WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İSTANBUL 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/460
KARAR NO:2024/123

DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:30/06/2022
KARAR TARİHİ:28/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu İşbank ... Şubesi üzerine keşideli, 11/04/2020 tarihli ve 5.231,00 TL bedelli ... seri numaralı olan çeki borcuna karşılık olmak üzere ... A.Ş.'ye ciro edip kargoya verdiğini, ancak 06/01/2020 tarihinde çeklerin çaldırıldığını, çalınan çekler hakkında çek iptal davası açıldığını, aynı gün ilan yapıldığı, çekler hakkında 20/01/2020 tarihli ödemeden men yasağı alındığını, bankaya bildirildiğini, vadesinde 13/04/2020 de ibraz olunan çekin arkasının mahkeme kararına istinaden yazıldığını, bütün bunlara rağmen çekin kayıt ve çalıntı olduğunu bilebilecek olan bankaya çeki mevzuata aykırı olarak ele geçirdiğini, vadesinde bankaya ibraz ile arkasının yazılması üzerine, davalının ... esas sayılı dosya üzerinden ihtiyati haciz kararı aldırarak müvekkili keşideci ve lehdara karşı .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, ancak banka hesaplarına bloke konulacak endişesi ile bedeli ödediğini, mezuata uygun olmayan ödemeden men yasağı olduğu halde takip yapılarak tahsil edilen ve davalının sebepsiz zenginleşmesine sebep olan bedelin kendilerine ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesini %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 26/11/2019 tarihli faktoring sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında yapılan 16/01/2020 tarihli faktoring işleminde dava dışı ... Itriyat San. Ve Tic. A.Ş. Tarafından keşide deilmiş İşbank / ... Şubesi ait ... seri numaralı 11/04/2020 keşide tarihli ve 5.231,00 TL bedelli çekin müvekkiline cira ile devredildiğini, bu faktoring işlemi neticesinde ...'ya finansman sağlandığını, bu sebeple takibe dayanak çek bakımından müvekkilinin iyiniyetli yasal hamil sıfatına haiz olduğunu, dava konusu çekin müvekkili tarafından yasal süresinde ibraz edilmek suretiyle tahsil deilmek istendiğini, ancak davacı tarafından ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden çek zayi davası ikame edilmiş ve ödeme emri yasağı alınması nedeniyle müvekkilinin bahse konu çek tutarının tahsil edemediğini, herhangi bir hak kaybına uğramamak için çekin keşidecisi ve cirantaları aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından finansal kiralama, faktoring finansman şirketleri kanunu ve buna ilişkin yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığı, faktoring işlemleri konu ticari alacak ve fatura doğrultusunda faktoring müşterisi ...'ya 5.231,00 TL tutarlı çek bakımından 4.986,58-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin faktoring müşterisi ile kanunlara ve yönetmeliklere uygun olarak akdedilen faktoring sözleşmesi neticesinde davaya konu çeki teslim aldığını, faktoring işlemini yasal mevzuattan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirilmek suretiyle gerçekleştirildiğini, davaya konu olayda sebepsiz zenginleşmeden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın kendi kusuruyla çekleri çaldırdığını ve bu kusuruna dayanarak hak iddia ettiğini, davacının ciro etmiş olduğu çeki müşterisine gönderirken kargo yolunu kullandığını, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, bu durumun MK'nun md.2 ile de uyuşmadığını, davacının müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmamakla birlikte taleplerinin de zamanaşımına uğradığını, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Davacının ciranta olduğu çekin kargoda çalınması sonrası davalı faktoring şirketine çek sebebiyle ödeme yapması akabinde ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan talep edip edemeyeceğinden ibarettir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 25/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 21/11/2021 tarihli 6361 sayılı finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri kanunun 1. Maddesine 9. Maddesinin ikinci fıkrasına ve 38. Maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak BDDK tarafından hazırlanan ve 04/20/2015/29257 t ve s.lı Resmi Gazetede yayınlanan faktoring şirketleri ve bankalarca yapılacak faktoring işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen, faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönetmeliğin 5. Maddesindeki, öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekline ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, kurallarına faktoring şirketinin uymadığı, sözleşme veya sipariş formunun ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ortaya koyacak olan belgeleri araştırmamış olduğu, fatura borçlusunun aranmadığı, borcu teyit edilmediği, müşteri beyanına istinaden işlem yapılmış olduğunun söylenebileceği, davalı faktoring şirketinin davaya konu çeki ciro yoluyla devir alırken çekin keşidecisine müracaat etmediği, çekin durumu hakkında bilgisine başvurmadığı ve dolayısıyla davalı faktoring şirketinin faktoring işlemi 16/01/2020 tarihinde yapılmış olmakla birlikte kayıt olayı 5 gün evvel yaşanmış olmakla, keşideciye sorma halinde kayıt ve çalıntı olayında haberdar olunup, çek teminata işleme alınmayacak idi, ki, çekin durumu hakkında keşideci bilgisine başvurulmamış ve dolayısıyla davalı faktoring şirketinin 16/01/2020 tarihi itibariyle keşidecisinin bilgisi dahilinde olacak olan çalıntı çeki iktisap ettiğinin söylenebileceği, faturanın ve eki teminata alınan çekin iktisabında gereken dikkat ve özeni göstermeyen bu konuda kusurlu olan davalı şirketin davya konu çeki aynen iade etmesi veya çek bedeli tahsil olunmuş ise, çek ile ilgili olmak üzere davalı şirkete takip borçlularından davacı Hulisi ... tarafından yatırıldığı ödendiği anlaşılmakla, ödenen bu bedelin işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadının talep edilebileceğinin söylenebileceği, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davacının ciranta olduğu çekin kargoda çalındığı iddiasıyla, davalı faktoring şirketine çek sebebiyle ödeme yapması akabinde ödediği bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarına iadesi istemine ilişkindir.
