T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/758
KARAR NO :2024/303
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:31/10/2022
KARAR TARİHİ:09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili Banka arasında, 20.09.2017 tarihinde, 02.10.2017 ile 15.10.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Maaş Ödemeleri Protokolü imzalandığını, işbu maaş protokolünün "Promosyon Ödemesi ile İlgili Hükümler" başlıklı 3.1. Maddesi gereğince maaş ödemelerinin protokol süresi olan 20.10.2017 - 15.10.2020 tarihleri arasında müvekkili bankadan yapılması karşılığında davalının da aralarında bulunduğu grup şirketleri olan protokol taraflarına 950.000,00.-TL promosyon ödemesi yapıldığını, davalı taraf, 02.07.2017 - 15.10.2020 tarihleri arasında her ay minimum 1033 personele maaş ödemesi yapmayı taahhüt ettiğini, bu taahhüt karşılığı davalıya 950.000,00.-TL. Promosyon ödendiğini, eğer ki davalı 1033 personelden daha az bir personele ödeme yaparsa müvekkili Bankaya promosyon iadesi yapacağını, davalı kurum tarafından protokolün uygulanması 05.09.2019 tarihi itibariyle protokol hükümlerine aykırı şekilde 05.09.2019 tarihi itibariyle fiilen durdurulduğunu, protokolün uygulanmaya başladığı ilk ay olan Ekim 2017 döneminde 1032 personele ödeme yapıldığını ancak henüz 8 ay geçmişken Mayıs 2018'de maaş ödemesi yapılan personel sayısı taahhüt edilenin çok altında olarak 587 gerçekleştirildiğini, bu tarihten itibaren maaş alan personel sayısı dramatik derecede azaldığını ve 05.09.2019 tarihi itibariyle protokolün fiili olarak davalı kurum tarafından uygulaması durdurulduğunu, davalı, protokol ile belirlenen süre içerisinde maaş ödemesi yapılacak personel sayısını sağlayamadığını ve devamında protokolün fiilen durdurulduğunu, davalı şirketin maaş ödemeleri protokolü gereğince promosyon bedelini iade etmesi gerektiğini, davalı şirketçe maaş ödenen personel sayısı Eylül 2019 dönemi ve sonrasında tamamen sıfıra indirildiğini, davalı şirkete promosyon ödemesi yapılmasının nedeni protokol süresince en az protokolde taahhüt edilen sayıda personeline yapılacak maaş ödemesinin müvekkili Banka aracılığı ile yapılmasını taahhüt etmesi olduğunu ancak davalı şirket tarafından maaş ödemesi yapılacak personel sayısının sıfıra düşürülmesi sebebiyle, protokol süresinin sona ermesine 2 yıla yakın bir süre kala protokolün yürürlüğü fiilen durdurulduğunu, müvekkil banka, davalı şirket ile imzalanmış olan protokole riayet ettiğini ve protokol kapsamındaki taahhütlerini yerine getirdiğini, söz konusu protokol davalı şirket tarafından ihlal edildiğini, davalı şirket protokol süresince anlaşılan kişi sayısını sağlayamaması nedeniyle ödenen promosyon tutarını müvekkili Bankaya iade etmekle yükümlü olduğunu, ayrıca davalı taraf, protokolün uygulanmasını fiilen durdurmuş olması sebebiyle müvekkili Bankaya cezai şart ödemekle de yükümlü olduğunu, maaş Ödemeleri Protokol'ünün 5. Maddesi gereğince davalı Kuruluş'un maaş ödemelerini ve dolayısıyla protokolün uygulanması durdurması durumunda promosyon tutarının müvekkili Bankaya iade edileceğinin düzenlendiğini, maaş ödemeleri protokolü gereğince davalı şirketin faizi ile birlikte promosyon bedelini iade etmesi ve cezai şart ödemesi gerektiğini, müvekkili banka tarafından.... Noterliği'nin ... yev. no'lu ve 05.09.2019 tarihli ihtarnamesi ile promosyon bedeli ve cezai şartın ödenmesi talep edilmişse de davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle müvekkili Banka tarafından protokol taraflarından davalının payına düşen kıstelyevm usulü yapılan hesaplamayla promosyon alacağına ilişkin tarafımızca .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ... arabuluculuk büro dosya no, ... arabuluculuk dosya numaralı dosyasından arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da sonuç alınamadığını belirterek itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalı borçlu aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın dilekçesinde müvekkili firmanın belirlenen sayıda personelin maaş ödemesinin yapılmamasında sorumlu tutulduğunu, ancak Protokol uyarınca maaş ödemesi yapılan personellerin; kamu dairelerince ''personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları''na ilişkin ihalesi yapılan ve ihale sözleşmenin imzalanması ile müvekkil şirket tarafından üstlenilen iş kapsamında çalışmış olan personeller olduğunu, bilindiği üzere; 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında KHK'nın ilgili maddeleri ve 375 Sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. Madde gereği personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına ilişkin ihale sözleşmelerinin feshedildiğini ve ihale kapsamında çalışan personellerin ya kamu işçiliğine geçirildiğini ya da kamu işçiliğine geçirilememesi sebebiyle işten çıkarıldığını, 375 Sayılı KHK'nın geçici 23. maddesinin ilgili bölümünde''Sürekli işçi kadrolanna geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklan, bu madde kapsamındaki
idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakta birlikte bu madde kapsamındaki idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklan, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir.'' şeklinde olduğunu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23. madde kapsamında kamuda sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin ücret ödemelerinin müvekkili firma aracılığıyla yapılamayacağının izahtan vareste olduğunui, ''Mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2017, s. 582)''. bu doğrultuda 375 sayılı KHK'nın müvekkili firmanın kontrolü dışında gelişen, önceden öngörülmeyen ve engellenmeyen, kaçınılması mümkün olmayan dıştan gelen mücbir durumdur aynı zamanda davacıya karşı borcun ifasını engelleyecek nitelikte olduğunu, mezkur olayda 375 sayılı KHK'dan kaynaklı değişiklik sonrası davacı yana karşı borcun ifası imkansız hale geldiğini, çünkü müvekkili firmanın maruz kaldığı durumun kaçınılamaz ve öngörülemez nitelikte olduğunu ve ayrıca bu durumun ortaya çıkışında müvekkili firmaya atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, mücbir sebebe bağlı olarak ortaya çıkan değişiklik nedeniyle davacı yanın iddialarının aksine müvekkili işverenin personellerine maaş ödemesinin imkânsız hale geldiğini ve buna bağlı olarak ortaya çıkan değişiklik nedeniyle ifa imkânsızlığı içerisine düşüldüğünü, davacı yanın iddialarının aksine müvekkili firmaya atfedilecek bir kusur olmaksızın ortaya çıkan bu durum karşısında müvekkili firmanın iştigal ettiği bir iş alanı kalmadığını ve buna bağlı olarak personel sayısında ciddi azalmaların olduğunu, bu durum karşısında davalı yanın müvekkili aleyhine icra takibi başlatmasının açıkça Medeni Kanun’un dürüst davranma başlıklı 2.maddesine de aykırı olduğunu, müvekkili firma tarafından her ne kadar personel sayısında azalmalar meydana gelse de mübrez kayıtlardan da görüleceği üzere hali hazırda istihdam edilen personellere ödenen maaşlar davacı banka aracılığı ile gerçekleştirilmeye devam ettiğini, dolayısıyla davacı yanın mezkur dava da olduğu gibi 05.09.2019 tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesinde ''maaş ödemelerinin Banka aracılığı ile yapılmadığı ve fiilen durdurulduğu'' iddiasısın mesnetsiz olduğunun ortaya çıkacağını, huzurdaki dava konusu olayda, müvekkili firmanın Olağanüstü Hal Kararnameleri ile personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına ilişkin ihale sözleşmelerinin feshedilmesi elinde olmayan sebepler yüzünden olduğu için davacı yan ile yapılan sözleşmeye uygun hareket edilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun TBK m.136'da ''ifa imkansızlığı'' olarak aynen ''Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer '' şeklinde düzenlendiğini, müvekkili firmanın kontrolünde olmayan KHK düzenlemeleri imzalanan sözleşmede taraflar arasında ki dengeyi müvekkili aleyhine bozduğunu ve ifa imkansızlığına yol açtığını, bu nedenle sözleşmelerin değişen şartlara göre uyarlanmasının ve taraflarınca feshedilmeden devam ettirilmesinin en doğal çözüm olduğunu, mezkur olayda ptorokolde belirtilenden daha az sayıda personele maaş ödemesi yapılmasının müvekkili firmanın sorumluluğu dışında olduğunun aşikar olduğunu, dolayısıyla sona eren ifa borcunun yerine herhangi bir tazminat borcunun da doğmayacağını, çünkü sözleşmede kararlaştırılan edimin hukuki nedenlerle sürekli olarak imkansız hale gelmesinin, bankanın davalı yandan aynen ifayı talep hakkını sona erdirdiğini, ayrıca söz konusu sorumluluk için taraflar arasındaki sözleşmeye bakıldığında bu konuyu düzenleyen sözleşme hükmü ''sözleşme süresi boyunca minimum 1033 personele ait maaş ödemelerinin Bankanız aracılığıyla yapılması'' şeklinde düzenlendiğini, bu doğrultuda taraflarınca ibraz edilen 2017-2020 tarihleri arasında müvekkili firmanın personel sayısı ve bu personellerin maaş ödemelerinin hangi banka kanalı ile yapıldığına dair kayıtlardan da görüleceği üzere, 357 Sayılı KHK uygulanmadan önceki dönemde protokole uygun olarak müvekkili firma tarafından çalıştırılan personellerin tamamına banka aracılığı ile maaş ödemesi yapıldığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında maaş ödeme protokolüne istinaden yapılan promosyon ödemesinin promosyon koşullarının ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak promosyon bedelinin tahsili talebi ile başlatılan İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
