının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacı- karşı davalı vekili (e- duruşma) ve davalı- karşı davacı vekilinin (e- duruşma) yüzüne karşı ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2024

Başkan ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Katip ...
e- imza