Cironun şeklini düzenleyen TTK'nun 683 (1) maddesindeki; Cironun poliçe veya poliçeye bağlı olan alonj denilen bir kağıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması gerekir.
(2) Lehine ciro yapılan kişinin ciroda gösterilmesine gerek olmadığı gibi, ciro, cirantanın sadece imzasından ibaret olabilir. Bu şekildeki cirolara "beyaz ciro" denir. Beyaz cironun poliçenin arkasına veya alonj üzerine yazılması gerekir.
TTK 684 (1) maddesinde; Ciro veya zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün haklar devrolunur.
TTK 686 (1) maddesindeki; Poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı taktirde, yetkili hamil sayılır." düzenlemeleri uyarınca TTK 818. maddesinin göndermesi ile çekler hakkında da uygulanan ciro silsilesinin düzgünlüğü, TTK'nun 683, 684/1 ve 686/1. maddelerine göre değerlendirilmesi gerekir.
Takip ve dava konusu ... Bankası ... Şubesi'nden keşide edilen 11/04/2020 keşide tarihli ... numaralı 5.231,00 TL bedelli çekte dava dışı ... ... San.. Ve Tic. A.Ş keşideci, davacı ... ... ... lehtar ve ilk ciranta, dava dışı ... Ürün. San. Tic. Ltd. Şti ikinci ciranta ve davalı ... Faktoring hamildir.
Davacı çekteki imzasını inkar etmediği gibi, diğer cirantalar da imzalarını inkar etmemiştir. TTK 677. maddesindeki ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, davacı cirantanın imzası ve diğer cirolardaki imzalar inkar edilmediğinden geçerlidir.
TTK 683. Maddesi ve TTK 801.maddesindeki; "Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenlemesi uyarınca, cironun çek veya alonj üzerinde olması, imza içermesi, hamilin çekin arkasındaki ciro silsilesinin şeklen düzgünlüğünü kontrol etmesi yeterli olup; çeki ciro yolu ile alanın, ciro edenlerin gerçekten var olup olmadığını, imzanın ciro edene aidiyetini araştırma yükümlülüğü yoktur.
Cirolar takip ve dava konusu çekin arka yüzünde olup, müteselsil ve birbirine bağlı olduğundan, TTK 684/1. maddesi uyarınca zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunduğundan, TTK'nun 683, 684/1 ve 686/1. maddesine göre ciro zincirinde kopukluk olmadığı sübuta ermiştir.
Çekin kambiyo vasfından kaynaklanan, temelindeki hukuki ilişkiden bağımsız olarak kayıtsız şartsız ödeme vasıtası olması sebebiyle, cirantalar arasında temelinde hukuki ilişkinin olmaması cironun geçersizliği sonucunu doğurmaz.
İyi niyet Türk Medeni Kanunu'nda düzenlemiş olup,
TMK 2.maddesi; "Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz."
TMK 3. maddesi; "Kanunun iyi niyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyi niyettir. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz."
TMK 5. maddesi; "Bu kanun ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm hukuk ilişkilerinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir. TMK 2. maddesindeki iyiniyet iddiası hukuki düzenlemelerin yetersiz kaldığı durumlarda mahkeme hakimine adaleti gerçekleştirebilmesi için hareket serbestisi sağlayan takdir hakkıdır.
TTK 687. maddesindeki;" Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi adasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez, meğerki hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır."
TTK'nun 686/1. maddesindeki; "Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır"
TTK 790. maddesindeki; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı taktirde yetkili hamil sayılır."
TTK 801. maddesindeki; "Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenlemeleri uyarınca, hamilin çekin arkasındaki ciro silsilesinin şeklen düzgünlüğünü kontrol etmesi yeterlidir.