DELİLLER;
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyanın uyap üzerinden dosyanın uyap üzerinden eklenerek bir örneğinin dosya içerisine alındığı, davalı şirket tarafından 2017/2020 tarihleri arası kaç personel çalıştırdığı ve bu personellerin maaş ödemelerinin hangi banka kanalı ile yapıldığına ve şirket nezdinde çalışıp daha sonra kadroya dahil edilerek kurum personeli olan kişilerin kimler olduğu ve hangi tarihte kadrolaştırıldığı ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya celp edildiği görüldü.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 08/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "davacı banka ile yapılan "Maaş Ödemeleri Protokolü"ünde sadece davalı şirketin taraf olmadığı, davalı şirket dışında, ... ... Hiz Eğ Dan İns Kay Tur İnş San ve Dış tic Ltd, ... İns Kay Eğt Dan Tur Bina Yön İnş San ve tic Ltd Şti ve ... ve Sos Hiz Tur Dağ Org Tic Ltd Şti'ninde bulunduğu, sözleşmede bu şirketlerin toplam taahhüt ettiği sayının 1033 olduğu belirtilmişse de, şirket bazında personel sayısı yönünden bir ayrım yapılmadığı, ancak, sözleşmede 950.000,00 TL promosyon bedelinin farklı tutarlarda dağıtılmış olduğu görüldüğünden, promosyon bedelinden firmalara ödenen kısmı personel sayısına oranlanarak her bir firma yönünden taahhüt edilen sayının elde edilebileceği, bu minvalde de 950.000,00 TL promosyon bedelinin 634.400,00 TL kısmı davalı şirkete ödendiğinden, davalı şirkete düşen taahhüt edilen personel sayısının 690 olarak hesap ve tespit edildiği, sözleşmenin 3.1 maddesinde 1.033 geçen personel sayısının promosyon bedelini artırmayacağının düzenlendiği, 2017 Kasım, Aralık, 2018 Şubat, Mart, Nisan aylarında taahhüt edilen sayı sağlanmış ve hatta aşılmışsa da, sözleşmenin 3.1'inci maddesi gereği, bu aylar için promosyon bedeli artırılamayacağından, bu aylar için tam, 690 personel sağlandığı kabulüyle hesaplama yapılacağı, diğer aylarda personel sayısında yukarıda yer verilen detay tabloda eksik personeller olduğu, kıstelyevm yönetimine göre, eksik personel sayısı yönünden davacıya ödenen 634.400,00 TL promosyon bedelinden iadesi istenebilecek tutarın 496.909,51 TL olarak hesap ve tespit edildiği, artık kalan kısmın protokol tarafı olan dava dışı şirketlerden talep edilmesi gerektiği, dosyasına takipte talep edilen ihtarname masrafına ilişkin belge sunulmamışsa da, ihtarnamenin gönderildiği tarih dikkate alındığında, talep edilen 394,76 TL ihtarname masrafının kadrimaruf olduğunun düşünüldüğü, bu durumda takipte; 496.909,51 TL promosyon iade alacağı, 394,76 TL ihtarname masrafı 497.304,27 TL toplam alacağın istenebileceğinin hesap ve tespit edildiği, Davalı şirketin mücbir sebeple ilgili ileri sürmüş olduğu hususların hukuki nitelik arz ettiği ve takdirinin Sayın Başkanlığınıza ait olduğu, Sayın Başkanlığınızca bu hususların tetkik edilmesi gerektiği kabul edilmesi halinde, davalı şirketin taşeron hizmet verdiği kamu kuruluşlarına müzekkere yazılarak, davalı şirket nezdinde çalışıp daha sonra kadroya dahil edilerek, kurum personeli olan kişilerin kimler olduğunun, hangi tarihte kadrolaştırıldığının sorulması gerekeceğine dair" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen maaş ödemeleri protokolü kapsamında davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğinden bahisle sözleşme kapsamında ödenen promosyon bedelinin tahsili için başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen 20.09.2017 tarihli "Maaş Ödemeleri Protokolü"ne göre, aralarında davalı şirketin ve dava dışı ... ... Hiz. Eğ. Dan. İns. Kay. Tur. İnş. San. ve Dış. Tic. Ltd., ... İns. Kay. Eğt. Dan. Tur. Bina Yön. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve .... Hiz. Tur. Dağ. Org. Tic. Ltd. Şti'.nin personel maaş ödemelerinin davacı banka kanalı ile ödenmesinin öngörüldüğü, protokolün 3.1 maddesine göre, kuruluşların personel maaş ödemelerini protokol süresi boyunca banka aracılığıyla yapması karşılığında bankanın, protokol süresi boyunca toplamda 950.000,00 TL'lik ödeme yapmayı taahhüt ettiği, kuruluşların personel sayısındaki artışın, promosyon tutarının artırılması hususunda bir talep hakkı doğurmayacağı, ödemenin fatura karşılığı yapılacağı ve KDV'nin dahil olduğu belirtilmiştir. Protokolün 3.2'inci maddesinde protokol tahtında yapılan ödemenin, kuruluşların protokol süresi boyunca minimum 1033 personele ait maaş ödemelerini banka aracılığıyla yapması karşılığında ödendiği, kuruluşların belirtilenden daha az sayıda personel maaş ödemesi yapması durumunda, kuruluşların ödenen promosyon tutarının eksik personel sayısı ve protokolün kalan süresi ile orantılı kısmını bankanın yapacağı ilk yazılı talep üzerine nakden ve defaten talep tarihinden ödeme tarihi arasında geçecek günlere ait işleyecek kanuni faizi ile beraber iade edeceği belirtilmiştir. Protokolün süresi 02.10.2017 tarihinde başlayıp 15.10.2020 tarihinde sona ermektedir. Sözleşmenin 3.5'inci maddesine göre, Davalı ...'a 634.400,00 TL, Dava dışı Tekno Teknik'e 310.040,00 TL, dava dışı ... ...'e 920,00 TL dava dışı ... İnsan Kaynaklarına 4.600,01 TL promosyon ödeneceği belirtilmiştir.
Davacı şirket tarafından.... Noterliğinin 05.09.2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi davalı ve dava dışı ... ... Hiz. Eğ. Dan. İns. Kay. Tur. İnş. San. ve Dış. Tic. Ltd., ... İns. Kay. Eğt. Dan. Tur. Bina Yön. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve .... Hiz. Tur. Dağ. Org. Tic. Ltd. Şti' ye gönderildiği ve 950.000,00 TL promosyon bedeli, 160.927,40 TL işlemiş yasal faizi ve sözleşmenin 3.2'inci maddesi gereğince 864.275,71 TL cezai şart bedelinin 3 gün içinde ödenmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dava promosyon alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe itirazın iptali olup; yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı şirketin sözleşmede yazılı 1033 personelden 690 adedini davalı şirketin banka nezdinden ödemiş olması gerekmesine rağmen maaş ödeme protokolü kapsamında yüklenmiş olduğu edimini tam olarak yerine getirmediği, kıstelyevm yöntemi ile yapılan hesaplamaya göre davacıya ödenen 634.400,00 TL promosyon bedelinden iadesi istenebilecek tutarın 496.909,51 TL olarak tespit edildiği görülmüştür.
Davalı savunmasında işçi sayısının 696 sayılı KHK kapsamında işçilerin kadroya geçirilmesi sebebiyle düştüğünü ve bu durumun mücbir sebep teşkil ettiğini belirtmiş ise de; ... BAM 11. Hukuk Dairesi' nin 2021/433- 2022/1342 E.K. Sayılı dosyasında benzer bir durumda davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, cezai şart talep etme hakkının bulunduğu içtihat olunmuştur. Kaldı ki somut olayda talep edilen cezai şart olmayıp promosyon bedelinin iadesi istenildiğinden taraflar arasındaki protokolün uygulanmamış olması nedeniyle davacı promosyon bedelini talep etmekte haklı bulunmuştur. Açıklanan gerekçelerle itibar olunan bilirkişi raporunda belirlenen 496.909,51 TL promosyon iade alacağı ve 394,76 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 497.304,27 TL asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi maaş ödemeleri protokolü kapsamında sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM /Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 496.909,51 TL promosyon iade alacağı ve 394,76 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 497.304,27 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz oranı işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında 99.460,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 33.970,85 TL nispi karar harcından peşin alınan 6.208,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.762,46 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 6.300,59 TL (80,70 TL BVH, 11,50 VSH, 6.208,39 TL Peşin Harç) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 3.263,75 TL (263,75 TL Tebliğler ve postalar, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ) yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre takdiren 3.157,45 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 75.622,60 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi' nin 13/2 maddesi gereğince hesap olunan 16.741,39 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk görüşmelerinde atanan arabulucuya 1.560,00 TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşıldığından 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'a göre davadaki red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.509,19 TL'nin davalıdan, 50,81 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider ve delil avanslarının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne (e-duruşma ile) ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024
Başkan ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Katip ...
e- imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!