Çek üzerindeki ciro silsilesine bakıldığında şeklen düzgün olup, kopukluk mevcut olmadığı sübuta ermiştir.
6102 sayılı TTK'nun "Elden Çıkan Çek" başlıklı 792. maddesinde çekin her hangi bir şekilde hamilin elinden çıkması halinde ister hamile yazılı ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek olsun, çeki elinde bulunduran yeni hamilin ancak kötü niyetle iktisap etmiş veya elde ederken ağır bir kusurunun bulunması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğu, "Def'iler" başlıklı 687. maddesinde poliçe kapsamında muhatap, düzenleyen veya hamillerden biri ile kendi arasında olan ilişkiye dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceği, ancak başvuran hamilin poliçeyi iktisap ederken muhatabın zararına hareket etmesi halinde def'ileri öne sürebileceği ifade edilmiştir.
Kötü niyetin varlığını ispat davacı tarafa ait olup, kötü niyetle iktisap tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. Dava ve takip konusu çekin davacının elinden rızası dışında çıkmış olması, tek başına kötü niyetin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığından, davacı tarafça davalının çeki iktisapta bile bile borçlu davacı tarafın zararına hareket ettiğinin, diğer ciranta fikir ve eylem birliği içerisinde olduklarının kanıtlanmadığı dosya kapsamı ile sabittir.
Davalı ... A.Ş.'nin davacı ... ...'un faturaya dayanan borcuna karşılık ... Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'ye verdiği dava ve takip konusu çeki,... Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti ile arasındaki 26/11/2019 tarihli ... numaralı faktoring sözleşmesi uyarınca, ticari ilişkiyi tevsik eden 26/12/2019 tarihli irsaliyeli fatura, alacak bildirim formu ve tevdi bordrosu ile birlikte temlik aldığı dosya kapsamı ile sabittir.
Her ne kadar davacı, davalının faktoring işlemine dayanak irsaliyeli faturada imza bulunup bulunmadığını kontrol etmemesi sebebiyle ağır kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2020/958 esas, 2020/902 karar sayılı ilamında "faturada imza bulunmamasının faturanın hiç düzenlenmemiş sayılması sonucunu doğurmayacağına, ancak şartları olması halinde VUK’nın 352/2-7. maddesindeki usulsüzlük cezasını gerektirebileceğinin anlaşılmasına," şeklinde belirtildiği üzere irsaliyeli faturada imzanın bulunmamasının tek başına faturanın geçersizliği sonucunu doğurmayacağı, davacının dava dilekçesinde bahsettiği ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir ara kararının 20/01/2020 tarihli olması, buna karşın faktoring işleminin 16/01/2020 tarihinde yapılması karşısında davalı faktoring şirketinin ağır kusurundan bahsedilmesi mümkün değildir.
Dava ve takip konusu çek üzerindeki imzalar inkar edilmediğinden, dava konusu çek üzerindeki ciro silsilesine bakıldığında şeklen düzgün olup kopukluk mevcut olmadığı gibi, irsaliyeli fatura, alacak bildirim formu ve tevdi bordrosu ile birlikte temlik aldığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan, 6361 Sayılı Yasa'nın 9/2. maddesindeki düzenlemeye uygun olduğu, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni gösterdiği ve yasal hamil olduğu sübuta ermiştir.
Dava ve takip konusu çek olup, kambiyo vasfı sebebi ile temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak mücerret ödeme belgesidir. TTK 801. maddesinde çeki ödeyecek olan muhataba sadece, cirolar arasında şeklen düzenli bir teselsülün varlığını inceleme ve denetleme yükümlülüğü getirmiş, yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. Her ne kadar davalı tarafça davacıdan borca ilişkin teyit alınığı ispat edilmemiş ise de; davaya konu çekin davalı faktoring şirketince 6361 Sayılı Kanunun 9/3. maddesine uygun şekilde temlik alındığı sübuta erdiğinden ve yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklemediğinden, yasanın yüklemediği bir külfetin yönetmeliğin 5. maddesi ile getirilmesi (ki işbu yönetmelik 6361 Sayılı Kanunun 9/2. maddesinin uygulanması yönünde çıkartılmıştır, 3. kişi konumundaki faktoring şirketine uygulanması hukuken mümkün değildir) davalı tarafça yerine getirilmemesi kötü niyet ve ağır kusur kabul olarak edilemeyeceğinden, davacı tarafça da davalı faktoring şirketinin çeki temlik alırken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini gösterir başka ispat vasıtası sunulmadığı tespit edildiğinden, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 118,17 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan ‭309,43‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 6.919,42-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2024

Katip ...
E-imzalıdır

Hakim ...
E-imzalıdır